Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/444 E. 2026/743 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/444
- Karar No
- 2026/743
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/444 - 2026/743
T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2026/444 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/743 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/02/2026 (Ara Karar) ESAS-KARAR NO : 2026/90 E -
TALEP KONUSU : İhtiyati haciz KARAR TARİHİ : 21/05/2026 YAZILDIĞI TARİH : 18/06/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; taraflar arasında ticari satıma konu edilen malın ayıplı olması nedeniyle bedelin iadesi talepli Ankara 3. ATM'nin 2020/45 Esas sayılı dosyası ile açılan dava sonucunda davanın kabulüne karar verildiğini, davalı tarafından yapılan istinaf ve temyiz başvurularının sonucunda kararın onandığını, alacaklarının tahsili amacıyla girişilen takip sonucu 02/01/2026 tarihinde ödeme yapıldığını, müvekkilinin alacağına 9 yıllık süre sonunda kavuşabildiğini, bu süreçte paranın satın alma gücünde meydana gelen ciddi bir azalma olduğunu, davalının ayıplı mal satarak ve ödemeyi geciktirerek enflasyonist ortamdan sağladığı haksız kazancın alacağın varlığına dair en güçlü delil olduğunu, İİK m 257 vd. uyarınca yaklaşık ispat koşullarının gerçekleşmiş olduğunu, alacağın tahsilinin gecikmesinde sakınca bulunan hallerin mevcut olduğunu belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece; dava konusu alacağın varlığı ve miktarı konusunda yaklaşık ispata yarayacak düzeyde delil sunulmadığı, bu suretle vadesi gelmiş para alacağından bu aşamada bahsedilemeyeceği, vadesi gelmemiş borç olarak kabulü halinde ise, davalı tarafın mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisinin kaçmağa hazırlandığı yönünde bir delil sunulmadığı görülmekle, İİK 257. maddesindeki şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden davacı vekili; asıl alacağın varlığını ispatlayan kesinleşmiş mahkeme kararı, 9 yıllık gecikme süresi, temerrüt tarihinin 09.11.2017 olduğu, davalının temerrüde düşme konusunda kusurlu olduğu, dava dilekçemiz ile sunulan emsal Yargıtay, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ve bu süredeki enflasyon verileri topluca değerlendirildiğinde, munzam zararın varlığına dair "kanaat" oluşması için gerekli tüm yasal şartlar mevcut olduğunu belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; ihtiyati haciz şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Talep; ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Talep; İİK'nın 257. maddesine dayalı ihtiyati haciz kararı istemine ilişkindir.tiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nın 257. maddesi, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermek mecburiyetindedir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı içtihadı emsal niteliktedir). Somut olayda, ihtiyati haciz talep eden davacı alacağına geç ulaşması nedeniyle munzam zarara uğradığını iddia ederek söz konusu zararın tespiti ve tahsili isteminde işbu davayı açmış ve munzam zarar alacağı için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş olup, ilk derece mahkemesince taraflar arasında alacak olup olmadığı, alacak varsa miktarının ne olduğunun bu aşamada yaklaşık olarak dahi belirlenemediği ve davalının mallarını kaçırmaya veya kaçmaya yönelik eylemde bulunduklarına dair herhangi bir delil bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle ihtiyati haciz koşullarının bulunmamasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.f maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 21/05/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Katip e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."