Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/148 E. 2026/800 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/148
- Karar No
- 2026/800
- Karar Tarihi
T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/148-2026/800 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1)
DOSYA NO : 2026/148 Esas KARAR NO : 2026/800
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/10/2025 NUMARASI : 2023/750 Esas-2025/736 Karar
DAVACI : VEKİLLERİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Eser Sözleşmeden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 15/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/09/2026
Taraflar arasında yapılan yargılama neticesinde, Tazminat (Eser Sözleşmeden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; Davacıya ait arazi üzerinde bulunan çiftlikte 5-6 bin civarında büyük ve küçükbaş hayvan barındığını 20 bin kadar meyve ağacı bulunduğunu, su ihtiyacının karşılamak için su göleti imal ve yalıtım işlerini grup şirketlerinden olan...Şti ne verdiğini, bu şirketin göletin imalatını yaptığını, yalıtım işlerinin ise davalı şirkete 06/11/2011 tarihli sözleşmede yazılı şartlarla verildiğini, davalının yalıtım işlerini tamamladığından bahisle malzemeleri toplayarak gittiğini, karşılığında alacaklarını aldığını, davalının iş sahasını terk etmesinden 3-5 gün sonra gölette aşırı şekilde su kaçağı olduğunun tespitini davalıdan arızanın giderilmesinin istendiğini, davalının ise gölete doldurulan tüm suyun boşaltılmasını, ancak bundan sonra arızayı görebileceklerini ve giderebileceklerini beyan etmeleri üzerine davacı tarafından göletteki suyun tamamen boşaltıldığını, davalının gelip yapmış olduğu inceleme sonucunda ve birkaç yere müdahale etmesi neticesinde su toplama yapısının içi C-20 beton ile davacı tarafından doldurulmasının istendiğini bu işlemin de davacı tarafından yapıldığını, daha sonra davalının bu betonun üzerini yalıtım malzemeleri ile tekrar kapladığını, göletin tekrardan davacı tarafından su ile doldurulduğunu, buna rağmen su kaçağının devam ettiğinin görüldüğünü, durumun davalıya bildirilmesine rağmen davalı tarafından ayıp ve noksanların giderilmediğini, bu nedenle Gölbaşı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/216 D.iş sayılı dosyası ile tespit talebinde bulunduklarını, alınan tespit raporundan sonra ayıp ve noksanların giderilmesi ve oluşan zararın karşılanması için davalıya ihtarname tebliğ edildiğini, ancak davalı tarafından ayıp ve noksanların giderilmediğini ve oluşan zararın karşılanmadığını, bunun üzerine davacının ayıp ve noksanların kendisinin düzelttiği, masraf yaptığını, yeniden su boşaltıldığını yamalı ve ek mebranların tamamen değiştirildiğini, günlerce iş makinası ve işçi çalıştırıldığını, elektrik harcandığını, tonlarca suyun tahliye edilerek su kaçağının önlenmeye çalışıldığını, hataların giderilmesi için göletin iki defa boşaltılıp bir kere doldurulduğundan dolayı 280.500,00-TL su bedelleri zararlarının olduğunu, kaçak suyun 100.800,00-TL kadar zarar verdiğini, sulanmaması nedeniyle çeşitli mevyve ağaçlarının 389.700,00-TL kadar zarar gördüğünü, çiftliğin sahibinin davacı olduğunu, bitkilerin davacıya ait olduğunu, daha önce çiftliğin kiracısı olan ...A.Ş nin Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/469 Esas sayılı dosyası ile açmış olduğu davanın şirketin aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddedildiğini, şirketlerin haklarını davacıya temlik ettiklerini, bu nedenle hem zararların tanzimi hem de ayıp ve hataların giderilme bedellerinin tazminini talep ettiklerini ileri sürerek ağaçlara ve bitkilere verilen zararlar karşılığında 10.000,00-TL oluşan su kayıpları nedeniyle 10.000,00-TL ayrıca ayıp ve noksanların giderilme bedeli olarak da 10.000,00-TL şimdilik 30.000,00-TL'nin ticari faizi ile birlikte davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; dava konusu gölet ve yalıtım işleri ile ilgili müvekkili ile davacı arasında imzalanmış herhangi bir sözleşmenin mevcut olmadığını, iş sahibi olan davacı ...ile sözlü anlaşma yapıldığını, 06/11/2011 tarihli sözleşmenin müvekkili yönünden hiçbir bağlayıcılığının olmadığını , söz konusu sözleşmede müvekkilinin imzasının olmadığını, sözleşmenin arka sayfasında bulunan imzanın daha önce çalışanı olan 13/06/2011 tarihli şirketten istifa eden... isimli personele ait olduğunu, sözleşmenin sahte olarak düzenlendiğini fakat dilekçelerine ekli olan teslim tutanağının gerçek olduğunu, davacı tarafından yapılan gölet dolgusunda iri ve sivri kaya malzemelerinin kullanıldığı görülerek bunların geommebran kaplamasının uygun olmadığını, ıslah edilmesi gerektiğini, davacıya ve yetkililere iletilmesine ve bütün uyarılara rağmen gerekli düzeltmenin yapılmadığı, karşı tarafın yoğun ısrarı karşısında işin yapıldığını, ancak doğabilecek bir zarardan sorumlu olmamak için karşı tarafla sözleşme imzalamaktan imtina edildiğini, iş sahibi tarafından ... Göleti kriti üzerine sahanın kenarlarına yol ve dolgu yapıldığını, bu yol yapımında iri ve sivri kenarlı taşlı malzeme kullanıldığını, yol dolgusunun içindeki iri ve sivri kaya parçalarının... Göleti içine yuvarlanarak gerek şevlerde gerekse tabandaki geommebranları delerek, yırtarak zarar verdiğini, bu hususun farkedilerek teslim tutanağında imzası bulunan... ile paylaşılarak iş verenin önlem almayarak izolasyona zarar verdiğini, müvekkilinin işi en iyi şekilde yaparak teslim ettiğini, müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını, davacı tarafından imalatlarda kusur olduğuna dair müvekkili şirkete süresinde hiçbir yazılı bildirimde bulunmadığını, temliknamenin muvazaalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; her ne kadar davacı vekili uyuşmazlık konusu göletin yalıtım işinin eksik ve kusurlu yapıldığından bahisle göletteki suyun doldurulması ve boşaltılmasından kaynaklı ayrıca meyve ağaçlarının sulunamamasından kaynaklı zararlarının giderilmesini talep etmiş ise de birbiri ile aynı doğrultuda olan Gölbaşı Asliye Hukuk Mahkemesince 2011/216 değişik iş sayılı dosyasındayer alan 05/11/2012 tarihli rapor ile mahkememizce oluşturulan ve hükme esas alınan 29/09/2017 tarihli bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporlarda gölet inşaatından sonra yapıldığı anlaşılan dolgu yolda bulunan çeşitli boyutlardaki taş ve kaya parçalarının yol yapımı aşamasında membrana zarar verdiği, membran üzerinde halen küçük taş ve kaya parçalarının bulunduğu, projede olmayan yol yapıldığı ve göletin hava test cihazlarıyla testi yapıldıktan sonra eksiksiz olarak teslim edildiği, membrana davacı tarafından yapılan dolgu yol çalışması sırasında zarar verildiği ve gölet çevresinde su kaçağı tespit edilemediği, mevcut gölet çevresindeki ıslanmanın gölet tabanına davacı tarafından yapılan tahliye borusundan kaynaklandığı, damla sistemi ile yapılan sulamadan dolayı kılcal beslenmeden kaynaklandığı anlaşıldığından davacının iddia etmiş olduğu zararların davalıdan kaynaklanmadığı, davacının kendi kusurundan kaynaklandığının sabit olduğundan, açık ve ayrıntılı bilirkişi heyet raporu hükme esas alınarak, davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının işi tamamlamasından 3-5 gün sonra sızıntı yaşandığını, 3-5 gün içinde yol yapılamayacağını, yolla ilgili ayrıntılı tespit bulunmadığını, davalının tabanı ayıplı yaptığını, göletin etrafına yol yapıldığı iddiasını kabul etmediklerini, muhtelif yerlerde sızıntı olduğunu, 2 yıllık garanti süresinin tartışılmadığını, tespit raporunda imalatın ayıplı olduğunun tespit edildiğini, göletin etrafına güvenlik önlemi alınmadığını, dipsavak yapısında da sızıntı tespit edildiğini, davalının ilk bildirimde ayıbı gidermek için müdahale ettiğini, taş düşmesinin mantığa aykırı olduğunu, bilirkişinin hukuki nitelendirme yaptığını, varsayımsal değerlendirme yaptığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece Mahkemesinin 2022/176 Esas-2023/401 Karar sayılı kararının Dairemizin 10/10/2023 tarih, 2023/897 Esas, 2023/1077 Karar sayılı ilamı ile kaldırılması üzerine Mahkemece yeniden karar verilmiştir. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına, artan avansların karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361.ve 362/1-a maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 15/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ✍e-imzalıdır
Üye ✍e-imzalıdır
Üye ✍e-imzalıdır
Katip ✍e-imzalıdır