Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1951 E. 2026/2090 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1951
Karar No
2026/2090
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1951

KARAR NO : 2026/2090

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN ARA KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 16/06/2026

NUMARASI : 2026/486 E -

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 14/07/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; karşı tarafın kullanımında bulunan ... hesap numaralı "Maltepe Mahallesi, ... Sokak, No:.. Zeytinburnu/İstanbul" adresinde 04.12.2025 tarihinde yapılan kontrolde, "Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. Madde 1/a fıkrasında yer alan Şirketimizle ikili anlaşma olmaksızın sözleşmesiz bir şekilde dağıtım sistemine müdahale ederek yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan elektrik enerjisi kullanıldığı" hususu tespit edildiğini, karşı tarafın işbu tüketiminin, zabıt tarihinde cari olan kaçak elektrik kullanımı niteliğinde olması sebebiyle karşı taraf adına... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tanzim edildiğini, borçlu adına; ... numaralı fatura ile 5.090.719,20-TL tutarında kaçak elektrik tüketim bedeli tahakkuk ettirildiğini, icra takibi başlatıldığını, davalının ilgili kaçak elektrik faturalarının son ödeme tarihi geçmiş olmasına rağmen borcunu ödemediğini ve takibe itiraz ettiğini, bu nedenlerden dolayı; davalının taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde İİK m. 257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.

İlk derece mahkemesince " İhtiyati haciz talebinin REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir.

Sözkonusu ara kararı davacı vekili istinaf etmiş olup dilekçesinde özetle; Söz konusu karar gerekçeden yoksun olduğu, dosya kapsamına hali hazırda sunulmuş olan deliller ile yaklaşık ispatın fazlasıyla sağlanmış olduğundan bahisle İhtiyati Haciz talebinin kabulüne karar verilmesi talep etmiştir.

HMK.nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;

Davacı vekilince dosyaya, kaçak tesbit tutanağı ,fotoğraflar ibraz edilmiş,davalı şirket hakkında tutulan tutanak altında şirket görevlilerinin isim ve imzasının bulunduğu , davalı taraf/temsilci isim imzasının tutanakta yer almadığı görülmektedir.

İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre “Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Aynı kanunun takip eden 258. maddesinde ise “İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu belirtilmiştir.

Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.)

Benzer konulardaki talepler yönünden çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi yönünden Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı kararı ile ölçülük ilkesi gereği ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, dosyadaki kayıt ve belgeler ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı ve İİK 257. maddede düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının somut olay yönünden değerlendirilmesi ile sonuca gidileceği açıktır.

Dosyadaki bilgi, belgelere göre yapılan değerlendirmede;davacı tarafça dosyaya sunulan yukarıdaki belge içeriklerine göre, bu aşamada yaklaşık ispatın sağlanmadığı ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,

Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,

İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,

Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 14/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1951, K. 2026/2090, T. 14.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1951-e-2026-2090-k-638fb8161d36