Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4408 E. 2025/4464 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4408
- Karar No
- 2025/4464
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/870 E., 2025/929 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/745 E., 2020/674 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Öte yandan, 7550 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. maddesine 2. fıkrasında "...341 inci, 362 inci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulamasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." düzenlemesi eklenmiştir. İşbu düzenlemenin ise; 7550 sayılı Kanun'un 21. maddesine göre yayım tarihinden itibaren yürürlüğe gireceği belirtilmiştir. Nitekim, 6100 sayılı Kanun'un 448. maddesinde de "bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır." hükmü gereğince de parasal sınırlara ilişkin yapılan bu değişikliğin, Kanun'un yürürlük tarihinden itibaren uygulanacağı, tamamlanmış işlere ise uygulanma olanağı olmayacağı kuşkusuzdur. Tüm bu açıklamalara göre; eldeki mirastan feragat nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemli davada, Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinin 29.04.2025 olduğu, anılan düzenlemenin ise 04.06.2025 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, yeni düzenlemenin eldeki davaya uygulanma imkanı olmadığı, kesinlik hususunda 2025 yılı parasal sınırlarının esas alınması gerektiği anlaşılmıştır. Dosya içeriğine göre davalı tarafça davanın kabulüne karar verilen ve temyize konu edilen toplam miktar 52.500,00 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y
Dava, mirastan feragat sözleşmesine bağlı tapu iptali-tescil istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemi esastan reddedilmiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Dairenin sayın çoğunluğu tarafından dava değeri olarak belirlenen 52.500,00 TL'nin Bölge Adliye Mahkemesince kararın verildiği 2025 yılı itibariyle kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kaldığı gerekçesi ile temyiz isteğinin değerden reddine karar verilmiştir. 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 44. maddesiyle 6100 sayılı Kanun'a eklenen ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren "Parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. madde hükmü uyarınca, 362. maddedeki parasal sınırların her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılacağı ve parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı belirtilmiştir. 04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "hükmün verildiği" ibaresi "davanın açıldığı" şeklinde değiştirilmiş, değişiklik Kanun'un ResmÎ Gazete'de yayımı tarihi olan 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Somut olayda; davanın açıldığı 2013 yılında temyiz kesinlik sınırı 1.820,00 TL'dir. 6100 sayılı Kanun'un "Zaman bakımından uygulanma" kenar başlıklı 448. maddesinde yer alan "Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır." hükmünün, bu değişikliğin yapıldığı tarihten sonraki kararlara uygulanabilirliği görüşüne katılmak mümkün değildir. Zira, paranın alım gücündeki düşüşte gözetilerek davanın her iki tarafı için de güvence olan üst yargı denetimini sağlamak amacıyla, maddenin değişiklikten önceki ilk metniyle ilgili Anayasa Mahkemesi tarafından hak arama özgürlüğü temel amaç olmak üzere iptal kararı verildikten sonra, kanun koyucu tarafından hüküm tarihi yerine dava tarihini öncelenmiş ve mevcut değişiklik yapılmıştır. Bu gözardı edilemez bir gerçektir. Yürürlük tarihinden önceki kararlar yönünden tamamlanmış işlem yorumu yapmak, hak arama özgürlüğünü zedeleyen, hakkın özünü yargısal denetimden uzak tutan bir yaklaşımdır. Yargısal uygulamalarla açığa çıkan "kazanılmış hak" ilkesini, mevcut değişiklikle daha adil ve sağlıklı sonuçlar elde edilmesine vesile olabilecek üst mahkeme denetiminin önüne almak, hak arama özgürlüğünün sınırlandırılmasıdır ve adalete güven temel kuramını da etkilemektedir. Dairemiz tarafından denetim yapıldığı tarih itibariyle HMK'nın parasal sınırlara ilişkin Ek 1. maddesinin 2. fıkrası yürürlüktedir. Bu itibarla, temyiz incelemesinin de yürürlüğe girmiş olan bu kanun maddesine göre "dava tarihi" esas alınmak suretiyle yapılması gerekmektedir. Açıklanan gerekçeyle, miktar yönünden dava tarihi itibariyle temyiz incelemesi mümkün olduğundan işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle temyiz isteminin miktar yönünden reddine ilişkin sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.