Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/356 E. 2026/1104 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/356
Karar No
2026/1104
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/356 Esas 2026/1104 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/356 KARAR NO : 2026/1104

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 23/12/2025 (Ara karar) NUMARASI : 2025/1199 Esas

TALEP : İhtiyati Tedbir TALEP TARİHİ : 18/12/2025 KARAR TARİHİ : 11/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/09/2026

Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik verilen ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP İhtiyati tedbir talep eden davacı dava dilekçesinde özetle; ......Ltd. Şti. ile diğer şirketlerin 1998 yılının Haziran ayında gayri faal duruma düşürülmesi nedeniyle şirketlerin mal varlığı ile 16/07/1998 tarihinde kurulan ......Ltd. Şti.'nin kuruluş tarihinden sonra davalıların edinmiş oldukları taşınır/taşınmaz olarak tespit edilecek olan mal varlıklarının üzerine devir işlemlerini engellemek üzere ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 23/12/2025 tarihli ara karar ile; somut olayda oluşan zararın tazmini için açılan alacak davasında, alacağın temini maksatlı dava konusu olmayan taşınır, taşınmaz mallar hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gerekçesiyle; "alacağın temini maksatlı dava konusu olmayan taşınır, taşınmaz mallara tedbir konulması talebinin reddine" dair karar verilmiş, karara karşı davacı ihtiyati tedbir talep eden tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı ihtiyati tedbir talep eden istinaf dilekçesinde özetle; kardeşi olan davalı ... ile çekirdek ailesi olan diğer davalıların, ... şirketleri ve ... ailesine ait taşınmazların bir kısım kira gelirlerini kendine mal edindiğini, kendisine iftira atıldığını, davalıların 16/07/1998 tarihinde kurulan ......Ltd. Şti.'nin kuruluş tarihinden sonra elde ettikleri gelire dayalı edindikleri taşınır/ taşınmaz mal varlığının fazlasının tespiti ile hakkının kendisine ödenmesi gerektiğini, tespit edilen bu malların kaçırılmasının önlenmesi için tedbir konulması gerektiğini, mahkemenin gerekçesinin yetersiz olduğunu, davalıların olağan akışa aykırı fazla edindiğini, hakkından alınan paralarla edinilen malların tespiti ile bedelinin iadesi gerektiğini ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep, HMK'nun 389 vd. gereğince ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. HMK'nın 389/1. maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/2. maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nun 390/3. maddesinde ise tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. Somut olayda, davacı ortak tarafından, davalı diğer ortak ve aile bireylerinin, dava dışı ... Şirketlerinin taşınmaz ve taşınır mal varlıklarını haksız şekilde uhdelerine aktararak fazladan mal varlığı edindikleri, ortaklık ve miras haklarının azaldığı iddiasıyla; bu taşınır/ taşınmaz malların tespiti ve bedeline yönelik doğrudan zarar istemiyle açılan eldeki davada, dava dışı şirketin tespit edilecek taşınır/ taşınmaz malları üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, dava dışı şirkete ait taşınır/ taşınmaz malların işbu alacak davasının konusu olmadığı gerekçesi ile tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup tedbir talebinin reddine karar verilmesinde Dairemizce de bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacı tarafın, Dairemizden istinaf incelemesinin adli yardım kararı verilmesi suretiyle yapılmasını 13/01/2026 tarihli istinaf dilekçesi kapsamında talep ettiği, Dairemizin 10/04/2026 tarihli, 2026/356 Esas sayılı dosyasında davacının adli yardım talebinin reddine karar verildiği, bu kararın itiraz üzerine Ankara BAM 22. Hukuk Dairesi tarafından incelenerek itirazın reddine ilişkin 23/06/2026 tarihli 2026/2 D. İş sayılı kararın verildiği ve kesinleştiği anlaşılmakta ise de; dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesinden sonra İlk derece mahkemesinin, davacının dava dilekçesindeki adli yardım talebinin kabulüne yönelik 23/01/2026 tarihli 2025/1199 Esas sayılı ara kararı verdiği, bu kararın kaldırılmadığı UYAP üzerinden yapılan incelemede anlaşılmış olup Dairemizin 10/04/2026 tarihli, 2026/356 Esas sayılı kararının mükerrer yapılan talep nedeniyle alındığı ve gelinen noktada adli yardım kabul kararının geçerliliği karşısında Dairemizin anılan ara kararının kaldırılması gerektiği değerlendirilmiş, bu hususta aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Hal böyle olunca somut olayda, HMK'nun 389.maddesine göre dosya kapsamı uyarınca ilk derece mahkemesince, dava dışı şirkete ait taşınır taşınmaz malların yargılamanın konusunu oluşturmadığı gerekçesiyle davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin karar verilmesinde Dairemizce bir isabetsizlik görülmemiş ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine ve Dairemizin 10/04/2026 tarihli adli yardım talebinin reddi ara kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı ... ...'nun adli yardım talebinin kabulüne dair devam eden ilk derece mahkemesinin 23/01/2026 tarihli ara kararı bulunduğundan Dairemizin 10/04/2026 tarihli 2026/356 Esas sayılı adli yardım talebinin reddi ara kararının kaldırılmasına, 3-Davacı ... ... istinaf incelemesi sırasında adli yardımlı bulunmakla harç alınmasına yer olmadığına, 4-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 11/09/2026

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/356, K. 2026/1104, T. 23.12.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-356-e-2026-1104-k-df21dba20c4c