Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/706 E. 2026/605 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/706
Karar No
2026/605
Karar Tarihi

T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/706-2026/605 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1) DOSYA NO : 2025/706 Esas KARAR NO : 2026/605

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/11/2024 NUMARASI : 2023/451 Esas-2024/627 Karar

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 16/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 18/06/2026

Taraflar arasında yapılan yargılama neticesinde, İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili: Müvekkili şirketin, davalı tarafın teslim etmiş olduğu araçlara 2022 yılının 10. ayından beri araç bakım, onarım ve hasar servis hizmeti verdiğini, davalı tarafın, hasarlı araçları teslim edip kendilerine kesilen faturaları ödemek suretiyle müvekkilinden hasar onarım hizmeti aldığını, davacının hasar onarım hizmetinin davalı tarafın aracı teslim etmesi ile başlattığını, ancak davalı tarafın davacının düzenlediği 13 adet faturayı, yetkili çalışanları nezaretinde düzenlenen teslim tutanaklarına rağmen ödemediğini, gönderilen faturaların usulen geçersiz olan bir yöntemle iade edildiğini, gönderilen iade dönütünün müvekkilinin muhasebe ekibi tarafından dikkate alınmadığını beyanla itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, takip konusu alacağın en az %50si kadar icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı ile müvekkili şirket arasında husumet yokluğu bulunduğunu, icra takibindeki faturalara konu araçların müvekkili tarafından 3. Şahıs ... Nakliyat'tan kiralandığını, sözleşme uyarınca faturaların sadece ... nakliyat adına düzenlenebileceğini, 317, 331, 332 nolu faturaların ödendiğini, fakat 06/03/2023 tarihli faturaların tamamına itiraz edildiğini, ve 13/03/2023 tarihli iade faturası ile iade edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla faturaların şişirilmiş fatura olduğunu, iddia edilen tamiratın yapılıp yapılmadığının belirsiz olduğunu, yapıldıysa hangi araç için yapıldığının belirsiz olduğunu, ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu beyanla davanın reddine ve %20'den aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; 15/11/2022 Tarihli 317 nolu 1.652,00TL tutarlı faturanın, yine 10/12/2022 tarihli 322 nolu 2.950,00 TL tutarlı faturanın ve 10/12/2022 tarihli 331 nolu 4.366,00 TL tutarlı üç adet faturanın esasen uyuşmazlık konusu olmadığı ve takipten sonra davadan önce icra dosyasına ödendikleri, bu fatura tutarları bakımından eldeki davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, takibe konu edilen diğer 10 adet fatura bakımından ise; davalı yanca gerek husumet gerekse hizmetin teslim olgusu kabul edilmemekle birlikte dava dilekçesi ekinde sunulan teslim belgeleri incelendiğinde her bir plaka yönünden hasar ve eksiklikleri listesi oluşturulduğu ve hem davalı kiracı hem dava dışı kiralayan şirket kaşe ve imzaları yer aldığı, bu belgeler yönünden sahtelik iddiası ileri sürülmediği gibi, davalı adına atılan imzaların cevap dilekçesi ekinde sunulan diğer teslim belgelerindeki imzalar ile örtüştüğü yine fatura içeriğinin hasar/eksiklik listeleri bakımından faturaya konu plaka ve işlemler ile örtüştüğü anlaşıldığından teslim/ifa olgusunun ispatlandığının kabul edildiği, bu anlamda gerek husumet gerek teslim olgusu yönünden yapılan savunmanın yerinde görülmediği, yine yapılan bilirkişi incelemesine göre de fatura içeriği işlemlerin piyasa rayicine uygun olduğu tespit edildiğinden, fatura tutarlarının şişirilmiş olduğu savunmasının da yerinde görülmediği, yapılan açıklamalar kapsamında; öncelikle dava tarihinden önce ödendiği anlaşılan 3 adet fatura bedeli yönünden davacının eldeki davayı açmasında hukuki yararı bulunmadığı geriye kalan faturalara dayalı bakiye alacağın hesaplanması yönünden ise, takibe konu (dava tarihi itibariyle henüz ödenmemiş bulunan) 10 adet fatura için davacı yanın bakiye alacağının devam ettiği ve eldeki davanın açılmasında hukuki yararının ve haklılığının bulunduğu, işbu fatura tutarları üzerinden 302.434,00 TL alacak hesaplandığı, bilirkişi raporunda tespit edilen ve davalı kayıtlarında yer alıp, davacı kayıtlarında yer almayan 10.620 TL'lik ödemenin ise 302 nolu faturaya istinaden yapıldığı anlaşılarak 302 nolu fatura takibe konu edilmediğinden bu bedelin ayrıca mahsubu yapılmaksızın 302.434,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına; işlemiş faiz talebi bakımından ise; taraflar arasında yazılı veya sözlü olarak ödeme günü kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı bilinmediği gibi fatura içeriği hizmete göre olayda mal tedarikine ilişkin olan 6102 Sayılı TTK'nın 1530. maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığı, TBK'nın 117. ve TTK'nın 18/3. Maddeleri uyarınca yapılan değerlendirmede ise davalının takipten önce usulünce temerrüde düşürüldüğü ispat edilmediğinden işlemiş faiz talebinin yerinde görülmediği belirtilerek 302.434,00 TL asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ihbar olunan ile araç kiralama sözleşmeleri bulunduğunu, davanın husumetten reddinin gerektiğini, araçların ihbar olunanda iken bakımlarının yapıldığını, servis hizmetinden ihbar olunanın sorumlu olduğunu, kira sözleşmesinde temlik yasağının bulunduğunu, fatura içeriğindeki işlerin yapılıp yapılmadığının tespit edilemediğini, araçlardaki sigorta kapsamında giderilebilecek hasarların dikkate alınmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden alınması gereken 20.659,27 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 5.164,81 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.494,46 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına, artan avansların karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 16/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ✍e-imzalıdır

Üye ✍e-imzalıdır

Üye ✍e-imzalıdır

Katip ✍e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/706, K. 2026/605, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-706-e-2026-605-k-f3213b03ccbb