Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/564 E. 2026/1557 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/564
- Karar No
- 2026/1557
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/564 KARAR NO : 2026/1557
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/02/2026 NUMARASI : 2025/755 Esas 2026/183 Karar DAVA : Alacak KARAR TARİHİ :24/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ 24/06/2026
Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/755 Esas 2026/183 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda itirazın reddine dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkemece yapılan yargılama neticesinde;"Davalı vekilinin 12/02/2026 tarihli ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz talep eden davacı açıkça kötü niyetli olduğunu, davalı .... Şti. ile davacı ....e A.Ş.arasında 20.08.2024 tarihinde "Rüzgar Türbinleri Kanat Bakım Onarım Hizmet Sözleşmesi" imzalanarak davalı şirketin, 26.08.2024 tarihinde sahada çalışmalara başladığını, davacının, çalışmalar sırasında birtakım usuli eksiklikler (vinç boyu, çalışma saatleri, kimyasal ürün tarihi vb.) ileri sürdüğünü ancak bu iddiaların, müvekkilinin yapıcı tutumu neticesinde taraflar arasında yapılan görüşmeler ve mutabakatlar ile yönetililerek ve müvekkil şirket tarafından çalışmalara devam edildiğini, davacının, 09.11.2024 tarihinde davalının şantiyeye girişini şifahen yasaklayarak ardından 20/11/2024 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi haksız bir şekilde feshettiğini, bunun üzerine müvekkilinin, hakediş alacağını tahsil etmek amacıyla Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/160 E. sayılı dosyası ile alacak davasını açtığını, bu dava kapsamında, davacının iddia ettiği ayıplı ve eksik ifa hususlarının tespiti için mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiğini, mahkeme dosyası kapsamında 22/09/2025 tarihinde yerinde yapılan keşfe müteakip düzenlenen bilirkişi raporu, davacının ihtiyati haciz talebine dayanak yaptığı tüm iddiaların aksini kesin ve teknik olarak tespit edildiğini, davacının, 2025/160 E. sayılı dosyada kendi iddialarını çürüten bilirkişi raporu'nun varlığını bilmesine rağmen, 2025/755 E. sayılı dosyada somut gerçeğe aykırı beyanlarla 03/12/2025 tarihinde ihtiyati haciz kararı aldırdığını, bu durumun, davacının kötü niyetli ve mahkemeyi yanıltmaya yönelik tutumunu açıkça gösterdiğini, davacı tarafın dosyaya sunduğu ihtiyati haciz kararına dayanak kabul edilen delil tespiti raporu teknik olarak yetersiz, çelişkili gerçeğe ve usule aykırı olup hükme esas alınamayacağını, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 7.6. maddesi uyarınca, henüz müdahale edilmemiş türbinlerdeki tüm sorumluluğun davacı tarafa ait olduğunu, davacı yanın dilekçesindeki kırık kanat iddiaları ve müvekkile kusur isnadının tamamiyle mahkemeyi yanıltma amacı içerdiğini, müvekkilinin şantiyeye alınmamasından sonraki dönemde meydana gelen zararların müvekkili bağlamayacağını, müvekkilince keşide edilmiş olan 15/11/2025 tarihli 22657 yevmiye no'lu ihtarname ile t4 ve t7 tirbünlerin acilen tamiratının yapılması gerektiğinin, şayet herhangi bir sıkıntı yaşanırsa müvekkilin sorumlu tutulamayacağının davacıya bildirildiği halde davacı tarafından davalının şantiyeye erişim engellenmesinin devam ettiğini, eğer herhangi bir zarar varsa zarar davacının bizzat kusuru ile oluştuğunu, somut olayda davacı iddiasını yaklaşık olarak ispat edemediğini belirterek Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/755 E. Sayılı dosyasında verilen 03.12.2025 tarihli ihtiyati haciz kararına karşı itirazının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Dosyanın incelenmesinde; davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, Türkiye'nin pek çok bölgesinde yenilenebilir enerji sektöründe faaliyet gösteren bir firma olduğunu, davalının ise rüzgar türbinlerinde oluşan hasarların tespiti, hasarlı alanların tamiri, daha önceden yapılan tamirlerin kontrolleri ve raporlanması hususunda hizmet sunan bir firma olduğunu, müvekkili olan davacının, İstanbul 27. İcra Müdürlüğü’nün 2018/23642 Esas sayılı icra dosyasında cebri icra yoluyla satışına karar verilen Söke .. Enerji Santrali’nin satış işlemlerinin yapıldığı Söke İcra Müdürlüğü 2018/494 Talimat numaralı dosyasında yapılan kıymet takdiri üzerine 25/12/2023 tarihli ihale ile şartları sağlayan ve 240.000.000,00-TL ile en yüksek pey süren ihale alıcı olarak tesisin mülkiyetini kazandığını, RES santralinin müvekkile ihale edilmesinden sonra borçlu şirket tarafından Söke İcra Hukuk Mahkemesi 2024/1 esas sayılı doyasında konu ihalenin feshi davası açıldığını, yapılan yargılama sonucunda borçlu firmanın ihalenin feshi isteminin reddedildiğini, yapılan ilk istinaf incelemesinde usuli eksikliklerin varlığı nedeniyle dosyanın yerel mahkemeye iade edildiğini, Söke İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/81 Esas numaralı esasını alan dosyada usuli eksikliklerin tamamlanmasından sonra yapılan incelemede davalının ihalenin feshi isteminin reddine karar verildiğini, borçlu firma tarafından yeniden istinaf kanun yoluna başvurulmuşsa da İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 2025/958 E. 2025/1236 K. sayılı 04/07/2025 tarihli ilamı ile başvurunun esastan reddine karar verildiğini ve dosyanın temyiz incelemesinde olduğunu, ihale sonrası satışın gerçekleştirildiği Söke İcra Müdürlüğü 2018/494 talimat sayılı dosyasında tesisin işletmesel ve fiili durumu, ihaleye konu türbinlerin akıbetinin tespiti için keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilerek 13.02.2024 tarihinde yerinde yapılan keşif sonrası düzenlenen 13/03/2024 tarihli bilirkişi raporu alındığını, tesisin kötü işletildiğinin tespit edilmesi ve borçlu şirketin ihale sonrası satılan mal üzerinde hiçbir hakkının kalmaması nedeniyle İİK 134. Maddesi kapsamında müvekkil firma tarafından satış kararı verilen İstanbul 27. İcra Müdürlüğü 2018/23642 Esas sayılı dosyasından tesisin yönetim ve işletilmesinin süreç kesinleşinceye kadar yediemin sıfatıyla müvekkil şirkete bırakılmasının, zorunlu tedbirleri almak üzere müvekkile izin ve yetki verilmesinin giderlerin tesis üretiminden sağlanan gelirlerinden karşılanmasının talep edildiğini ve bu talebin İstanbul 27. İcra Müdürlüğü 2018/23642 Esas sayılı dosyasında kabul edildiğini, müvekkil firmanın davalı ile olan ticari ilişkisi sürdürülmesi mümkün olmayacak şekilde zarara uğradığından kanat bakım onarım sözleşmesinin tek taraflı olarak haklı nedenle feshedildiğini, sözleşme feshine yönelik ihtarname içeriğinde sözleşmenin haklı nedenle feshi nedeniyle oluşan zararların müvekkile ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, tüm bu zararların giderilmesi için mahkememize başvurduklarını, davalının haksız ve kötüyetli olarak müvekkili zarara uğrattığının dilekçe ekinde sunulan delillerle sabit olduğunu, somut olayda davalının çalışma süre ve şartlarının, kullanılan malzemelerin sözleşmeye aykırı olduğunu, delil tespiti istemlerini içeren Söke 1. Sulh Hukuk Mahkemesi 2024/39 D.İş sayılı dosyasında müvekkilin ne kadar büyük zarara uğradığı verilerle ortaya konulduğunu, bu yönleriyle ihtiyati haciz için gerekli olan yaklaşık ispat şartının gerçekleştiğini belirterek dava değeri üzerinden davalının taşınır ve taşınmaz malvarlıkları ile 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde teminatsız olarak ihtiyati haczin uygulanmasına karar verilmesini talep ettiği, davacı tarafın tensip zaptıyla 25/09/2025 tarihinde verilen "13-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin 10, 11 ve 12 numaralı ara kararlar yerine getirildikten sonra değerlendirilmesine," yönelik kararının ardından ihtiyati haciz talebini 03/12/2025 tarihinde yinelediği, Mahkememizin 03/12/2025 tarihinde verilen ara karar ile; davacının ihtiyati haciz talebinin İİK' nun 257 vd maddelerindeki yasal koşulların oluştuğundan kabulüne, davalı yanın yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının borca yetecek miktarının 10.000 EURO karşılığı alacak için (Merkez Bankası efektif satış kuru 49,3408*10.000 Euro- 493.408,00TL) ihtiyati haczine karar verildiği anlaşılmıştır. Talep; alacak davasında mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararına itirazdan ibarettir. İİK' nun 265. maddesine göre aleyhine ihtiyati haciz verilen taraf mahkemenin yetkisine, teminata ve ihtiyati haczin dayandığı nedenlere dayanarak itiraz ileri sürebilir. Öte yandan İİK'nun 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edebilme koşulları, alacağın muaccel olması ve alacakla ilgili rehnin bulunmaması olarak sınırlanmıştır. İİK' nun 265/1. maddesine göre borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.Öte yandan İİK'nun 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edebilme koşulları, alacağın muaccel olması ve alacakla ilgili rehnin bulunmaması olarak sınırlanmıştır. İİK'nun 257/1. fıkrasına göre “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hüküm gereğince alacaklı, bir para alacağı için ancak vadesinin gelmesi hâlinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nun 258/1. fıkrası gereğince “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur….” Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi gerekmez.Bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Başka bir anlatımla ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması yeterlidir. Mahkememizce yapılan yargılamada henüz tüm delillerin toplanmadığı, taraflar arasındaki iddialar, Söke 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2024/39 D.İş sayılı dosyada alınan bilirkişi raporları, tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek davacı alacaklının, alacağının varlığını yaklaşık olarak ispat ettiği kabul edilerek 03/12/2025 tarihli ara kararı ile ihtiyati haciz talebinin kabul edildiği, ihtiyati haciz kararının hukuka ve dosya kapsamındaki mevcut delil ve beyanlara uygun olduğu ve bu nedenlerle ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın hukuka uygun olmadığı anlaşılmakla reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesiyle 18/10/2025 tarihli ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İhtiyati haciz talep eden davacının açıkça kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin sözleşme uyarınca yaptığı işlerin sözleşme şartlarına uygun olduğu ekte sunduğu Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/160 e. sayılı dosyası bilirkişi raporuyla da ispatlandığını, davacı tarafın dosyaya sunduğu ihtiyati haciz kararına dayanak kabul edilen delil tespiti raporu teknik olarak yetersiz, çelişkili gerçeğe ve usule aykırı olup hükme esas alınamaz nitelikte olduğunu, Aydın 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/160 e. sayılı dosyasında yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde de anlaşıldığını, Sözleşmenin 7.6. Maddesi uyarınca henüz müdahale edilmemiş türbinlerdeki tüm sorumluluk davacı tarafa aittir. davacı yanın dilekçesindeki kırık kanat iddiaları ve müvekkile kusur isnat edilmeye çalışılması tamamiyle mahkemeyi yanıltma amacı içerdiğini, müvekkili şantiyeye alınmamasından sonraki dönemde meydana gelen zararlar müvekkili bağlamadığını, müvekkilce keşide edilmiş olan 15/11/2025 tarihli 22657 yevmiye no'lu ihtarname ile t4 ve t7 tirbünlerin acilen tamiratının yapılması gerektiğini, herhangi bir sıkıntı yaşanırsa müvekkili sorumlu tutulamayacağının belirtildiğini, davacı tarafından şantiyeye erişim engellenmesi devam etmiş ve dönmemesi gereken türbinler döndürüldüğünü, herhangi bir zarar varsa zarar davacının bizzat kusuru ile oluştuğunu, somut olayda davacı iddiasını yaklaşık ispattan da uzak olup ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep, ihtiyati hacze itirazın reddi talebinin kaldırılması istemine ilişkindir. Davacı vekilince, taraflar arasında rüzgar türbinleri kanat bakım onarım hizmet sözleşmesi bulunduğu, hizmetin sözleşme şartlarına uygun araç, süre ve kalitede yerine getirilmediği iddiası ile 10.000 EURO'nun fiili ödeme tarihindeki döviz kuru karşılığı üzerinden temerrüt faiziyle tahsili istemli davada ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiştir. Davalının sözleşmeden doğan bir kısım alacaklarının tahsili için açtığı dava bu dosya ile birleştirilmişitr. Mahkemece ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, davalının itirazı üzerine 27/02/2026 tarihli duruşmada yapılan inceleme üzerine ihtiyati haczin kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, talep eden tarafın aralarındaki sözleşmeye göre alacağın varlığını yaklaşık ispat düzeyinde ispatladığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/02/2026 tarih ve 2025/755 Esas 2026/183 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 732,00.TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 3-İstinaf başvurusu sırasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.24.06.2026