Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1163 E. 2026/1230 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1163
- Karar No
- 2026/1230
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1163 Esas
KARAR NO: 2026/1230
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: .../06/2026
NUMARASI : 2026/... Esas
DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ
KARAR TARİHİ: 24/09/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin, ...İdaresi (...) Genel Müdürlüğü'ne verdiği altyapı hizmetlerinin ifası kapsamında müvekkilinden ticari hizmet satın aldığını, bu kapsamda müvekkili tarafından verilen hizmetler karşılığında 31.01.2023 tarihli 106.200,00 TL ve 15.02.2023 tarihli 135.700,00 TL bedelli faturalar düzenlenerek sistem üzerinden tebliğ edildiğini, faturalara yasal süresinde itiraz edilmediğini, müvekkilince alacağının tahsili için ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi yetki itirazı üzerine.... İcra Dairesine (... Esas) gönderilmiş ise de, icra müdürlüğünce borçluya yeni bir ödeme emri tebliğ edilmediğinden açılan itirazın iptali davasının İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/120 Esas sayılı dosyası üzerinden dava şartı yokluğundan reddedildiğini, bu yargılamada ticari defterler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile, faturaların davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalının 241.900,00 TL müvekkiline borçlu olduğunun tespit edildiğini, somut olayda davalının, ödeme yaptığına dair hiçbir geçerli delil sunamadığını, bu halde yaklaşık ispatı dahi aşan kesin delil seviyesinde bir ispatın sağlandığını, belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile ayrıca davalı şirketin menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine alacağımı karşılayacak miktarda ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının tamamen gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkilinin, davacıya olan tüm borçlarını banka kanalıyla ve çek vasıtasıyla ödediğini ve davacının, müvekkilinden herhangi bir hak veya alacağının bulunmadığını, davacının, halihazırda tahsil ettiği bedelleri tekrar talep ederek haksız kazanç sağlama gayreti içerisinde olduğunu, usulden reddedilen İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/120 Esas sayılı dosyasında alınan raporda, davacı tarafın kendi resmi ticari defterlerinde her iki faturayı da (toplam 241.900,00 TL) ayrı ayrı "nakit tahsil edildi" yani davacının, verdiği hizmetleri nakit tahsil ettiği şeklinde kaydettiğinin ve buna göre alacağın davacı kayıtlarına göre mevcut olmadığının tespit edildiğini, ticari defterlerde yer alan bir kaydın maddi gerçeğe aykırı olduğunun banka kayıtları ve dekontlar gibi kesin ve yazılı delillerle her zaman ispatlanabileceğini, banka kayıtları ile gerçekleştiği sabit olan ödemelerin, müvekkilinin defterindeki muhasebesel hatalar gerekçe gösterilerek yok sayılmasının hukuken mümkün olmadığını, müvekkili şirketin kayıtlarında bir faturanın borç olarak kalması veya bazılarının işlenmemiş olması tamamen teknik bir muhasebe hatasından ibaret olduğunu, icra inkar tazminatı talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.
İlk derece mahkemesinin .../06/2026 tarihli ara kararı ile; somut olayda, alacağın şartlarının oluşup oluşmadığının mevcut delil durum itibariyle belirlenemediği, sunulan belgelerin alacağın varlığını yaklaşık olarak göstermeye elverişli olmadığı, yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı, davacının talebinin ve alacağın varlığının yargılamayı gerektiği gerekçelerine istinaden ihtiyati haciz isteminin reddine dair karar verilmiştir. İşbu ara kararı istinaf eden davacı vekili, kararın kaldırılması ile ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, faturadan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup işbu istinaf başvurusunun konusu, derdest dava kapsamında tesis edilen ihtiyati haciz talebinin reddi kararına yöneliktir.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.
İstinaf başvurusuna konu ilk derece mahkemesinin .../06/2026 tarihli ara kararına ilişkin iki kez dosya gönderme formunun düzenlendiği, ilk gönderme formu üzerine dosyanın Dairemizin 2026/... Esas sırasına kaydedildiği ve yapılan istinaf incelemesi neticesinde Dairemizin 30/09/2016 tarih ve 2026/... Esas 2026/... Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmış olup sehven ikinci düzenlenen gönderme formu üzerine dosyanın kaydedildiği Dairemizin işbu eldeki 2026/1163 Esas sayılı dosyasında aynı ara karara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/... Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen .../06/2026 tarihli ara kararına yönelik istinaf başvurusu ile ilgili KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Dairemizin .../09/2016 tarih ve 2026/... Esas 2026/... Karar sayılı kararı ile alınması gerekli istinaf harçlarının alındığı anlaşıldığından bu dosya bakımından harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kesin olarak oybirliği ile karar verildi.24/09/2026