Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2167 E. 2026/18 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/2167
Karar No
2026/18
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/2167 KARAR NO : 2026/18

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/05/2026 NUMARASI : 2026/201 Esas 2026/340 Karar

DAVACI : ... -...- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... -...- ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 09/09/2026 YAZIM TARİHİ : 09/09/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/05/2026 tarih ve 2026/201 Esas, 2026/340 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İDDİALARIN ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı tarafından davalı ...’ya 20/01/2025 tarihinde besi yemi, arpa, mısır flake ve toklu yemi olmak üzere toplam 719.610,09.TL bedelli yem satıldığı, satılan yemlerin davalının talimatıyla ... çiftliğine teslim edildiği, teslimata ilişkin tanık, fatura ve Whatsapp yazışmalarının bulunduğu, davalının faturaya itiraz etmediği halde ödeme yapmadığı, taraflar arasında uzun süredir devam eden ticari ilişkinin mevcut olduğu, bu hususun ticari defter ve kayıtlarla sabit olduğu, alacağın tahsili amacıyla ... İcra Müdürlüğü'nün 2025/26259 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalının takibe haksız şekilde itiraz ettiği, akabinde arabuluculuk görüşmelerinden anlaşamama ile sonuç alınamadığı beyan edilerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının arabuluculuk son tutanağını ve delil dilekçesini tensip zaptında verilen kesin süre geçtikten sonra dosyaya sunduğu, bu nedenle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiği, davacı ile davalı arasında herhangi bir alım satım ilişkisi veya akdi bağ bulunmadığı, dava konusu yemlerin gerçek alıcısının dava dışı ... olduğu, davalının yalnızca ...’u tanıdığı, davacının müvekkiline yem teslim edildiğine ilişkin imzalı sevk irsaliyesi, teslim tutanağı veya benzeri herhangi bir belge sunamadığı, faturaların tek başına teslimi ve borç ilişkisini ispatlamaya yeterli olmadığı, ticari ilişkinin gerçekte davacı ile ... arasında bulunduğu, davalının borçlu sıfatının bulunmadığı, davacının gerçek borçlu yerine müvekkili hakkında icra takibi başlattığı, bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiği belirtilerek öncelikle davanın usulden reddine, aksi halde esastan reddine, ayrıca davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/05/2026 tarih ve 2026/201 Esas, 2026/340 Karar sayılı kararı ile; davacı tarafa usulüne uygun şekilde kesin süre ve ihtarat verilmesine rağmen arabuluculuk son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylı örneğinin süresinde dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf talebi ile; mahkemece tesis edilen ret kararının, her şeyden önce tebligat hukuku ve usul ekonomisi ilkeleriyle taban tabana zıt olduğunu, tarafa 10/03/2026 tarihinde tebliğ edilen e-tebligat zarfı incelendiğinde, zarfın üzerinde yalnızca "bu zarfta tensip zaptı - 05/03/2026 vardır." ibaresinin yer aldığı, bunun dışında davanın kaderini etkileyecek nitelikte bir muhtıra veya özel ihtarın zarf içeriğinde belirtilmediğini, Hukuki dinlenilme hakkı (HMK m. 27), yargılamanın taraflarının süreçten tam ve doğru şekilde bilgi sahibi olmalarını, açıklama ve ispat haklarını kullanmalarını güvence altına aldığını, usulüne uygun yapılmayan, içeriği eksik veya yanıltıcı olan bir bildirimle tarafların hak kaybına uğratılması, Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen hak arama hürriyetine ve adil yargılanma hakkına ağır bir müdahale olduğunu, .... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından tesis edilen usulden ret kararı, dosya kapsamındaki maddi vakıalar ve kronolojik akış ile taban tabana zıt bir hukuki nitelendirmeye dayanmakta olduğunu, mahkeme, arabuluculuk son tutanağının tensip zaptı ile verilen bir haftalık kesin süre içerisinde sunulmadığını gerekçe göstermişse de, bu gerekçe dosyadaki mevcut belgelerin varlığını ve sunuluş tarihlerini tamamen görmezden gelmekte olduğunu, olayın kronolojisi incelendiğinde; tarafa yapılan tebligatın 10/03/2026 tarihinde gerçekleştiğini, dava şartı arabuluculuk süreci sonunda düzenlenen son tutanak, arabulucu tarafından güvenli elektronik imza ile imzalanarak UYAP sistemine yüklenmiş resmi bir belge olduğunu, 6100 sayılı HMK'nın 205/2. maddesi uyarınca, usulüne uygun olarak güvenli elektronik imza ile oluşturulan veriler senet hükmünde olduğunu, e-imzalı bir belgenin, fiziki aslından hiçbir farkı bulunmadığı gibi, sahteliği iddia edilmediği sürece maddi gerçeği tam olarak yansıttığını, mahkemenin, zaten var olan ve içeriği tartışmasız olan bu e-imzalı belgenin sunulmasındaki şekli bir gecikmeyi, davanın esasına girilmesini engelleyen mutlak bir barikat olarak görmesi, usul hukukunun ruhuna aykırı olduğunu, bu nedenlerle; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/05/2026 tarihli, 2026/201 Esas ve 2026/340 Karar sayılı, hukuka, usule ve hakkaniyete aykırı olan usulden ret kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, HMK m. 115/3 uyarınca noksanlığın karar anında giderilmiş olması, tebligat usulsüzlüğü ve aşırı şekilcilik yasağı ilkeleri gözetilerek; davanın esası hakkında yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini saygılarımızla, vekaleten arz ve talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/201 Esas, 2026/340 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı, HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibarıyla itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, işbu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 Sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava şartları, 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesinde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiğilinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan kanunun 114. maddesinin 1. fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı yasa maddesinin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, uyuşmazlığın ticari dava olduğu ve Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu, dava tarihi itibariyle zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu anlaşılmaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde, mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi, ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır. Mahkemece verilen kesin sürede arabuluculuk son tutanağının ibraz edilmemesi sebebiyle davanın usulden reddine karar verildiği görülmüş ise de; davacı tarafından dava açılırken dava dilekçesindeki deliller kısmına arabulucu başvuru numarasının yazıldığı, ayrıca Uyap sistemine arabuluculuk dosyasının yüklendiğinin anlaşıldığı bu sebeple mahkemeye erişim hakkı kapsamında davacının dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurduğu ve son tutanağın düzenlenmiş olması karşısında mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde kurulması uygun görülmüştür. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/05/2026 tarih ve 2026/201 Esas, 2026/340 Karar sayılı kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/05/2026 tarih ve 2026/201 Esas, 2026/340 Karar sayılı kararının HMK.'nun 353/1-a-4 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3)-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 732,00.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde istinaf eden davacıya İADESİNE,

5)-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA, 6)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE, 7)-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-4 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olmak üzere 09/09/2026 tarihinde karar verildi.

... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır

... Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/2167, K. 2026/18, T. 09.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-2167-e-2026-18-k-979d0e0939a7