Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1255 E. 2026/1441 K. – İhya

Konu: İhya

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1255
Karar No
2026/1441
Karar Tarihi
Konu
İhya

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1255

KARAR NO: 2026/1441

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : (Kapatılan) Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 01/04/2026

NUMARASI: 2026/95 Esas - 2026/171 Karar

DAVANIN KONUSU: Şirket sicil kaydının ihyası

Taraflar arasındaki ihya davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı ... vekili vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile ... Ticaret Şirketi arasında genel nakdi kredi sözleşmesi, ticari kredi kartı sözleşmesi imzalanarak krediler kullanıldığını, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine, borçtan sorumlulara ihtarnameler gönderildiğini, ihtarnamelere karşı borçtan sorumlularca borcun ödenmemesi üzerine... İcra Dairesi'nin...esas sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi, ... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasından menkul rehninin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi, ... İcra dairesi ... esas sayılı dosyasından genel haciz yolu ile icra takibi işlemlerine başlanıldığını, icra işlemleri devam ederken İstanbul Ticaret Sicil kayıtları incelendiğinde söz konusu firma hakkında "tasfiye "kaydı ilan edildiğinin görüldüğünü, müvekkil bankaya borçlu ... ... Limited Şirket hakkında müvekkili banka dışındaki alacaklılar yönünden onca icra takibi ve süreç yaşanmakta iken firmanın herhangi bir bilgi ve belgeyi söz konusu icra dosyalarına ve dolayısıyla müvekkil bankanın alacaklısı olduğu icra dosyasına göndermediği, müteselsil kefil ...'ın tasfiye hususunda alacaklıları zarara uğratmak maksadıyla söz konusu tasfiye sürecine girilmesini sağladığını ve tasfiye memuru olarak görev aldığını alacaklı konumda bulunan müvekkili bankanın davalı şirketin ihya edilmesinde hukuki yararının olduğu dikkate alınarak, ... ... Limited Şirketinin tüzel kişiliğinin ihya edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ...Müdürlüğü vekili, savunmasında özetle; tasfiye işleminin tasfiye memuru tarafından TTK hükümleri doğrultusunda yürütüldüğünü, tasfiye sonunda şirketin sicilden terkin edilmesinin hukuki bir zorunluluk olduğunu, tasfiye memurlarının iddia ettikleri eksik işlemlerinin müvekkili şirket tarafından tespit edilmesinin mümkün olmadığını, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan, tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, terkin işleminde müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili savunmasında özetle; davacı tarafın bu davada ... Ticaret Odası'ın davalı olarak gösterdiğini bu hususun usul hatası olduğunu ... Ticaret Odası ticaret sicilini tutan, tasfiye işlemlerini yürüten ve tescil ve terkin işlemlerinde karar verici bir merci olmadığını, dolayısıyla husumet yöneltilebilecek bir taraf sıfatı bulunmadığını, davanın, yanlış hasım gösterilmesi ve taraf ehliyeti bulunmaması nedeniyle usulden reddine aksi takdirde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla TTK'da iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK 547 kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Mesela, şirkete ait bir malvarlığının veya devam eden bir davanın bulunması durumu söz konusu olduğunda bu usul yerine getirilir.

Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin kayıtlardan re'sen terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı şartların da gerçekleşmesi halinde şirketin sicile tekrar kayıt edilmesi mümkündür.

Belirtilmelidir ki, ticaret sicil müdürlüğünce yapılan terkin işlemlerinde bir usulsüzlük yoksa şirketin kalıcı bir şekilde ihyasına karar verilemez. Ancak bir malvarlığının tasfiyesi ya da bir dava veya takibin görülmesi ve infazı işlemleriyle sınırlı olarak ihya kararı verilebilir. Bu şekilde sınırlı ihya kararı verilmesinde ise TTK 547 kıyasen uygulanarak tasfiye memuru da atanmalıdır. Davacı tarafça terkinin usulsüz yapıldığına dair bir iddia ileri sürülmemiştir.

Maddi vakıada, ihyası talep edilen şirket, tasfiye işlemleri sonucunda sicilden terkin edilmiştir.

İzah olunan vakıa ve gerekçeler bağlamında davacının, eldeki davayı açmakta hukuki menfaatinin olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Bu bakımdan davacı tarafın davasının hukuken kabul edilebilir nitelikte olduğu değerlendirilmiş ve her iki davalının davanın açılmasında hukuka aykırı bir fiilinin bulunmadığı kanaatine varılarak harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmemesi sureti ile..." gerekçesiyle, davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ... Ticaret Limited Şirketi'nin... İcra Dairesin...esas, ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyalarındaki işlemlerle sınırlı olmak kaydı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin ihyasına, ihya edilen şirketi, mezkur dosyada temsil etmek üzere ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.Bu karara karşı, davalı tasfiye memuru vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı tasfiye memuru ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme kararı ile tasfiye süreci tamamlanarak sicilden terkin edilen ... ... Ltd Şirketinin davacı bankanın icra takipleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verildiğini, davalı müvekkilinin tasfiye memuru olarak atandığını ancak kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili ve ...'nun davalı olarak gösterildiğini, açık bir usul hatası olduğunu, şirketin ihyası davasında davalı sıfatının tasfiye memuru ve ilgili ticaret sicil müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğini, ...'nun karar verici merci olmadığını dolayısıyla husumet yöneltilebilecek taraf sıfatının bulunmadığını, ticaret odasının tasfiye işlemleri üzerinde herhangi bir fiil veya hukuki tasarrufunun olmadığını, ticaret odasına yöneltilmiş olan ihya davasının taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle dinlenemeyeceği, dava dilekçesinde müvekkilinin alacaklılara zarara uğratmakla suçlanmış olmasına rağmen müvekkilinin tasfiye memuru olarak atanmasının menfaat çatışması yaşattığını, TTK'nın 547. maddesi gereğince eski tasfiye memurları atanabileceği gibi yeni kişilerinde atanabileceğini, somut olayda davacının müvekkiline karşı ağır ithamları gözetildiğinde müvekkilinin tasfiye memuru olarak atanmasının hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, TTK'nın 547. maddesi gereğince şirketin sicil kaydının ek tasfiye işlemleri için ihyası istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, tasfiye memuru ... vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Dosya kapsamından, davacı banka ile tasfiye sonucunda ticaret sicil kaydından terkin edilen .... Ltd Şirketi arasında genel kredi ve gayrinakdi kredi sözleşmelerinin imzalanmış olduğu, kredi sözleşmesine istinaden ipotek düzenlendiği, davacı banka tarafından alacağın tahsili amacıyla kat ihtarı sonrasında dava dışı gerçek kişilerle birlikte tasfiye halinde olan ... ... Ltd Şirketi aleyhinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile 23.09.2025 tarihinde icra takibi başlattığı, borçlu şirketin tasfiye sonucunda sicildeki kaydının 25.12.2025 tarihinde terkin edildiği, icra işlemleri devam ederken üçüncü ilanın yapıldığı 25.12.2025 tarihinde şirketin terkin edilmiş olduğunun görülmesi üzerine davacı vekili tarafından icra işlemlerinin tamamlanabilmesi için iş bu ihya davasının açılmış olduğu anlaşılmıştır.

Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması hâlinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür.

Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini hâlinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi hâlinde tekrar sicile kaydı mümkündür.

İhya davasının TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi halinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir.

Diğer durumda ise esasen şirket tasfiye sürecine girmediğinden ve tasfiye memuru da bulunmadığından davalı olarak bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün gösterilmesi yeterlidir. Başka bir ifadeyle TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye kurulu ile yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir. Eldeki davada, şirketin tasfiye sonucu terkin edilmesi nedeniyle TTK'nın 547. maddesine göre ihya talep edildiği görülmüştür.

İhyası talep olunan şirketin genel kurul kararı ile tasfiye sürecine girdiği ve tasfiyesinin sona erip 25.12.2025 tarihinde tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. İhyası istenen dava dışı Tasfiye Halinde ... ... Ltd Şirketi aleyhine, davacı banka tarafından ...İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyasında 23.09.2025 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlattığı, icra dairesi tarafından ipotek konusu taşınmazın satışı amacıyla ilanların gerçekleştirildiği ancak son ilan tarihinde şirketin sicilden terkin ile tüzel kişiliğinin sona erdiğinin anlaşılması üzerine icra işlemlerinin yerine getirilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması için iş bu ihya davasının açılmış olduğu anlaşılmaktadır.

Terkin edilen şirketle ilgili yapılacak işlemlerde şirketin temsili ve verilecek kararların infazı yönünden, terkin edilmiş şirketin yeniden tescilini talep etmekte davacının hukuki yararı bulunmaktadır. Şirketin ihyası için kesinleşmiş bir alacak bulunması şart olmayıp, şirkete karşı açılmış bir davada ve/veya icra takibinde taraf teşkilinin sağlanması veya takip dosyasındaki alacağın tahsili, itirazın iptali davası açılması ve davanın her türlü takip işlemleri için şirketin temsil edilmesi zorunlu olduğundan hukuki yararın bulunduğu kabul edilmelidir.

Mahkemece TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan şirketin ihyasına karar verilmiş olmakla, anılan madde hükmü uyarınca, son tasfiye memuru olduğu anlaşılan davalı ...'a davanın yöneltilmesinde ve ek tasfiye işlemleri için tasfiye memuru olarak atanmasında yasa ve usule aykırılık bulunmamaktadır. Davalı tasfiye memurunun ihya işlemlerini usulüne uygun yapmış olmasının, hukuki yararı bulunan kişilerin ihya talep etmelerine engel değildir. Terkin sürecinde ilanların yapılması ve bu ilanlara karşı ihya talep eden şirketin başvurmaması ihyaya engel değildir.

Somut olayda şirketin terkini sırasında tasfiye edilen şirkete karşı açılmış dava ve takip dosyası şirketin ortağı, yetkilisi ve tasfiye memuru olan davalı tarafından da bilinmektedir. Yasal hasım konumundaki Ticaret Sicil Müdürlüğünün yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması ve giderlerin davalı tasfiye memuruna yüklenmesinde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Mahkemece TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan şirketin ihyasına karar verilmiş olmakla, anılan madde hükmü uyarınca, son tasfiye memuru olduğu anlaşılan davalı ...'a davanın yöneltilmesinde ve ek tasfiye işlemleri için tasfiye memuru olarak atanmasında yasa ve usule aykırılık bulunmamaktadır. Davalı tasfiye memurunun ihya işlemlerini usulüne uygun yapmış olmasının, hukuki yararı bulunan kişilerin ihya talep etmelerine engel değildir. Terkin sürecinde ilanların yapılması ve bu ilanlara karşı ihya talep eden şirketin başvurmaması ihyaya engel değildir.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiğinden aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-Davalı tasfiye memuru tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,

3-Davalı tasfiye memuru tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerlerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,

5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;

HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 10.09.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1255, K. 2026/1441, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1255-e-2026-1441-k-8f7831bcb4ca