Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/803 E. 2026/967 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/803
- Karar No
- 2026/967
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/803 - 2026/967 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/803 KARAR NO : 2026/967
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/02/2025 NUMARASI : 2024/329 Esas - 2025/113 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 18/06/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 19/06/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 08/10/2022 tarihinde müvekkili davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle tek taraflı kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkilinin kazada yaralandığını, uzun süren bir tedavi süreci geçirdiğini, neticede tam iyileşemeyerek sürekli maluliyet oluştuğunu, kazaya sebebiyet veren aracın davalı şirket nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza sebebiyle uğradıkları zararın tazmini için dava öncesi sigorta şirketine başvurulduğunu, ancak şirketin ödeme yapmadığını, arabuluculuk görüşmelerinden netice alınmadığını belirterek, 50,00-TL sürekli iş göremezlik, 50,00-TL geçici iş göremezlik, 50,00-TL bakıcı gideri, 50,00-TL tedavi gideri olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili değer artırım dilekçe ile, dava değerini toplam 160.169,15-TL'ye yükseltmiş, artırılan tutar miktarı itibariyle harç ikmal edilmiş, dilekçenin usulüne uygun olarak karşı tarafa tebliği sağlanmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açmadan önce usulüne uygun başvuru yapmadığını, evraklarının eksik olduğunu, davanın usulden reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise davayı kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, sigortalının kazadaki kusur durumunun ve tazminat tutarının konusunda uzman bilirkişiler marifetiyle hesaplatılması gerektiğini, bakıcı giderinin Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğunda olduğunu bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, kusur bilirkişisi tarafından sunulan raporda, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında, tam kusuruyla meydana geldiği, kazanın tek taraflı kaza olduğu, araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının kazaya etki eden herhangi bir ihmal ve kusurunun bulunmadığı yönünde görüş ve tespit bildirdiği, bu raporun kaza sonrası ilgili kolluk birimi tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ile benzer mahiyette olduğu, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda, davacının kaza sebebiyle %1 kalıcı maluliyeti bulunduğu, iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği, tedavi süresince ve sonrasında bakıcı gereksiniminin bulunmadığının tespit edildiği, raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan "Erişkinler Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre düzenlendiği, dosya kapsamında davacının müterafik kusurunun bulunduğuna dair bilgi ve belgeye rastlanılmadığından takdiri indirime gidilmediği, dosyaya sunulu belgelere göre, davacı tarafın davalı Sigorta Şirketine yaptığı başvurunun 26/02/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafın Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi hükmü uyarınca 8 iş gününün bitimi ile 07/03/2024 tarihinde temerrüte düştüğü, kazaya sebebiyet veren aracın ruhsatına ve poliçeye göre hususi araçlardan olduğu, bu nedenle yasal faize karar verildiği gerekçesiyle; "1-Davanın sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri talepleri yönünden kabulü ile, toplamda 160.119,15-TL maddi tazminatın 07/03/2024 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Bakıcı gideri tazminatı talebi yönünden davanın reddine," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; huzurdaki davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, hesaplama yapmaya elverişli bir sağlık raporunun müvekkili şirkete iletilmediğini, bu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, dosyada alınan maluliyet raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, 08.10.2022 tarihli trafik kazası sonucu sol el trikuetrum kırığı, sol skafolunat bağ yaralanması nedeniyle ameliyat olan hastanın Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, ekleri ve dosya kapsamındaki bilgiler göz önünde bulundurulduğunda davacıya süreklilik arz eden engellilik tayin edilemeyeceğini, ancak tüm itirazlara rağmen Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi'nden yeni bir rapor alınmadığını, aktüer raporu hesabının hatalı olduğunu, tazminat hesabının 04.12.2021 tarihli Genel Şartlar uyarınca devre başı ödemeli belirli süreli rant formülüne ve %1.65 teknik faizli TRH-2010 tablosuna göre tazminat hesaplanması gerektiğini, usule aykırı bir şekilde müvekkili Şirkete tedavi giderleri yüklendiğini, davacının Kırşehir'de ikamet edip Bolu'da ve Ankara'da tedavi görmesi dürüstlük kuralları ile bağdaşmamasının yanı sıra, gerekli olup olmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığının da tartışılmadığını, bunun yanı sıra alınan maluliyet raporuna refakatçi gerekliliği yönünde bir husus bulunmadığını, afaki bir şekilde bakıcı ve yol gideri hesaplandığını, davacı tarafça yapılan sağlık harcamalarına ilişkin hiçbir fatura sunulmamış olmasına rağmen, re'sen yapılan hesaplamalara da anlam verilemediğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik giderinden sorumluluğu bulunmadığını, hatır taşıması ve müterafik kusur indiriminin hukuka aykırı şekilde uygulanmadığını, davacının emniyet kemeri tedbirine uymaması nedeniyle uygulanması gereken müterafik kusur indirimi yapılmadığını, arabulucuk ücretinin hatalı şekilde müvekkiline yüklendiğini, huzurdaki davada arabulucuk dava şartının mevcut olmadığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; yargılamada alınan ATK Sağlık Kurulu Raporu'nda müvekkilinin kaza nedeniyle bakım ihtiyacı olmadığı belirtilmiş ise de, müvekkillinin bakıcı ihtiyacı oluştuğunu, ATK Sağlık Kurulu Raporu'ndaki aleyhe hususları kabul etmediklerini, yargılamada alınan doktor bilirkişi raporu (SGK dışı hastane-tedavi giderleri hesaplaması) ile aktüeryal hesaplamada yer alan aleyhe hususlara ilişkin 08.01.2025 tarihli dilekçe ile itiraz edildiğini, mahkemece itirazlar doğrultusunda ek rapor alınması gerektiğini, bu süreç işletilmediğinden yerel mahkeme kararını bu yönden istinaf ettiklerini, aktüeryal hesap hatalı olduğundan maluliyet tazminatının ve tedavi giderlerinin eksik hesaplandığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybına uğranıldığı iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Mahkeme tarafından alınan maluliyet tespitine ilişkin raporun da belirlenen bu esaslara, oluşa, usul ve yasaya uygun olması nedeni ile rapor doğrultusunda karar verilmiş olmasında bir usulsüzlük görülmemiştir. Maluliyete yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, kaza tarihi itibarıyla uygulanması gereken Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlendiği anlaşılmakla bu yöndeki istinaf sebeplerine itibar edilememiştir. Faturalandırılamayan tedavi giderine ilişkin olarak ise, HMK'nın 31. maddesi uyarınca davacıdan talebin somutlaştırılması istenerek mahkemece doktor bilirkişiden davacının tedaviye gitmesi gerektiği tarihler konusunda rapor alınarak, davacının ikamet adresi ile hastanelerin mesafesi, o tarihlerdeki ticari taksi ücretleri v.s. göz önünde bulundurularak makul bir ulaşım giderine hükmedilmesi gerekmektedir. Yine yaralanmaya bağlı olarak yapılması olanaklı bulunan fatura edilemeyen tedavi giderleri yönünden davacının tüm tedavi evrakları incelenerek yaralanma derecesi ve iyileşme süreci de gözetilerek uzman doktor bilirkişiden alınacak rapor sonucuna göre fatura edilmeyen tedavi giderleri hakkında bir karar verilmesi gereğinin gözetilmesi gerekmekte olup, düzenlenen raporun denetime elverişli olduğu anlaşılmakla bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde değildir. Geçici iş göremezlik tazminatı, TBK'nın 54. maddesi kapsamında zarar verenden talep edilebilecek zarar kalemlerindedir. Haksız fiilin trafik kazasından meydana gelmiş olması halinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında, sigorta şirketi de, Kanunda aksi düzenlenmedikçe bu zararlardan da sorumludur. Buna göre 2918 sayılı Yasa'nın 92. maddesinde, geçici iş göremezlik tazminatından kaynaklanan zararlarının sigorta teminat dışında tutulmamış olmasına, 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde SGK'nın tedavi giderlerinden sorumluluğunun, Kanun ile belirlenen tedavi giderleri ile sınırlı olmasına, bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı talebinin bu kapsamda olmamasına, Kanun ile sınırları belirlenen SGK'nın sorumluluğunun Genel Şartlar ile genişletilebilmesinin veya daraltılabilmesinin yasal olarak mümkün olmamasına göre, davalı vekilinin, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığına yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi kararına karşı taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-a)-Davacı tarafından yatırılması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, peşin olarak alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, b)-Davalı tarafından yatırılması gereken 10.937,74 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.734,43 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.203,31 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talebinde bulunan taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-İstinaf talebinde bulunan taraflarca yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine 5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 18/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.