Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1847 E. 2026/2004 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1847
Karar No
2026/2004
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1847

KARAR NO : 2026/2004

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 07/05/2026

NUMARASI : 2026/375 E

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 07/07/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı borçlunun kaçak elektrik kullandığı husu- sunun ekte sunulan kaçak /usulsüz elektrik kullanım tespiti tutanağı ile tespit edildiğini, tutanak gere- ğince düzenlenen faturaların ödenmemesi nedeniyle İstanbul 37. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, borçlunun itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla ; itirazın iptali ile takibin devamına, davalının % 20 oranında icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine, müvekkilinin alacağını teminen ihtiyati haciz tesisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.

İlk Derece Mahkemesi'nce 07.05.2026 tarihinde, " alacağın yaklaşık olarak ispat edile- mediği" gerekçesi ile İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE "karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı tarafından istinaf edilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde:Kanunun amir hükmü uyarınca kaçak tespit tutana- ğının aksi ispat edilinceye kadar geçerli olduğunu, davalının kaçak elektrik kullandığının mezkur kaçak kullanımı görsel kayıtlarla tevsik olunduğunu, buna bağlı tahakkuk ettirilen faturaların mev- zuata uygun olduğunu, borca karşılık herhangi bir ödemede bulunulmadığını ve yapılan icra takibinde borca itiraz edildiğini, ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.

İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;

Davacı ... kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacağının tahsili talebiyle borçlular aleyhine icra takibine girişmiş, takibe itiraz üzerine takip durduğundan itirazın iptali tale- biyle eldeki davayı açmış, alacağın teminen ihtiyati haciz talep etmiştir.

Mahkemece ihtiyati haciz talebi reddedilmiş ve bu karar istinafa getirilmiş olmakla, istinaf konusu kararın niteliğine göre,bu aşamada uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluş- madığı ve yaklaşık ispatın sağlanıp sağlanmadığı noktasındadır.

2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir:

" Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.

Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:

1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;

2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya ken- disi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;

Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”,

Aynı Kanun’un “İhtiyati Haciz Kararı” kenar başlıklı 258. maddesi;

“İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.

Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir.

İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yolu- na başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” hükmünü içermektedir.

6100 sayılı Kanun’un “İhtiyati Tedbir Talebi” kenar başlıklı 390. maddesinin (3) numaralı fıkrası; “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmünü içermektedir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.

Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tara- fından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.).

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas ol- duğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuş- mazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir.

Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağından, koşulların bulunması halinde "ölçülülük ilkesi" de nazara alınarak talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır.

Dosya kapsamından;

1-... çalışanları tarafından "Sanayi Mh. ... Sk. No:.. Kağıthane " adresindeki ofis/işyerinde 06.11.2024 tarihinde yapılan kontroller sonucu "harici hat ile sayaçtan geçirmeksizin elektrik kullanıldığı" gerekçesi ile ... ... Limited Şirketi'ne ait H/713577 numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği ,(tespit anında davalının hazır olmadığı)

2-Tutanak gereğince, borçlu adına 18.11.2024 son ödeme tarihli 68.433,75 TL ve 11.388,51 TL bedelli faturaların tahakkuk olunduğu,

3- Faturanın son ödeme tarihinde ödenmemesi nedeniyle ... ... Limited Şirketi ve ... aleyhine İstanbul 37. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılarak, 70.364,39 TL kaçak tüketim bedeli + 6.754,98 TL gecikmiş gün faizi +1.351,00 TL faizin KDV' sinden ibaret toplam 78.470,37 TL alacağın tahsilinin talep edildiği,

4- Borçlu ... İcra Müdürlüğü'ne ibraz ettiği dilekçesinde " Alacaklı şirket tarafından ödeme emrine dayanak belge olan kaçak elektrik kullanım bedeline ilişkin fatura mükerrer olup, aynı döneme ilişkin 2 adet farklı tutarda kaçak faturalandırması yapılmıştır. ... Seri No'lu 07.11.2024 tarihli 114.388,51-TL ve ... Seri No'lu 07.11.2024 tarihli 68.433,74-TL bedelli iki adet toplam 182.822,25-TL tutarındaki kaçak elektrik bedelinin iptali hususunda menfi tespit talebi ile zorunlu arabuluculuk toplantısı yapılmış ve alacaklı şirket tarafından faturaların doğru olduğu iddiası ile anlaşma sağlanamamıştır. Akabinde süreç devam etmekte iken bu kez alacaklı şirket tarafından aynı döneme ait başka bir kaçak faturası düzenlenerek, yukarıda esas bilgileri yazılı icra takibi başlatılmıştır. Hukuk ve hakkaniyete aykırı olarak düzenlenen kaçak faturasına istinaden girişilen icra takibine itiraz etmekle birlikte her türlü menfi tespit ve tazminat taleplerimizi saklı tutmaktayız."

Borçlu şirket vekili ibraz ettiği dilekçesinde; Alacaklı şirket tarafından ödeme emrine dayanak belge olan kaçak elektrik kullanım bedeline ilişkin fatura mükerrer olup, aynı döneme ilişkin 2 adet farklı tutarda kaçak faturalandırması yapılmıştır.... seri nolu 07.11.2024 tarihli 114.388,51 TL ve ... Seri No'lu 07.11.2024 tarihli 68.433,74-TL bedelli iki adet toplam 182.822,25-TL tutarındaki kaçak elektrik bedelinin iptali hususunda menfi tespit talebi ile zorunlu arabuluculuk toplantısı yapılmış ve alacaklı şirket tarafından faturaların doğru olduğu iddiası ile anlaşma sağlanamamıştır. Akabinde süreç devam etmekte iken bu kez alacaklı şirket tarafından aynı döneme ait başka bir kaçak faturası düzen- lenerek, yukarıda esas bilgileri yazılı icra takibi başlatılmıştır. Hukuk ve hakkaniyete aykırı olarak düzenlenen kaçak faturasına istinaden girişilen icra takibine itiraz etmekle birlikte her türlü menfi tespit ve tazminat taleplerimizi saklı tutmaktayız.Müvekkil şirketin, alacaklı tarafa herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Yukarıda esas numarası verilen dosyada, müvekkil aleyhinde başlatılan icra takibine, takip konusu borcun tamamına, takibe dayanak belgeye, faize, vekâlet ücretine, ferilerine ve ödeme emrine en geniş anlamda itiraz ediyoruz." şeklinde beyanda bulunduğu, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

İcra müdürlüğü'ne sunulan vekaletnamede davalı ...'nın ... ... Limited Şirketi'nin yetkilisi olarak vekaletname tanzim ettiği görül- mektedir. Ancak ticaret sicili ekli değildir.

Borcun varlığı ve davalının sorumluluğu yargılamaya muhtaç olup yargılamanın bulun- duğu aşama ve mevcut delil durumuna göre yaklaşık ispatın sağlanmadığı değerlendirilmiştir.

Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda maddi vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden,davacının istinaf başvuru- sunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir.

K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,

Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,

İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,

Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 07/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1847, K. 2026/2004, T. 07.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1847-e-2026-2004-k-56ce5c60aff3