Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1195 E. 2026/1195 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1195
Karar No
2026/1195
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1195 - 2026/1206 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1195 KARAR NO : 2026/1206

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18.06.2026

NUMARASI : 2026/473 Esas - (Derdest)

İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN (DAVACI) : VEKİLİ : Av. ALEYHİNE İHTİYATİ HACİZ TALEP EDİLEN(DAVALI): VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ : 15/09/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 17/09/2026

Mahalli mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararına karşı ihtiyati haciz talep eden (davacı) vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI İhtiyati haciz talep eden (davacı) vekili dava dilekçesinde; 22.05.2026 tarihinde davalılardan ...'ün sevk ve idaresinde bulunan davalı ...'e ait ... plakalı araç ile ... sevk ve idaresindeki müvekkiline ait ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında müvekkiline ait aracın hasara uğradığını, kazanın meydana gelmesinde davalıların kusurlu olduğunu belirterek mağduriyetlerinin giderilmesi açısından davalı ...'e ait ... plakalı aracın trafik kaydı üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sırasında verilen 18/06/2026 tarihli ara kararı ile; somut olayda talebin, dosyaya mübrez deliller kapsamındaki mevcut haliyle muaccel bir alacağın varlığının tespiti bakımından yargılamaya muhtaç olduğu, diğer bir ifadeyle, mevcut dosya kapsamı uyarınca ihtiyati hacze ilişkin İİK'nın 257. maddesinde öngörülen muaccel bir alacağın varlığına ilişkin yasal koşulun bu aşamada gerçekleştiğinin kabulüne olanak bulunmadığı görülmekle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, ara kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden (davacı) vekili istinaf dilekçesinde; müvekkiline ait araca davalı/sürücü ... yönetimindeki araçla arkadan çarpıldığını, kazanın meydana gelmesinde davalı tarafın tam kusurlu olduğunu, ihtiyati haciz talebinin kabulüne ilişkin koşullar oluştuğu halde yerel mahkemece talebin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme tarafından verilen ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılarak talebin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Talep, trafik kazasından kaynaklanan maddi zararların ödetilmesi istemi ile açılan davada, davalı ...’e ait ... plakalı araç üzerine ihtiyati haciz konulması istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen 18/06/2026 tarihli ara kararına karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. İİK'nın 257.maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmü yer almaktadır. 2004 sayılı İİK'nın 257/1. maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel, bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2. maddesinde ise; vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya  veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder."hükmü yer almaktadır. İİK.'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50'nci maddeye göre, yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir.(Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02.03.2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir." hükmü yer almaktadır.

2004 sayılı İİK'nın 258/1. madde metninden de anlaşıldığı üzere ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' gereklidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre, kesin veya tam olarak ispat edilmesi değil, diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmaz. Ancak, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının alacağın varlığı ve haciz sebepleri hakkında yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanaat getirecek deliller sunulması gerekir. Somut olayda; davalı sürücü ...’ün sevk ve idaresindeki davalı ...’ün işleteni olduğu ve diğer davalılar nezdinde sigortalı ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı araç arasında 22/05/2026 tarihinde çift taraflı trafik kazasının meydana geldiği sabit olmakla birlikte, tarafların kusur durumu ve hasar boyutunun henüz belirlenmediği ve yaklaşık ispata ilişkin koşulların bu aşamada oluşmadığı anlaşıldığından talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi tarafından verilen ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararına yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz talep eden (davacı) vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.206,00 TL maktu istinaf karar harcından, peşin olarak alınan 732,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 474,00 TL harcın ihtiyati haciz talep eden davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İhtiyati haciz talep eden (davacı) tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1195, K. 2026/1195, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1195-e-2026-1195-k-2a1a08209f35