Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/520 E. 2026/857 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/520
- Karar No
- 2026/857
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2026/520 Esas
KARAR NO:2026/857
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:23.02.2026 (Ara Karar)
NUMARASI:2026/92 ESAS
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:03/06/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ :İhtiyati tedbir talep eden vekili, talep dilekçesinde özetle; Davalı tarafça; 585,00-USD bedelli 25.11.2023 tarihli, 585,00-USD bedelli 25.12.2023 tarihli, 585,00-USD bedelli 25.01.2024 tarihli ve 585,00-USD bedelli 25.02.2024 senetlere istinaden İstanbul 9. İcra Dairesi ... numarasıyla müvekkili aleyhine icra takibi başlattığı ve işbu icra takibinin hali hazırda derdest olduğu, Müvekkilinin haciz tehdidi altında olup hali hazırda banka hesaplarını dahi kullanamaz hale geldiği, dolayısıyla telafisi imkansız zararları önlemek adına icra takibinin tensiben, hal ve şartlar gerektirdiğinden teminatsız, yargılamanın sonuna kadar geçici olarak durdurulmasına karar verilmesi gerektiği, tedbiren; icra dosyasında haciz, muhafaza, satış, ödeme/virman dahil tüm icra işlemlerinin durdurulmasına; mevcut konulmuş blokelerin/hacizlerin tedbir kapsamında icra müdürlüğünce uygulanmamasına (en azından yeni haciz tesis edilmemesine) karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ KARARI:İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/32 Esas sayılı dosyasından verilen 23.02.2026 tarihli ara kararı: "...Dava; Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan Menfi Tespit istemine ilişkin olup davacı tarafından ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir.İİK.72/2.maddesindeki "icra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir" düzenlemesi ve İİK.72/3 maddesindeki "icra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." hükmü karşısında davacının açmış olduğu iş bu menfi tespit davasının icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu, İİK 72/3 gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin menfi tespit davasından önce başlatılan İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün... Sayılı dosyasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilmesi talebinin İİK 72/3 gereği REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE,
2-Ara kararın taraflara TEBLİĞİNE,..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı/İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı tarafça, müvekkil aleyhine İstanbul 9. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile toplam 2.340,00-USD bedelli dört adet senede dayanılarak icra takibi başlatıldığını, takibe konu senetlerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin daha önce ödediği başka bir icra dosyasındaki (İstanbul 25. İcra Dairesi ...) imzasını taklit ederek bu sahte senetleri düzenlendiğini,sahtelik iddiası bulunan hallerde İİK MADDE 72/3 değil, HMK MADDE 209 VE 389 hükümleri uygulanması gerektiğini, telafisi imkansız zararların önlenmesi için takibin durdurulması zorunlu olduğunu, istinaf uygulamaları iik 72/3'ün katı yorumunu reddetmekte olduğunu beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair 23.02.2026 tarihli ara karara ilişkindir.Ara karara karşı, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar HMK 209. Maddesinde yazı ve imzası inkar edilen senede ilişkin değerlendirme usulü düzenlenmiş ise de uyuşmazlığın niteliğine göre özel düzenleme olduğu anlaşılan İİK 72. Madde hükümlerinin somut ihtilafta öncelikle dikkate alınması gerektiği, İİK 72/3 gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğine ilişkin yasal düzenleme karşısında ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermesi yerinde olduğundan, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.03/06/2026