Bölge Adliye Mahkemesi · Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2025/233 E. 2025/726 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/233
Karar No
2025/726
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/233 - 2025/726 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/233 KARAR NO : 2025/726 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/09/2024 NUMARASI : 2024/...Esas 2024/...Karar DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 17/04/2025 KARAR YAZIM TARİHİ :17/04/2025 Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/09/2024 karar tarihli 2024/... Esas 2024/... Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketi ... A.Ş.’den 22000 kg Elma Suyu konsantresinin 26.400,00 USD karşılığında alım konularında anlaştığını, satın alınan ürünler tedarikçi ... İran’ın Sero İlinden Müvekkil Şirket’in depolarının bulunduğu Mersin Serbest Bölge nakliyesi için ... Şti.i le taşınması hususunda anlaştıklarını, Davalı, ürünleri 28/10/2023 tarihli ve ... no'lu Transit Refakat Belgesi ile taşımakta olan ... çekici/dorse plakalı araç malları taşımakta iken Hakkari-Şırnak Devlet Karayolu 8.9 km Ballı Köyü KLV Tünel İnşaatı Şantiyesi önünde kaza yaparak tamamen kullanılamaz hale geldiğini, içindeki mallar da bütünüyle zayi olduğunu, bu süreçte Tedarikçi ve Satıcı Ürün’e ilişkin tüm hak ve alacaklarını Müvekkili Şirket’e temlik ettiğini, Müvekkil Şirket defalarca Davalı Şirket’e ulaşmaya çalıştığını, hasarı sigorta şirketine ihbar etmesini talep ettiğini, akabinde zararın karşılanmasını talep etmişse de Davalı Şirketçe Müvekkil Şirket’in zararını karşılamadığını, bunun üzerine Mersin 6. İcra Müdürlüğü nezdinde 2024/... E. Sayılı icra dosyasını başlatılmış olup, davalı yanca anılan takibe haksız olarak itiraz edilmiş olup, takip durdurulduğunu, Müvekkil Şirket’çe Mersin Arabuluculuk Bürosuna Başvuru aracılığıyla süreci arabuluculuk ile sonuçlandırmaya çalışmışsa da, bu süreçte de Anlaşmama sağlanamadığını, Davalı, Müvekkil Şirket nezdinde meydana getirdiği zararı karşılamayarak, Müvekkil şirketi mağdur ettiği gibi kötü niyetli olarak itirazda bulunarak müvekkilin likit ve belirli alacağına kavuşmasına da mani olmuş ve takibi durdurduğunu, açıklanan nedenlerle Mersin 6. İcra Müdürlüğü 2024/... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve dayanaksız itirazın iptaline ve takibin devamına, takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: Arabulucu tutanaklarında her ne kadar dava konusu ticari sözleşmesi konu olarak belirtilmiş ise de dava konusu bir hizmet sözleşmesinden kaynaklı olup bu sebeple arabuluculuk yönünden usulüne uygun olmayan arabulucu dava şartı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini, Davalının dava dilekçesinde müvekkil şirketin bağlı bulunduğu hasar sigortasını davaya dahil edilmesi gerekirken davaya dahil etmediğini, müvekkile karşı dava açma yetkisi İranda bulunan ... Şirketine ait olup, davacının dava dilekçesinde tedarikçi ve satıcının ürüne ilişkin tüm hak ve alacaklarını temlik ettiği şeklinde beyanda bulunduğunu, taşıyıcının Davalı ... Sigortacısından talep edebileceği tutar taşıma dolayısıyla uğradığı zarar yani ekspertiz raporu olmadan fatura ile tespit edilen 26,400,00 USD olduğunu, ancak bu tutarın davacıya ödenebilmesi için zarar miktarı kadar 3. Kişiye yani malın alıcısına (gönderilene) ödeme yaptığının veya ödeme yapmak zorunda olduğunun ispatlanması gerektiğini, davacı, müvekkile dava açma yetkisi bulunmadığını, açıklanan nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Yapılan incelemede davacı alacaklı tarafından Mersin 6. İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine taşıma ilişkisinden kaynaklı alacağın tahsili istemi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde yapılan itiraz nedeni ile takibin durduğu, borçlunun itiraz dilekçesinde alacaklıya herhangi bir borcu olmadığından bahisle borca ve ferilerine itiraz ettiği, akabinde eldeki davanın açıldığı, ancak ortada geçerli bir takibin bulunmadığı, zira İİK 58/3 maddesi uyarınca alacaklının takip talebinde yabancı para alacağının TL karşılığını belirtmek zorunda olduğu, ancak gerek takip talebinde gerekse ödeme emrinde alacağın TL karşılığının bulunmadığı, bu nedenle ortada geçerli bir takip de bulunmadığı, oysa itirazın iptali davasının takibe sıkı sıkıya bağlı olup davanın görülebilmesinin ön şartının ortada geçerli bir takip olması olduğu, somut olayda ortada geçerli bir takip olmadığından davanın da usule aykırı olduğu ve dava şartının yerine getirilmediği anlaşılmakla davanın usulden reddine ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirket tarafından davaya konu ürünler taşıma ve müvekkil şirkete teslim için teslim alarak davalı şirket ürünleri taşımakta iken kaza yaparak tamamen kullanılmaz hale geldiğini, içindeki ürünler de bütünüyle zayi olduğunu, işbu zayinin kaza neticesinde gerçekleştiğini, tedarikci ve satıcı tarafından ürüne ilişkin bütün hak ve alacakları temlik alan müvekkil şirket defalarca hasara ilişkin davalı şirkete ulaşmaya çalışmış olup hasarı sigorta şirketine ihbar etmesini ve akabinde zararın karşılanmasını talep etmişse de davalı şirketçe müvekkil şirketin zararının karşılanmadığını iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekilinin dava dilekçesinde, müvekkili tarafından davadışı satıcı şirketten satın alınan elma suyu konsantresinin İran ülkesinin Sero şehrindeki tedarikçi şirketten teslim alınıp müvekkilinin depolarının bulunduğu Mersin Serbest Bölgesi'ne taşınması konusunda davalı şirketle anlaşıldığı, davalının taşınması sırasında meydana gelen kaza sonucu ürünlerin bütünüyle zayi olduğu, satıcı ve tedarikçi şirketlerin tüm hak ve alacaklarını davacıya temlik ettiği, zararlarının tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı nedeniyle durdurulduğu ileri sürülerek itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiş, davalı vekilince davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur. İlk Derece Mahkemesi'nce davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İstinaf konusu uyuşmazlık, takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının gösterilmemiş olması nedeniyle, geçerli (usulüne uygun) bir icra takibinin bulunup bulunmadığı ve buna bağlı olarak itirazın iptali davasına özgü dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği noktalarında toplanmaktadır. Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan hâllere dava şartları denir. Dava şartlarının amacı, bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek, böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır (Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, İstanbul 2016, s.190). 6100 sayılı HMK'nın 114.maddesinin birinci fıkrasında sayılmış, anılan yasa maddesinin ikinci fıkrasında ise "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır" hükmüne yer verilmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 67.maddesinde düzenlenen itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı, borçlunun itirazının iptali ile itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlayan, icra takibine sıkı sıkıya bağlı, takip hukuku içinde olmakla birlikte maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Bu davanın açılabilmesi ve davanın esası hakkında karar verilebilmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunundaki genel hükümlerin yanı sıra itirazın iptali davalarına özgü bazı dava şartlarının bir arada bulunması gerekir. Bunlar; alacaklının dava ve takipte hukuki yararının bulunması, geçerli bir ilâmsız icra takibi yapılmış olması, süresi içinde yapılmış geçerli bir itirazın bulunması ve davanın itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içerisinde açılmasıdır (Yargıtay 3.HD'nin 30.09.2024 Tarih ve 2024/1347 Esas-2655 Karar sayılı ilamı). 2004 sayılı İİK'nın 58/3.maddesinde, alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun'un 60/1-1.maddesinde de, alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda, Mersin 6.İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasında takip alacaklısı (davacı) tarafından verilen takip talebinde 26.400,00 USD alacağın takip borçlusu (davalı) taraftan tahsilinin talep edildiği ve ödeme emrinin de buna uygun düzenlendiği, bu suretle takip konusu yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının gösterilmediği anlaşılmaktadır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında yapılan değerlendirmede, itirazın iptali davalarında usulüne uygun bir icra takibinin bulunmasının bu dava türüne özgü bir dava şartı olduğu, 2004 sayılı İİK m. 58/3 ve 60/1-1 hükümleri uyarınca alacaklının takibe konu yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığını takip talebinde göstermesi zorunlu olup buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerektiği, bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olduğundan bu hususun takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulması gerektiği (Yargıtay HGK'nun 12/05/1999 tarih ve 1999/12-271 E.-99/301 K. sayılı kararı), somut olayda takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden "usulüne uygun bir icra takibinin bulunması" şeklindeki dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir (Yargıtay 3. HD'nin 24/02/2025 Tarih ve 2025/617 E.-1082 K. sayılı Bölge Adliye Mahkemesi Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi Kararı, Yargıtay 11.HD'nin 25/09/2024 Tarih ve 2023/4847 E.-2024/6761 K. sayılı kararı aynı yöndedir). Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alınan 59,30TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 187,8‬0TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından talep eden lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 17/04/2025 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. ... Başkan ... ¸ ... Üye ... ¸ ... Üye ... ¸ ... Katip ... ¸

Atıf: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/233, K. 2025/726, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/adana-bolge-adliye-mahkemesi-9-hukuk-dairesi-2025-233-e-2025-726-k-ce881957081d