Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/706 E. 2026/882 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/706
- Karar No
- 2026/882
- Karar Tarihi
T. C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/706
KARAR NO: 2026/882
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/12/2024
NUMARASI: 2022/1418 Esas, 2024/1210 Karar
DAVANIN KONUSU: Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
DAVA TARİHİ: 27/12/2022
İSTİNAF KARARININ
VERİLDİĞİ TARİH: 10/06/2026
YAZILDIĞI TARİH: 10/06/2026
Taraflar arasında görülen davada Mahkemece verilen kararın istinaf incelemesi davacılar ve davalı ... ile davalı ...A.Ş. vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacılar vekili; ... tarihinde meydana gelen trafik kazasında, ... ve ...'in vefat ettiğini, söz konusu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'ın tek, tam ve ağır kusurlu olduğunu, müteveffa ...'in ölüm tarihi itibarıyla ...Üniversitesi ...'nden mezun olduğunu, ... sınavına girdiğini, yazılı sınavı ve mülakatı kazandığını, mesleğe atanmak için yedek olmaya hak kazandığını, yine ...'de çalışmak için gerekli sınavları kazandığını, mülakatları geçmiş ve atanma beklediği süreçte ölümüyle sonuçlanan dava konusu kaza meydana geldiğini, müteveffa ...'in ayrıca lisanslı futbolcu olup, ... Kulübü'nde futbol oynadığını ve buradan da gelir ettiğini, destekten yoksun kalma tazminatı hesabı yapılırken tüm bu hususların dikkate alınması gerektiğini, ...'in vefatı sebebiyle davacı eş ... ile davacı anne ... ve davacı baba ...'nın eş ve kızlarının, desteğinden yoksun kaldığını, ...'in vefatı sebebiyle davacı baba ...'in oğlunun desteğinden yoksun kaldıklarını, beyanla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, davacılar için 100.000,00'er TL manevi tazminatın ve müteveffa ...'in destek görenlerin her biri için 1.000,00 TL, müteveffa ...'in destek göreni için 1.000,00 TL olmak üzere toplamda 4.000,00 TL destek tazminatının davalılardan (sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekilince 02/12/2024 tarihli ıslah dilekçesinde, davacı ...'in destek ...yönünden taleplerini 1.570.014,41-TL'ye, destek ... yönünden ise taleplerini 1.802.501,00-TL'ye yükselttikleri, davacı...'in destek ... yönünden taleplerini 801.831,56-TL'ye yükselttikleri anlaşılmıştır.
Davalı ... vekili; davacı tarafça soruşturma dosyası kapsamında alınan raporlarda müvekkilinin tam kusurlu olduğu iddia edilmiş ise de soruşturma dosyasının kovuşturma aşamasında geçmesi durumunda yeniden rapor alınma ihtimali olduğunu, soruşturma dosyası kapsamında alınan raporun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını, karşı tarafın kusurlu olduğunu, müteveffaların kemer takmaması nedeni ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkiline ait aracın kaza tarihinde davalılardan ... tarafından sigorta olduğunu, davacının talep etmiş olduğu bedellerin poliçe kapsamında kaldığını ve dolayısı ile de davalılardan sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, talep edilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu savunarak, haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Şirketi vekili; müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun kazanın poliçe vadesi içinde meydana gelmesi şartıyla poliçe teminat miktarı ile sınırlı olduğunu, kaza tarihi itibariyle sakatlık ve ölüm halinde şahıs başına azami 500.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, haksız davanın reddi gerektiğini, kusur oranını tespiti ile davaya konu destekten yoksun kalma tazimatının bilirkişilerce hesaplanması gerektiğini belirterek aktüer bilirkişilerce hesaplama yapılırken müteveffanın kazanç durumunu gösterir resmi belgeler ve SGK tarafından davacıya ödenen rücuya tabi tazminat olup olmadığına ilişkin belgeler dikkate alınması gerektiğini, öncelikle yapılan ödeme dolayısıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun kalmaması sebebiyle davanın reddine, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine karar verilmemesini, karar verilmesi halinde müvekkili şirketin sorumlu olduğu azami poliçe teminat limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınarak yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmasını, reddedilen kısım için yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: .
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davacıların maddi tazminat taleplerinin ... tarihli 2. Ek aktüerya raporu doğrultusunda kabulüne karar verildiği; manevi tazminat talebi yönünden ise, destek ... ve ...'ın yolcu olması nedeniyle kazanın meydane gelişinde kusuru bulunmadığı gibi kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamına göre müterafik kusuru bulunduğununda ispatlanamadığı, davacı ...'in aynı kazada eşini ve oğlunu kaybettiği, davacılar ... ve ...'nün aynı kazada annelerini ve kardeşlerini kaybettiği, davacılar ... ve...'nin ise kızları ...'ın vefatı nedeniyle manen zarara uğradığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile davacı ...'in eşinin vefatı nedeniyle 80.000,00-TL, oğlu ...'ın vefatı nedeniyle 80.000,00-TL, davacı ...'nün annesinin vefatı nedeniyle 60.000,00-TL, kardeşinin vefatı nedeniyle 50.000,00-TL, davacı ...'nın annesinin vefatı nedeniyle 60.000,00-TL, kardeşinin vefatı nedeniyle 50.000,00-TL, davacı...'nin kızının vefatı nedeniyle 60.000,00-TL, davacı ...'ın kızının vefatı nedeniyle 60.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekili; dava tarihinde müvekkili ...'nın işbu davayı açmakta haklı olduğunu, bu husus gözetilmeksizin müvekkili ...'nın (mirasçı müvekkilleri) aleyhine yargılama gideri, arabuluculuk ücreti ve vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının bu yönüyle kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, manevi tazminatın az olduğunu, ilk derece mahkemesince manevi tazminat bakımından takdiren hüküm kurulduğu nazara alındığında, reddedilen manevi tazminat tutarları bakımından davalılar lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmiş olmasının da hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının bu yönüyle de kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili; davacılar anne ... ve baba ... yönünden müteveffayla destek ilişkisinin ispat edilmediğini, ayrıca her ne kadar desteğe kusur atfında bulunulmamışsa da müteveffanın emniyet kemeri takmamış olması sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, yapılan ödemenin güncellemesi Tefe Tüfeye göre yapılması gerektiğini, davacı eş ...'in yeniden evlenme ihtimalinin eksik hesaplandığını, huzurdaki dosya kapsamında hukuka uygun bir şekilde kusur durumu tespiti yapılmadığını, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının oldukça yüksek olduğunu, müteveffa ... yönünden gelir tespitinin net olmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ...A.Ş. vekili; destek ...'in ... bölümü mezunu olduğu ve TÜİK verilerine göre asgari ücretin 3,3 katı üzerinde gelir elde edeceği faraziyesiyle yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, destek ...'in 09/07/2021 tarihinde ...Üniversitesi ...bölümünden mezun olduğu, ... (kaza tarihi) itibariyle gelir getirici bir işte çalışmadığını, ... dönem ... sınavını ... yedek aday olarak kazandığı ... aday planlaması yapıldığından ... alımına da giremeyeceğini, işbu halde destek ...'in fiilen antrenörlük yapmadığını ve antrenörlük kariyeri üzerinde de bir girişimi olmadığını, SGK kaydı olmadığını, müteveffaların karşı araçta yolcu konumunda olduklarını, kaza anında emniyet kemerlerinin takılı olmadığını, somut uyuşmazlıkta bilirkişi tarafından ödemenin yeterli olup olmadığının denetlenmediğini, hatta ödemenin varlığının dahi bildirilmediğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi (destekten yoksun kalma) ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
... tarihinde davacı ...'in kullandığı ...plakalı araç ile davalı ...'ın yönetimindeki ... plakalı aracın çarpışması neticesinde ...plakalı araçta yolcu olarak bulunan ...ve ... vefat etmiştir. Destek ...'ın, eşi olan davacı ..., annesi ... ve babası ... tarafından destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemiyle eldeki dava açılmış olup, aynı destek yönünde desteğin çocukları olan ... ve ... tarafından manevi tazminat talep edilmektedir. Yine destek ... yönünden babası ... tarafından destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemiyle eldeki dava açılmış olup, aynı destek yönünde desteğin kardeşleri olan ... ve ... tarafından manevi tazminat talep edilmektedir.
Davalı ... ... plakalı aracın işleteni iken diğer davalı sigorta şirketi ise aynı aracın ZMMS şirketidir.
Trafik kazası, bir kişinin ölümü sonucunu doğurabilir. Böyle bir durumda, bazı kişiler onun ekonomik desteğinden, malî yardım ve bakımından yoksun kalabilirler. İşte; ölenin destek ve yardımından yoksun kalanların uğradıkları bu zarara, destek kaybından doğan zarar denir.
Destekten yoksun kalma zararı 6098 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yer almaktadır. Anılan madde aynen;
“Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır:
1. Cenaze giderleri.
2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.” şeklinde düzenlenmiştir.
Görüldüğü gibi destek zararları sayılırken “özellikle şunlardır” demekle madde metninde sayılan zararlar ile sınırlandırılmamıştır. Madde de çok dar kapsamlı sayılan zararların ne tanımı ne de şartları yer almıştır. Desteğin ölümünden önce kurulmuş olan veya destek yaşasaydı, kurulması muhtemel olan bir bakım ilişkisinin tespit edilmesi, ardından bu bakım ilişkisinin destek yaşasaydı gelecekte göstereceği değişim neticesinde, destekten yoksun kalanın uğradığı zarar miktarının ve ödenecek tazminat miktarının tespit edilmesi, tahminlere ve varsayımlara dayalıdır.
Eldeki davada Ankara Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nin ...tarihli raporunda; davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyon ile gece vakti aydınlatmanın bulunmadığı, olay mahallinde yol dışından yola girmeden önce bölünmüş yolu takiben gelen geçiş hakkına haiz otomobil geçtikten sonra yola kontrollü ve kurallara uygun şekilde girmesi gerekirken bu hususlara riayet etmemiş, seyir halinde gelen geçiş hakkına haiz sürücünün geçişini beklemeden kontrolsüzce yola girmesiyle ilk geçiş hakkını bırakmadığı sürücünün seyir şeridini kapatmasıyla meydana gelen olayda %100 kusurlu olduğu, davacı sürücü...sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı otomobil ile gece vakti, aydınlatması olmayan orta refüjle bölünmüş devlet yolunda sevk ve idaresindeki otomobil ile geldiği olay mahalli yol bölümünde seyrine göre yolun sağındaki mülkten karşıya geçmek için kontrolsüzce yola giriş yaparak seyir yolunu kontrolsüzce kapatan ve geçiş hakkını kendisine bırakmayan sürücünün idaresindeki kamyonla çarpıştıkları olayda atfı kabil kusuru bulunmadığı tespit edilmiş olup, rapor içeriğinin soruşturma dosyasında alınan Ankara Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nin ... tarihli raporu ile, yine soruşturma dosyasında alınan ...tarihli adli trafik bilirkişi raporu ile, aynı kazaya ilişkin araçta oluşan maddi zararın tazminine ilişkin Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1414 esas sayılı dosyasında alınan ... tarihli trafik bilirkişi raporu, kaza tespit raporu ve olayın oluş şekli ile uyumlu olduğu görülmektedir. Her ne kadar davalı tarafça desteklerin emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusuru bulunduğu ileri sürülmüş ise de dosya kapsamında bu iddiayı destekleyen delil bulunmamaktadır.
Kamu düzeni yönünden;
... tarihli aktüerya bilirkişi raporuyla hesap tablosuna göre davacı anne ...'nın muhtemel bakiye ömrü 21/07/2037 olarak belirlenmiştir. Ancak, davacı ... 17/02/2026 tarihinde vefat etmiştir.
Bilinen varken varsayıma dayalı olarak hesap yapılması mümkün değildir; aktif dönem hesabı yapılırken bu hususun dikkate alınması gereklidir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E:2021/20414, K:2022/3521 sayılı kararında da belirtildiği üzere gerçek belli iken varsayıma dayalı hesaplama yapılıp buna göre karar verilmesi mümkün değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15/05/1991 tarih 1991/9-102 E., 1991/267 K. sayılı kararında da “gerçek belli iken varsayıma gidilemez” ilkesi vurgulanmıştır.
Mahkemece yapılması gereken; hesaplamada bakiye ömür süresinin tablosuna göre değil dava dışı sigortalının öldüğü tarihe göre yapılması ve varılacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulmasıdır.
Davacı ... ... tarihinde öldüğünden fiili duruma göre destekten yoksun kalma tazminatı hesabı yapılmak üzere bilirkişiden ek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin davacılar vekili ve davalıların istinaf başvurusu kabul edilerek, ilk derece mahkemesi kararının, duruşma yapılmaksızın, kaldırılması ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye iadesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu nedenle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılıp davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair 6100 sayılı HMK md. 353/1-a/6 maddeleri gereğince duruşma açılmaksızın aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-) Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin kamu düzeni ilkesi yönünden re'sen KABULÜNE, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1418 Esas, 2024/1210 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-a-6 ve 355. maddeleri uyarınca esası incelenmeksizin KALDIRILMASINA,
2-) Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-) Kararın kaldırılma nedenine göre taraf vekillerinin istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,
4-) 492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince, peşin alınan istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden yatıranlara İADESİNE,
5-) İstinaf kanun yoluna başvuran davacılar ve davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince hükümle birlikte DEĞERLENDİRİLMESİNE,
6-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin HMK'nın md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; tarafların yokluğunda, 6100 sayılı HMK md. 353/1-a/4. maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK md. 353/1 - a, 362/1 - g maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 10/06/2026