Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/34 E. 2026/1055 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/34
- Karar No
- 2026/1055
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/34 KARAR NO : 2026/1055
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09.10.2024 NUMARASI : 2023/384 Esas 2024/702 Karar
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - Av. ... - UETS
DAVALI : ... - VEKİLİ : Av. ... - UETS
DAVANIN KONUSU : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ : 12.06.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 12.06.2026
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24.10.2022 tarihinde davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ...plaka sayılı araç ile davacının sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, kazanın oluşumunda davacının kusuru bulunmadığını, dava konusu kaza sonrasında davacının uğramış olduğu maddi zararın tazmini için gerekli bilgi, belge ve evraklarla birlikte davalıya başvuruda bulunulduğunu, başvuru dilekçesi ve eklerinin 13.03.2023 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, davalı tarafından bir kısım evraklar talep edildiğini ve iş bu evrakların da 12.04.2023 tarihinde davalıya teslim edildiğini, yasal süre içerisinde davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, 11.05.2023 tarihli son tutanakta da sabit olduğu üzere arabuluculuk başvurusunda taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde 150.000-TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında 10.07.2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik talebini 1.000.000,00-TL olacak şekilde artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava öncesinde davalı şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe uygun rapor düzenlemeye yetkili bir hastaneden alınmış rapor sunulmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, genel şartların uygulanmasının yasal zorunluluk haline geldiğini, kusur yönünden itirazları ve ATK Trafik İhtisas Dairesi nezdinde inceleme talepleri olduğunu, meydana gelen kazaya ilişkin olarak sigortalı aracın kazaya karışıp karışmadığı hususunun net olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte hesaplama yapılacaksa %1,8 teknik faiz üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, davalı şirkete usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığından temerrüt de gerçekleşmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ...'ın kullandığı... plakalı motosiklete dava dışı...in sevk ve idaresindeki otomobilin çarptığı olayda davacının kusursuz olduğu, dava dışı sürücü...in sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken geldiği olay mahallinde önünde, aynı yönde seyretmekte olan davacının kullanımındaki motosiklete arkadan çarpmak suretiyle meydana gelen olayın oluşumunda % 100 oranında kusurlu olduğu, belirtilen bu kusur oranları dikkate alınarak davalı ... şirketinin poliçe limitleri dahilinde meydana gelen maddi zarardan sorumlu olduğu, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi ATK Raporuna göre davacının yüzde 82 oranında sürekli işgöremezlik halinde bulunduğu, davacının asgari ücret düzeyinde kabul edilen geliri, SGK yazı cevabı, kaza tarihi itibarıyla geçerli maluliyete esas yönetmelik hükümlerine uygun alınan maluliyet raporu, TRH-2010 yaşam tablosuna göre aldırılan aktüer bilirkişi raporuna göre davacının davalıdan 5.030.624,83-TL sürekli iş göremezlik tazminatı talep edebileceği, belirlenen maddi tazminatın poliçe limitinin üstünde olduğu, bu nedenle davacı vekilince poliçe limiti oranında bedel artırımında bulunulduğu, davalıya dava öncesi yapılan başvuru sonrası davalının 24.03.2023 tarihinde temerrüde düşmüş sayılacağı, kabul olunan bu tutara sigortalı aracın kullanım amacı ve cinsi dikkate alınarak temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletileceği belirtilerek, davanın kabulüne, 1.000.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının 24.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, (davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olduğunun tespitine) karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında sorumluluğunun bulunup bulunmadığına ilişkin gerekli araştırma yapılmadığını, davalı şirket nezdinde sigortalı aracın uzun süreli kiralamaya konu olması, çalıntı olması yahut satış görmesi gibi durumlarda davalı şirketin sorumluluğunun ortadan kalkacağını, sunulan kira sözleşmesinden görüleceği üzere şirket nezdinde sigortalı...plakalı aracın dava dışı sürücü İnan...' e kiralandığını, şirket nezdinde tanzim edilen poliçede şirket sigortalısı olarak ... isimli kişi gözükmekte iken iade evraklarında ise...plakalı aracın malikinin ... olduğunun ileri sürüldüğünü, satışa ilişkin hiçbir hususun davalı şirkete bildirilmediğini, Anayasa Mahkemesi'nin 2023/130 E. 2024/17 K. Sayılı 23.01.2024 Tarihli kararı ile ilgili kanun maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasının iptal edildiğini, iptal edilen kanun hükümleri incelendiğinde görüleceği üzere sigortacının sorumluluk halleri daraltıldığını, gerekli araştırma ve değerlendirmeler yapılmadan verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, sağlık kurulu raporunda uzman hekim değerlendirmesi bulunmadığını, adli tıp uzmanlarının rapor düzenleme yetkisi bulunmadığını, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas dışında alınan raporlara itibar edilmemesi gerektiğini, kazaya ilişkin olarak verilen ifadeler incelendiğinde sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığını, dosyanın Karayolları Fen Heyetine gönderilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla tazminat hesaplanması durumunda müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, davacının kask koruyucu ekipman kullanmadığını, tazminata hükmedilmesi halinde % 20’den az olmamak şartıyla müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, davalı şirkete usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmamış olduğundan temerrüt de gerçekleşmediğini, trafik sigortası genel şartları gereği hesaplamada %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, hesaplamaya ilişkin olarak seddk’dan görüş sorulması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Davanın trafik kazası nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacının zorunlu mali mesuliyet sigorta (ZMMS) poliçesi kapsamında sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının davasının kabulüne karar verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı ... sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden,haksız fiilin gerçekleştiği tarih esas alınarak 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. ( Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve 2022/1706 E. 2022/9633 K.) Mahkemece hükme esas alınan ve davacının maluliyetine esas teşkil eden Dokuzeylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre trafik kazasına bağlı meydana gelen Kas İskelet Sistemi Santral ve Periferik Sinir Sistemine bağlı Bozukluklar, Spesifik Omurga Hastalığı Tanısına Bağlı Özürlülük Posterior eleman kırığı nedeniyle % 82 oranında sürekli, 360 gün süre ile geçici iş göremezlik oluşacak şekilde yaralandığı ve kuadripleji, parapleji, dipleji ve sigortalının yaşamını kendi başına yürütmesine engel hemipleji veya merkezi sinir sisteminin sfinkter bozuklukları nedeniyle kişinin başka birinin sürekli bakımına muhtaç olduğu belirtilmiş ve mahkemece raporun hükme esas alınarak karar verildiği görülmüştür. Ancak davacının mevcut yaralanmasına göre raporu düzenleyen kurulun içerisinde beyin ve sinir cerrahi ile nöroloji uzmanının bulunmadığı anlaşılan rapor maluliyet oranı tespitine elverişli olmadığından, maluliyetin belirlenmesi konusunda yapılan araştırma yetersiz olup, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz. Mahkemece davacının maluliyet oranının tespiti için tüm tedavi evraklarının getirtilip gerekli muayenesi yapılmak ve son durumu belirlenmek suretiyle Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan içerisinde davacının mevcut yarlanmasına göre uzman hekim/hekimlerin de yer aldığı heyetten olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun biçimde, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı ile süresi konusunda kaza ile illiyet bağı kuran açıklamalı, ayrıntılı ve denetime elverişli maluliyet raporu alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, belirtilen hususlardaki eksiklikler tamamlanarak usulü kazanılmış haklarda gözetilerek yeniden hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 5- Ankara 5. Genel İcra Dairesi 2024/81470 sayılı dosyasına yatırılan 2.100.000,00 TL bedelli Teminat Mektubunun talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
... Başkan ...
Üye ...
... Üye ...
... Katip ...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.