Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/866 E. 2026/613 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/866
- Karar No
- 2026/613
- Karar Tarihi
T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/866-2026/613 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1) DOSYA NO : 2025/866 Esas KARAR NO : 2026/613
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/04/2025 NUMARASI : 2024/713 Esas-2025/260 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 16/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 18/06/2026
Taraflar arasında yapılan yargılama neticesinde, İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkilinin hafriyat işiyle uğraştığını, davalıdan da hafriyat işi nedeniyle alacaklı olduğunu, bu bağlamda davalıdan 29/04/2024 tarihli 270.000,00-TL bedelli, (bakiye alacak 100.000,00-TL), 14/05/2024 tarihli 270.000,00-TL bedelli 2 adet fatura alacağı bulunduğunu, alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine Akyurt İcra Müdürlüğü’nün 2024/1944 sayılı dosyasından icra takibi başlatılmış ise de icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu, ancak itirazın haksız olduğunu belirterek, davanın kabulü ile Akyurt İcra Müdürlüğü’nün 2024/1944 sayılı takibinin devamına, takip miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere davalının icra inkâr tazminatı ile cezalandırılmasına karar verilmesini talep ve dava ettikleri görülmüştür. Davalı vekili; müvekkil şirket ile davalının müvekkili şirkete ait tesiste hafriyat işleri yapılması hususunda anlaştıklarını, bu kapsamda davacının belli dönemlerde müvekkili şirkete faturalar keşide ettiğini ve müvekkilin de söz konusu faturaların karşılıklarını 2023 ve 2024 yıllarında ödediğini, ayrıca taraflar arasında iş makinesinin sahada kaldığı sürede çalışması gereken bazı gün ve saatlerde çalışmaması hususlarını müzakere ettiklerini, neticesinde müvekkili şirketin fiyat farkı faturası kesmesi konusunda mutabık kaldıklarını, bu nedenle de müvekkilinin 05/07/2024 tarih ve 600.000,00 TL miktarlı faturayı kestiğini, bakiye 284.000,00 TL'nin iadesini istediğini, geçen süre zarfında davacı tarafından iade yapılmadığı gibi müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak icra takibinin haksız olduğunu belirterek davanın reddi ile davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; dosyaya mübrez bilirkişi raporu ile de ortaya konulduğu üzere davacı tarafından takibe konu edilen faturaların davacı tarafından olduğu gibi davalı tarafından da kendi ticari defter ve kayıtlarına işlendiğinin görüldüğü, davalının ticari defter ve kayıtlarındaki bu kayıtların davalı aleyhine kesin delil oluşturduğu, söz konusu faturalara konu hizmetin davacı tarafından verildiğinin kabulünün gerektiği (Emsal: Yargıtay 19. HD'nin, 23/03/2017 tarih ve 2016-12244/2368 sayılı ilamı, Yargıtay 15. HD.'nin 30/05/2016 tarih ve 944/3009 sayılı ilamı), diğer bir ifadeyle davacının, teslim olgusunu kanıtladığı, davalı, her ne kadar taraflar arasında iş makinesinin sahada kaldığı sürede çalışması gereken bazı gün ve saatlerde çalışmaması nedeniyle müvekkili şirketin fiyat farkı faturası kesmesi konusunda anlaşmaya varıldığından müvekkilinin 05/07/2024 tarih ve 600.000,00 TL miktarlı faturayı kestiğini, ilgili faturanın taraflar arasındaki ticari ilişkide dikkate alınması durumunda kendilerinin davacıdan 284.000,00 TL alacaklı olduğunu iddia etmiş ise de, davalı tarafından taraflar arasında vade farkı konusunda bir anlaşma olduğuna dair yazılı bir delil sunulmadığı gibi ilgili faturanın davacı tarafından kabul edilmeyip ticari defterlerine de işlenmediği, davalının delil listesinde yemin deliline dayanmadığı, mevcut hukuki durum karşısında, davalı tarafından taraflar arasında vade farkına dair anlaşma bulunduğunun ve bu nedenle davacıdan alacaklı olduğunun kanıtlanamadığı, bilirkişi raporunda davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 316.000,00 TL alacaklı olduğuna dair tespitin hükme esas alınmasının uygun bulunduğu belirtilerek son tahlilde davalının Akyurt İcra Dairesi’nin 2024/1944 sayılı takip dosyasına itirazının 316.000,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin aynı koşullarda devamına, fazlaya dair istemin reddine, davacının icra inkar tazminatı istemine gelince, davalının takibe itirazının haksız, tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre de sabit olan takibe konu asıl alacağın likit olduğu değerlendirilerek, hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 63.200,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine; davalının kötü niyet tazminatı istemi yönünden ise reddolunan kısım yönünden davacının kötü niyetinin varlığı kanıtlanamadığından koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin fatura bedellerini 2023-2024 yıllarında ödediğinin bilirkişi raporuyla da sabit olduğunu, davacının iddiasının aksine müvekkilinin alacaklı olduğunun tespit edildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, müvekkili lehine tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden alınması gereken 21.585,96 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 5.396,49 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.189,47 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına, artan avansların yatıran taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ✍e-imzalıdır
Üye ✍e-imzalıdır
Üye ✍e-imzalıdır
Katip ✍e-imzalıdır