Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/502 E. 2026/935 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/502
- Karar No
- 2026/935
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2026/502 Esas
KARAR NO:2026/935
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:04/02/2026
NUMARASI:2025/448 Esas, 2026/110 Karar
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:08/06/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacı aleyhine İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe konu 15/01/2015 vadeli 102.000-TL'lik bir senetten ötürü senetteki imzanın davacıya ait olmadığını, kendisine ait olmayan bir adreste gerçekleştirilmiş haciz tutanağında şahsı adına sahte imza atıldığını, ayrıca menkul ve gayrimenkullerine haciz konularak satış işlemlerine geçildiğini, Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu ileri sürerek, davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespiti ile takibin ve senedin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; mücerretlik ilkesi gereği bonoda senette yer alan hak ile bu hakkın oluşumuna neden olan temel borç ilişkisi arasındaki bağın ortadan kalktığını, senet metninde nakden ibaresinin mevcut iken bunun davalı-alacaklı tarafından kabulünün mümkün olmadığını, iddiasının yerinde olmadığını, davacı-borçlu senetteki imzayı inkar ettiğinden senedin keşide tarihinden önceki imza örneklerinin incelenerek bilirkişi raporu düzenlenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini, davacı aleyhine tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/186 E., 2022/528 K.sayılı dosyasından yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiş, davalı ...'nun istinafı üzerine verilen bu karar; Dairemizin 2023/1549 E., 2025/669 K.sayılı kararı ile görev yönünden kaldırılmıştır.Dairemizin kaldırma kararı sonrası verilen görevsizlik kararı sonrası,İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; ATK Fizik İhtisas Dairesinin 17/01/2021 tarihli raporunda, inceleme konusu senette borçlu ...'ye atfen atılı imzalar ile davacı-borçlu ...'nin mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği yönünde rapor düzenlenmiş bulunmakla, davacı-borçlu ...'nin İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasından davalı-alacaklı ...'na borçlu olmadığının anlaşıldığı, davalı-kefil ... yönünden ise; ...'un icra takibine konu bonoda kefil olarak imzasının bulunduğu, takipte borçlu sıfatına haiz olduğu, davacı-borçlu ile aralarında bir alacak-borç ilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle, davalı-borçlu ... yönünden açılan davanın, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d ve 115/2. maddeleri uyarınca pasif husumete dair dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı-alacaklı ... yönünden açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemenin ATK raporuna itirazlarını incelemediğini ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, ATK raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, imza incelemesinde ATK son merci olmadığından, itirazları doğrultusunda yazı uzmanı bilirkisi heyetinden ayrıca rapor alınması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu takip dayanağı bonodaki davacıya atfedilen imzanın davacının eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, mukayese imzalar içinde bononun keşide tarihi öncesine ait imza da bulunduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince davalı ... yönündendavanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ... vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 6.967,62 TL harçtan, peşin alınan 1.741,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.225,72 TL harcın davalı ...'ndan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/06/2026