Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1673 E. 2026/1909 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1673
- Karar No
- 2026/1909
- Karar Tarihi
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1673
KARAR NO: 2026/1909
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/05/2026
NUMARASI: 2024/1021 E. - 2026/420 K.
DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil/tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/10/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 07/10/2026
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin üyesi olduğu kooperatife karşı kanun ve ana sözleşme gereği mali yükümlülüklerini bu güne kadar eksiksiz ve tam olarak yerine getirdiğini, ancak müvekkilinin tarafına düşen ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parsel ... blokta bulunan ... nolu dairenin tapusunun müvekkiline devredilmediğini, bu durumun müvekkilinin mağduriyetine ve hak kaybına yol açtığını, müvekkilinin kanun ve ana sözleşme gereği mali yükümlülüklerini bu güne kadar eksiksiz ve tam olarak yerine getirmiş olmasına rağmen davalı ... Konut Yapı Kooperatifi tarafından ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parsel ... blokta bulunan ... nolu dairesinin tapusunun devredilmemesi sebebiyle davalı ... Konut Yapı Kooperatifine ... ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini, davalı tarafça ihtarnameye cevap verilmediğini, tapu devrininde gerçekleşmediğini, müvekkilinin ... düzenlenme tarihli ... vade tarihli 28.075,00-TL meblağlı bono düzenlendiğini, söz konusu bononun müvekkili tarafından ödendiğini, tapu devrinin yapılmadığını, müvekkilinin mağdur edildiğini, bu nedenlerle evvelemirde HMK 86 ve 392. Madde gereğince ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parsel ... blokta bulunan... nolu dairenin 3.şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi için tapu kaydı üzerine teminatsız olarak İhtiyati Tedbir konulmasına, davanın kabulü ile müvekkilinin kanun ve kooperatif ana sözleşmesi gereğince müvekkilinin, dairenin tapusunun devri için gereken bütün yükümlülükleri yerine getirmiş olması sebebiyle ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parsel ... blokta bulunan ... nolu dairenin tapusunun devri için davalı kooperatifin tapuda ferağ işlemini yapmasına icbar edilmesine, dava konusu ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parsel ... blokta bulunan ... nolu dairenin tapusunun iptaline ve dairenin müvekkil adına tapuya tesciline, yargılama giderleriyle ücreti vekaletin davalı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde de belirttiği üzere dava konusu itibariyle kooperatif üyeliğinden kaynaklı tapu iptal ve tescil davasıdır. İş bu konuda açılacak davalar konusu itibariyle Asliye Ticaret Mahkemesince görülmesi gereken davalardan olup iş bu dava da Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmalı ve o mahkemede görülmesi gerektiğini, zira 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 99. maddesinde göre kooperatif ile ortağı arasındaki uyuşmazlıklar ticari dava niteliğinde olup ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini, Kooperatifler ortak ekonomik, sosyal ve kültürel ihtiyaç ve istekleri müşterek sahip olunan ve demokratik olarak kontrol edilen bir işletme yoluyla karşılamak üzere gönüllü olarak bir araya gelen insanların oluşturduğu özerk bir teşkilat olduğunu, Kooperatifler, toplumsal kalkınmayı geliştiren ve ticari işletmeler için temel sağlayan özgün bir modele dayandığını, davacı kişi her ne kadar dairenin teslimini talep etse de müvekkilin başta ipotekli alacaklısı olmak üzere kamuya olan vergi ve harç borçları, üçüncü gerçek veya tüzel kişilere olan borçları sebebiyle borcunu ödeyemez durumda olduğunu, dolayısıyla kooperatif üyesi olarak davacının da kooperatif alacaklılarına karşı sorumlulukları devam ettiğini, bu sebeple davacının iddia etmiş olduğunun aksine ödemelerine aralıksız devam etmek durumunda olduğunu, davacı, müvekkil kooperatifin 2013 yılında kooperatifin devamı için zorunlu olarak ... T.A.Ş. lehine verilmiş olan ipotek ortadan kalkmadan kooperatifin doğal yollardan sonlanamayacağını ve dahi kendisinin de borcunun bu ipoteğe ve doğal olarak amaca ulaşmak uğruna yapılan harcamaların tamamının ödenmesi ile borcunun biteceğini bildiğini, dolayısıyla açılan davanın mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, Müvekkil bir konut yapı kooperatifi olduğunu, dolayısıyla malvarlığı gibi borçları da üyeleri açısından ortak hak ve sorumlulukları doğurmakta olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte şayet davacının kooperatif tutanakları ve kurası sonucunda hak etmiş olduğu konutu tescil edilecekse dahi bu tescil mevcut yahut dava sonuçladığı andaki mahrumiyetler ile birlikte olacağını, aksi bir durum müvekkilin hakları başta olmak üzere kooperatifin diğer üyeleri ve üçüncü kişilerin haklarını da tamamen zedelemiş olacağını, bahse konu nedenlerle, Davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerekirken Tüketici Mahkemesinde açılması sebebiyle görevli mahkemeye gönderilmesine, davanın reddine, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep edildiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkeme kararında; "...Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, Kayseri 2. Tüketici Mahkemesi tarafından yapılan keşif sonucu alınan 25/04/2024 tarihli raporda taşınmazın değerinin 1.850.000,00 TL olduğunun tespit edildiği ve harç tamamlatılmadan önce dosyanın görevsizlik nedeni ile Mahkememize gönderildiği görülmekle öncelikle davanın tapu iptal ve tescil olması nedeni ile harç tamamlatılması yoluna gidilmiş ve sonra bilirkişi heyetinden 17/10/2025 tarihli kök ve rapora itiraz edilmesi üzerine 15/04/2026 tarihli ek raporlar alınmıştır. Raporlarda, davacının davalı kooperatifte 140m2'lik daire yönünden üye olduğu, davacının hem kendilerinin hesapladığı hem de kooperatifçe tahakkuk ettirilen borç tutarından daha fazla davacı ödemesi olduğu, buna göre davacının davalı kooperatife borçlu olmadığı ve kooperatifin inşaatlarına devam ettiği, üyeye konut tahsisi için mutlaka kura şartı bulunmadığı, davalının cevabına göre davacıya verilecek taşınmaz bulunmadığı, üye ... 'in 140 m2 üyeliği olması sebebiyle davacı üyeliği ile örtüşmekte olduğu, bu üyenin ödemesi gereken tutarın 184.050 TL olduğu ve yaptığı ödemenin 222.325 TL olduğu, davacının yaptığı ödemenin 277.237,50 TL olduğu, dolayısıyla davacı ile aynı statüde olan ortağa konut teslimi yapıldığı için davacıya da konut tesliminin yapılması gerektiği, davalı vekilinin davacıya verilecek konut olmadığını belirtmekte olduğu, dava konusu taşınmazın yargılama sırasında satıldığı, bu durumda davacıya tazminat ödenmesinin icap etmekte olduğu, davacının daire bedeli kadar tazminatı talep edebileceğinin belirtildiği görülmüş, bilirkişi heyet raporunun denetime elverişli ve yeterli olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporuna itibar edilmiştir. Yargılama sırasında dava konusu taşınmazın satılması nedeni ile talebin tazminata dönüştüğünün davalı vekilinin de hazır olduğu 06/05/2026 tarihli celsedeki davacı vekilinin beyanı ile anlaşılmış, bilirkişi raporu da dikkate alınarak dava konusu taşınmazın bedeli kadar tazminatın davacıya ödenmesi gerektiği ile davacı vekilinin hakkaniyet tazminatı talebi yönünden faiz uygulanması ile davacının zararının karşılanması gerektiği değerlendirilmiş ve böylece, Davanın KABULÜ ile, 1.850.000,00-TL tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Davanın kabulü ile, 1.850.000,00-TL tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,..." şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı tarafça yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değerinin hatalı olarak değerlendirildiğini, yerel mahkemece hükme esas alınan 16.10.2025 tarihli bilirkişi raporu ile 13.04.2026 tarihli ek raporlar üyelik borcu hesabı yönünden eksik, hatalı değerlendirmeler içerdiğini, mahkemece hükme esas alınan 13.04.2026 tarihli raporda davacının dava konusu taşınmazın rayiç bedelini talep edebileceğine ilişkin yapılan değerlendirme ve tazminat hesabının kabul edilmez olduğunu, yerel mahkemece davacı lehine hükmedilen tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1021 E. Ve 2026/420 K. Sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, davacının davasının reddine karar verilerek yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Mahkemece üye olan davacıya konut tahsisi mümkün olmadığından bahisle tazminata hükm edilmiş olunup karara karşı yalnızca davalı tarafça istinaf yasa yoluna baş vurulduğu görülmüştür. Yapı kooperatiflerinin ana amacı, ortakların akçeli yükümlülüklerini yerine getirmeleri karşılığında ana sözleşmeye uygun olarak konut ya da işyeri teslim etmektir. Konut karşılığı tazminat istenebilmesi için kooperatifin inşaatlarının bitirilip konut tahsisi aşamasına gelindiği ve diğer üyelere tahsis ve teslim yapıldığı hâlde, davacıya konut tahsis ve tesliminin yapılmaması gerekir. Bu husus, belirtilen tazminatın istenebilmesinin ön koşuludur. Bu ön koşulun gerçekleşmesinden sonra, davacı için çeşitli nedenlerle konut ya da işyeri tahsisi imkânsızlığı ortaya çıktığında ortağın uygun bir tazminat isteme hakkı bulunmaktadır Normal ödemesini yapıp konut sahibi olan üyelerle eşit miktarda ödemesi bulunduğu tespit edilen, diğer anlatımla eksik ödemesi bulunmadığı belirlenen ancak kendisine konut tahsis ve teslimi yapılamayan ortağın, ödemesi eksik olmayan diğer üyelere verilen emsal bir konutun dava tarihi itibariyle rayiç değerini talep edebileceğinin, hiç ödemesi yok ise konut karşılığı tazminat talep hakkı olup, bu isteminin reddi gerektiğinin kabulü gerekir. (Yargıtay 6. HD 2023/1103 Esas 2023/2844 Karar) Kooperatif üyesinin tazminat isteyebilmesi için kooperatifin kat irtifakı ve kat mülkiyetine geçilmek suretiyle üyelere bağımsız bölüm verilerek ferdileşmeye gidilmesi ve ilgili bağımsız bölümün kooperatif borçlarından dolayı satılması halinde zarara uğrayan kooperatif üyesinin tazminat istemesi mümkündür.(Yargıtay 6. HD 2026/359 Esas 2026/1448 Karar) İstinafa konu incelenen İlk Derece Mahkemesi karar ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının adına tescilini talep ettiği taşınmazın satıldığının anlaşıldığı, davacının 06.05.2026 tarihli oturumda taşınmazın satıldığından bahisle tazminat talep ettiği, 6100 sayıl HMK 125/2 hüküm uyarınca davanın tazminat davasına dönüştüğü, mahkemece aldırılan 25.04.2024 tarihli raporda taşınmazın dava tarihi itibariyle rayiç değerinin bedelinin somut şekilde belirlendiği, davalının 25.04.2024 tarihli rapora itiraz etmediği, davacı tarafça karara karşı istinaf yasa yoluna baş vurulmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince istinaf dilekçesinde ileri sürülen aşağıda belirtilen dışında diğer tük istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Davacı 06.05.2026 tarihli oturumda taşınmazın satıldığından bahisle tazminat talep etmiş olup davacının açıkça faiz talebi bulunmamaktadır.Mahkemece bu husus nazara alınmadan HMK 26. Md uyarınca taleple bağlılık kuralına aykırı şekilde faize de hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Açıklamalar ışığında davalının istinaf başvurusunun kabulü ile Davanın Kabulü ile 1.850.000TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesi şeklinde HMK 353/1-b-2 md uyarınca düzeltilerek yeniden aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile,
2-HMK'nın 353/1-b.2.maddesi gereğice KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 06/05/2026 tarih ve 2024/1021 E - 2026/420 K sayılı nihai kararının KALDIRILMASINA,
Düzeltilerek yeniden karar verilmesine, buna göre;
3-"1- Davanın Kabulü ile 1.850.000 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 126.373,50-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 31.593,38-TL tamamlama harcın düşümü ile eksik kalan 94.780,12-TL harcınharcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan 31.593,38 TL Tamamlama harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davanın Tüketici mahkemesinden görevsizlik kararı ile geldiği anlaşılmakla, dava başında alınmayan 732,00-TL Başvurma harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat, kep reddiyat, keşif harcı gideri olmak üzere toplam 17.327,80-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı ... Konut Yapı Kooperatifi tarafından yapılan 2.010,00-TL yargılama giderinin davanın mahiyeti gereği kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 277.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
9-Kararın mahiyeti gereği davalı adına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
10-Kayseri 2. Tüketici Mahkemesinin 2023/552 Esas sayılı dosyası ile dava konusu taşınmaz olan ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Ada ... Parselde kayıtlı ... Blok ... Nolu taşınmaz üzerine konulan tedbirin davanın tazminat davasına dönmesi de dikkate alınarak kaldırılmasına, bu hususta ilgili tapu müdürlüğüne müzekkere yazılmasına,
11-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, "
4-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde istinaf başvurusunda bulunan davalıya iadesine,
5-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan 700,00 TL posta gideri ile 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/10/2026