Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/521 E. 2025/1271 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/521
- Karar No
- 2025/1271
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/521
KARAR NO : 2025/1271
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1174
KARAR NO : 2024/1119
KARAR TARİHİ: 30/10/2024
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 19/11/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından işletilen köprü ve otoyolların davalı şirkete ait muhtelif araçların ihlalli geçişlerinden doğan ve yasal süresinde ödenmeyen geçiş tutarları ve yasadan kaynaklı para cezası bedellerinin tahsili amacıyla Bursa 3. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından başlatılan icra takibine haksız biçimde kısmen itiraz ettiğini, davalı şirketin ihlali geçiş vakalarına itiraz etmediğini geçmişe ilişkin ana para bedellerini ödediğini, ancak ceza tutarı ve buna ilişkin faiz harç ve ferilere itiraz ettiğini, araçların ihlali geçişleri sırasında düzenlenen bir bildirimin araç sürücüsüne teslim edildiğini bu tarihten itibaren 15 gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi halinde ceza tahakkuk ettirilmediğini ancak 15 günlük süre içerisinde ödeme yapılmaması halinde 6001 sayılı kanunun 30/5 maddesi gereğince geçiş ücretinin on katı tutarında ceza tahakkuk ettiğini tahsil edilen cezaların %60'ının hazine payı olarak devlete ödendiğini, ihlalli geçişlere itiraz etmeyen davalının bundan kaynaklanan ceza ve ferilere de itiraz edemeyeceğini ileri sürerek itirazın iptali ne ve davalının % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait araçların, kiralama yoluyla ihbarı talep edilen ...Turizm Seyahat ve Otobüs İşletmeciliği Tic. Ltd. Şti. bünyesinde şehirlerarası yolcu otobüsü olarak kullanıldığını, bu araçlarda ihbar edilen şirkete ait HGS cihazları takılı olduğundan ve söz konusu yüzlerce geçişin doğruluğunu teyit edecek zaman olmadığından dava hakkı saklı kalmak ve kabul anlamına gelmemek kaydıyla icra dosyasında cezalı olarak hesaplanan toplam geçişlere ait asıl ücret tutarı 29.937,00 TL, bu ücrete ait 2.694,00 TL vekalet ücreti, takip tarihinden sonra işleyen 30,00 TL işlemiş faiz, 50,00 TL yasal dosya masrafı ile 29.937,00 TL bedele ait 1.362,00 TL tahsil harcının icra dosyasına ödendiğini, ihlalli geçişlerin yapıldığı iddiasını kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirkete ait araçlar tarafından yapılan geçişlere ait ücretlerin süresi içerisinde ödenmeyerek ihlalli geçiş yapılmış olsa dahi, davacı tarafından geçiş ücretinin 10 katı tutarındaki ceza ödeme talebinin hukuka aykırı olduğunu, davacı şirket tarafından talep edilen cezanın 6001 sayılı yasanın 30/1 maddesinde belirtilen idari para cezası olduğunu ancak davacı şirketin herhangi bir şekilde idari para cezası düzenleme ve talep etme yetkisi söz konusu olamayacağı gibi idare tarafından da belirtilen geçişlerle ilgili müvekkili şirket aleyhine düzenlenen yada tebliğ edilen kesinleşmiş herhangi bir idari para cezasının da bulunmadığını, her ne kadar davacı taraf yasanın 30/5 maddesine göre bu cezaları talep ettiğini belirtmekte ise de, ortada düzenlenen bir idari para cezası olmadığından bunu talep ve tahsil hakkının bulunmadığını, davacının yasanın 30/5 maddesine göre bu cezaları talep edebilmesi ancak idare tarafından bu geçişlerle ilgili idari para cezası düzenlenerek tebliğ edilmesine rağmen müvekkili şirket tarafından ödenmemesi halinde mümkün olabileceğini, ihlalli geçiş olduğu ileri sürülen geçişlere ait düzenlenen idari para cezası olmadığından, davacı şirket tarafından bu cezaların talep ve tahsil hakkı da bulunmadığını, 6001 sayılı yasanın 30/5 maddesi Anayasaya aykırı olduğunu, HGS sisteminin güvenilir olmadığını bu nedenlerle davanın reddinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı şirketin idari para cezası düzenlenmeden ihlal geçişlerden dolayı 10 kat ceza talep etme hakkı bulunduğu kabul edilse dahi, davacı şirket tarafından herhangi bir bildirimde bulunulmaksızın ceza talep etmesinin kötü niyetli ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirterek davanın reddini ve dava konusu borcun doğumuna sebep olan müvekkili şirkete ait araçlar kiralama yoluyla ...Turizm Seyahat ve Otobüs İşletmeciliği Tic. Ltd. Şti'ne ait şehirler arası yolcu otobüsü olarak kullanıldığı için davanın bu şirkete ihbarını, davacı tarafın % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleriyle ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN VE DAİREMİZİN KARARLARI
1-Mahkemenin 21/06/2017 tarihli kararı; "...davanın kısmen kabulüne, davalı tarafça geçiş ücretlerinin ödenmiş olması sebebiyle kötüniyetli olmadığı kanaati ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, davanın reddedilen kısmı yönünden de kötü niyetle takip yapıldığına dair yeterli kanaat oluşmadığından kötüniyet tazminatının reddine..." karar verilmiştir. 2-Dairemizin 24/09/2020 tarihli kararı; "...eksik harç ikmal edilmeden ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadan hüküm kurulmuş olması sebebiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 355 ve 353.1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davacı tarafın istinaf sebeplerinin ve davalı tarafın sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dairemizin kararına uygun şekilde yargılama yapıldıktan sonra yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine..." karar verilmiştir.3-Mahkemenin 01/12/2021 tarihli kararı; "...Kaldırma kararı çerçevesinde bilirkişi incelemesi yapılmış, yapılan inceleme sonucunda; ...Sonuç olarak; davalı ... Yazılım İş. Turizm ve Medya İth. Ve İhc.Ltd Şti.nin ..., ..., ..., ..., ..., ... plakalı araçların HGS hesaplarının bulunduğu davalıya ait banka hesapları tetkikinde; Geçiş anında geçiş ücretini karşılayacak kadar bakiyelerin bulunmadığı tespit edilmiştir. Kaldırma kararı sonrasında kaldırma kararında belirtilen harç eksikliği de tamamlanmıştır.Bu sebeple davacının geçiş cezaları bakımından alacağı bulunduğu saptanmıştır. Davacı taraf davayı açtığı tarihte ve takip tarihinde yasal düzenleme çerçevesinde geçiş ücreti dışında 10 kati kadar para cezası talep etme hakkına sahip idi. Ancak; yargılamanın devamında yapılan yasal değişikliğe ve 10 katı tutarı 4 katına düşürülmüş ve davacının isteyebileceği para cezası tutarı geçiş ücreti dışında geçiş ücretinin 4 katı kadar olarak belirlenmiştir. Bu yasal değişiklik devam eden davalara da uygulanacaktır. Ancak; bu durum davacının bir kısım davasının reddine karar verilmesi sonucunu doğurur. Ancak davanın açıldığı tarihte böyle bir yasa değişikliği olmadığından bu kısım yönünden sonradan yasa değişikliği nedeniyle dava reddedilmişse de; hakkaniyet ilkesi ve MK madde 2 uyarınca para cezasındaki bu değişikliğe karşılık gelen reddedilen kısım bakımından davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. İptal edilmedikçe geçerli olan yasa hükmüne göre talep edilen alacağın haklı olduğu kanaati ile davalının ihlalli geçişlere ilişkin ana para miktarını ödediği de nazara alınmış aynı zamanda 10 katı cezanın 4 katına düşmesi de dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Ancak davacının ceza tutarının düşmesi dışında reddedilen alacak kısmı da bulunmaktadır. Bu kısım yönünden davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir. Takip sonrası ve davadan önce davalı tarafça 149.681,25 TL ödeme yapıldığından bu kısmın da alacaktan düşülmesi gerekecektir. Sonuç olarak davacı takipte davalıdan 119.744,25 TL tutarında alacaklıdır. Bu sebeple davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4-Dairemizin 14/09/2022 tarihli kararı; "...Davacı tarafından ihlalli geçiş esnasında bu bildirimlerin basılarak davalıya ait araç sürücülerine teslim edildiğinin ispatlanması gerekmektedir. OSG cihazı/ HGS etiketi bulunduğu sabit olan davalı araçlarının, gişelerden geçiş yaptığı esnada geçiş ücretlerinin bakiye olmaması yada başka bir nedenle tahsil edilemediğinin, nakit/kart ile ödeme yapılmadığının ve ödeme yapmaksızın geçiş yapılması sebebiyle 15 gün içerisinde cezasız ödeme yapma imkanına sahip olduklarının, davalı tarafça bilindiği ancak ödeme yapılmadığı yönündeki davacı iddiası ile geçiş ücretleri ve cezaların muaccel olduğu tarihin bu şekilde belirlenmesi mümkündür. Yine geçiş anında tahsilat yapılmamış ise bu durumun bankadan mı yoksa davacının kullandığı HGS/OGS sisteminden mi kaynaklandığı, bakiyenin belli bir limit altına düşmesi halinde otomatik yükleme yapılıp yapılmadığı, geçiş anında bakiye yetersiz kalırsa sonradan yapılan yükleme ile geçişten itibaren 15 gün içerisinde tahsilat yapılıp yapılmadığı/tahsilatın mümkün olup olmadığı, sonradan yükleme yapılmış ise geçiş bedellerinin tahsil edilememesinin sebebinin ne olduğunun da belirlenmesi gerekmektedir. Ayrıca gerekçeli kararda "Takip sonrası ve davadan önce davalı tarafça 149.681,25 TL ödeme yapıldığından bu kısmın da alacaktan düşülmesi gerekecektir. Sonuç olarak davacı takipte davalıdan 119.744,25 TL tutarında alacaklıdır. Bu sebeple davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir." ifadesine yer verilmiş ise de, incelenen dosya kapsamı itibariyle takip tarihinden sonra ve dava tarihinden önce davalı tarafça "29.937,00 TL geçiş bedeli, 2.694,00 TL vekalet ücreti, 30,00 TL işlemiş faiz, 1.362,00 TL tahsil harcı ve 50,00 TL dosya masrafı olmak üzere toplam 34.073,00 TL" ödendiği anlaşılmakla, davalı tarafından yapılan başkaca ödeme varsa bu husus açıklanmalıdırDavacı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/06/2017 tarihli 2016/1531 E. 2017/747 K. sayılı kararı (Dairemizin kaldırma kararı öncesi verilen karar) neticesinde, davalı tarafından dosya borcuna mahsuben 28/06/2017 tarihinde 366.242,32 TL ödeme yapıldığı ifade edilmekle birlikte, bu ödemeye dair dosya kapsamında bir kayıt yer almamaktadır. Mahkemece ödemenin hangi tarihte yapıldığı araştırılarak 25/06/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 30. maddesine eklenen Geçici 3. Maddesi çerçevesinde değerlendirilmelidir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece eksiklikler ikmal edildikten sonra yeni bir heyetten rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına..." karar verilmiştir.5-Mahkemenin 30/10/2024 tarihli kararı; "...Kaldırma kararı sonrası dosya mahkememiz 2022/1174 esas sırasına kaydedilmiştir.Mahkememizce kaldırma ilamı doğrultusunda PTT'ye müzekkere yazılarak davalıya ait kaçak geçişe ilişkin takibe dayanak araç plakaları, geçiş tarihi ve saatleri ile HGS numaraları da bildirilerek geçiş işlemlerinin ne şekilde ve hangi prosedürde gerçekleştiği, hesapta karşılık bulunması halinde provizyon işlemleri ilgili bankalarla geçilen iletişim ve bu süre zarfında geçiş ücretinin davacı hesabına aktarıldığı sürecin ne şekilde ve hangi sürede cerayan ettiği konusunda genel açıklamalı ve ayrıntılı bilgi ile somut dava konusu olay bakımından da davalıya ait hesapta yeterli tutarın bulunması da nazara alınarak geçiş ücretinin geçiş tarih ve saatinde davalı hesabından davacı hesabına aktarılıp aktarılmadığı, aktarılmış ise tekrar davalı hesabına iade edilip edilmediği, iade edilmiş ise bunun sebebi, davacı hesabına aktarılmadan PTT ile davalı abonenin banka hesabı ile provizyon işlemi sırasında hesaptan paranın ne şekilde alınarak tekrar davacı hesabına aktarılma aşamasına geçilmeden yeniden aynı hesaba iade işleminin ne şekilde gerçekleştiği, bu iadeyi davacının mı yoksa davacı hesabına geçmemiş olması durumunda işlemde ara konumda bulunan PTT'nin mi iadeyi gerçekleştirildiği bu şekilde meydana gelmiş ise iade nedeni konusunda bilgi sorulmuş ve ayrıca aynı mahiyette davalı araçlarının HGS Aboneliklerinin bağlı bulunduğu bankalara müzekkere yazılarak geçişlerdeki tahsilat ve iade işlemlerinin ne şekilde gerçekleştiği konusunda bir nolu ara karar çerçevesindeki hususlar belirtilerek ve iade işleminde provize ettikleri geçiş ücreti tutarının davacı hesabına aktarıldıktan sonra mı iade edildiği, provize işlemi sırasında davacı hesabına aktarılmadan tutularak herhangi bir sebeple davacı hesabına aktarma gerçekleşmeyip yine davalı hesabına banka tarafından mı yeniden iade edildiği hususlarında bilgi verilmesi istenilmiştir.PTT ve Otoyol aş'ye müzekkere yazılarak osmangazi köprüsü ve otoyollarında 2016 yılında uygulanan HGS geçiş ücreti tahsilat sisteminin işleyişinin ne şekilde olduğunun ayrıntılı biçimde mahkememize bildirilmesi ve şayet geçiş anında hgs'nin bağlı bulunduğu banka hesabında yeterli bakiye bulunmayıp aynı gün yahut 15 günlük süre içerisinde ve geçişten sonra hesap bakiyesi tamamlandığında geçiş ücretinin geçişten sonra da olsa hesaptan tahsil edilmesi biçiminde bir uygulama bulunup bulunmadığı hususunda bilgi verilmesi istenilmiştir.İstenilen evraklar celp edilmiş ve bilirkişilerden rapor talep edilmiş, düzenlenen son bilirkişi raporunda; "... plakalı ve ... plakalı araçta HGS bakiyesinin olduğu, geçişe ilişkin özel bir borç durumunun olmadığı, ..., ... plakalı araçlarda, geçiş sırasında bakiye yüklemesinin yapıldığı, geçiş ücretinin tahsil edilmeye çalışıldığı çekim işleminin iptal edildiği tespit edilmiştir. İşlemler sonrasında hesaptaki bakiyenin doğru yansımadığı, yazılım ve benzeri sorunlar nedenli bu problemin ortaya çıkmış olabileceği, ... plakalı araçta davaya konu ihlalli geçişlere ilişkin bakiye alacağı 112.443,10 TL olarak hesaplandığı, ... plakalı araçta davaya konu ihlalli geçişlere ilişkin bakiye alacağı 81.578,31TL olarak hesaplandığı, Dava konusu geçişlerin 2016 yılında yapıldığı, bu dönemde yazılım ve uygulama kaynaklı sorunların olduğu Otoyol İşletmelerinin verdiği cevapta görülebilmektedir. 2016 yılında dava konusu otobüslerin geçişleri yaptığı, bu geçişlerin bir bölümünün sorunsuz olarak ücretlendirildiği, diğerlerinin de ücretlendirilemediği görülmektedir. Kök Raporda da belirtildiği üzere teknik kaynaklı (Sunucu bağlantısı, yazılım, provizyon alamama gibi) sorunların dava konusu geçişlerin ücretlendirmesinde hesaplama hatası, eşzamanlı ücretlendirme yapamama, geçmişe dönük olarak tahsilat yapamama sorunlarına yol açtığı" rapor edilmiştir.Bursa 3. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası kapsamında hangi tarihlerde ne miktarda ödeme yapıldığı hususunda bilgi istenilmiştir.İstenilen evraklar celp edilmiş ve bilirkişilerden rapor talep edilmiş, düzenlenen son bilirkişi raporunda; "... plakalı ve ... plakalı araçta HGS bakiyesinin olduğu, geçişe ilişkin özel bir borç durumunun olmadığı, ... , ... plakalı araçlarda, geçiş sırasında bakiye yüklemesinin yapıldığı, geçiş ücretinin tahsil edilmeye çalışıldığı çekim işleminin iptal edildiği tespit edilmiştir. İşlemler sonrasında hesaptaki bakiyenin doğru yansımadığı, yazılım ve benzeri sorunlar nedenli bu problemin ortaya çıkmış olabileceği, ... plakalı araçta davaya konu ihlalli geçişlere ilişkin bakiye alacağı 112.443,10 TL olarak hesaplandığı, ... plakalı araçta davaya konu ihlalli geçişlere ilişkin bakiye alacağı 81.578,31TL olarak hesaplandığı, Dava konusu geçişlerin 2016 yılında yapıldığı, bu dönemde yazılım ve uygulama kaynaklı sorunların olduğu Otoyol İşletmelerinin verdiği cevapta görülebilmektedir. 2016 yılında dava konusu otobüslerin geçişleri yaptığı, bu geçişlerin bir bölümünün sorunsuz olarak ücretlendirildiği, diğerlerinin de ücretlendirilemediği görülmektedir. Kök Raporda da belirtildiği üzere teknik kaynaklı (Sunucu bağlantısı, yazılım, provizyon alamama gibi) sorunların dava konusu geçişlerin ücretlendirmesinde hesaplama hatası, eşzamanlı ücretlendirme yapamama, geçmişe dönük olarak tahsilat yapamama sorunlarına yol açtığı" rapor edilmiştir.Dosya kapsamında celp edilen Bursa 3. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası incelendiğinde takip dosyasında 30/11/2016 tarihinde 31.841,22 TL, 28/06/2017 tarihinde 333.472,27 TL ve 28/06/2017 tarihinde 9.865,00 TL alacaklı tarafa ödemesi yapıldığı ve ilgili dosyanın infaz olduğu görülmektedir.Uyuşmazlık davacı tarafından işletilen otoyoldan davalıya ait ... Plaka, ... Plaka, ... Plaka, ... Plaka, ... Plaka, ... Plakalı araçların kaçak geçiş yapıp yapmadıkları, davacı personellerince geçiş sırasında İGB düzenlenmiş olmasının kaçak geçişin yapıldığını ispata yeterli olup olmadığı, araçların geçiş anında HGS hesaplarında yeterli bakiye bulunup bulunmadığı, bulunmuyor ise 15 günlük süre içerisinde bakiyenin tamamlanıp tamamlanmadığı hususunda kaynaklanmaktadır. Yargılama devamı sırasında yasa değişikliği yapılmış olup, yasanın yürürlüğe girmesinde önce tahsil edilen cezaların dışında 10 katı yerine 4 katı ceza uygulamasının somut uyuşmazlığa uygulanıp uygulanmayacağı, davalı tarafça icra dosyasına ödeme yapılıp bu ödemenin davacıya yapılmasına muvafakat beyanının söz konusu değişikliğin yürürlüğe girmesinden önce gerçekleşmiş olması nedeniyle somut uyuşmazlıkta 10 katı mı yoksa 4 katı mı ceza uygulanması gerektiği ayrı bir uyuşmazlık konusudur. Kaldırma kararı sonrasında kaldırma kararında da belirtildiği üzere HGS hesaplarında bakiyenin yeterli olup olmadığı, 15 gün içerisinde geçiş bedellerinin tahsil edilip edilmediği, bu yönde bir tahsilatın mümkün olup olmadığı, tahsil edilmemiş ise nedeninin belirlenmesi bakımından bilirkişi incelemesi yapılmıştır, bilirkişi rapor ve ek raporları dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizin bir önceki kararında davadan önce ödeme yapıldığı beyan edilmiş olmakla davanın kısmen kabulüne karar verilip 144.681,25 TL davadan önce ödeme yapıldığı bildirildiğinden takipte 119.744,25 TL üzerinden takibin devamına karar verilmiş ise de, kaldırma kararı sonrasında takip dosyasına yapılan toplam ödemeler araştırılmış, icra dosyasına yazılan müzekkere cevaplarından davalının takipten sonra davadan önce 31/11/2016 tarihinden itibaren ihlali geçiş ana para tutarı ve bunların ferileri kapsamında davalı borçlu tarafından 34.073,00 TL ödeme yapıldığı, alacaklıya bu tutardan yasal kesintiler sonucu 31.841,22 TL ödeme yapıldığı, davalı borçlu tarafından 28/06/2017 tarihinde icra dosyası 366.242,32 TL tutarında ödemede bulunulduğu, yasal kesintiler düşüldükten sonra alacaklıya 333.472,27 TL tutarında ödeme yapıldığı, yine alacaklıya 28/06/2017 tarihinde yapılan 9.865,00 TL ödeme ile dosyanın infazen kapatılmış olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu ödemelerle ilgili olarak davalı borçlunun icra dosyasına yapmış olduğu beyanlarda dosya arasına alınmış olup, takip dosyasını infazla sonuçlandıran son ödemenin 23/06/2017 tarihinde gerçekleştirildiği, bu ödemenin davacı alacaklıya ödenmesine muvafakat edildiği davalı borçlu tarafından bildirilmiştir. Yapılan ödemede mahkememizin ilk kararına İstinaf başvuru haklarının saklı tutulduğu beyan edilmiştir. Davanın konusuz kalıp kalmadığı yönünden değerlendirme yapılması zorunludur. Bilindiği üzere yargılama sırasında takibe konu borcun tamamen ödenerek dosyanın infaz edilmiş olması halinde iptaline karar verilecek bir ödeme emri bulunmamaktadır. Eldeki dava ödeme emrine itirazın iptali olup, yargılamanın devam ettiği müddetçe halen geçerli ve derdest bir takibin bulunması yasal koşuldur, bu durumda takip devam ettiği ve ödeme emrine itiraz baki kaldığı müddetçe mahkemece değerlendirme yapılarak karar verebilecektir. Davacının 23/06/2017 tarihli beyan dilekçesinde bulunan istinaf başvuru haklarının saklı tutulmasıyla ilgili hususun değerlendirmeye alınması gerekmektedir. Bilindiği üzere konusu para alacağı olan davalarda verilen kararların infazı için kesinleşmesinin beklenilmesine gerek bulunmamaktadır. Davalı borçlu şayet takibi önlemek istiyor ise tehir-i icra talepli olarak istinaf isteminde bulunmalıdır. Bu durumda borçluya tanınan yasal imkan tehir-i icra yoluyla ilamın infazının önlenmesidir, bu sağlanmadığı takdirde kararın kesinleşmesine gerek olmaksızın ilam takipte ileri sürülüp alacak tahsilatı yapılabilecektir. Davalı tarafın yasanın verdiği bu hakkı kullanmak yerine icra dosyasına ödemeyi rızaen yapıp yine bu ödemenin alacaklıya ödenmesine muvafakat edilmesi borcun ifası kapsamındadır. Davalının tehir-i icra yolunu seçmek yerine bunu dolanarak istinaf haklarını saklı tutması davalıya tehri-i icranın tanıdığı olanakları bahşetmeyecektir. Bir başka değişle yapılan ödeme ve alacaklıya ifaya muvafakat sonuç itibariyle ifa sonucunu doğurur. Takip ifa nedeniyle infazen kapatılmış olduğundan alacaklının istinaf başvuru haklarını saklı tutması dosyanın infazen kapanmasına etki etmeyecektir, zira bu durumda konusuz kalan davada haklılık durumuna göre yargılama yapılacaktır. Burada davalı tarafın istinaf hakları yine bakidir. Davanın konusuz kaldığında ve dosyanın infazen kapatıldığından hiç bir tereddüt bulunmadığından konusuz kalan itirazın iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. Haklılık durumunun tartışılması gerekmektedir, zira buna göre icra inkar tazminatı ve yargılamadaki feriler belirlenecektir. Haklılık durumunun tartışılmasında da yukarıdaki uyuşmazlık noktaları açıklığa kavuşturulmalıdır. 6001 yasanın 30/5maddesi uyarınca; 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) (…) (Ek cümleler: 1/7/2022-7417/53 md.) Bununla birlikte, bu maddenin yedinci fıkrasına tabi olmak üzere ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlerden, ödemekle yükümlü oldukları geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin bir katı ceza tahsil edilir. Ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beşinci günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza, araç sahibine ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgiler doğrultusunda, en az on beş gün önceden kısa mesaj, e-posta, ihbarname, e-devlet bildirimi vb. yöntemlerinden en az biriyle bilgi verilir. Bu tutar genel hükümlere göre tahsil edilir.Aynı yasanın 30/7 maddesi uyarınca; Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen onbeş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz. (Ek cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) Otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen yabancı plakalı araçlara uygulanan idari para cezaları için bu fıkrada belirlenen on beş günlük süre beklenmez. (Ek cümle:23/7/2020- 7252/9 md.) Ancak, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi halinde idari para cezası tahsil edilmez.30/6.maddede ihlalli geçiş anında ihbarname düzenlenebileceği yasal mevzuat hükmüyle hükme bağlanmıştır. Davacı tarafından İGB düzenlemesiyle ortaya çıkan yasal karinenin aksine davalı tarafça ispatlanması gerekir, davalı taraf her ne kadar İGB düzenlenmesinin ihlalle geçişle gerçekleştiğini ispatla yetmeyeceğini ileri sürmüş ise de, 30/6.maddesi uyarınca İGB'nin düzenlenmesiyle kaçak geçişin yapılmış olduğu kabul edilmelidir. Geçişin kaçak olmadığını davalı ispatlamak zorundadır. Yapılan incelemelerde PTT kayıtlarında ... plakalı araca ilişkin geçiş ödeme kaydına rastlanılmadığı, karşılaştırmalı tabloda 16 adet bu plakalı araca için ihlali geçiş bulunduğu, bir kaç işleminde o an itibariyle yeterli bakiyenin olmadığı, fakat sonraki saatler ve gün içerisinde HGS hesabına para aktarımının gerçekleştirilmiş olduğu anlaşılmaktadır. ... plakalı araca ilişkin ... Bankası A.Ş Bursa Şubesinde herhangi bir kayda rastlanılmamıştır, bu aracın 39 adet ihlali geçişi bulunmaktadır, ihlalli geçişlerin ödemesi de yoktur, hesabın iptal edildiği 24/05/2016 tarihinden sonra aracın ihlalli geçişler yaptığı anlaşılmaktadır. ... plakalı araçla ilgili olarak ... Bankası A.Ş Bursa Şubesindeki hesap ekstresi incelenmesinde bu araçla ilgili kayda ödeme transferine rastlanılmamıştır, toplam 74 adet ihlalli geçişin olduğu HGS'nin 24/05/2016 tarihinde iptal edildiği anlaşılmaktadır. ... plakalı aracın sistemin yeterli para olmadığı için geçiş ücretini iptal ederek kısmi olarak yapılan tahsilatları da hesaba iade ettiği anlaşılmaktadır. Buradan da anlaşılacağı üzere hesapta yeterli para olmadığı için hesaptan para çekilemediği bu durumun davalının geçiş anında hesapta yeterli bakiye bulundurmamasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Aynı durumun ... plakalı araçta da meydana geldiği, geçiş anında hesapta yeterli bakiye olmadığı için sistem tarafından hesaptan para çekilmeye çalışıldığı ancak bakiye yetersizliği nedeniyle ücretin kısmi tahsil edilen kısmının da hesaba geri iade edilmiş olduğu, hesap bakiyesinin yanlış ve tutarsız olduğu ortaya çıkan bu durumun davacının değil davalının hesapta yeterli bakiye bulundurmamasından kaynaklandığı, anlaşılmaktadır. Aynı durum ... plakalı araç için de geçerli olup, geçiş anında o an itibariyle yeterli bakiye olmadığı anlaşılmaktadır bu durum 16/06/2023 tarihli bilirkişi raporlarında detaylı şekilde geçişlere ilişkin olarak açıklanmıştır. Bilirkişi raporunda sonuç kısmında iki araç için hukuki değerlendirme yaparak bir belirleme yapılmış ise de, bilirkişi raporunun sonuç kısmındaki hukuksal değerlendirme mahkememiz açısından bağlayıcı olmayıp, rapor içeriğindeki yapmış olduğu denetlenebilir tespitler mahkememiz için dikkate alınabilecek niteliktedir..PTT tarafından mahkememize gönderilen 25/09/2023 tarihli bilgilendirme yazısında otoyollarda bariyerli geçiş sisteminin bulunduğu, araç geçişi esnasında HGS ürününde yeterli bakiye bulunmadığı takdirde bariyerin kaldırılmadığı, araç nakit gişesine yönlendirildiği, nakit ödeme yapılmadığı takdirde yasanın 30/6.maddesi gereğince bilgilendirme fişi verildiği, bu bilgilendirme fişi verilmesinden sonra geçiş yapılmasına izin verildiği, bilgilendirme fişinde geçiş ödemesinin hangi ödeme kuruluşları üzerinden yapılabileceği, yapılmadığı takdirde 15 gün içerisinde cezai işlem uygulanacağının belirtildiği bildirilmiştir, yine mahkememizce bulunan emsal bir dosyada eldeki dava dosyasındaki kaçak geçişlerin bulunduğu döneme ilişkin olarak emsal bir müzekkere cevabı verilmiş, burada Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından 23/03/2017 tarihli yazı cevabı ve eklerinde yasanın 30/7.maddesinde bulunan kaçak geçiş sonrası 15 gün içerisinde söz konusu ödemenin yapılması durumunda ceza uygulanmaması halinin hizmetten yararlananlar için kolaylaştırılabilmesi bakınından aracın plakasına ait OGS ve HGS hesabına geçiş ücretini karşılayacak yeterli bakiye yüklemeleri halinde normal geçiş ücretlerinin bu hesaplardan alınmasına yönelik düzenlemenin hayata geçirilmesi için Temmuz 2017 tarihinin hedef olarak konulduğu, 12 Temmuz 2017 Tarihinde deneme amaçlı uygulamaya konulan 15 günlük süre içerisinde hesaba yüklenen paraların otomatik tahsiline ilişkin uygulamanın yapılan kontrollerin olumlu sonuçlanması üzerine 17/07/2017 tarihi itibariyle kalıcı olarak devreye alındığı belirtilmiştir. Dava dosyasındaki kaçak geçişlerin ve sonrasındaki 15 günlük sürecin uygulamanın devreye alındığı 17/07/2017 tarihinden önce olduğu görülmektedir, yasa hükmünde kaçak geçiş yapanlara ödem yükümlülüğü ön görülmektedir, bu da 15 günlük süre ile sınırlandırılmıştır, yasanın 30/7.maddesinde davacıya 17/07/2017 tarihinde yürürlüğe konulan bir yükümlülük ön görülmediği halde hizmetin kolaylaştırılabilmesi bakınından davacı tarafından böyle bir uygulamanın geliştirilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davalı araçların ihlalli geçiş yaptığı dönem içerisinde ise ne fiili uygulama nede yasa metninde HGS hesabına bakiye tamamlamak suretiyle otomatik olarak buradan tahsil edilmesine yönelik bir sistem bulunmamaktadır. Dolayısıyla istinaf mahkemesi kararında belirtilen 15 günlük süre içerisindeki HGS hesabındaki bakiyenin tamamlanmasına ilişkin araştırmanın 17/07/2017 tarihinden sonraki kaçak geçişler bakımından önemi bulunmaktadır, bu tarihten önceki kaçak geçişlerde geçiş anında yeterli bakiye yok ise ki bilirkişi raporundan bazı araçların HGS'sinin bulunmadığı ve iptal edilmiş olduğu, ki bunlar en çok ihlalli geçiş yapanlardır, bir kısmı ise var olan bakiyelerin geçiş esnasında yeterli bakiye bulunmadığı için tahsilatın yapılamamış olduğu, yapılan kısmi tahsilatların da hesaba bu nedenle iade edildiği, hesap bakiyelerin yanlış ve tutarsız olduğu anlaşılmaktadır. Gerek bu tespitler gerek yasanın 30/7.maddesi uyarınca düzenlenen İGB dikkate alındığında araçların geçiş sırasında kaçak geçiş yaptığı sabittir. Kaçak geçişlerin yapıldığı tarihte HGS hesabına 15 günlük süre içerisinde para yatırılması durumunda otomatik tahsilat sistemi uygulamaya geçirilmemiş olduğundan ve yasal mevzuat hükümlerinde böyle bir tahsilat düzenlemesine de yer verilmemiş olduğundan kaçak geçiş yapan ve bu durum İGB ile kendisine bildirilen davalının 15 günlük süre içerisinde yasanın 30/7.maddei uyarınca geçiş ücretlerini ödemesi gerekmektedir, bu ödeme yapılmadığı takdirde 10 katı tutarında ceza uygulanması yasaya uygun olacaktır. 16/5/2018 tarihli ve 7144 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “on” ibaresi “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Değişikliği gerçekleştiren yasa metninde para cezasının tahsil edilmemiş olması şartına bağlanmıştır. Dolayısıyla bu yasanın yürürlüğe girdiğinde henüz tahsil edilmeyen ceza tutarları bakımından 10 katı değil 4 katı uygulanacaktır. Takip dosyasına 23/06/2017 tarihinde ceza tutarlarının ödendiğini ve bu ödemeye de davalı borçlu tarafından alacaklıya ifa edilmesine muvafakat edildiği ve dosyanın infazen kapatıldığı anlaşılmakla 10 katı ceza 16/05/2018 tarihinden önce tahsil edilmiştir, dolayısıyla somut uyuşmazlığa 4 katı ceza tutarının uygulanmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Sonuç itibariyle davalı tarafından ana para ve ferileri davadan önce ödenmiş olduğundan icra inkar tazminatının belirlenmesinde 10 katı tutarındaki gecikme cezaları dikkate alınmalıdır, bu sebeple kötüniyet tazminatına 299.362,50 TL üzerinden hükmolunmuştur. Davacının eldeki davada ana paralara ilişkin kısım ödenmiş olduğu halde itirazın iptalini ceza tutarlarına hasretmesi gerekirken davadan önce yaptığı tahsilatı düşmüş, itiraz konusu 10 katı cezaların ferilerini de kapsayan tutar üzerinden fazladan harç yatırılmıştır, esasında dava dilekçesinde de anlaşıldığı üzere davacı ana paraya ilişkin ödemeleri davadan önce mahsup etmiştir, itirazın iptalini de ödeme emrindeki itiraza konu edilen ana para üzerinden göstermesi gerekirken hatalı harca esas belirlemiştir, oysa ki ödeme emrine itirazın iptali ödeme emrindeki gösterilen tutarlara göre belirlenmelidir, dava dilekçesinin bütününden açılan davanın 10 katı tutarındaki cezaya ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Davacı yalnızca davayı açarken başlangıçta hataen fazladan harç yatırmıştır, bu sebeple davacı açmış olduğu 299.362,50 TL'lik kısma yönelik itirazın iptaline yönelik olduğundan bu kısmın itirazın iptalini istemekte davada haklı kabul edilmiştir..." gerekçesiyle;"1-Dava konusuz kaldığından esas hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 299.362,50 TL'nin %20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; icra dosyasında ödenen 366.242,32 TL borç yerel mahkeme tarafından tehiri icra talepli istinaf isteminde bulunulmadan 28/06/2017 tarihinde borcun ifası anlamında rızai olarak ödendiği şeklinde yorumlanmış ise de söz konusu bedelin tehiri icra talepli istinaf imkanına dahi fırsat olmadan 2016/1531 Esas sayılı ilk davada verilen 21/06/2017 tarihli kısa karardan 1 gün sonra 22/06/2017 tarihinde müvekkili şirket hesaplarına ve araçlarına haciz / yakalama şerhi uygulanması sebebiyle bu hacizlerin kaldırılması için ihtirazi kayıtla acele şekilde ödenmek zorunda kalındığını, "borca itirazlarımız ve Bursa 1.asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1531 E. sayılı dosyaya ilişkin istinaf başvuru haklarımız saklı kalmak üzere dosya borcu miktarı olan 336.242,32 TL'yi dosyaya yatırıyoruz" şeklinde borca itiraz ve istinaf haklarının saklı kaldığı belirtilerek ihtirazi kayıtla ödendiğini, dosyaya 23/06/2023 cuma günü ödeme gönderilmiş ise de, 26/06/2017 pazartesi günü dosyaya işlendiğini ancak ödeme 23/06/2017 tarihinde yapıldığından aynı gün bütün banka ve araçlara konulan hacizlerin kaldırıldığını, yani henüz gerekçeli karar yazılmadığından tehiri icra talepli kararı istinaf etmek için yeterli süre dahi bulunmadığından dosya borcunun acilen yatırıldığını, haciz baskısı altında dosya borcu ödendiğini için rızai bir ödeme olmadığını, icra takibinden önce ana bedelin ödenmesine yönelik davacı tarafından hiç bir yasal bildirim yapılmadığını, İhlalli geçişlere konu araçların ihbar olunan şirket tarafından işletildiğini, müvekkili şirketin ihlalli geçişlerden haberdar olmadığını, geçiş anında cihazların bağlı olduğu hesaplarda yeterli bakiye mevcut olduğu halde sistem arızaları sebebiyle zaman zaman geçiş ücretinin hesaptan çekilmemesi hali ile karşılaşıldığından bu durumun ihlalli geçiş sayılmaması gerektiğini, yine devlete ait otoyol ve köprülerden geçişlerde HGS hesaplarında yeterli bakiye olmaması halinde sonradan bakiye yüklendiğinde önceki geçiş ücretlerinin sistem tarafından çekilerek 15 günlük süre içerisinde cezasız ödendiğini ancak davacı şirket tarafından işletilen köprü ve otoyollarda 15 gün içerisinde sistem tarafından geçiş ücretleri çekilmediği için cezalı duruma düşüldüğünü, sistemsel sorun sebebiyle daha önce yasal bir bildirim yapılmaksızın ceza uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin ihlalli geçiş yapıldığından ve geçiş ücretlerinin ödenmediğinden icra takibi yapılana kadar asla haberdar olmadığını, TTK 18/3 maddesinde tacirler arası temerrüt düzenlenmiş olup temerrüt koşulunun oluşmadığını, zira davacı tarafın dosyaya sunduğu ve hiçbir tebliğ imzası dahi taşımayan bir kısım araç şoförlerine teslim edildiği belirtilen belgelerle geçişin ihlalli olduğunun bildirildiği iddia edilmiş ise de müvekkili şirket çalışanı dahi olmayan şoförlere yapılan bildirimin araç maliki müvekkiline yapılmış sayılamayacağı gibi bu belgelerin teslim edildiği hususu da taraflarınca kabul edilmediğinden temerrüt şartının ispatlanamadığını, ayrıca söz konusu bildirimde davacı şirketin açık banka hesabı bulunmayıp sadece hesabının olduğu banka adı yer aldığından hesap numarası olmadan ödemenin de yapılamayacağı, ihlalli geçiş icra takibinden önce yasada belirtilen şekilde bildirilmediğinden ve icra takibi ile oluşan bildirim tarihinden 7 gün içinde ana geçiş bedeli ödenmiş olduğundan davacı tarafından ceza bedeli talep edilemeyeceğini,Kabul anlamına gelmemek kaydıyla dosya borcu ihtirazi kayıtla icra baskısı altında ödendiğinden asla rızai bir ödeme söz konusu olmadığından 10 kat değil 4 kat ceza uygulanması gerektiğini, mahkemenin bu yöndeki gerekçesinin hatalı olduğunu, 01/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda 1 kat geçiş ücreti ile 10 kat ceza üzerinden ... plakalı araç için 112.443,10 TL, ... plakalı araç için 81.578,31TL olarak hesaplanmış ise de ceza bedelinin 4 kat üzerinden hesaplanması gerektiğini bu durumda ise ... plakalı aracın ihlalli geçiş ücreti 7.416,21 TL olup 4 kat ceza miktarı 29.664,84 TL, ... plakalı aracın ihlalli geçiş ücreti 10.222,00 TL olup 4 kat ceza miktarı 40.888,00 TL olduğundan davacının ancak dava açılmadan önce ödenmeyen toplam 70.552,84 TL'lik ceza kısmı bakımından alacaklı olabileceğini, davacı şirketin tamamen kötü niyetli şekilde 5 ayrı otobüsün 6 aydan fazla sürede yaptığı 300'e yakın geçiş ücretini bekletmek suretiyle icra takibi yaparak dürüstlük kuralına aykırı davrandığını ayrıca 01/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda altı adet aracın dördünde ya borcun oluşmadığı yada sistem hatalarından kaynaklanan sebeplerle ihlalli geçiş yapıldığı belirtildiğinden likit bir alacağın olmadığını ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere ancak 70.552,84 TL'lik ceza kısmı bakımından inkar tazminatına hükmedilmesi fazladan talep edilen kısım yönünden müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca dava açılmadan önce borcun 30.000,00 TL lik kısmı ödenmesine rağmen davacı tarafından bu kısım düşülmeden 326.648,67 TL miktar üzerinden dava açıldığından fazladan talep edilen miktar üzerinden lehe vekalet ücreti hükmedilmemesinin de hukuka aykırı oluğunu beyan ederek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, otoyol geçiş ücreti ödenmeksizin geçiş yapıldığı iddiası ile geçiş ücreti ve ceza tutarının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Bursa 3. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında; davacı vekili tarafından 329.298,75 TL (29.936,25 TL geçiş ücreti ve 299.362,50 TL ceza bedeli) üzerinden başlatılan icra takibine ilişkin ödeme emrinin davalı tarafa 25/11/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından 28/11/2016 tarihinde 29.937,00 TL geçiş bedeli yönünden borç kısmen kabul edilerek 29.937,00 TL geçiş bedeli, 30,00 TL işlemiş faiz, 2.694,00 TL vekalet ücreti, 1.362,00 TL tahsil harcı ve 50,00 TL dosya masrafı olmak üzere toplam 34.073,00 TL'nin dosyaya 30/11/2016 tarihinde yatırıldığı, takibe konu ana para bedelinden kalan ceza miktarı olan 299.362,00 TL'lik kısma ise itiraz edildiği ve bu miktar yönünden icra takibinin durduğu, davanın İİK 67. maddesi uyarınca yasal 1 yıllık sürede ve 326.648,67 TL üzerinden (tahsilat düşüldükten sonra kalan itiraz konusu alacak ve ferilerini kapsayan güncel dosya borcu açıklaması ile) açıldığı anlaşılmıştır. 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun'un 30. maddesinde geçiş ücretini ödememe ve güvenliğin ihlali hali düzenmiş, 1. fıkrasında "Genel Müdürlük işletimindeki otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen araç sahiplerine Genel Müdürlük tarafından, geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücretinin on katı tutarında idarî para cezası verilir." (25/05/2018 tarihli, 30431 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 18. maddesi ile "on" ibaresi "dört" şeklinde değiştirilmiştir.)3. fıkrasında "Bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen idari para cezaları ile geçiş ücretleri ve ikinci fıkrasında yer alan idari para cezaları tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. Bu sürede ödenmeyen geçiş ücretleri ve idarî para cezaları 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ilgili vergi dairesi tarafından takip ve tahsil edilir. Vergi daireleri tarafından tahsil edilen geçiş ücretleri, tahsilatın yapıldığı ayı takip eden ayın sonuna kadar Genel Müdürlük hesaplarına aktarılır.",5. fıkrasında "4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. Ücretin on katı fazlası olarak tahsil edilen ceza tutarının yüzde altmışı, tahsilini izleyen ayın yedinci günü mesai bitimine kadar, işletici şirket tarafından Hazine payı olarak, yıllık kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesine şekli ve içeriği Maliye Bakanlığınca belirlenen bir bildirimle ödenir. İşletici şirket tarafından Hazine payının eksik bildirilmesi veya hiç bildirilmemesi ya da bildirildiği halde süresinde ödenmemesi halinde, Hazine payının ödenmesi gerektiği tarih ile tahsil edildiği tarih arasında geçen süreye 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre uygulanacak gecikme zammı ile birlikte ilgili vergi dairesince 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilir." (25/05/2018 tarihli, 30431 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 18. maddesi ile "on" ibaresi "dört" şeklinde değiştirilmiş, ikinci ve üçüncü cümleler yürürlükten kaldırılmıştır.)6. fıkrasında "4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından ücretsiz geçiş yapan araçlar, işletici şirket tarafından bu maddenin yedinci fıkrasında öngörülen sürenin bitimini takip eden ilk iş gününde en yakın trafik kuruluşuna bildirilir."7. fıkrasında "Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz." 25/05/2018 tarihli, 30431 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 18. maddesi ile 25/06/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 30. maddesine eklenen 9. fıkrada "Bu maddenin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü, yedinci ve sekizinci fıkraları Bakanlık tarafından işletilen otoyolları ve erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için; beşinci, altıncı ve yedinci fıkraları ise Bakanlık tarafından 3996 sayılı Kanun ve diğer ilgili kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için de uygulanır.",25/05/2018 tarihli, 30431 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 19. maddesi ile 25/06/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 30. maddesine eklenen Geçici 3. maddesinde "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30 uncu maddesinde yer alan oranlar uygulanır." düzenlemesi yer almaktadır.Davacı şirket tarafından geçiş ücretlerinin ve ceza bedellerinin tahsili noktasında uygulanması gereken yasal düzenleme, yasanın 30. maddesinin 5, 6 ve 7. fıkralarıdır. Zira 3. fıkrada düzenlenen tebliğ hükmünün, maddenin birinci fıkrasında belirtilen idari para cezaları ile geçiş ücretleri ve ikinci fıkrasında yer alan idari para cezaları yönünden geçerli olduğu açıkça düzenlenmiş olup, idari para cezalarının ise Genel Müdürlükçe yetkilendirilen personel veya trafik polisi, trafik polisinin görev alanı dışında kalan yerlerde jandarma personeli tarafından verileceği belirtilmiştir. Davacı şirket tarafından tahsil edilen geçiş ücretleri ve cezalar ise bu kapsamda olmadığından, yasal düzenleme ile tebliğ zorunluluğunun olmadığı ve geçiş tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde ödenmesi gerekmektedir. Somut olayda; 29.937,00 TL geçiş bedeli, ödeme tarihine kadar işlemiş faiz, vekalet ücreti, tahsil harcı, dosya masrafı takip tarihinden sonra ödenmiştir. Dava konusu ihtilaf, davacı tarafından işletilen otoyol ve köprülerden davalıya ait araçların ücret ödemeksizin geçişinden kaynaklanan ve geçiş tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde ödenmemesi nedeniyle takibe konu edilen ceza bedeli ve ferilerinden davalının sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır.Kaldırma kararının ardından Bilişim Uzmanı ... ve Emekli Bankacı ...den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 16/06/2023 tarihli raporda; -Araç Geçiş, Tarih - Saat Ve Hgs Hesaplarının İncelenmesinde;a-... plakalı aracın 16 adet ihlalli geçiş bildirimi olduğu, T.C. ... Bankası A.Ş. Bursa Şubesindeki Nilüfer Turizme ait hesap ekstresi incelemesinde, ... Plakalı araçla ilgili 06/09/2016 tarihinde 2 adet 300 TL HGS tahsilatı yapıldığı, başkaca tarihlerde yapılan geçiş ödemelerinin olduğu, bu tarihlerde ihlalli geçiş kaydı mevcut olmakla birlikte yine bu tarihlerde banka hesabından geçiş ödemesi yapıldığı, tüm geçişlere ilişkin döküm olmadığı için bu ödemelerin kaç adet geçiş için yapıldığı bilgisine ulaşılamadığı, yalnız geçişlere ilişkin ödeme transferleri mevcut olup banka hesabında bakiyenin olduğu,
b-... plakalı araca tanımlı 1033254682 numaralı HGS ürünü hesap hareketleri (01/05/2016-20/10/2016) tetkikinde araca ait 25/08/2016-30/09/2016 tarih aralığında bakiye yüklemesi yapıldığı, araç geçiş sürelerinde hesapta bakiye olduğu, yüklemeler yapıldığı, geçiş sisteminin ödemeleri çekmediği ve geçiş tutarlarını mahsup etmediği, HGS sisteminde yer alan otobüslerin giriş çıkışlarını gösterir tablo ile HGS banka hesabındaki para çekme işlemlerinin karşılaştırması sonucunda araca ilişkin 16 adet ihlalli geçiş bildirimi tespit edildiği, otobüsler gişeden giriş çıkış yapmasına rağmen Banka hesabından paranın çekilmediği bu noktada HGS hesabında yeterli bakiyenin olduğu ancak birkaç geçiş işleminde o an itibariyle yeterli bakiye olmadığı fakat sonraki saatler ve gün içinde yeterli bakiyenin hesaba aktarıldığı,c-... plakalı aracın 97 adet ihlalli geçiş kaydının olduğu, ihlalli geçişler içinde PTT HGS ürünü hesap hareketlerine yansıyan ücret ödemesi görülmediği, hesabın 24/05/2016 tarihinde iptal edildiği, iptal tarihinden sonra aracın ihlalli geçişler yaptığı,d-... plakalı aracın 74 adet ihlalli geçiş kaydının olduğu, ilk ihlal kaydının 07/05/2016 tarihinde son geçiş kaydının 24/10/2016 tarihinde yapıldığı, ihlalli geçişler içinde PTT HGS ürünü hesap hareketlerine yansıyan ücret ödemesi görülmediği, hesabın 24/05/2016 tarihinde iptal edildiği, 72 adet ihlalli geçişin yapıldığı tarihlerde ... plakalı araca tanımlı 1033413636 numaralı HGS hesabının pasif - kapalı olduğu,e-... plakalı araca tanımlı 1024627625 numaralı HGS ürünü hesap hareketleri (01/05/2016-20/10/2016) tetkikinde araca ait 15/06/2016-02/10/2016 tarih aralığında bakiye yüklemesi yapıldığı, araç geçişlerinde hesapta bakiye olduğu ancak para çekimlerinde bazı sorunlar oluştuğu, incelenen 07/08/2016 10:20:04 tarihli ihlalli geçiş kaydı PTT tarafından sunulan geçiş hesap hareketleri tablosu ile karşılaştırıldığında bu geçişin aslen hesap bakiyesinden düşülerek tahsil edildiği fakat bir sorun kaynaklı olarak hesaba para yatırma işlemi ile ücretin iade edildiğinin / iptal olduğunun görüldüğü, yaşanan soruna örnek olması açısından bazı geçişler incelendiğinde;Aracın 07/08/2016 10:20:04 sıralarında Gemlik - Hersek otoyol çıkış veznesinde olduğu, HGS hesabında 112,65 TL bakiye bulunduğu, 10:20:08 saatinde HGS Hesabına 157,60 TL para yüklemesi yapıldığı ama sistemin yatırılan parayı iptal ettiği, 1 saniye sonra veznede sistemin geçiş ücretini tahsil etmeye çalıştığı, 157,60 TL miktarı hesaptan çektiği ve bu nedenle hesabın (-) 44,95TL bakiyede olduğu, sistemin hesapta yeterli para olmadığı için geçiş ücretini de iptal ederek 157,60 TL bakiyeyi hesaba iade ettiği fakat bu durumda da hesapta olan bakiyenin 112,65 TL olması gerektiği ama HGS hesabına 270,25 TL gibi farklı bir rakam yansıdığı, Yine aracın 07/08/2016 tarihi 18:47:15 sıralarında yapılan para yükleme ve geçiş ücreti çekme işlemlerinde hesap bakiyesinin (-) 29.30TL olarak gözükmesinin de bir hatanın göstergesi olup bakiyenin (+) bakiyede olması gerektiği, benzer sorunun farklı geçişlerde de görüldüğü, ama bu hesap dökümlerinden görüldüğü üzere geçiş işlemi sırasında hesaba bakiye yüklemesi yapıldığı, bu tür hataların HGS sisteminde geçiş ve bakiye yüklemelerini kontrol eden yazılımlar (ÜTS) ile entegrasyon yazılımlarındaki teknik sorunlar nedeniyle oluşma ihtimalinin bulunduğu,f-... plakalı araca tanımlı 1024627623, 1024627628, 1033413635 numaralı HGS ürünü hesap hareketleri (01/05/2016-20/10/2016) tetkikinde araca bakiye yüklemesi yapıldığı, hesaba bakiye yüklemesi yapıldığı akabinde iptal edildiği, sistem tarafından geçiş ücretinin çekilmeye çalışıldığı, bakiye yetersizliği nedeniyle ücretin sonra iade edildiği, bu işlemler sonrasında hesap bakiyesinin yanlış-tutarsız olduğu, 21/07/2016 tarihinde vezneden geçiş sıralarında bakiye yüklemesi yapıldığı, anında bakiyenin iptal edildiği, sonrasında geçiş ücretinin sistem tarafından çekilmeye çalışıldığı, sonrasında ise sistemin geçiş ücretini iptal ettiği, geçiş ücreti iptaliyle hesaba bu paranın aktarıldığı fakat hesap bakiyesinin yanlış olduğu gerçekte 102,40 TL olması gerekirken 244,35 TL gösterdiği, sonraki tarihlerde yapılan geçiş işlemlerinde de benzeri sorunlar tespit edildiği, bakiyelerin hesaba yanlış yansıdığı,-Yapılan İnceleme Sonucu Elde Edilen Bulgular:Dava konusu otobüslerin yaptığı geçişlerin taşıt tanıma - plaka okuma sistemi tarafından tanındığı ve geçiş ücreti tahakkuk ettirildiği, bu aşamada ÜTS olarak adlandırılan bir sistemin çalıştığı ve HGS sistemine veri (onay işlemleri) göndererek HGS sisteminin ve hesaplarından çekme - iade işlemlerini yönettiği fakat sistemin araç geçişini tespit etmekle birlikte HGS hesabından geçişe ilişkin ücretlerin doğru biçimde çekilemediği, Davaya konu 270 adet ihlalli geçişin davalının HGS hesabındaki bakiyelerden o an itibariyle çekim işleminin yapılmadığı, sistemin hesaptan geçiş ücretini yansıtamadığı,... plakalı araçta, ihlalli geçiş tarihlerinde banka hesabından geçiş ödemesi-transferleri yapıldığı,... ve ... plakalı araçlarda, HGS hesaplarının iptal edildiği,... plakalı araçta otobüsler gişeden giriş çıkış yapmasına rağmen Banka hesabından paranın çekilmediği, HGS hesabında yeterli bakiyenin olduğu, birkaç geçiş işleminde o an itibariyle yeterli bakiye olmadığı fakat sonraki saatler ve gün içinde yeterli bakiyenin hesaba aktarıldığı, söz konusu hesaba düzenli aralarla çok sayıda bakiye yatırma işlemi yapıldığı,... ve ... plakalı araçlarda ihlalli geçiş olduğu belirtilen geçiş işlemi öncesi hesaba bakiye yüklemesi yapıldığı, sistemin yüklemeyi o an itibariyle iptal ettiği ve bu nedenle geçiş ücreti çekiminin -hesabın eksi bakiye vermesi nedeniyle- iptal olduğu ve bu işlemler sonrasında hesap bakiyesinin de yanlış şekilde hesaplanarak tabloya yansıdığı, hesaba farklı zamanlarda bakiye yüklemesi yapıldığı,HGS gişelerinde mevcut kameralar tarafından araç geçişlerinin doğru şekilde tespit edilerek plakaların okunduğu ve bu plakalı araçlara ilişkin HGS geçiş ücretinin sisteme kaydedildiği fakat plaka tanıma sistemi ve geçiş ücretini hesaplayan yazılım ile tahakkuk ettirilen geçiş ücretinin banka HGS hesabından düşülmesini sağlayan yazılımların birbirinden ayrı yazılımlar olduğu, HGS geçiş ücretinin Banka nezdinde hesaplardan otomatik olarak çekilmesi gerektiği fakat bu aşamada yazılımlarda yaşanan sorunlar veya geçiş ücretinin sisteme düşmemesi, akreditasyonda yaşanan sıkıntılar, provizyon-onay verilememesi gibi nedenlerle HGS hesabından geçiş ücreti çekilemediği, bazı araçlarda ihlalli geçiş ücretlerinin HGS hesabından işlem olarak yansıtılamadığı, banka hesap hareketleri tablosunda ihlalli geçişlere ilişkin herhangi bir kayıt düşülmediği, oysa çoğu geçiş işlemi yapıldığında banka hesabında geçiş ücretini karşılayacak yeterli bakiye olduğu, ayrıca davalı hesabına geçişler sonrasında düzenli olarak bakiye aktarıldığı, hesap "0" bakiye veya yetersiz bakiye durumunda olsa bile bakiyenin yatırılması sonrasında HGS geçiş ücretinin yine otomatik olarak çekilmesi gerekmesine rağmen olayda bu şekilde işlemlerin görülmediği, ayrıca bir kısım araçların geçişlerinde provizyon amaçlı anlık bakiye yüklemesi olmasına rağmen sistemin yüklemeleri iptal ettiği ve bu nedenle hesabın eksi bakiyede kalması nedeniyle çekim işlemini yapılamadığı hatta bakiye çekme iptal işlemleri sonrasında hesabın gerçek olması gereken bakiye rakamının yanlış olarak hesaplandığı belirtilmiştir. Aynı bilirkişi heyetinden alınan 01/07/2024 tarihli 2.ek raporda; -Dava konusu geçişlerin 2016 yılında yapıldığı, bu dönemde yazılım ve uygulama kaynaklı sorunların olduğunun Otoyol İşletmelerinin verdiği cevapta görülebildiği, 2016 yılında dava konusu otobüslerin geçişleri yaptığı, bu geçişlerin bir bölümünün sorunsuz olarak ücretlendirildiği, bir kısmının ücretlendirilemediği, kök raporda da belirtildiği üzere teknik kaynaklı (sunucu bağlantısı, yazılım, provizyon alamama gibi) sorunların dava konusu geçişlerin ücretlendirmesinde hesaplama hatası, eşzamanlı ücretlendirme yapamama, geçmişe dönük olarak tahsilat yapamama sorunlarına yol açtığı,- ... ve ... plakalı araçta HGS bakiyesinin olduğu, geçişe ilişkin özel bir borç durumunun olmadığı,- ... ve ... plakalı araçlarda geçiş sırasında bakiye yüklemesinin yapıldığı, geçiş ücretinin tahsil edilmeye çalışıldığı çekim işleminin iptal edildiği, işlemler sonrasında hesaptaki bakiyenin doğru yansımadığı, yazılım ve benzeri sorunlar nedeniyle bu problemin ortaya çıkmış olabileceği,- ... plakalı araçta 1033413636 numaralı HGS hesabının 24/05/2016 tarihinde iptal edildiği, davaya konu 30/06/2016-01/11/2016 tarihleri arasında 72 adet ihlalli geçiş kaydı olduğu, ihlalli geçişlere ilişkin geçiş bedeli 7.416,21 TL, ceza bedeli 74.162,10 TL toplam 81.578,31 TL olduğu,- ... plakalı araçta 1033413636 numaralı HGS hesabının 24/05/2016 tarihinde iptal edildiği, davaya konu 28/05/2016-03/10/2016 tarihleri arasında 97 adet ihlalli geçiş kaydı olduğu, ihlalli geçişlere ilişkin geçiş bedeli 10.222,00 TL, ceza bedeli 102.221,00 TL toplam 112.443,10 TL olduğu hususlarında kanaat bildirilmiştir. İstinaf sebeplerinin incelenmesi; -Mahkemece her ne kadar "Dava dosyasındaki kaçak geçişlerin ve sonrasındaki 15 günlük sürecin uygulamanın devreye alındığı 17/07/2017 tarihinden önce olduğu görülmektedir..." cümlesiyle başlayan satırda 15 günlük süre içerisinde HGS hesabındaki bakiyenin tamamlanmasına ilişkin araştırmanın 17/07/2017 tarihinden sonraki kaçak geçişler bakımından geçerli olduğu, dava konusu geçişlerin bu tarih öncesi olduğu gerekçesine yer verilmiş ise de; davalının, yap-işlet-devret modeliyle Devletin yapmakla yükümlü olduğu bir kamu hizmetini yerine getirdiği sabittir. Bu hizmeti yerine getirirken aynen Devlet tarafından işletilen yollarda ve diğer işletmeciler tarafından işletilen yollarında uygulanan sistem çerçevesinde hizmeti sorunsuz olarak yerine getirmesi esastır. Ancak davalı tarafından işletilen otoyollarda sistemin gereği gibi çalışmadığı dosya kapsamında yapılan yazışmalarla aşikardır.Zira Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından, Ototyol Yatırım İşletmeleri A.Ş.'ye gönderilen 23/01/2017 tarihli yazıda; "Yap-İşlet-Devret Modeli ile yürütülmekte olan Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu (05) projesinde, hizmete açılan otoyol kesimlerinde kurulan Ücret Toplama Sisteminde (ÜTS) Geçiş ücreti OGS/HGS etiket hesabından veya nakit tahsil edilmeyen geçişlerde "İhlali Geçiş Bildirimi" (İGB) hazırlanarak sürücüye teslim edilmekte ve araçların geçiş yapması sağlanmaktadır. Kullanıcılar ihlalli geçiş yapmaları durumunda anlaşmalı bankalara (... Bankası, ...sbank) yasal süre olan 15 gün içinde normal geçiş ücretini ödeyebilmektedir. Ancak gerek İdaremizin işletmekte olduğu gerekse de YID modeli ile işletilen Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nde, ihlalli geçiş yapılması durumunda, sonradan OGS/HGS etiket hesabına para yatırılması veya yeni etiket alınması halinde otomatik düşüm işlemi yapılmaktadır.Uygulamanın, Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu projesinde de aynı olduğunu düşünen kullanıcılar İGB verilmesine rağmen gerekli hassasiyeti göstermemekte ve yasal süre içinde normal ücretleri ödemedikleri için 10 (on) kat ceza işlemi görerek mağdur olmaktadırlar. Bu yönde Bölge Müdürlüğümüze ve Genel Müdürlüğümüze çok sayıda başvuru yapılmıştır.Araç sahiplerinin mağduriyetinin giderilmesi ve diğer otoyol ve köprülerdeki uygulamalarda yeknesaktığın sağlanması amacı ile ihlalli geçişin olduğu tarihten itibaren 15 gün içinde geçişi yapan araç plakasına tanımlı OGS/HGS etiket hesabında yeterli bakiye olması veya yeni OGS/HGS etiketi alınması halinde, hesabından otomatik düşüm işlemi yapılması için ücret toplama sisteminde gerekli düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. Genel Müdürlüğümüzün konu ile ilgili talimat yazısı ekte gönderilmekte olup, gereğinin ivedilikle yapılması..." rica edilmiştir.İlgili yazıdan da anlaşıldığı üzere diğer otoyollarda ihlalli geçişten sonra 15 gün içerisinde bakiye yüklemesi yapıldığı takdirde hesaptan geçiş ücretinin tahsil edilmesi mümkün iken davacı tarafından işletilen otoyollarda bu sistem entegre edilmemiştir. Davalıya ait bir kısım araçlarda geçiş tarihinde yeterli bakiye olduğu, bir kısım araçlara geçiş sırasında bakiye yüklemesi yapıldığı, bir kısmında tahsilat yapılmasına rağmen teknik sorunlar nedeniyle iptal edildiği tespit edilmiş olmakla geçiş bedellerinin tahsil edilmemesi davalının kusurundan kaynaklanmamaktadır. Zira davalı taraf geçiş bedellerini geçiş anında peşin olarak ödemek yada geçiş anından itibaren 15 gün içerisinde geçiş bedelini OGS/HGS hesaplarında bulundurmak zorunda olup bu sorumluluğunu yerine getirmiştir. Sistemin sorunsuz şekilde işleyişini sağlamak ise davacının yükümlülüğündedir. Hesaplarında yeterli miktarda geçiş bedeli bulunmasına rağmen, bu bedellerin davalıdan kaynaklanmayan, davalının dahli olmayan, teknik sorunlar nedeniyle tahsil edilememesi akabinde, sistemin sorunsuz şekilde işleyişini sağlamak davacının yükümlülüğünde olmasına rağmen davalıya ceza uygulamak hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmayacaktır. Bu durumda... ve ... plakalı araçlar yönünden sorumluluğunu yerine getiren davalının ceza bedellerinden sorumlu tutulması hakkaniyete aykırıdır. Açıklanan durum karşısında davalının sadece ... ve ... plakalı araçlar yönünden ceza bedellerinden sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. -İlk derece mahkemesinin 21/06/2017 tarihli ilk kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Söz konusu karar akabinde davacı vekili 21/06/2017 tarihli dilekçesi ile kısa kararı sunarak icra dosyasında haciz işlemlerinin uygulanmasını talep etmiş, araçlar üzerine haciz konulmuş ve haciz ihbarnameleri yazılmıştır. Davalı vekili 23/06/2017 tarihinde icra dosyasına "Borca itirazlarımız ve Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1531 E. sayılı dosyaya ilişkin istinaf başvuru haklarımız saklı kalmak üzere dosya borcu miktarı olan 336.242,32 TL'yi dosyaya yatırıyoruz. Dosyaya yatırdığımız miktarın alacaklı tarafından çekilmesine muvafakat ediyoruz. Dosya borcu ödenmiş olduğundan dosyadaki tüm haciz ve yakalama şerhlerinin kaldırılmasını talep ederim" şeklinde talep dilekçesi sunmuş, borç ödendiği gerekçesiyle hacizlerin kaldırıldığı anlaşılmıştır. İcra dosyasında EFT dekontu bulunmamakla birlikte 28/06/2017 tarihli tahsilat makbuzunda "366.242,32 TL BorçTahsilatı-201614826 NOLU DOSYA ETMS ADINA GÖNDERİLDİ / TÜRKİYE GARANTİ BANKASI A.Ş.-0062-90001-40624 sorgu numaralı TR60... / NİLÜFER BİLET YAZILIM SATIŞ VE DEST tarafından BURSA 3. İCRA MÜD tarafına gelen EFT" açıklaması yer almaktadır. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 28/03/2019 tarihli 2017/4837 E. 2019/4198 K. sayılı kararında; "...Mahkemece, takip konusunu oluşturan borç ödendiğinden davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dosyanın incelenmesinde; davacı avukat tarafından vekalet ücretinin tahsili amacıyla Gediz İcra Müdürlüğü’nün 2007/1260 sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğu, açılan itirazın iptali davası üzerine Gediz Asliye Hukuk Mahkemesince 2007/333 E. sayılı dosyası üzerinden İş mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen kararın davalı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 05.02.2013 tarih, 2010/39649 esas, 2013/4251 karar sayılı ilamı ile görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği, dosya temyiz aşamasında iken davalı tarafından 21.02.2012 tarihinde icra dosyasına "borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla cebri icra tehdidi altında bırakıldığımızdan ve yüksek mahkeme tarafından yerel mahkeme ilamının bozulmasına karar verilmesi halinde İcra İflas Kanunu'nun amir hükümleri gereğince iade almak kayıt ve şartıyla dosya borcunu icra dosyasına depo ediyoruz." kaydıyla ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Dosya görevsizlik kararı üzerine kendisine gelen mahkemece, dava konusu borç ödendiğinden davanın konusuz kaldığı kabul edilerek karar verilmediğine yer olmadığına karar verilmiş, davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiğinden bahisle davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmiştir. Davalının yukarıda da bahsedildiği şekilde dava konusu borcu icra tehdidi altında ihtirazi kayıtla ödediği beyanı karşısında, yapılan ödeme, borcun kabul edildiği sonucunu doğuracak şekilde yorumlanamaz. O halde, mahkemece, yargılamaya devam edilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir...",Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 27/05/2015 tarihli 2014/19029 E. 2015/7757 K. sayılı kararında; "...Dairemizce, bozulmasına karar verilen yerel mahkeme kararının davacı vekilince infaza konu edilmesi üzerine, davalı vekilinin “Yargıtaydan dosyanın bozulması halinde her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak üzere dosya borcunun tamamını ödüyoruz” ifadelerini içeren 14/05/2013 tarihli imzalı beyanı doğrultusunda aynı tarihte icra dosyasına davalı yanca 25.721,13 TL ödemenin yapıldığı ve böylece davaya konu icra dosyasının infaz edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece davacı ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan inceleme sonucu aldırılan bilirkişi roporuna göre de davacının davaya konu uyuşmazlık çerçevesinde davalıdan 8.179,79 TL alacaklı olduğu belirlenmiştir. Bu olgular karşısında, aldırılan bu bilirkişi raporunda tespit edilen rakam doğrultusunda davacı yanın alacaklı olduğuna hükmedilmesi gerekirken, Dairemiz bozma ilamına konu ilk kararın infazına yönelik olarak icra dosyasına davalı yanca ihtirazı kayıt konularak yapılan ödemenin davalı tarafından borcun kabulüne dair rızaen yapılmış bir ödeme gibi kabul edilerek yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir...",Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 17/04/2013 tarihli 2013/2760 E. 2013/7021 K. sayılı kararında; "...Hükmüne uyulan Dairemiz bozma kararında özetle; “hükme esas alınan hesap bilirkişi raporu yetersiz olduğundan davalının itirazları da gözetilerek her iki tarafın defter ve belgeleri üzerinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılıp alınacak raporun diğer delillerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine” değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Zira, davacı vekili 01.11.2012 tarihli duruşmadaki beyanında, bozmadan önceki hükümden sonra tehiri icra kararı alınmadığından önceki kararı infaza koyup hükmedilen alacağı icra kanalı ile tahsil ettiklerini ve bu nedenle davanın konusuz kaldığını ileri sürmüş, davalı vekili ise aynı günlü oturumda sözü edilen ödemenin mahkeme kararı üzerine ve cebri icra tehdidi altında yapıldığını, yerel mahkemenin önceki kararı Yargıtay’ca bozulduğundan yapılan ödemenin yasal dayanağının kalmadığını, bu durumda borç bulunup bulunmadığı yönünden bozma kararı doğrultusunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak bir karar verilmesi gerektiğini, haklı çıktıkları takdirde ödenen paranın iadesi sonucunun doğacağını, tüm bu nedenlerle somut olay bakımından davanın konusuz kaldığının söylenemeyeceğini belirtmiştir. Ödeme, bozmadan önceki yerel mahkeme kararının infazı sebebi ile icraya yapılmış olduğundan ve mahkeme kararı temyiz edilmiş olduğundan ödeme sırasında ayrıca ihtirazi kayıt konulmasına gerek bulunmamaktadır. İİK’nun 40/2 maddesine göre; “Bir ilam hükmü icra edildikten sonra bozulupta aleyhinde icra yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilamla tahakkuk ederse ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski haline iade olunur.” Belirtilen yasa hükmü uyarınca davalının ödemek zorunda kaldığı bedeli geri alabilmesi için borçlu olmadığı konusunda kesin bir mahkeme ilamına ihtiyaç duyduğundan somut olayda davanın konusuz kalması söz konusu olamaz. Davalı vekili, bilirkişi incelemesi yaptırılarak borçlu olup olmadıklarının tespitini talep ettiklerini belirttiğine göre mahkemece hükmüne uyulan Dairemiz bozma kararı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir..." yönünde karar verilmiştir. Somut dosya yönünden de haciz tarihi, ödeme tarihi ve beyan dilekçesi nazara alındığında, ödemenin rızaen değil, mahkeme kararı üzerine uygulanan hacizler nedeniyle yani haciz baskısı altında ve ihtirazı kayıt sunularak yapıldığı açıktır. Bu durumda mahkemenin icra dosyasının infazen kapatıldığı ve davanın konusuz kaldığı yönündeki gerekçesi hatalıdır. Yine ödeme, rızai bir ödeme olmadığından, mahkemenin ilk ilamına dayalı icra baskısı altında bir ödeme yapıldığından yasal değişikliğin somut olayda uygulanması gerekmektedir. Yani davalı tarafça yasal değişiklik öncesinde ödeme yapıldığı gerekçesiyle 10 kat değil, yargılama halen devam ettiği ve ödemeler icra baskısı altında yapıldığı için 4 kat ceza uygulanmalıdır.Bu durumda ise geçiş bedelleri dava tarihinden önce ödendiği için ve yukarıda açıklandığı üzere... ve ... plakalı araçlar yönünden sorumluluğunu yerine getiren davalı ceza bedellerinden sorumlu tutulamayacağı için davalı sadece ... ve ... plakalı araçların ihlalli geçiş bedellerinin 4 katı tutarındaki ceza bedellerinden sorumludur. ... plakalı araçta ihlalli geçişlere ilişkin geçiş bedeli 7.416,21 TL, olup 4 kat ceza bedeli 29.664,84 TL,... plakalı araçta plakalı araçta ihlalli geçişlere ilişkin geçiş bedeli 7.416,21 TL, olup 4 kat ceza bedeli 40.888,00 TL,Olmak üzere ceza toplamı 70.552,84 TL hesap edilmiştir.Davacı tarafından Bursa 3. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında 29.936,25 TL geçiş ücreti + 299.362,50 TL ceza bedeli = 329.298,75 TL üzerinden icra takibi başlatılmış ise de, dava tarihinden önce 29.936,25 TL geçiş ücreti ve fer'ileri ödendiği için dava ceza bedeli ve fer'ileri üzerinden açılmıştır. Davalının 70.552,84 TL ceza bedelinden sorumlu olduğu tespit edildiğinden, bu tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne, takip talebindeki istem uyarınca takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekmiştir.Üst kısımda açıklandığı üzere, mahkemenin 21/06/2017 tarihli ilk kararı üzerine davalı tarafça icra dosyasına yapılan ödeme icra baskısı altında yapılan bir ödeme olup rızai bir ödeme olmaması nedeniyle dava konusuz kalmamıştır. Davalı tarafından her ne kadar dava konusu 299.362,50 TL ceza bedeli fer'ileri ile birlikte tamamen ödenmiş ise de davalı 70.552,84 TL ceza bedeli, bu bedele takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile takibin diğer fer'ilerinden sorumlu olduğundan bu bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Fazladan ödenen tutar ise İİK'nın 40.maddesi uyarınca icra işlemi olup eldeki dava konusu değildir.- İtirazın iptali davalarında İİK'nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka takibe konu alacağın likit ve belli olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir. Böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. (HGK'nın 07/06/2006 tarihli, 2006/19-295 E. 2006/341 K. sayılı ilamı). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 16/06/2022 tarihli 2022/3213 E. 2022/5927 K sayılı kararı; "...mahkemece; geçiş ücretinin davalı şirket tarafından yasal süresi içinde ödenmediği, bu nedenle davacı şirketin 6001 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca geçiş ücreti ile kesinleşmiş olan dört katı tutarındaki cezadan ibaret olan alacağını takibe konu ettiği, alacak miktarının belirlenebilir (likit) nitelikte olduğu gözetilerek, alacak miktarının tamamı üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olduğundan, Adalet Bakanlığının yerinde görülen kanun yararına temyiz talebinin kabulü gerekir..." şeklindedir.Somut olayda; davalının ... ve ... plakalı araçlarla geçiş bedellerini ödemeksizin davacı tarafından işletilen köprü ve otoyollardan geçiş yaptığı, geçiş tarihini takip eden 15 günlük süre içerisinde de bedellerin ödenmediği, ceza miktarının yasadan kaynaklandığı ve belirli olduğu anlaşılmakla, ... ve ... plakalı araçlar yönünden hesap edilen 70.552,84 TL ceza bedelinin %20 oranında hesaplanan 14.110,56 TL icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmiştir. - Kötüniyet tazminatına hükmedilmesi için takibin haksız olması tek başına yeterli değildir ayrıca alacaklının takibi başlatmakta kötü niyetli olması gerekmektedir. Alacaklının kötü niyetli sayılabilmesi için takibin haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde icra takibine girişmiş olması şartı aranmaktadır. Somut olayda, ... plakalı, ..., ... ve ... plakalı araçlar yönünden ceza bedeline hükmedilmemesi davacının kötüniyetli takip başlatmasından değil, sistemsel hatadan kaynaklı olarak geçiş bedellerinin tahsil edilememesinden kaynaklandığından yani davacının icra takibi yönünden kötüniyetli olmadığı anlaşılmakla reddedilen kısma ilişkin davalı tarafın kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. Yapılan açıklamalar çerçevesinde; mahkemece verilen karar hatalı olduğundan, davalı vekilinin istinaf istemi kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,
1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi uyarınca Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/10/2024 tarihli 2022/1174 E. 2024/1119 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLEREK;a-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının Bursa 3. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına vaki İTİRAZININ KISMEN İPTALİNE, takibin 70.552,84 TL (ceza bedeli) üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,b-Alacak tutarı olan 70.552,84 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 14.110,56 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,c-Reddedilen kısım yönünden kötüniyet tazminatı isteminin reddine,ç-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.819,46 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 3.883,75 TL harcının mahsubu ile bakiye 935,71 TL harcın davalı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,d-Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL başvurma harcı, 3.883,75 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.912,95 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e-Davacı tarafından tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere yapılan toplam 12.584,30 TL yargılama giderinden, davanın kabul-ret oranına göre hesaplanan 2.718,08 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, f-Davalı tarafından tebligat, müzekkere gideri olarak yapılan toplam 200,00 TL yargılama giderinden, davanın kabul-ret oranına göre hesaplanan 156,80 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, g-Davacı vekille temsil olunduğundan, Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince hesap edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,ğ-Davalı vekille temsil olunduğundan, Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince hesap edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,h-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iadesine,2-İstinaf yargılaması giderleri yönünden;a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının ve karar harcının Hazineye gelir kaydına,b-Davalı tarafından sarfedilen 2.913,50 TL (istinaf harcı ve posta masrafı) istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,c-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iade edilmesine,ç-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 7550 sayılı Yasa'nın 20.maddesi ile değişen 6100 sayılı HMK'nın Ek 1.maddesi ve HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.19/11/2025