Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1252 E. 2026/1355 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1252
- Karar No
- 2026/1355
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1252 (İnceleme Aşamasında /Duruşmasız) KARAR NO : 2026/1355 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine HMK 353/1-b-1
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : ....
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2023/721 Esas, 2025/1429 Karar KARAR TARİHİ : 17/12/2025 DAVACI : .... VEKİLİ : .... DAVALI : .... VEKİLİ : .... DAVA : Alacak (Sözleşmenin Haklı Sebeple Feshi Nedeniyle Oluşan Zarar Sebebine Dayalı) DAVA TARİHİ : 12/06/2023
BİRLEŞEN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2023/942 ESAS 2023/1122 KARAR SAYILI DOSYASI DAVACI : .... VEKİLİ : .... DAVALI : .... VEKİLİ : .... DAVA : Alacak (Sözleşmenin Haklı Sebeple Feshi Nedeniyle Oluşan Zarar Sebebine Dayalı) DAVA TARİHİ : 09/08/2023 BİRLEŞEN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2023/893 ESAS 2023/954 KARAR SAYILI DOSYASI DAVACI : .... VEKİLİ : .... DAVALI : .... VEKİLİ : .... DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesi Kapsamında Düzenlenen Faturalara Dayalı Yapılan İcra Takibine) DAVA TARİHİ : 24/07/2023 KARAR TARİHİ : 20/05/2026 (İstinaf için) KARAR YAZIM TARİHİ : 20/05/2026 (İstinaf için) Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/12/2025 tarih ve .... esas, .... karar sayılı kararına karşı, asıl dava davacısı- birleşen dosyalar davalısı .... vekili ile asıl dava davalısı birleşen dosyalar davacısı .... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru üzerine, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : İDDİA: Davacı vekili 12/06/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili İdare tarafından 03/03/2021 tarihinde ihale edilen 13.439.310,08 TL sözleşme bedelli 2021/55412 ihale kayıt numaralı "........... İlçesi ......Mahallesi İçme Suyu İnşaatı" işinin sözleşmesi davalı yüklenici ile 08/04/2021 tarihinde imzalandığını, 28/04/2021 tarihinde işbaşı yapıldığını, işin süresinde tamamlanmadığını, sözleşmenin haklı nedenle feshine karar verildiğini, Bafra Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile yapılan delil tespitinde işin tamamlanma oranın %42,47962 kaldığı ve sözleşmeye göre işin bitim tarihinin 11/09/2022 olduğunun tespit edildiğini beyanla öncelikle dava konusu tutarı karşılayacak ölçüde davalı yükleniciye ait taşınır ve taşınmaz mallar üzerinde dava sonuçlanıncaya kadar bu malların devrini engelleyecek nitelikte ihtiyati tedbir uygulanmasını, davanın kabulü ile şimdilik 3.839.395,92 TL'lik kısmının 23/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 10/07/2023 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; ....nce 03.03.2021 tarihinde ihalesi yapılan .... İhale Kayıt Nolu “..... İlçesi ....Mahallesi İçmesuyu İnşaatı İşi" müvekkil uhdesinde kalmış ve idareyle 08.04.2021 tarihinde 13.439.310,08 TRY tutarlı sözleşme imzalandığını, müvekkilinin işin yapımı için gereken imalatlara başladığını, ülkemizde ve bütün dünyada yaşanan ekonomik sıkıntılara rağmen bütün iyiniyetiyle almış olduğu işi tamamlama gayreti içerisine girdiğini, ....nce müvekkilinin hakedişleri süresinde ödememesi ve yükümlülüklerini yerine getirmemesine karşın anılan işle ilgili idare tarafından müvekkiline gönderilen 19.10.2022 tarihli yazı ile sözleşmesinin 14.10.2022 tarihinde feshedildiğinin bildirildiğini, İdarece verilmesi gereken süre uzatımları müvekkiline verilmediğini, sözleşme yükümlülüklerine aykırı davranıldığı ortada iken sözleşmenin haksız feshine dayalı olarak zarar tazmini talep edilebilmesinin mümkün olmadığını, müvekkiline ödenmesi gereken, 4735 sayılı kanunun geçici 5.maddesi ile geçici 6. maddesinde öngörülen ek fiyat farkı ile artırımlı fiyat farkının dava tarihi itibarıyla eksik ödenmesinin de sözleşmenin feshini haksız kılmakta olup bu sebeple müvekkilinden zarar talebinde bulunulabilmesinin mümkün olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. SAVUNMA:Davacı vekili 07/08/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle: Müvekkili davacının 08.04.2021 tarihli 2021/55412 ihale kayıt numaralı sözleşme ile ..... ilçesi ...... Mah İçmesuyu İnşaatı işini üstlendiğini ve çalışmaya başladığını, hakediş ödemelerinin süresinden çok sonra yapılmış olması sebebiyle finans sorunları yaşadığını, ek fiyat farkı ile artırımlı fiyat farkı ödemelerinin yapılmadığını, davacıya ek süre verilmediğini, ancak davalının işlerin süresinde yapılmadığını gerekçe göstererek sözleşmeyi feshettiğini, fakat feshe dayanak sebeplerin davalıdan kaynaklanması sebebiyle feshin haksız olduğunu ve teminat mektubunun gelir kaydedilmesi işleminin kabul edilemeyeceğini, mahal listesinde yer almayan yerlerde imalat yapıldığını ve bu işlerin bedelinin de ödenmediğini, davacıdan haksız olarak yapılan .... kesintilerinin iade edilmesi gerektiğini, haksız fesih sebebiyle oluşan zararların ayrıca tazmin edilmesi gerektiğini beyanla, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla haksız olarak gelir kaydedilen teminat mektubu için 1.000-TL; teminat güncelleme bedeli için 1.000-TL ve diğer zarar kalemleri için 1.000-TL olmak üzere 3.000-TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili 25/08/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili tarafından aynı davacıya karşı açılan .... Esas sayılı dava dosyasında da dava sebeplerinin aynı olduğunu, feshin haklı olup olmadığı ve tarafların alacak-borç durumunun o davada ortaya konacağını, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini ve hakediş ödemelerinin süresinde yapılmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, dava dilekçesinde "diğer zararlar" şeklinde ileri sürülen talebin açık olmadığını taleplerin belirsiz alacak davasına konu edilmesinin mümkün olmadığının beyanla davanın reddini dilemiştir. BİRLEŞEN .... ESAS .... KARAR SAYILI DAVADA: Davacı vekili 24/07/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında imzalanan sözleşme gereğince müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini ancak davalının hakedişleri ödemediğini, bunun üzerine kesilen 2 adet faturaya dayalı olarak davalı aleyhine Samsun İcra Müdürlüğü’nün .... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla davalının itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili 09/08/2023 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafla 08/04/2021 tarihinde imzalanan sözleşme gereğince 28/04/2021 tarihinde yer teslimi yapılarak işe başlandığını, işin süresinde bitirilmediğinden bahisle müvekkili tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshine karar verildiğini, alınan bilirkişi raporuyla işin fiziki tamamlanma oranını %42,47 olduğunu, müvekkili tamamlanmayan kısmın yapımı için ikmal ihalesine çıktığını ve yapılan ihale sonucunda sözleşme imzalandığını, bu ihale ilişkin evrakların Mahkememizin.... Esas sayılı dosyasında mevcut olduğunu, öncelikle mahkememizin işbu dosyasıyla mahkememizin .... Esas sayılı dosyasının birleştirilmesine karar verilmesini ve davanın reddini talep etmiştir. BİRLEŞEN.... ESAS .... KARAR SAYILI DAVADA: Davacı vekili 07/08/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle: Müvekkili davacının 08.04.2021 tarihli .... ihale kayıt numaralı sözleşme ile ...... ilçesi ......Mah İçmesuyu İnşaatı işini üstlendiğini ve çalışmaya başladığını, hakediş ödemelerinin süresinden çok sonra yapılmış olması sebebiyle finans sorunları yaşadığını, ek fiyat farkı ile artırımlı fiyat farkı ödemelerinin yapılmadığını, davacıya ek süre verilmediğini, ancak davalının işlerin süresinde yapılmadığını gerekçe göstererek sözleşmeyi feshettiğini, fakat feshe dayanak sebeplerin davalıdan kaynaklanması sebebiyle feshin haksız olduğunu ve teminat mektubunun gelir kaydedilmesi işleminin kabul edilemeyeceğini, mahal listesinde yer almayan yerlerde imalat yapıldığını ve bu işlerin bedelinin de ödenmediğini, davacıdan haksız olarak yapılan ....kesintilerinin iade edilmesi gerektiğini, haksız fesih sebebiyle oluşan zararların ayrıca tazmin edilmesi gerektiğini beyanla, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla haksız olarak gelir kaydedilen teminat mektubu için 1.000-TL; teminat güncelleme bedeli için 1.000-TL ve diğer zarar kalemleri için 1.000-TL olmak üzere 3.000-TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili 25/08/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili tarafından aynı davacıya karşı açılan.... Esas sayılı dava dosyasında da dava sebeplerinin aynı olduğunu, feshin haklı olup olmadığı ve tarafların alacak-borç durumunun o davada ortaya konacağını, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini ve hakediş ödemelerinin süresinde yapılmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, dava dilekçesinde "diğer zararlar" şeklinde ileri sürülen talebin açık olmadığını taleplerin belirsiz alacak davasına konu edilmesinin mümkün olmadığının beyanla davanın reddini dilemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince, yapılıp bitirilen yargılama neticesinde;" Dava, sözleşmenin haklı sebeple feshi dolayısıyla oluşan zararın tahsili talebine ilişkin alacak davasıdır. 1-Tüm dosya kapsamından; davacı kurum ile davalı yüklenici arasında 08/04/2021 tarih/.... kayıt nolu "..... ilçesi .....Mahallesi İçme Suyu İnşaatı İşi" ne ait sözleşme imzalandığı, işin sözleşmedeki süre ve verilen uzatmalara rağmen süresinde teslim edilmediğinden .... Yönetim Kurulu'nun 14/10/2022 tarih 257 sayılı kararı ile sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği ve işin tamamlanma oranının Bafra 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin ....D.iş sayılı dosyasında % 42,47962 tespit edildiği, işin geri kalan kısmının 17/02/2023 tarihinde 33.238.568,60 TL 'ye ihale edildiği, feshedilen ihaledeki en avantajlı ikinci teklif ile ikmal ihalesine göre oluşan farkın İdarenin menfi zararı olduğu ileri sürülerek şimdilik kaydıyla 3.839.395,92 TL'nin 23/05/2023 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır. 2-Davacı işin sözleşme süresi ve verilen ek süreye göre tespit edilen 11/09/2022 tarihinde bitirilememe sebebiyle sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini ileri sürmektedir. Davalı yüklenici ise hakedişlerin sözleşme hükümlerine göre zamanında ödenmediğini, yaklaşık 5.700.000,00 TL imalat bedelinin bulunduğunu, ihale dökümanı ve mahal listesinde yer almayan mahallerde imalat yaptırılmasına karşılık nakliye bedelinin ödenmediğini, gerekli süre uzatımlarının verilmediğini, ek fiyat farkıyla artırımlı fiyat farkının eksik ödendiğini, fiyat artışlarının mücbir sebep olduğunu, uhdesinde kalan ihalenin yapıldığı tarihteki piyasa şartlarıyla ikmal ihalesinin yapıldığı tarihteki piyasa şartlarının aynı olmadığını bu sebeplerle fesih haksız olduğunu beyanla davanın reddini istemektedir. Buna göre davacı İdare sözleşmeyi haklı sebeple feshettiğini HMK 200 vd.maddeleri gereği yazılı/kesin delillerle ispat etmelidir. Bunun için de öncelikle işe başlama ve teslim tarihi ile davacının verdiği süre uzatımlarının yeterli olup olmadığı, davalının talep ettiği süre uzatımlarının verilmesinin gerekli olup olmadığının tespiti ile işin teslim tarihinin ve sözleşmedeki fesih prosedürünün usulüne uygun yapılıp yapılmadığının tespiti gerekir. 3-İşe başlama ve işin bitirilme tarihinin tespiti; a)Davaya konu 08/04/2021 tarihli .... ihale kayıt nolu ve 13.439.310,08 TL bedelli sözleşmenin işe başlama ve bitirme tarihini düzenleyen 9.maddesine göre sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 20 gün içinde Yapım İşleri Genel Şartnamesi (YİGŞ) hükümlerine göre yer teslimi yapılarak işe başlanması ve işyerini teslim tarihinden itibaren 365 gün içinde tamamlayarak geçici kabule hazır hale getirilmesi gerekmektedir. Dosyada bulunan yüklenici ile İdare yetkililerinin imzasını taşıyan "yer teslimi ve işe başlama" tutanağına göre 28/04/2021 tarihinde yer teslimi yapılmış ve aynı gün işe başlanmıştır. Buna göre işin bitirilme ve geçici kabule hazır hale getirilme tarihi 28/04/2022 tarih olmalıdır. Esasen bu hususta dosya kapsamında ihtilaf olmadığı sabittir. b)İdarenin verdiği sürelerin incelenmesi ve buna göre işin bitirilme tarihinin tespiti; aa)İşin süresi yer tesliminden itibaren 365 gün olup süre sonunda geçici kabule hazır hale getirilmelidir. Buna göre işin bitirilme tarihi 28/04/2022 tarihi ise de davalı yüklenicinin talebi üzerine davacı İdare tarafından çeşitli tarihlerde süre uzatımları verilmiştir. Davalı yüklenici ilk olarak 29/04/2021 tarihli dilekçesi ile 29/04/2021, 17/05/2021 tarihleri arasında kesintisiz sokağa çıkma yasağı uygulanması sebebiyle 19 günlük süre verilmesini talep etmiştir. Bu talebe karşılık olmak üzere 15/04/2022 tarihli.... Yönetim Kurulu Kararı ile Covit 19 Pandemisi sebebi ile ülke genelinde 30/04/2021 ile 16/05/2021 tarihleri arasında uygulanan tam kapanma sebebiyle 17 gün uzatma süresi verilmiştir. bb)Davalı yüklenici 06/04/2022 tarihli dilekçesiyle olumsuz ekonomik koşullara ilaveten COVİD 19 salgını sebebiyle oluşan hammadde sıkıntısı ve fiyatlarda meydana gelen artışları gerekçe göstererek bu kez 20 günlük ek süre talebinde bulunmuştur. .... Yönetim Kurulunun 29/04/2022 tarihli kararıyla 7394 sayılı kanunun 19.maddesi ile 4735 sayılı Kamu İhale Kanunu Sözleşmelerine eklenen geçici 6/1-b madde hükümleri gereği 90 günlük süre uzatımı vermiştir. cc)Yüklenici 08/08/2022 tarihli dilekçesiyle pandemi koşulları sebebiyle süre uzatım talebinde bulunmuştur. Bu talebe karşılık olmak üzere .... Yönetim Kurulu 18/08/2022 tarihli kararıyla bu kez 30 günlük uzatma yapmıştır. dd)15/05/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda İdarenin verdiği süreler incelenmiştir. Rapordan izlendiği üzere COVİD 19 pandemisi sebebiyle ülke genelinde 29/04/2021 - 17/05/2021 tarihleri arasında tam kapanma uygulandığından verilen 17 günlük uzatma süresi yerindedir. 90 günlük uzatma ise 7394 sayılı kanunun 19.maddesi ile 4735 sayılı Kamu İhale Kanununa eklenen geçici 6/1-b fıkrası gereği yapılan iş miktarı ve gerçekleşme oranı nazara alınarak yerinde görülmüştür. Yüklenicinin 08/08/2022 tarihli dilekçesiyle talep ettiği 30 günlük sürenin de yeterli olduğu gerekçesiyle raporda açıklanmıştır. Böylece davalı yüklenicinin talep ettiği sürelere karşılık verilen uzatım sürelerinin yeterli olduğu bu kapsamda başkaca süre verilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılarak sözleşmedeki 365 günlük süreye idare tarafından verilen toplam 137 günlük ek sürelerin ilavesi ile işin teslim tarihinin 12/09/2022 olması gerektiği sonucuna varılmıştır. 4-Davalının süre uzatım taleplerinin değerlendirilmesi; a)Davalı yüklenici 09/09/2022 tarihli dilekçesiyle Teknofest etkinlikleri sebebiyle 2 ay uzatma talebine ilişkin inceleme; İşin süresinin uzatılması YİGŞ'nin 29.maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin 2. fıkrasında mücbir sebeplerle uzatma halleri gösterilmiştir. Buna göre doğal afetler kanuni görev, genel salgın, hastalık, kısmi ve genel seferberlik ilanı ile Kamu İhale Kurumu tarafından belirlenecek diğer haller süre uzatımı gerektiren haller mücbir sebep halleri olarak sayılmıştır. Maddenin üçüncü fıkrasında ise süre uzatımı verilebilmesi için mücbir sebep olarak durumun yüklenicinin kusurundan kaynaklanmamış olması, taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması yüklenicinin bu engeli kaldırmaya gücünün yetmemesi mücbir sebebin meydana geldiği tarihi izleyen 20 gün içinde İdareye yazı olarak bildirim yapılmış olması gerekmektedir. Teknofest etkinlikleri yüklenicinin talep ettiği tarih itibariyle sona ermiştir. Bunun yanında bu tarih itibariyle işin yürütüldüğü 19 Mayıs ilçesi Dereköy Mahallesinde yaz sezonu tamamlanmış olup nüfus yoğunluğunun devam ettiğinden söz edilemez. Bu nedenle .... Yönetim Kurulunun 19/09/2022 tarihli kararıyla talep reddedilmiş olup red gerekçeleri dosya kapsamına uygun olmakla 2 aylık uzatma süresi verilmesi yerinde görülmemiştir. b)Hakedişlerin süresinde ödenmemesi sebebiyle ek süre verilmesinin gerekli olup olmadığına yönelik inceleme: aa)Davalı yüklenici hakedişlerin süresinde ödenmemesi sebebiyle süre uzatım verilmesi gerektiğini ileri sürmektedir. 15/05/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda ayrıntılı açıklandığı üzere birinci nolu hakediş 2.036.672,76 TL olup 36.000,00 TL kısmı 153 gün, ikinci hakediş 687.978,29 TL 13 gün, üçüncü hakediş 813.109,33 TL 14 gün gecikme ile ödenmiş dördüncü hakediş yönünden ise sözleşmenin feshi sebebiyle gecikme hesaplanmamıştır. Bilirkişi raporunda birinci hakediş gecikmesi için 2 gün, ikinci hakediş gecikmesi için 13 gün ve üçüncü hakediş gecikmesi için 14 gün olmak üzere toplam 29 günlük ek süre verilmesi gerektiği değerlendirilmesi yapılmıştır. bb)08/04/2021 tarihli sözleşmenin 11.maddesinde ödeme yeri ve şartları, YİGŞ'nin 39.maddesinde hakediş raporları düzenlenmiştir.YİGŞ'nin 29.maddesinde işin süresi ve sürenin uzatılması şartları hüküm altına alınmıştır. Maddenin 4.fıkrasında yüklenicinin kusuru olmaksızın İdarenin sözleşmenin ifasına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde en az geciken süre kadar uzatım öngörülmektedir. Maddeye göre bu haller yer teslimi, projelerin onaylanması, iş programının onaylanması, ödenek yetersizliği gibi hallerdir. Görüldüğü üzere hakediş ödemelerindeki gecikmeler açıkça süre uzatım halleri arasında gösterilmemiştir. Burada "gibi" ifadesi ile sınırlama yapılmadığı görülmekte ise de maddede örnek olarak sayılan uzatım hallerine benzer sebepler kastedilmiş olmalıdır. Hakedişlerin süresinde ödenmemesi maddedeki ödenek yetersizliği kapsamına sokulması mahkememiz kanaatine göre mümkün değildir. Zira burada İdare birtakım test ve muayeneler yapılmaması sebebiyle hakedişleri geç ödemiş olup bir ödenek yetersizliğinden söz etmek olası değildir. 15/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda bu husus incelenerek sözleşme eki teknik şartnamede söz konusu test ve muayenelerin yapılmadan hakediş ödemelerin yapılmayacağına ilişkin hüküm bulunmadığı bu nedenle ek süre verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. cc)YİGŞ'nin 29/4.maddesine göre yüklenicinin kusuru ile işin süresinin uzatılmasının gerekmesi halinde İdareye başvuru yapılması şart değil ise de süre uzatım verilebilmesi için maddedeki şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Somut durumda hakedişlerdeki 2, 13 ve 14 günlük gecikmelerin yüklenicinin taahhüdünün yerine getirilmesine engel nitelikte olduğu ve yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemesinin sabit olması gerekir. Birinci hakediş de geç ödenen kısım 36.000,00 TL olup miktar ve süre itibariyle, ikinci ve üçüncü hakedişlerin geciken süreleri itibariyle yüklenicinin taahhüdünün yerine getirilmesinde engel nitelikte olduğu ve bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmediği hususlarında herhangi bir bilgi, belge, delil ibraz edilmemiştir. dd)Öte yandan 15/05/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu ve dosya kapsamından anlaşıldığı üzere davalı yüklenici 1,2,3 ve 4 nolu hakedişlere YİGŞ'nin 39/e maddesinde yazılı yöntemle yani karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerekçeleri bir dilekçe ile idareye bildirmemiş, hakedişlere itirazda bulunmamış ve hakedişleri olduğu gibi kabul ettiği anlaşılmıştır. Bu halde sonradan hakedişlerin süresinde ödenmediğinden bahisle ek sürenin verilmesi gerektiğini ileri sürmesi YİGŞ'nin hükümlerine aykırı olduğu gibi iyiniyet ilkeleri ile de bağdaşmamaktadır. Ez cümle davalı ek süre verilmesi için YİGŞ'nin 29/4.maddesindeki şartların oluştuğuna dair delil ibraz etmemesi ve hakedişleri itiraz etmeden olduğu gibi kabul etmiş olması ve YİGŞ'de açıkça hüküm bulunmaması sebebiyle ek süre verilmesinin gerekli olmadığı kanaatine varılmış, 15/05/2025 tarihli bilirkişi heyetinin aksi yönündeki değerlendirmelerine iştirak edilmemiştir. c-Farklı mahallerde imalat yaptırılması sebebiyle süre uzatılmasına yönelik değerledirme: aa)15/05/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda mahal listesinde yer almayan mahallerde yaptırılan imalatlar sebebiyle ilave işin projesinin ve işin yapılması sebebiyle toplam 17 gün ek süre verilmesi gerektiği mütalaa edilmiştir. Dosya kapsamından davalı yüklenicinin sözleşmede gösterilen mahaller dışında başka mahallerde bir kısım imalatlar yaptığı sabittir. YİGŞ'nin 33.13, 33.14. maddesine göre İdare ihtiyaç duyulması halinde görev alanı içerisinde başka bir bölgede iş yaptırabilir. Sözleşmenin 24.maddesine göre de sözleşme imzalandıktan sonra sözleşme bedelinin aşılmaması ve yüklenici ile İdarenin karşılıklı anlaşması kaydıyla işin yapılma yerinde sözleşme hükümlerine göre değişiklik yapılması mümkündür. YİGŞ'nin 6/7.maddesinde de aynı hususlar açıklanmıştır. Açıklanan mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere İdare farklı mahallerde imalat yaptırabilir. bb)YİGŞ'nin 29.maddesinde düzenlenen süre uzatım halleri arasında farklı mahallerde imalat yaptırılması halinde süre uzatımı verileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Bununla birlikte maddede açıkça ifade edildiği gibi farklı mahallerde imalat yapılması yüklenicinin taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması ve bu engelin ortadan kaldırmaya gücünün yetmemesi halinde ancak ek süre verilmesi mümkün olabilecektir. Bu hususta davalı yüklenici, İdareye 01/07/2022 tarihli yazı ile başvuru yapmış ise de bu dilekçesinde iş programı ve firmanın ekonomik koşullarının başka bir işin yapılmasının uygun olmadığı bildirilmiş, ilave süre talebinde bulunmamıştır. YİGŞ'nin 29/4.maddesinde açıklandığı üzere taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olduğu ve bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmediğine ilişkin bilgi, belge, delil sunulmamıştır. Kaldı ki iki farklı mahalde ilave iş yapılmış olup cevap dilekçesinde de bu nedenle ilave süre verilmesi gerektiği ileri sürülmemiş, nakliye bedeli verilmesi gerektiği bildirilmiştir. Açıklanan gerekçelerle farklı mahallerde imalat yapılmış olması sebebiyle yükleniciye ek süre verilmesi gerektiğine ilişkin 15/05/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunun bu kısmı yerinde bulunmamıştır. d)Diğer uzatım sebeplerinin incelenmesi: Davacı vekili dava dilekçesinde ekonomik koşulların mücbir sebep oluşturduğunu ileri sürerek süre verilmesi gerektiğini bildirmiştir. Ancak bu hususta idare tarafından 90 günlük uzatma süresi verilmiş, 15/05/2025 tarihli raporda sürenin yeterli olduğu tespit edilmiştir. Dosya kapsamı ve bilirkişi heyet raporu nazara alınarak bu gerekçeyle ayrı bir süre verilmesi gerekmediği anlaşılmış, başkaca süre uzatım talepleri de dosya kapsamında uygun görülmemiştir. 5-Böylece 28/04/2021 işe başlama tarihinden itibaren sözleşmeye göre 365 günlük süreye İdare tarafından verilen 137 günlük ilave sürenin eklenmesi ile birlikte işin bitirilme tarihinin 12/09/2022 tarihi olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı İdare sözleşmenin 25.maddesine işin süre uzatımları hariç bitirilmesi gereken 28/04/2022 tarihinde bitirilememesi sebebiyle Samsun 8. Noterliği'nin 28/09/2022 tarih .... yevmiye nolu ihtarnamesini yükleniciye göndererek işin tamamlanması için 10 günlük cezalı süre vermiş, bu süre içerisinde de işin bitirilemediği görülmekle .... Yönetim Kurulu'nun 10/02/2022 tarih 257 kararıyla sözleşme feshedilmiştir. 6-Davacı İdare sözleşmenin feshinden hemen sonra 31/10/2022 tarihli "durum tespit tutanağını" düzenlemiş ve Bafra 1. Sulh Hukuk Mahkemesinden işin fiziki seviyesinin tespitini talep etmiştir. 01/11/2022 tarihinde keşif yapılmış, bilirkişi heyeti 28/02/2023 tarihli raporunda işin fiziki seviyesini % 42,47962 olarak tespit etmiştir. Tespit raporu taraflara tebliğ edilmiş, herhangi bir itiraz ileri sürülmemiştir. Bu şekilde davalı yüklenicinin işin bitirilme tarihi olan 12/09/2022 tarihi itibariyle %42,47962(42,48) tamamladığı anlaşılmakla sözleşmenin feshinde davacı idarenin haklı olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim davalı yüklenicinin 1 yıl süre ile kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının işleminin iptaline ilişkin açtığı davada Ankara 24.İdare Mahkemesi .... esas .... karar sayılı ilamıyla davalı yüklenicinin taahhüdünü ihale dökümanı sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmediğinden bahisle davanın reddine karar vermiş, karar kesinlemiştir. İşbu kararın gerekçesinden de feshin haklı olduğunun kabul edildiği anlaşılmaktadır. 7-Davacı İdarenin zararının tespiti; Davacı İdare sözleşmenin sözleşmenin feshinden sonra kalan kısım için 17/02/2023 tarihinde 33.238.568,60 TL bedelli sözleşme imzalamış, feshedilen ihalede verilen en avantajlı ikinci teklif ile makul süresinde yapılan ikmal ihalesi arasındaki farkın zarar olarak ödenmesini talep etmiştir. 15/05/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda feshedilen sözleşmenin ihalesindeki en uygun ikinci teklifin 13.613.316,79 TL olduğu, bu teklifin işin feshi esnasındaki gerçekleşme oranı olan % 42,47962(42,48)'den geriye kalan kısmının yapılması gerekli imalatlara karşılık gelen teklif tutarının ise 7.830.379,82 TL olduğu tespit edilmiştir. İlk ihaledeki en uygun ikinci teklif ikmal ihalenin sözleşme tarihi 17/02/2023 tarihine uyarlandığında 27.225.447,59TL 'ye karşılık geldiği bulunarak davacı İdarenin zararı ikmal ihalesi bedeli 33.238.568,60 TL ile işbu ilk ihaledeki ikinci en uygun fiyatın ikmal ihalesi tarihindeki güncellenen bedeli olan 27.225.447,59 TL arasındaki fark 6.013.121,01 TL olarak hesaplanmış, rapor yasal ve yeterli kabul edilerek davacının talep miktarı nazara alınarak davanın kabulü gerekmiştir. BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN .... ESAS .... KARAR SAYILI DOSYASINDA: Dava sözleşmesinin haksız fesih sebebiyle meydana gelen zararın tahsili talebine ilişkindir. 1-Tüm dosya kapsamından; davacı kurum ile davalı yüklenici arasında 08/04/2021 tarih/... kayıt nolu ".... ilçesi ....Mahallesi İçme Suyu İnşaatı İşi" ne ait sözleşme imzalandığı, işin sözleşmedeki süre ve verilen uzatmalara rağmen süresinde teslim edilmediğinden .... Yönetim Kurulu'nun 14/10/2022 tarih 257 sayılı kararı ile sözleşmenin nedenle feshedildiği, davacının sözleşmenin feshinin haksız olduğunu beyanla bu sebeple uğradığı zararın tazmini talep ettiği anlaşılmaktadır. 2-Davacı vekili 13/12/2022 tarihli dilekçesiyle zarar kalemlerini açıklayarak; haksız olarak kaydedilen teminat mektubu için 1.000,00 TL, teminat güncelleme bedeli için 1.000,00 TL damga vergisi tutarı için 250,00 TL, karar pulu tutarı için 250,00 TL, KİK katılım payı için 100,00 TL her hakedişten sözleme gereği geçici kabul eksiklikleri için kesilen % 5 kesinti tutarı için 100,00 TL, ödenmeyen nakliye bedelleri için 100,00 TL, teknik personel ve AYKOME bedel kesintileri için 100,00 TL talep etmiş fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuştur. 3-Davalı cevap dilekçesinde sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğini, hakedişlerin süresinde ödendiğini, damga vergisi ve karar pulu ücretinin Gelir İdaresi Başkanlığı'nca tahsil edilmesi sebebiyle muhatabının vergi dairesi olduğunu, KİK katılım payının Kamu İhale Kurumu'na ödendiğini, % 5 kesintilerinin sözleşmenin 30/2.maddesine göre yapıldığını ve yükleniciden kaynaklı fesih nedeniyle borçlarına karşılık tutulduğunu, nakliye bedellerinin sözleşme hükümlerine göre fiyata dahil olduğunu, teknik personel ve AYKOME kesintilerinin sözleşmenini 23/2.ve AYKOME yönetmeliğine uygun alındığını, ihtirazı kayıtsız hakedişlerin onaylandığını, taleplerin belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını beyanla davanın reddini talep etmiştir. 4-Damga vergisi, karar pulu bedeli ve KİK katılım payı yönünden yapılan inceleme:15/05/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu ve dosyadaki davalı .... vekili tarafından sunulan dekont örneklerine göre; davacının 07/04/2021 tarihinde Defterdarlık hesabına 127.404,66 TL damga vergisi, 76.469,67 TL karar pulu ve Kamu İhale Kurumu hesabına 6.719.066,00 TL KİK payı ödemiştir. Söz konusu giderler ihaleye katılım ve sözleşme aşamasında yükleniciye ait giderler olup bu nedenle talep edilemeyeceği gibi davalı İdareye yatırılmadığından davalıdan talep edilmesi mümkün değildir. 5-Ödenmeyen nakliye bedelleri yönünden yapılan inceleme: sözleşmenin 33/13. maddesi gereği İdare ihtiyaç duyulması halinde yükleniciye idare görev alanı içerisinde başka bir bölgede iş yaptırabilir. Ödemesi yüklenici birim teklif fiyatları üzerinden sözleşme kapsamında yapılır. Sözleşmenin 7.maddesinde ise sözleşme bedeline dahil olan giderler, gösterilmiştir. Buna göre taahhüdün yerine getirilmesi için her türlü vergi, resim, harç, yapı kullanım izin belgesi giderleri vb. giderler ile ulaşım sözleşme kapsamındaki her türlü sigorta giderleri sözleşme bedeline dahildir. Açıklanan mevzuat hükümleri kapsamında başka mahalde yapılan imalatlar için nakliye bedeli talep edilemeyeceği kanaatine varılmıştır. 6-Teknik personel ve AYKOME kesintileri yönünden yapılan inceleme: teknik personel kesintisinin sözleşmenin 23/2.maddesi kapsamında ve sahada bulundurulması gereken mühendisin 3 gün iş başında bulunmaması sebebiyle ve sözleşme şartlarına uygun olarak yapıldığı, dosya kapsamından anlaşılmaktadır. AYKOME kesintileri ise .... tarafından çıkartılan yönetmelik kapsamında yüklenicinin verdiği zararlar sebebiyle kesildiği, davacının teknik personel ve Aykome kesintilerini de kapsayan hakedişleri, ihtirazı kayıtsız imzaladığı anlaşılmakla talep edilmesi mümkün görülmemiştir. 7-Hakedişlerden % 5 kesinti yönünden yapılan inceleme: sözleşmenin 30/2. maddesinde düzenlenen hakedişlerde tamamlanmış ancak kesin hesabı idareye verilmemiş imalatlara ait tutarların % 5'i karşılığında teminat mektubu alınacağı ve kesin hesapların idare tarafından onaylanmadıkça iade edilmeyeceği, kesin hesaplar idari tarafından onaylanmadıkça bu tutarların ödenmeyeceği düzenlenmesi bulunmaktadır. Sözleşme idare tarafından haklı sebeple feshedildiğine göre % 5'lik kesintilerin iade edilmesi mevzuat hükümleri karşısında mümkün olmayacağı sonucuna varılmıştır. 8-a)Kesin teminat ve teminat güncelleme bedelli yönünden yapılan inceleme: Davacı yüklenici 4734 sayılı yasanın 43.maddesine göre 12/04/2023 vade tarihli 405.000,00 TL bedelli ve 04/04/2023 vade tarihli 400.000,00 TL bedelli .... ait toplam 805.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubu vermiştir. 4735 sayılı yasanın 22.maddesine göre kesin teminat mektubu güncellenerek ....na 04/11/2022 tarihli dekonta göre 1.728.870,22 TL olarak davalı yüklenici hesabına ödenmiştir. Davalı İdarenin 08/11/2022 tarihli yazısında ise Kesin Teminat ve Güncelleme bedeli toplamı 2.538.870,22 TL'nin irat kaydedildiği anlaşılmaktadır. b)Yapı İşleri Genel Şartnamesi'nin 47/19.maddesine göre sözleşme yüklenicinin kusurundan kaynaklanan nedenlerle feshedilmesi hallerinde kesin teminat varsa ek kesin teminatların alındığı tarihten gelir kaydedildiği tarihe kadar güncellenmesi sonucu oluşan farkın tahsil edileceği düzenlemesi bulunmaktadır. Aynı husus 4735 sayılı yasanın 20.maddesinde de düzenlenmiştir. Asıl davada sözleşmenin idare tarafından haklı sebeple feshedildiği kabul edildiğine göre kesin teminat bedeli ve güncelleme bedelinin davalı İdareden tahsili mümkün değildir. 9-Böylece her bir talep yönünden ayrı ayrı açıklamalar yapılmış olmakla birlikte esasen asıl davada davalı İdarenin sözleşmeyi haklı sebeplerle fesh ettiği kanaatine varıldığından birleşen işbu davadaki tüm taleplerin reddi gerekmiş, kararın sonucu itibariyle davalının diğer itirazlarının incelenmesi gerekmemiştir. BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN....ESAS .... KARAR SAYILI DOSYASINDA: Dava eser sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturalar sebebiyle yapılan takibe itirazın iptali talebine ilişkindir. 1-Tüm dosya kapsamından; davacı kurum ile davalı yüklenici arasında 08/04/2021 tarih/.... kayıt nolu ".... ilçesi ..... Mahallesi İçme Suyu İnşaatı İşi" ne ait sözleşme imzalandığı, işin sözleşmedeki süre ve verilen uzatmalara rağmen süresinde teslim edilmediğinden .... Yönetim Kurulu'nun 14/10/2022 tarih 257 sayılı kararı ile sözleşmenin feshedildiği, davacının sözleşmenin feshinin haksız olduğunu, sözleşme kapsamında yapılan imalatlara ilişkin düzenlenen faturaların ödenmemesi sebebiyle takibe konulduğunu, takibin itiraz üzerine durduğunu beyanla yapılan itirazın kaldırılması için işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır. 2-Davacı yüklenici Samsun İcra Dairesinin .... esas sayılı dosyasıyla davalı işveren aleyhine ilamsız takip başlatmıştır. Takibin dayanağı 2.346.569,92 TL bedelli 07/03/2023 tarihli ve 749.835,11 TL bedelli 07/03/2023 tarihli 2 adet faturadır. Ödeme emri davalı İdareye 03/05/2023 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı İdare 09/05/2023 tarihinde borca, faize ve ferilerine itiraz etmiştir. Davacı fatura konusu imalatları yaptığını, bedelini alamadığını iddia ederken davalı sözleşmenin haklı sebeplerle feshedildiğini ve bu nedenle açılan davada (asıl davada) zararların tespitini talep ettiklerini ileri sürmektedir. Asıl davada sözleşmenin haklı sebeple feshedildiği ve davalı İdarenin 6.013.121,01 TL zararın oluştuğu kabul edilerek taleple bağlı kalmak kaydıyla dava kabul edilmiştir. 3-İşbu davanın dayanağı 2 adet fatura olup davacı fatura konusu imalatı yaptığını, bu şekilde edimini yerine getirdiğini yazılı/kesin delillerle ispat etmelidir. 20/05/2024 tarihli mali müşavir bilirkişi raporuna göre takip dayanağı faturalar davalı ....nin ticari defterlerinde kayıtlı değilken 29/05/2024 tarihli mali müşavir bilirkişi raporuna göre faturalar davalı yüklenici defterinde kayıtlıdır. Bilindiği üzere ticari defterlerin sahibi lehine delil olmasının şartları HMK 222.maddesinde düzenlenmiştir. Tarafların ticari defterleri dava konusu faturalar kapsamında birbirini doğrulamadığından ticari defterler ile sonuca gidilmesi mümkün olmamıştır. Öte yandan davacı faturaları davalı tarafa tebliğ ettiğini, itiraz edilmediğini ileri sürmüş ise de e-arşiv faturaların davalı tarafa tebliğ edildiğine dair herhangi bir bilgi belge dosyaya sunulmamış tebliğ edildiği sabit olmamıştır. 4-15/05/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu ve dosya kapsamından; Bafra 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin .... D.iş sayılı dosyasında işin tamamlanma oranı % %42,47962(42,48) olduğu tespit edilmiştir. İşbu rapor taraflara tebliğ edilmiş, itiraz edilmemiştir. Bu sebeple işin fiziki tamamlanma oranı % 42,48 kabul edilmiştir. 14/10/2022 fesih tarihine kadar davacı yüklenicinin toplam imalat bedeli 15/05/2025 raporda 5.708.968,37 TL bulunmuştur. Davalı idarenin kesin hesap kesme, hakediş tahakkuk tutarı 3.383.860,00 TL'dir. Yapılan yasal kesintiler sonrası raporda davacı yüklenici alacağı 2.654.782,30 TL bulunmuş, rapor bu yönüyle yasal ve yeterli görülmüştür. 5-Tarafların ticari defterlerinin incelenmesine ilişkin raporlar ile 15/05/2025 tarihli heyet raporunda farklı sonuçlara ulaşılmış ise de davalı yüklenici ancak yaptığı imalat bedeli kadar alacağa hak kazanacaktır. 15/05/2025 tarihli raporda imalat bedeli 5.708.968,37 TL hesaplanmış ve yapılan ödeme ile yasal kesintiler sonrası davacı alacağı 2.654.782,30 TL bulunmuştur. Diğer raporlar yalnızca defter incelemesine dayandığından gerçek sonuca ulaşmaları bu nedenle mümkün bulunmadığından 15/05/2025 tarihli rapordaki hesaplamalara göre sonuca gidilmiştir. 6-Takip talebinde işlemiş faiz talebi bulunmakta ise de takip dayanağı faturalar sebebiyle davalının temerrüte düşürdüğüne dair bilgi belge bulunmadığından işlemiş faiz talebi reddedilmiştir. 7-Asıl alacak faturaya dayalı ise de işin esası eser sözleşmesine dayanmakta olup tarafların alacaklı olup olmadıkları ve miktarı ancak bilirkişi incelemeleri ile ortaya çıktığından asıl alacağın likit olmadığı kanaatine varılmış, icra inkar tazminatı yerinde görülmemiştir. Davacı takip yapmakta haklı ise de kötü niyetli olduğuna dair bilgi belge bulunmadığı" gerekçeleri ile; "-ASIL DAVADA: -Davanın kabulüne, 3.839.395,92 TL dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, -BİRLEŞEN .... ESAS ....KARAR SAYILI DOSYADA: -Davanın reddine, -BİRLEŞEN ....ESAS ....KARAR SAYILI DOSYADA:-Davanın kısmen kabul kısmen reddine, -2.654.782,30 TL asıl alacak hakkındaki itirazın iptaline, takibine devamına, fazla talebin reddine, -Takip tarihi öncesi temerrüt gerçekleşmediğinden işlemiş faiz talebinin reddine, -Asıl alacak yargılamayla belli olduğundan icra inkar tazminat talebinin reddine, -Reddedilen kısım yönünden koşullar oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine, " karar verilmiştir. İSTİNAFA BAŞVURAN TARAF ve İSTİNAF SEBEP VE GEREKÇESİ: Asıl dava davacısı- birleşen dosyalar davalısı .... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili İdare'nin zararının 25.866.752,48-TL olduğu görüldüğünü, dolayısıyla kesin delil teşkil edecek bu kararın onanması halinde müvekkilin yaklaşık 20.000.000,00-TL tutarında zarara uğratılacağı görülmekte olup bu hesaplama eldeki başvuruda hukuki yararın bulunduğunun en açık göstergesi olduğunu, tüm bunları bir yana bırakarak konu mantık ve hakkaniyet bağlamında ele alındığında feshedilen ihaledeki en avantajlı ikinci teklifin ÜFE oranında güncellenmesi halinde yapılan fesih işleminde haklı olduğu, bir diğer ifade ile mağdur olduğu tespit edilen müvekkil İdare cezalandırılmış olacaktır. Söz gelimi (B) kişisi belli bir günde geri ödeyeceğini beyan ederek (A) kişisinden 100,00-TL borç almış olsun ve bu borcu belirtilen tarihte ödemesin. Alacağını tahsil edemeyen (A) vadesi gelen ödemelerini yapabilmek için 100,00-TL kredi çeksin ve bu borca karşılık olarak faizi ile birlikte toplamda 150,00-TL ödeme yapmış olsun. (A) tarafından doğan zararının tazmini maksadıyla açılan davada borç alınan 100,00-TL'ye borç verilme tarihinden kredinin çekildiği tarihe kadar ÜFE oranında güncelleme yapılmasına ve aldığı borcun kredinin çekildiği tarihte 145,00-TL'ye tekabül ettiği hesaplanarak zararına karşılık olarak (A)'ya 5,00-TL ödenmesine karar verilsin. Kararın onanması bu mantığın hukuk aleminde karşılık bulması sonucunu doğuracağını, alacaklı lehine faiz işletilmesi gerekirken borçlu lehine faiz işletilmiş; alacaklı sebepsiz şekilde cezalandırıldığını, mevcut yerel mahkeme kararının bahsedilen bu örnekten hiçbir farkı olmadığını, dosya hayli kapsamlı ve karmaşık olduğunu, bunun yanı sıra dosyanın alınan ek raporlar ve dosyaya sunulan ihale dokümanları ile birlikte binlerce sayfaya ulaştığı görüldüğünü, bu denli karmaşık ve teknik bir konuyu sadeleştirerek izah edebilmek adına dosyanın duruşmalı olarak incelenmesini talep ettiğini, bu nedenle kararın kaldırılması için istinaf talebinde bulunmuştur. Asıl dava davalısı birleşen dosyalar davacısı ....vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili ağır ekonomik koşullar altında sözleşmeyi ifa etmeye çalışmasına karşın, idarece sözleşme yükümlülüklerine aykırı davranılmış olup, yaptığı işler karşılığında ödenmesi gereken hakedişleri zamanında ödenmediğini, müvekkilinin, iş bu ihalenin alındığı ve yer tesliminin gerçekleştiği tarihten itibaren bütün özen yükümlülüklerini yerine getirerek, ihale edilen yapıyı bitirme gayreti içerisine girmiştir. bu kapsamda müvekkil, yer teslimi tarihinden itibaren, üstün çaba ve gayret göstererek işe koyulmuş ve kısa bir süre içerisinde imalatın ülkemizde ve dünyada yaşanan petrol, doğalgaz, bitüm ve çimento ve diğer inşaat malzemeleri gibi hammaddede yaşanan aksaklıklara rağmen işe devam ettiğini, bu durum dahi tek başına müvekkilin işini özverili bir şekilde yaptığının göstergesi olduğunu, idare ile müvekkili arasında imzalanan sözleşmemizin 11. maddesinde "hakediş raporları, bu sözleşmenin eki olan yapım işleri genel şartnamesinde düzenlenen esaslar çerçevesinde, kanuni kesintiler de yapılarak her ayın ilk beş iş günü içinde düzenlenir. hakediş raporları yüklenici veya vekili tarafından imzalanıp idareye verildiği tarihten başlamak üzere idarece en geç otuz gün içinde onaylandıktan sonra otuz gün içinde tahakkuka bağlanarak 90 gün içinde ödenir."hükmüne yer verildiğini, dahası tabloda da belirtmiş olduğumuz üzere 3.hakediş tarihinden sonra müvekkil tarafından gerçekleştirilen yaklaşık 5.700.000,00 tl'lik imalat bedeli sözleşmesi feshedildiği halde halen müvekkiline ödenmediğini, bahse konu bedel bu ekonomik koşullarda bir firmanın mahvına sebep olabilecek bir miktar olup idarece haksız olarak müvekkile ödenmediği halde hukuka aykırı olarak sözleşme idarece feshedildiğini, ekonomik koşulların zorlaştığı, malzeme maliyetlerinin artması ve tedarikinde de çok ciddi sorunların yaşandığı, malzeme fiyatlarının günlük olarak değişiklik gösterdiği ekonomi şartlarında, idarece hakedişlerin bu denli geç ödenmesi müvekkili zor şartlar altında bırakmış olup, müvekkil bu şartlara karşın işini devam ettirme gayreti içerisinde olmuştur. ancak açıkça görüldüğü üzere müvekkili işyeri teslimini müteakip imalatlarına başladığı halde yapmış olduğu işin karşılığını dahi alamadığını, davalı idarece, müvekkiline, ihale dökümanı ve mahal listesinde yer almayan mahallerde imalat yaptırılmasına karşın bu işlere ilişkin nakliye farkları da ödenmediğini, bu nedenle kararın kaldırılması için istinaf talebinde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/12/2025 tarih ve .... esas, .... karar sayılı kararına karşı, asıl dava davacısı- birleşen dosyalar davalısı .... vekili ile asıl dava davalısı birleşen dosyalar davacısı.... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru üzerine, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; İddia ve savunmaya mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre; İstinaf incelemesine konu ve esas teşkil eden eldeki asıl dava; alacak (sözleşmenin haklı sebeple feshi nedeniyle oluşan zarar sebebine dayalı), birleşen dava; alacak (sözleşmenin haklı sebeple feshi nedeniyle oluşan zarar sebebine dayalı), birleşen dava; itirazın iptali (eser sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturalara dayalı adına yapılan icra takibine) istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılıp bitirilen yargılama sonucunda, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir. Karara karşı, asıl dava davacısı- birleşen dosyalar davalısı .... vekili ile asıl dava davalısı birleşen dosyalar davacısı .... vekili tarafından süresinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 6100 sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; Yine; HMK'nun 357. Maddesine göre de "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından asıl dava davacısı- birleşen dosyalar davalısı .... vekili ile asıl dava davalısı birleşen dosyalar davacısı ....vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl dava davacısı- birleşen dosyalar davalısı .... vekili ile asıl dava davalısı birleşen dosyalar davacısı ....vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nun 353/(1)-b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl dava davacısı- birleşen dosyalar davalısı .... vekili ile asıl dava davalısı birleşen dosyalar davacısı ....tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf başvurusu ile birlikte yatırılan gider avansından, kullanılmayan kısmın HMK.nın 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde yatıran ilgili tarafa iadesine, 4-Davacı .... vekili ile davalı....nden asıl dava için, alınan istinaf karar harcı yeterli olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 5-Karar tarihinde yürürlükte olan Harçlar Tarifesi gereğince istinaf eden davacı .... 'den alınması gereken 181.348,17 TL istinaf nispi karar harcından toplam olarak peşin alınan 45.339,26 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 136.008,91 TL harcın davalı'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Karar tarihinde yürürlükte olan Harçlar Tarifesi gereğince istinaf eden davalı ....'nden birleşen dava için, alınması gereken 262.269,13 TL istinaf nispi karar harcından toplam olarak peşin alınan 65.657,50 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 196.611,63 TL harcın davalı'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından kendisini vekil ile temsil ettiren taraf vekilleri lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Tarafların iş bu hükmü tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a sunulmak üzere dairemize veya temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine yada ilk derece mahkemesine verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz edebileceğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile karar verildi.20/05/2026
Başkan-.... Üye-.... Üye-.... Katip-.... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸