Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1184 E. 2026/1746 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1184
Karar No
2026/1746
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1184 KARAR NO : 2026/1746

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/04/2026 NUMARASI : 2024/818 Esas 2026/320 Karar DAVANIN KONUSU : MENFİ TESPİT BAM KARAR TARİHİ : 09/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/07/2026

Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " Müvekkil davacı ... para ihtiyacı nedeniyle davalı ...'den borç para almıştır.Almış olduğu borca karşılık davalıya 4.000,00 TL bedelli senet vermiştir.Bu borucunu da davalıya ödemiştir.Davalı senedi daha sonra davacıya iade edeceğini söylediği halde senedi iade etmemiştir. 11.09.2024 Tarihinde kendisine bir bankadan hesaplarına haciz konulduğuna dair gelen bir mesaj üzerine davalının Demirci İcra Müdürlüğü'nün 2024/270 Esas sayılı dosyası ile davacı hakkında icra takibi yaptığını ve davacının davalıya vermiş olduğu 4.000,00 TL lik senet üzerinde de sahtecilik yaparak 4000 USD üzerinden takip yaptığını öğrenmiştir. Yukarıda da belirtmiş olduğumuz gibi davacı davalıya olan 4.000,00 TL borcu için 4.000,00 TL lik bono vermiştir.Borcunu haricen davalıya ödemiştir.Davacı bononun kendisine iadesini beklerken 11.09.2024 tarihinde hakkında icra takibi yapıldığını öğrenmiştir.Takip dosyasını incelediğinde de davalının bono üzerinde sahtecilik yaparak 4.000,00 TL olan bonoyu 4.000 dolara çevirerek takip yaptığını görmüştür.Senet aslı incelendiğinde senedin rakamla yazılı kısmının 4.000,00 Türk Lirası olarak düzenlendiği,yazı ile yazılı kısmının da yine "Dört bin" Türk Lirası olarak yazıldığı ancak "Dört bin" yazısı ile Türk Lirası yazısı arasında bir boşluk kaldığı bu boşluğa davalının sonradan "dolar" iabresi eklediği görülmektedir.Mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesinde de davalının sahtecilik yaparak senet üzerine sonradan dolar ibaresi eklediği anlaşılacaktır.Bu hususla ilgili olarak davalı hakkında Demirci Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda da bulunulmuştur.Bu nedenle Mahkemece davalının davaya konu senet üzerinde sahtecilik yapmış olması nedeniyle davamızın kabulüne karar verilmesini talep ediyoruz. Ayrıca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19.Hukuk Dairesi 16.09.2020 Tarih ve 2019/1582 Esas,2020/1552 Karar sayılı kararında "Takip dayanağı bononun rakamla yazılı olan kısmında Türk Lirası ibaresinin,yazı ile olan kısmında dolar ibaresinin yazılı olduğu bu haliyle senedin kayıtsız şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadini içrmediği ve senedin kambiyo vasfının haiz olmadığı..." yönünde karar vermiş olup bu yönüyle de davamızın kabulüne karar verilmesini talep ediyoruz. Yukarıda izah edilen nedenlerle;Demirci İcra Müdürlüğü 2024/270 Esas sayılı dosyasında takibin durdurulmasına,Davacının Demirci İcra Müdürlüğü 2024/270 Esas sayılı dosyasında davacının borçlu olmadığının tespitine,davalı aleyhine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine,yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini arzve talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tarafa dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğ edildiği, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. MAHKEMECE: "...Tüm dosya kapsamı, ATK raporu ve Demirci CBS soruşturma dosyası hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı Demirci İcra Dairesinin 2024/270 Esas sayılı dosyasında takibe dayanak olan 30/08/2019 tanzim tarihli 06/07/2023 vade tarihli 4.000,00 USD bedelinin senetten ötürü 4.000,00 TL borçlu olduğunu, dolar ibaresinin sonradan yazıldığını, bu nedenle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Mahkememizce ATK 'dan alınan raporda "DOLAR" ibaresinin sonradan eklenip eklenmediği hususunda tespit yapılamadığının belirtildiği, senet metni incelendiğinde yazı ile "dört bin dolar" ibaresinin yazılı olduğu, rakam kısmında "4.000 " ibaresinin yazılı olduğu, rakamın yanında dolar veya TL işaretinin olmadığı, senet metninden senedin kırtasiyelerden alınan basılmış matbu senetlerden olduğu, davacının her ne kadar 4.000,00 TL olacak şekilde borçlu olduğu ve senedin bu şekilde tanzim edildiği iddia edilmiş ise de; senet metnindeki yazı ile olan bedelin 4.000,00 USD olduğu, dolayısıyla yazıyla belirtilen kısmının esas itibariyle geçerli olduğu, davacının senedin boş bir şekilde imzalanarak verildiği iddiasının sorumluluğunu ortadan kaldırılamayacağı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ' gerekçesi ile; HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle ; "... Mahkemece verilen kararda ATK dan alınan raporda "DOLAR" ibaresinin sonradan eklenip eklenmediği hususunda tespit yapılamadığını, senet metnindeki yazı ile yazılan kısımda senet bedelinin 4.000,00 USD olduğu senette yazıyla yazılan kısma itibar edilmesi gerektiğini belirtilerek davanın reddine karar verildiğini, inceleme konusu senedin ön yüzünde yer alan ''06.07.2023'', ''6 Temmuz 2023'', ''...'', ''Dörtbindolar'', ''...'' ibareleri bir kalem, ''4.000'' ibaresi ikinci bir kalem, diğer yazılar ve borçlu imzalarının optik ve spektroskopik olarak ayırt edilemeyen kalemle/kalemlerle oluşturulmuş olduğunu, senedin ön yüzünde yer alan ''06.07.2023'', ''6 Temmuz 2023'', ''...'', ''Dörtbindolar'', '...'' ibareleri bir kalem, ''4.000'' ibaresi ikinci bir kalem ile yazıldığı belirtildiğini, davacı Köprübaşı Emniyet Amirliğinde vermiş olduğu ifadesinde "senet tanzim edildiğinde tutar olarak 4.000 TL yazılıydı" şeklinde beyanda bulunduğunu, senedin rakamla yazılan bedel kısmındaki 4.000,00 TL yazısında kullanılan kalem ile diğer yazıların yazımında kullanılan kalemlerin farklı kalemler olduğuna göre davalı senedin rakamla yazılı kısmına 4.000 TL yazıp davacıya imzalattırdıktan sonra diğer kısımları farklı bir kalemle yazarak icra takibi yaptığı ve davalının dolar ibaresini ve 4000 TL ibaresini senede yazıp senedi imzaladıktan sonra diğer yazıları ve dolar ibaresi farklı bir kalemle yazarak senette sahtecilik ve tahrifat yaptığı sabit olduğu, bu nedenlerle davanın sübuta ermiş olup davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verildiğini, Adli Tıp Raporunda inceleme konusu senette kullanılan kalem mürekkeplerinde yazı yaşı tayinine yarayan ve halen kullanılagelen bilimsel herhangi bir yöntem bulunmadığından, söz konusu senette yer alan ''dolar'' ibaresinin sonradan eklenip eklenmediği hususunda zaman birimleri açısından bir tespite gidilemediği belirtildiğini, haricen yapmış olduğu araştırmalarda yakın zamanda Jandarma Kriminal tarafından inceleme yapılan makinelerle ilgili olarak yenilenmeye gidildiği ve bu yeni makinelerle mürekkep ve yazı yaşının tespitinin mümkün olduğu yönünde bilgiler edinildiğini, yazı ve mürekkep yaşının tespitini yapabilen başkaca kurumların olduğu öğrenildiğini, senedin yazı ile yazılan kısımdaki "dörtbindolar" ibaresinin yazılı rakamla yazılan "4000" ibaresinden sonra yazılıp yazılmadığı hususunda Jandarma Kriminalden rapor alınmasını talep edilmişse de Mahkemece bu talebimiz reddedilerek davanın reddine karar verilmiş ve davacının adil yargılanma hakkı ,mahkemeye erişim hakkı ihlal edildiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/04/2026 tarih ve 2024/818 Esas, 2026/320 Karar sayılı kararı ile menfi tespit davası reddedildiğini, mahkeme hükmünün 4. bendinde davalı (müvekkil ...) lehine 4.000,00 TL vekâlet ücretine hükmedildiğini, istinaf, hükmedilen vekâlet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) hükümlerine aykırı biçimde eksik belirlenmesine ilişkin olduğunu, dava konusu senet, takip tarihi itibarıyla 4.000,00 USD bedelli olup mahkemece bu değer üzerinden yargılama yürütüldüğünü, menfi tespit davalarında vekâlet ücreti, davanın reddedilmesi hâlinde dava konusu miktarın tamamı esas alınarak hesaplanması gerektiğini, karar tarihi olan 01/04/2026 itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre; icra ve iflâs dairesindeki takiplere dayalı menfi tespit davalarında dava değerine göre belirlenen nispi vekâlet ücreti uygulandığını, söz konusu tarihte 4.000,00 USD'nin Türk Lirası karşılığı olan kur üzerinden hesaplanacak vekâlet ücreti, hükmedilen 4.000,00 TL'nin çok üzerinde olduğunu, Mahkeme hükmünde yer alan 'AAÜT uyarınca davalı lehine hesaplanan 4.000,00 TL vekâlet ücreti ifadesi; yalnızca tarifenin asgari sınırlarına dayanılarak ve dövizli dava değeri gözetilmeksizin belirlendiğini, AAÜT'ün ilgili maddesinde öngörülen hesaplama yöntemine açıkça aykırı olduğunu istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; Kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır. Bilindiği üzere, davanın açılması nedeniyle alınacak yargı harçlarının türü, ödeme yeri, zamanı ve usulü 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27 ve devamı maddeleri ile bağlı tarifede gösterilmiştir. Diğer yandan, harcın eksik yatırılması halinde yapılacak işlemler ve izlenecek yol ile harcın yatırılmaması ve yaptırımı aynı Kanun'un 27. ve 32. maddelerinde belirtilmiştir. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27. maddesinin son fıkrası hükmüne göre harç peşin veya süresinde ödenmemiş ise müteakip işlemlere ancak harç ödendikten sonra devam olunacağı vurgulanmış ve 30. maddede de yargılama sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa yalnız o oturum için yargılamaya devam olunacağı, takip eden oturum gününe kadar noksan değer üzerinden harç tamamlanmadıkça davaya devam olunamayacağı, HUMK'nun 409. maddesinde (6100 sayılı HMK'nın md. 150) gösterilen süre içerisinde dosyanın işleme konulmasının eksik harcın ödenmesine bağlı olduğu açıklanmıştır. Bu hükümlerle eksik harcın tamamlatılmasına ilişkin özel bir düzenleme getirilmiştir. Eldeki davada; Tevzi formunda dava değerinin 4.000,00 TL olarak belirtildiği ve davacı tarafça dava harçlarının bu miktar esas alınarak yatırıldığı, ancak davacı tarafça menfi tespit davasına konu edilen icra takip talebinde gösterilen alacak miktarının toplam 4.012,00 USD karşılığı 132.437,32 TL olduğu, davacı tarafça eksik harç miktarı yatırılmamış olmasına karşın, eksik harcın ikmaline yönelik yukarıda belirtilen hükümler çerçevesinde işlem yapılmadan karar verildiği anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, ilk derece mahkemesi tarafından yargı harçları ikmal edilmeden hüküm kurulması hali, HMK'nun 355. maddesi gereğince kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle re'sen incelenerek Aynı Kanunun 353/1. fıkra (a-4) maddesinde yer alan "diğer dava şartlarına aykırılık bulunması" şeklindeki düzenleme gereğince istinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 297., 355. ve 353/(1)-a-4 ve 6. maddeleri gereğince re'sen kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın kaldırılma sebep ve şekline göre istinaf kanun yoluna başvuran taraf vekillerinin istinaflarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. HÜKÜM: 1-Manisa Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 01/04/2026 tarih ve 2024/818 Esas 2026/320 Karar sayılı hükmünün, 6100 sayılı HMK.' nın 355 ve 353/(1)-a-4 ve 6. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın HMK 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-Kararın kaldırılması nedeniyle başvuru sırasında alınan peşin harcın başvuru sahibi taraflara iadesine, 4-İstinaf başvurusu aşamasında başvuru sahipleri tarafından yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına alınmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf kanun yoluna başvuran taraflar yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi uyarınca yatırılan teminatın yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 09/07/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1184, K. 2026/1746, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1184-e-2026-1746-k-247b8c1f4653