Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1269 E. 2026/1260 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1269
Karar No
2026/1260
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/1269

KARAR NO:2026/1260

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ:27/04/2026 Tarihli Ara Karar

NUMARASI:2026/351 Esas

DAVA:İtirazın İptali (Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında 27.04.2026 tarihli ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:İhtiyati haciz isteyene davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilince aynı takip dosyasına yönelik itirazın iptali için Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/718 Esas sayılı dosyasında açılan davada mahkemece, önce süresinde zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunun kabul edilerek bilirkişi raporu alındığını, alınan 16.01.2026 tarihli bilirkişi raporunda, müvekkilinin rücu alacağının belirlendiğini, ancak daha sonra süresinde zorunlu arabuluculuğa başvurulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiğini ve kararın istinaf edilmeksizin kesinlemesi üzerine bu davanın açıldığını, İİK'ının 257 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati haciz şartlarının gerçekleştiğini, müvekkilince emtia sigortası ile sigortalanan emtianın, davalı taşıyıcının sorumluluğunda taşındığı sırada zayi olması nedeniyle sigortalıya ödenen 1.730,53 USD rücu alacağı bulunduğunu, zararın Hava Yoluyla Uluslararası Taşımacılığa İlişkin Belirli Kuralların Birleştirilmesine Dair Sözleşmenin 18/1, TTK'nın 875., 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanun'unun 121. ve TBK'nın 49. maddelerine göre belirlendiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatının tahsiline borçlunun alacağa yeter mal varlığının ihtiyaten haczine karar verilmiştir.Mahkemece, davalının cevap dilekçesi beklenmeden dava tarihi itibariyle ihtiyati haciz talebi değerlendirilmiştir.Davalı vekili, usulden reddedilen Bakırköy 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/718 Esas sayılı dosyasında özetle, emtiadaki hasarın Konvansiyon'da belirlenen sürede bildirilmediğinden, hasarın taşıma sırasında oluştuğunun kanıtlama yükümlülüğünün davacıda olduğunu, hasara ilişkin bir tespit tutanağı veya ekspertiz raporu iletilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi yargılama sırasında davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin değerlendirildiği 27.04.2026 tarihli ara karayla; "...Davacı tarafından fatura örneklerinin, mail yazışmalarının sunulduğu görülmüştür. İİK.'nın 258. Maddesi gereğince ihtiyati haciz isteyen alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olacağına ilişkin hükmün değerlendirilmesinde, tacir olan taraflar arasında alacağın varlığı ile ilgili herhangi bir mutabakatname sunulmadığı, alacağın varlığının ve miktarının yaklaşık ispat koşuluyla ispatlanamadığı, İstanbul BAM 14. HD.nin 2019/2046-1508 E.K. sayılı ilamı gereğince ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı..." gerekçesiyle, ihtiyati thaciz talebinin reddine karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Uyuşmazlık hakkında Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/718 Esas sayılı dosyasında açılan davanın zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle reddedildiğini, ancak bundan önce alınan 16.01.2026 tarihli bilirkişi raporu ile müvekkilinin nakliyat emtia sigorta poliçesinden kaynaklı 1.737,33 Euro rücu alacağının belirlendiğini, usulden ret kararının kesinleşmesi üzerine bu delillerle birlikte eldeki davanın açıldığını, dosyadaki sigorta ve taşıma belgeleri ile sunulan bilirkişi raporunun alacağın varlığı ile ihtiyati haciz konusunda yaklaşık ispata yeterli olduğunu, 04.07.2024 tarihinde başlatılan takipten itibaren müvekkilinin alacağının sürüncemede bırakıldığını, sunulan belgelere ek olarak bilirkişi raporu alınması ile yaklaşık ispatın sağlandığının bir çok istinaf mahkemesi kararında ihtiyati haciz için yeterli kabul edildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, 27.04.2026 tarihli ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, emtia abonman sigorta poliçesi ile spesifik poliçe kapsamında yapılan ödemenin rücuan tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında verilen 27.04.2026 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş; bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzeni yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Uyuşmazlık, davacı/alacaklının ihtiyati haciz talebinin reddine dair mahkeme ara kararının yerinde olup olmadığı, somut olayda ihtiyati haczin şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent hâlinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğu konusunda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterlidir. Yukarıda da belirtildiği gibi, İİK'nın 258/2 maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı konusunda kanaat verecek delillerin dosyaya ibrazı yeterlidir.Taraflar arasında aynı uyuşmazlığa ilişkin olarak görülen ve zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilerek kesinleşen Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/718 Esas sayılı dosyasında deliller toplanarak bilirkişi raporu alınmıştır. Dosya içinde bulunan taşıma ve sigortacı bilirkişilerince düzenlenen raporda, davacının geçerli bir poliçe kapsamında ödeme yaptığı, davalının navlun karşılığı taşıma yapması nedeniyle taşıyıcı olduğu, emtianın varış hava limanında uçaktan tahliyesi sırasında hasarlandığının belirlendiği ve Montreal Konvansiyon'unun 31/1. maddesine göre emtianın hasarlı olarak ihtirazi kayıtla kabul edildiği, sınırlı sorumluluk ilkelerine göre ödenmesi gereken zararın 1.730,53 USD işlemiş faizinin ise 7.47 USD olduğu belirlenmiştir. Davacının da bu miktarın karşılığı 78.183,84 TL harç bedeli üzerinden eldeki davayı açtığı görülmüştür.Buna göre alacağının miktarı ve varlığı hakkında kanaat getirecek belgeleri sunduğunun ve yaklaşık ispatın gerçekleştiği, mahkemece verilen ara karar tarihi itibariyle sunulan poliçe, ekspertiz raporu, alınan bilirkişi raporu, ödeme belgesi ve dosya içeriği diğer belgelere göre muaccel bir alacağın varlığının yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlandığı belirlenmiştir. İhtiyati haciz verilebilmesi için rehinle teminat altına alınmayan bir para borcunun varlığı ve ihtiyati haciz sebepleri ile borcun varlığı hakkında yaklaşık ispat ölçüsünde kanıt sunulması yeterlidir. Muaccel bir borç bakımından ihtiyati haciz kararı verilmesi için borçlunun mal kaçırması veya bu ihtimalin bulunması aranmayacaktır. İlk derece mahkemesinin kararında gerekçe olarak gösterdiği Dairemizin 2019/2046-1508 E.K. sayılı ilamının somut olaya bir benzerliği bulunmamaktadır. Anılan kararda, sadece fatura ile talep edilen ve mahkemece kabul edilen ihtiyati haczin yetersiz olduğu ve mal teslimine ilişkin yaklaşık ispatın sağlanması gerektiği belirlenmiştir.İhtiyati haciz şartların tamamı somut olayda gerçekleştiğinden, mahkemece ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, talebin reddine karar verilmesi usule ve yasaya aykırı bulunmuş, alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin teminat karşılığı kabulüne karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve HMK'nın 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair 27.04.2026 tarihli ara kararının kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu 27.04.2026 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararının kaldırılmasına, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;

1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin İİK'nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca teminat karşılığı kabulü ile davalının 78.183,84 TL alacağı karşılamaya yeterli miktardaki haczi kabil menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine,

2-İİK'nın 259. maddesi uyarınca takdiren %15 oranında belirlenen 11.727,57 TL nakdî teminat ilk derece mahkemesi veznesine yatırıldığında ya da aynı tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, kararın icrası için bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekiline verilmesine,

3-Kararın, dava konusu icra takibi üzerinden yerine getirilmesine,

4-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; istinaf peşin karar harcının ise talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,

5-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

6-Gerekçeli kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

7-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 02.07.2026

KANUN YOLU:İİK'nın 258/3 ve HMK'nın 362/1.f maddeleri uyarınca karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1269, K. 2026/1260, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1269-e-2026-1260-k-c4440f939d83