Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1589 E. 2026/1834 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1589
- Karar No
- 2026/1834
- Karar Tarihi
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1589
KARAR NO: 2026/1834
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/05/2026
NUMARASI: 2025/302 E. - 2026/419 K.
DAVANIN KONUSU: Alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/09/2026
KARAR YAZIM TARİH: 30/09/2026
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı ... marka ... ... model araç ... - ... yılları arasında ... - ... - ... numaralı poliçesi ile davalı ... Sigorta tarafından kaskolu olduğunu, söz konusu aracın ... tarihinde geçirdiği bir kaza neticesinde perte ayrıldığını, ilgili kazaya ait hasar dosya numarası ... olup ilgili evrakları sunduklarını, bu kaza neticesinde müvekkiline ait araç pert olduğundan, müvekkili sigorta şirketi ile yaptığı görüşmeler neticesinde ...plakalı aracına ilişkin onarım fiyatı veren ... Servisi ile görüştüğünü, aracın bazı parçalarının üretim dışı olduğu ve sıfırının olmadığının kendisine beyan edildiğini; ayrıca bazı parçalarının ise yurt dışından tedarik edilmesi gerektiği, bu sebeple aracın onarım sürecinin bir hayli uzayacağını ve bu durumun müvekkilini ciddi şekilde mağdur edeceği anlaşıldığını, bu sebeple müvekkili aracının perte çıkmasını ve aracın 2. el piyasa bedelinin 885.000,00-TL ile 945.000,00-TL arasında değiştiğini, bu aralıkta bir tutarın uygun görülmesi halinde aracın rayiç bedelinin tarafına ödenmesini kabul ettiğini davalı sigorta firmasına beyan ettiğini, her ne kadar müvekkili ile davalı sigorta şirketi rayiç bedelin müvekkiline ödenmesi hususunda mutabık kalmış, bu konuda mutabakatname imzalanmış, bu mutabakatnameye esas olmak üzere müvekkili tarafından davalı şirkete ibraname düzenlenmişse de sigorta şirketi ödeme günü geldiğinde ödemeye yapmadığını, şimdilik 10.000,00-TL bedelli haklı davasının tam kabulü ile ... numaralı poliçede geçen yeni değer klozu düzenlemesi gereği müvekkiline ait ...plakalı ... marka aracın ... tarihindeki peşin anahtar teslim bedelinin bilirkişi marifetiyle hesaplanmasını ve işleyecek olan yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesini, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde: Sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddinin gerektiğini, huzurdaki davanın kısmi dava niteliğinde olduğunu, dava açılırken açıkça belirsiz alacak davası olduğunun belirtilmediğini, dava konusu trafik kazasına karışan ...plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... sayılı ve ... vadeli ... ... Kasko Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının iddialarının aksine, konu poliçede bahsi geçen sigorta bedellerinin her hâlükârda ödenecek bedeller olmadığını, azami teminat limitlerini gösterdiğini ve genel şartlar ile özel şartlar dahilinde verilecek karar sonucu ödenebilecek tutarları gösterdiğini, davacıya ait araçta meydana gelen hasarın bilirkişi marifetiyle tespitinin gerektiğini, aracın pert olduğu iddiasında bulunulması sebebiyle bilirkişi tarafından aracın onarımının ekonomik olup olmadığının da değerlendirilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun yalnızca gerçek zararı karşılamaktan ibaret olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkeme kararında; "...Mahkememizce araç üzerinde makine mühendisi ve sigortacı bilirkişi marifetiyle keşif icra edilmiştir. Buna göre davacıya ait aracın ilk tescil tarihinin ... olduğu, poliçenin ilk tescil tarihinden itibaren 15 gün içerisinde düzenlendiği, kazanın ilk tescil tarihinden itibaren 1 yıllık süre içerisinde meydana geldiği, ... Merkezi kayıtlarına göre bu tarihe kadar aracın başka bir kazaya karışmadığı, aracın bu kazadan dolayı çekme belgeli hale geldiği, bu nedenle hasarın poliçe teminatı kapsamı içerisinde olduğu, hasar tarihi itibariyle aracın anahtar teslim bedelinin 995.000,00-TL olduğu, davalı vekili rapora itiraz dilekçesinde aracın pert olup olmadığının hesaplamada dikkate alınmadığını ileri sürmüş ise de sigorta sözleşmesinin doğası gereği aracın kaza tarihindeki anahtar teslim bedelinin belirlenmesi gerektiği, işbu dava konusu kazadan dolayı oluşan hasarın dikkate alınamayacağı, tespit edilen araç rayiç değerinin fahiş olduğu ileri sürülmüş ise de bu itirazın soyut kaldığı, dayanak gösterilmediği, raporun denetime elverişli olduğu, tamirhane iskontosu uygulanması gerektiği ve KDV'den sorumlu tutulmaması gerektiği iddia edilmiş ise de davalının iskontodan ve KDV'den de sorumlu olduğu (Bknz emsal Yargıtay 4. HD 2021/23228 Esas, 2023/1713 Karar), davalının bilirkişi raporuna karşı yapmış olduğu itirazların bu nedenle yersiz olduğu, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla açılan davanın raporda hesap edilen 995.000,00-TL üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacı dava ve ıslah dilekçesinde faizin başlangıç tarihini belirtmediğinden dava dilekçesindeki talep 10.000,00-TL'ye dava tarihinden, ıslah dilekçesinde talep edilen 985.000,00-TL'ye ise ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmiştir. Dava dilekçesinde yasal faiz talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak bu kısma yasal faiz uygulanmıştır. Islah dilekçesinde talep edilen kısma ticari temerrüt faizi uygulanması talip edilmiş ise de ortada mal tedarikine ilişkin bir sözleşme bulunmadığından TTK 1530/7 maddesinin şartları oluşmamakla ticari avans faizi uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür. Davanın kabulü ile, 995.000,00-TL peşin anahtar teslim bedeli tazminatının 10.000,00-TL'sinin dava tarihi olan 27/12/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, 985.000,00-TL'sinin ıslah tarihi olan 17/02/2026 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,..." şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı tarafça yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Huzurdaki davada davacı vekili tarafından müvekkiline ait ... plakalı aracın ... tarihinde karışmış olduğu kaza sonucu hasarlandığını, meydana gelen hasar sonucu ...plakalı aracın peşin anahtar teslim bedelinin tahsilinin talep edildiğini, poliçedeki yeni değer klozu şartlarının oluşmadığını, mahkemece alınan bilirkişi raporunda aracın hasar bedelinin hesaplanmadığını, bu yöndeki itirazlarının dikkate alınmadığını, poliçede yer alan yeni değer klozu kapsamında tazminat talep edilebilmesi için aracın tam hasara uğramasının gerekli olduğunu, davacı vekili dava dilekçesinde aracın onarımının yapıldığını beyan ettiğini, mahkemece, işbu dava konusu kazadan dolayı oluşan hasarın dikkate alınamayacağı,şeklinde yanılgılı değerlendirmelerde bulunarak itirazlarının dikkate alınmadığını, aracın hasarlı fotoğraflarından görüleceği üzere araç pert işlemine uygun olmadığını, araçtaki hasar bedeli eksper raporu ile 318,398.40 TL olarak belirlenmiş olup mahkemece araçtaki hasar durumunun göz önüne alınarak pert olup olmamasının ekonomik olup olmadığının değerlendirilmediğini, aksi durumunun kabulünün araçtaki en küçük bir tampon hasarında dahi aracın yeni değer klozu kapsamında tazminat talep edebileceği anlamını taşıdığını, güncel Yargıtay kararlarında da aracın yeni değer klozu kapsamında tazminat talep edebilmesi için öncelikle bilirkişi incelemesi yapılarak aracın tam hasara uğrayıp uğramadığının tespit edilmesi gerektiğine vurgu yapıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu yalnızca gerçek zararı karşılamak olduğunu, öncelikle aracın pert olup olmadığının tespit edilmesinin, araç onarım kabul ediyorsa da onarım bedelinin hesaplanmasının gerekli olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla zarar hesabında anlaşmalı tamirhane iskontosunun ve poliçede yer alan muafiyet klozunun uygulanması gerektiğini, sigortalı ve şirketleri arasında imzalanan kasko poliçesinde zararın anlaşmasız serviste giderilmesi halinde %30 muafiyet uygulanacağının düzenlendiğini, bilirkişi tarafından yapılacak hesaplamada poliçedeki muafiyet hükmünün dikkate alınmasının gerekli olduğunu, sigortalı ve şirketleri arasında imzalanan kasko poliçesinde zararın anlaşmasız serviste giderilmesi halinde %30 muafiyet uygulanacağının düzenlendiğini, bilirkişi tarafından yapılacak hesaplamada poliçedeki muafiyet hükmünün dikkate alınmasının gerekli olduğunu, davacının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz talebinin haksız olduğunu ileri sürerek Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/05/2026 tarih 2025/302 E. ve 2026/419 K. sayılı hükmünün istinaf sebepleri doğrultusunda kaldırılmasına, davanın müvekkili sigorta şirketi yönünden reddine, reddedilen miktar yönünden tarafımıza ret vekalet ücretine hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilince sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu aracın tam hasarlı olduğu ve yeni değer klozu şartlarını taşıdığının bilirkişi heyetince de tespit edildiğini, dosyaya sundukları belgelerde sigorta şirketine yapılan müracaat bilgilerinin mevcut olduğunu, tüm bu nedenlerle davalının istinaf iddiaları yersiz ve mesnetsiz olup, davalı tarafın istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava davalı sigorta şirketi tarafından Genişletilmiş Kasko Sigortası Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu araçta meydana gelen hasar bedeli talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür.Karara karşı davalı tarafça istinaf yasa yoluna baş vurulmuş olunup davalının istinaf nedenleri arasında davacı ile mutabakatname imzalandığı bu mutabakatname doğrultusunda davacıya ödeme yapıldığı hususu bulunmamaktadır.Uyuşmazlık taraflar arasında imzalanan sigorta poliçesinde belirtilen yeni değer klozu uyarınca aracın hasar tarihindeki peşin anahtar teslim bedelinin davalıdan talep edilip edilmeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.Kasko Sigortası Genel Şartları'nın (KSGŞ) B.3.3.2.1. ve 2.2. maddesi uyarınca; "Onarım masraflarının sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile taşıtın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tespit edilmesi durumunda araç tam hasara uğramış sayılır. Aracın tam hasara uğraması halinde sigortacının azami sorumluluk haddini geçmemek üzere hasar anındaki sigorta değeri ödenir. Bu durumda aracın Karayolları Trafik Yönetmeliğinin ilgili maddesi hükümleri doğrultusunda hurdaya ayrıldığına dair hurda tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez. Değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği takdirde sigortacının malı olur. Onarım masraflarının sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşsın veya aşmasın ağır hasarlı aracın onarımının mümkün olduğunun eksper raporu doğrultusunda tespit edilmiş olması durumunda aracın Karayolları Trafik Yönetmeliğinin ilgili maddesi hükümleri doğrultusunda trafikten çekildiğine dair "trafikten çekilmiştir" kaşeli tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez.Hak sahibinin aracın hasarlı haliyle sahibine terk edilmesine onay vermesi halinde aracın riziko tarihindeki rayiç değeri ile hasarlı hali arasındaki tutar kendisine tazminat olarak ödenebilir. Bu durumda ilgisine göre yukarıdaki paragraflarda düzenlenen usul çerçevesinde işlem yapılır.Hak sahibinin onayı ile aracı hasarlı haliyle sigortalıya terk ederek tazminatı ödemek isteyen sigortacı, tespit edip sigortalıya bildirdiği sovtaj bedelini bildirimden itibaren 1 aylık süreyle sınırlı olarak garanti etmiş sayılır.Kısmi onarımlarda parçaların sigorta şirketi tarafından tedarik veya tazmin edilmesi halinde hasarlı parçalar talep ettiği takdirde sigortacının malı olur.Kısmi hasar halinde tarafların mutabakatıyla onarım yerine nakdi ödeme yapılabilir.3.3.2.3.Kısmi hasar halinde, onarım masrafları ve onarımın layıkı ile yapılabileceği en yakın yere kadar olan gerekli çekilme ve nakil masrafları ödenir.Onarım sonucunda araçta bariz bir kıymet artışı meydana gelirse, bu fark tazminat miktarından indirilebilir. Bu şekilde indirim yapılabilmesi için hangi parçalara ne oranda indirim yapılacağının poliçede yazılı olması gerekir. Ancak, her hâlükârda, meydana gelen kıymet artışı dolayısıyla tazminat miktarından indirilecek kısım ödenen tazminatın rücuen tahsil edilme imkanı oranına göre azaltılır."Taraflar arasında düzenlenen kasko poliçesinde " yeni değer klozu" başlıklı maddesi incelendiğinde; Sigortalı aracın ilk tescil tarihinden itibaren geçecek bir yıllık süre içerisinde meydana gelecek tam ziya hasarlarında, bu maddede sayılan koşulların gerçekleşmesi halinde, aracın hasar tarihindeki peşin anahtar teslim bedeli ödenir. Bu teminat için sigortalı aracın ilk sahibine ait olması ve bu poliçenin, aracın ilk tescilinden itibaren 15 gün içerisinde düzenlenmiş olması (15. gün dahil) koşulu aranmaktadır. Bu şartların sağlanmadığı durumlarda kloz hükümleri geçersizdir. Anahtar teslim deyimi, aracın hasar tarihindeki piyasada geçerli olan peşin değerini (vergi, resim ve harçlar dahil), yarım yıl taşıt pulu bedelini, noter, plaka/ruhsat masrafları vb. masrafları ifade eder. Ancak araç alımı sırasında vergi indirimi alınmış ise (engelli aracı, paralel ithalat vb.) anahtar teslim tutarında bu oranda kesinti yapılır." Şeklinde düzenlendiği görülmüştür. ... Merkezinden gelen müzekkere cevabı incelendiğinde; Davacı ... Ltd Şti'ye ait ...plakalı aracın davalı ... ... A.Ş. tarafından tanzim edilmiş ... nolu ... poliçesi üzerinden ... tarihinde ... nolu hasar kaydı açıldığı, hasar türü "çekme belgeli" yazdığı tespit edilmiştir.Davacı ile davalı sigorta şirketi arasında ... tarihli "mutabakatname" isimli belge imzalandığı bu belge kapsamında davalı şirket tarafından davacıya 885.000 TL ödeme yapılmasının kararlaştırıldığı görülmüştür.Aracın tam hasara uğraması halinde aracın hasar tarihindeki peşin anahtar teslim bedeli ödeneceği düzenlenmiş olup taraflar arasında hasara uğrayan aracın sigorta poliçesinde belirtilen yeni değer klozu şartlarını taşıdığı bu kloz uyarınca aracın değerinin 995.000 TL olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.Davalının ... tarihli mutabakatnamede belirtilen 885.000 TL'nin davacıya ödendiği, tacir olan davacının bu mutabakata aykırı şekilde istemde bulunduğu ve aracın çekme işleminin trafikten çekme işleminin gerçekleştirilmediği yönünde bir iddiası bulunmamaktadır.Mahkemece 06.01.2026 tarihli bilirkişi heyet raporu aldırılmış olunup rapor incelendiğinde; aracın tam hasara uğradığı,davacı sigortalını aracın ilk sahibi olduğu, Poliçenin aracın tescil tarihi olan ... tarihinde tanzim edildiği, aracın ilk tescilinden itibaren 15 gün içerisinde düzenlendiği, poliçede belirtilen yeni değer klozunun şartlarının oluştuğu aracın, ... tarihindeki peşin anahtar teslim bedeli [piyasada geçerli olan peşin değeri (vergi, resim ve harçlar dahil), yarım yıl taşıt pulu bedeli, noter, plaka/ruhsat masrafları vb. masrafları dahil] 995.000 TL olduğunun belirtildiği görülmüştür.Davacının dava dilekçesi incelendiğinde aracın kendisine bırakılması yönünde bir talebine rastlanmamıştır. Ne var ki çekme belgeli olduğu belirtilen aracın hangi tarafın uhdesinde kaldığı yeterince açıklığa kavuşturulmammıştır.Taraflarca rapora itiraz edildiği görülmüş olup o halde mahkemece çekme belgeli olduğu belirtilen aracın hangi tarafın uhdesinde kaldığı somut şekilde belirlenerek taraf itirazlarını karşılar şekilde ek rapor aldırmadan karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Açıklamalar ışında; davalının istinaf talebinin kabulü ile 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a.6 md. gereğince, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin İstinafa konu edilen 06/05/2026 tarih ve 2025/302 E - 2026/419 K sayılı kararın kaldırılmasına, HMK'nun 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 06/05/2026 tarih ve 2025/302 E - 2026/419 K sayılı kararın KALDIRILMASINA,
3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
4-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine ,
5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
7-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 30/09/2026