Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1090 E. 2026/1268 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1090
- Karar No
- 2026/1268
- Karar Tarihi
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2026/1090
KARAR NO: 2026/1268
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/12/2025
ESAS NO: 2025/847
KARAR NO: 2025/1130
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/06/2026
İSTİNAF KARAR
YAZIM TARİHİ: 11/06/2026
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 26/12/2025 tarih ve 2025/847 E - 2025/1130 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkilinin aralarında ticari ilişkisi bulunan davalı şirkete, cari hesabına istinaden aşağıda detayları verilen müşteri çeklerini ciro ederek verdiğini, bir süre sonra karşılıksız çıkan çeklerin karşılığının müvekkili şirket tarafından ödendiğini, ancak davalı şirketin haksız olarak icra takibine giriştiğini, müvekkili tarafından menfi tespit istemli davası açıldığını, davanın kabul edildiğini, kararın istinaf edildiğinin ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile kesin olarak reddedildiğini ve davanın lehlerine sonuçlandığını, Kayseri Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyasından haksız takibi sonucu davalının uhdesine geçen mahcuz malların, öncelikle dava tarihi itibarıyla muadil mallara göre rayiç değerinin hesap edilerek bu tutarın, olmadığı takdirde malların haciz tarihindeki değer tutarının, haciz tarihinden itibaren işleyecek Ticari Faizi ile birlikte davalıdan geri alınıp müvekkile ödenmesine Kayseri Genel İcra Dairesi ... ve ... Esas sayılı icra dosyalarından davalının haksız takibi sonucu 7 yıla yakın yediemin deposunda tutulan ve iade alınan, ancak ticari değerini yitirmiş olan malların, öncelikle dava tarihi itibarıyla muadil mallara göre rayiç değerinin hesap edilerek bu tutarın, olmadığı takdirde haciz tarihindeki belirlenen tutarının, haciz tarihinden itibaren işleyecek Ticari Faizi ile birlikte ve belirtilen dosyalardan mahcuz malların iadesi ve teslimi için müvekkili şirketçe yapılan yediemin depo ücreti, icra teslim, nakliye vb. Masrafların tespiti ile ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek Ticari Faizi ile birlikte davalı taraftan tazmini ile müvekkiline ödenmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Davacının belirsiz alacak davası olarak açılan işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davaya bakmaya yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının karşılıksız çıkan çeklerinin müvekkiline ödemediğini, davacının istirdat ve tazminat talebinin hukuka aykırı olduğunu, malların yedieminde beklemesinin sebebinin davacı olduğunu, maddi bir kayıp varsa bunun delil tespiti ile belirlenmesi gerektiğini, haczedilen malların hurda vasfında olduğu iddiasının gerçek olmadığını, şayet malların davacı tarafından kaldırılmasaydı yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde ekonomik değerinin halen var olduğunun anlaşılacak olduğunu, davacının iddialarının doğruluğunun kabulü halinde yedieminin de sorumlu olacağınını, davanın yediemine ihbarının gerektiğini, söz konusu mallar yediemin esnasında zarara dahi bunda müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını, müvekkili şirketin davacıdan halen başka dosyalarda alacaklı olduklarını ve takas talebinde bulunduklarını, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Mahallinde refakate makine bilirkişisi alınarak keşif yapılmiş ve bilirkişiden, dava konusu üç adet icra dosyasındaki haczedilen malların haciz tarihleri itibariyle markası, modeli ve özellikleri dikkate alınarak piyasa rayiç bedelinin belirlenmesi,ayrıca iki adet icra dosyasındaki malların yedieminden davacı tarafından iade alındığı beyan edildiğinden iade alındığı tarih itibariyle malların hurda vasfında sayılıp sayılmayacağı hususunun değerlendirilerek hurda olarak kabul edilmesi gerektiği görüşüne varılması halinde davacı tarafından iade alınan malların hurda bedeli de hesaplanarak davacının talep edebileceği tazminat miktarının hesabı istenmiş akabinde takas def'inde bulunulması nedeniyle dosyanın aynı zamanda 1 hesap bilirkişisine tevdi ile, haczedilen malların değerinden davacı tarafından teslim edilenler yönünden hurda değeri çıkarılarak her bir icra dosyası yönünden talep edilebilecek maddi tazminat belirlenip haciz tarihinden dava tarihine kadar yasal faiz işletilerek ve varsa dosyada davacı tarafından hacizli mallar için yapılan depo ücreti, icra teslim, nakliye ücreti vs belirlenip ayrı şekilde ödeme tarihinden itibaren faiz işetilmesi ve cevap dilekçesinde bildirilen takas def'i öne sürülen icra dosyalarının kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşti ise işbu dava tarihi itibariyle ilgili dosyaların kapak hesabının yapılması hususunda ek raporlar alınmıştır. Hüküm kurmaya elverişli bulunan 18/03/2025 tarihli ek raporda, yukarıda belirlenen şekilde yapılan hesaplamada dava tarihi itibariyle davacının Kayseri Genel icra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından kaynaklı haczedilen ürünlerin tutarı, nakliye ücreti ve haciz teslim ve satış harcı olmak üzere toplam 14.063,5 TL maddi tazminat ile 8.685,72 TL işlemiş faiz, Kayseri Genel icra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasından kaynaklı haczedilen ürünlerin hurda bedeli çıkarılması neticesinde hesaplanan tazminat ile yediemin ücreti olmak üzere toplam 46.860,00 TL maddi tazminat ve 15.165,01TL işlemiş faiz, Kayseri Genel icra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasından kaynaklı haczedilen ürünlerin hurda bedelinin çıkarılması neticesinde 30.395,00 TL maddi tazminat ve 18.983,27 TL faiz talep edebileceğinin hesaplandığı, davacının dava tarihi itibariyle toplamda 91.318,50 TL maddi tazminat ve 42.834,00 TL işlemiş faiz toplamı 134.152,50 talep edebileceği, davalının alacaklı olduğu ve takas def'inde bulunduğu Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasının infaz edilerek kapatılmış olduğu bu nedenle davacının alacağından mahsup edilemeyeceği, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... ve ... esas sayılı takip dosyalarının dava tarihi itibariyle yapılan kapak hesabında davalının davacıdan ... esas numaralı takip dosyasından kaynaklı toplamda 14.514,44 TL, ... esas numaralı takip dosyasından kaynaklı toplamda 3.031,87 TL alacaklı olduğu, davalının alacağının davacının alacağından (TBK 100 ve devamı maddeleri uyarunca öncelikle faizden mahsup edilmiştir) mahsubu sonucunda davacının 91.318,50 TL asıl alacak ve 25.287,69 TL işlemiş faiz toplamı 116.606,19 TL talep edebileceği, davacının talebinin 134.152,50 TL olduğu gözetilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir. 1-Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; 116.606,19 TL'nin (asıl alacak ve işlemiş faiz) asıl alacak tutarı olan 91.318,50 TL'sine dava tarihi olan 08/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, dava dilekçesine bakıldığında fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak şimdilik 10.000 TL'lik belirsiz alacak davası açıldığı görüldüğünü, ancak dilekçe içeriği okunduğunda davacı tarafın iddiası 3 adet icra dosyasında yapılan hacizler sonucu satılan/yediemine bırakılan malların bedellerinin tahsili, yediemin ücretinin ödenmesi olduğu görüldüğünü, davacı taraf, her bir dosya için hacizli malların bedellerini dilekçesinde belirttiği gibi ödediğini iddia ettiği yediemin parasını da bildiğini, hal böyleyken iddia edilen alacağın miktarının tam ve kesin olarak bilinmemesi durumu söz konusu olmamasına rağmen sırf az harç yatırmak için HMK m.107'ye göre belirsiz alacak davası açılmasında davacının hukuki yararı olmadığını, bu nedenle işin esasına girilmeden hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddi gereirken yerel mahkemece davanın esasına girilerek karar verilmesi usul ve yasaya açıkça aykırılık teşkil ettiğini, davacının istirdat ve tazminat talepleri hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın istirdat ve tazminat istemine ilişkin iddiası, bahsi geçen icra dosyalarında haczedilen ve yediemine bırakılan taşınır malların yedieminde bulunduğu süreçte yıprandığı, Bakanlığın yeni teknik şartlarını taşımadığı, paslandığı şeklinde olduğunu, müvekkilin talebi üzerine yapılan haciz işlemi hukuka uygun olarak gerçekleştirildiğini, 2014 yılından 2021 yılına kadar malların yedieminde bırakılmasının sorumlusu müvekkil değil, davacının kendisi olduğunu, davacı taraf yedieminde kaldığı süreçte eskidiği ve yıprandığını iddia ettiği ürünlerin son durumlarına dair herhangi bir tespit yaptırmadığını, sadece kendi soyut beyanıyla haczedilen ürünlerin hurda vasfına düştüğünün kabulü mümkün olmadığını, olması gereken; yedieminden mallar alınırken bir delil tespiti yaptırılması ve varsa olası maddi kaybın belirlenmesiyken bunun yapılmaması, ürünlerin ortadan kaybolması sonucunu doğurduğunu ve davacının iddia ettiği zararlarının tespiti imkansız hale geldiğini, kuşkusuz bunda kusurlu olan taraf davacı olduğundan iddia ettiği hurda vasfına dönüşme hususu ortaya koyulamayacağı için iddiası ispatsız kaldığını, yapmış olduğu itirazlar hem bilirkişlerce hem de yerel mahkemece değerlendirilmemiş ve davanın kabulune karar verildiğini, iş bu karar usul ve yasaya açıkca aykırı olduğunu, davacının açmış olduğu tazminat davasında Hacizli malların şayet yedieminde muhafaza edildiği esnada zarara uğraması söz konusu olmuşsa bundaki yasal sorumluluk yedieminde olduğunu, buna ilişkin yerel mahkemece kusura yönelik herhangi bir bilirkişi incelemesi yaptırmadan davalı müvekkilime kusur atfederek karar vermesi usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, yukarıda açıklanan nedenler ve mahkemenizce yapılacak resen inceleme neticesinde Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/847 Esas - 2025/1130 K sayılı kararının istinaf incelenmesi sonucunda ortadan kaldırılmasına ve haksız ve hukuka aykırı olarak açılmış olan davanın reddine karar verilmesini, masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Dava, haksız hacizden kaynaklı maddi tazminat talebine ilişkindir.
Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davalı tarafından davacı aleyhine yürütülen icra takibi kapsamında haksız haciz işlemi nedeniyle ispatlanan zarar üzerinden tazminat talebinin kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin verilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davalının yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 26/12/2025 tarih ve 2025/847 E - 2025/1130 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 7.965,36 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 1.992,00 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 5.973,36 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 md uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/06/2026