Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/382 E. 2026/1178 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/382
- Karar No
- 2026/1178
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2025/382 Esas
KARAR NO:2026/1178
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:20/11/2024
NUMARASI:2020/415 ESAS, 2024/803 KARAR
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:14/08/2020
KARAR TARİHİ:09/07/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Takibe itiraz eden borçlulardan ... A.Ş. İle 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finasman Şirketleri Kanunu kapsamında faaliyet gösteren ... A.Ş. (... A.Ş.) arasından Beyoğlu ... Noterliği'nide 19/07/2012 tarihinde ... yevmiye numaralı ... sözleşme numaralı finansal kiralama sözleşmesinin akdedilmiş olduğunu, ... ve ... A.Ş.'de ilgili sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, takibe itiraz eden borçluların sözleşmede belirlenilen yükümlülüklerini yerine getirmeyerek temerrüde düşmelerinin borçlu ve kefillerin hepsine Beyoğlu.. Noterliği 21.02.2017 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiğini ve ihtarnamede yer alan borçlarını ödemezlerse sözleşmenin fesih edileceğini ve tüm borcun muaccel hale geleceğinin ihtar edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine İstanbul 11. İcra Müdürlüğü'nün ... dosyası ile haklarından takibe geçildiğini fakat borçlular tarafından 24/02/2020 tarihinde haksız bir şekilde takibe itiraz edildiğini, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 33. maddesi sözleşmenin feshini düzenlenmekte olup, Finansal kiralama sözleşmesinin feshi halinde kiralayana malın iadesi ile birlikte vadesi geçmiş ve vadesi gelecek kira bedellerinin de istenmesi imkânını verdiğini, sözleşmenin fesih edilmesi ile davalıların davacı şirkete olan tüm borçlarının muaccel hale geldiğini, davalılar tarafından borca, faize, faiz oranına, ödeme emrine ve yetkiye kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, yetki itirazlarının reddinin gerektiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği İstanbul İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğundan davalıların itirazının iptali gerektiğini, davalı kiracı ve davalı Müteselsil kefillerin asıl borç , faiz , faiz oranına ve fer'ilerine ilişkin itirazlarının mesnetsiz ve kötüniyetli olduğunu, söz konusu borcun davalıların davacı şirket ile aktedilen finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklandığını, ayrıca taraflar arasında imzalanmış olan finansal kiralama sözleşmesinin; " delil sözleşmesi " başlıklı 49. maddesi ile;"...Kiracı ve kefiller, sözleşme tarafları arasında çıkacak tüm itilaflarda, yargı, icra ve iflas yollarında kiralayan'ı muhasebe defter ve kayıtları ile işbu sözleşme ve eklerinin Hukuk Muhakemeler Kanunu'nun 193. Maddesi gereğince münhasıran kesin delil olacağını kabul ve taahhüt etmişleridir..." denilerek kiracı ve kefiller tarafından kabul ve ikrar edildiğini, dolayısıyla .... A.Ş.nin cari hesap dökümü ve defter kayıtlarının iş bu hüküm kapsamında borca ilişkin geçerli delil olarak kabul edilmesi gerektiğini, taraflar arasında aktedilen finansal kiralama sözleşmesinin "müteselsil kefillerin sorumluluğu " başlıklı 42 maddesinin: ‘’ İşbu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalanmış olan gerçek veya tüzel kişi ödeme planında belirtilmiş olan kira bedellerinin toplamından, iş bu sözleşmenin devamında ve ekinde bulunan ad, soyad ve ticaret ünvanları yer alan tutarda sorumlu olduklarını, bu miktarı sözleşmenin diğer maddelerinde ve ödeme planındaki esaslara göre ödemeyi borçlar vadelerinde ödenmediği takdirde 17 ve 18.maddelerinde belirtilen faiz oran ve usulüne göre ödemeyi, kiracının borcunun muacceliyet tarihinin kendilerinde muacceliyet tarihleri olduğunu kabul beyan ve taahhüt ettiklerini, hem faizin kararlaştırılabileceği hem de faiz oranının sözleşme ile hüküm altına alındığı değerlendirildiğinde takibe ilişkin faiz oranları kanuna ve taraflar arasındaki akdedilen sözleşmeye uygundur, borçlunun yerinde olmayan itirazlarının reddi gerektiğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile öncelikle teminat alınmaksızın ihtiyati haciz kararı verilmesine, borçluların tüm itirazlarının iptali ile takibin devamına, takip tarihi itibarı ile alacaklarının takibe konu olan 226.824,40 USD (Takip tarihi itibarı ile TL karşılığı 1.370.336,93-TL) lik kısmının takip tarihinden itibaren işleyen temerrüt faizi ile birlikte tahsiline ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalı yana takip alacağının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili tarafından sunulan 14/10/2024 tarihli dilekçesi ile itirazın iptali davasının ıslah yolu ile alacak davası olarak görülmesini, aynı tarihli diğer dilekçesi ile dava tarihi 14/08/2020 itibari ile 226.824,40 USD olan davacı şirket alacağının tespiti ile alacağa dava tarihinden itibaren işleyen faiz ve masrafları ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalılar ... A.Ş., ... A.Ş., ... vekili cevap dilekçesinde özetle: davalı şirket ile davacı arasındaki finansal kiralama sözleşmesi kapsamında bugüne kadar davacıya 827.800,65 USD ödeme yapıldığını, bakiye borcun ise 27/12/2017 vade tarihli 215.130,USD bedelli kambiyo senedi ile ödendiğini, kambiyo senedinin davacı tarafından İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, kambiyo senedinin bir ödeme aracı olduğunu, kambiyo senedi ile ödenen borcun tahsili için açılan işbu davanın mükerrer nitelikte olduğunu, davacı tarafından finansal kiralama sözleşmesinin feshedildiğini ve 827.800,65 USD ödeme yapıldığını, makine ve ekipmanın iadesinin talep edildiğini, iki adet biçerdöverin rızaen teslim belgesi ile davacıya iade edildiğini, diğer makine ve ekipmanın ise kullanıldığı yer olan ...’e bağlı Muş Alpaslan Tarım İşletmelerinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...sicil numarasında kayıtlı ... A.Ş.’ ne tesliminin davacı tarafından istendiğini, bu kiralananların ise davacı şirket tarafından belirtilen şirkete fatura edildiğini ve bedellerinin tahsil edildiğini, kira bedellerini tahsil ettiği, akabinde kiralanan ekipmanları iade alarak üçüncü kişiye satan ve tekrar gelir elden davacının, yasal olarak davalı şirkete ödemesi gereken bedelleri ödemediği gibi, haksız ve yasaya aykırı olarak talepte bulunduğunu, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring Ve Finansman Şirketleri Kanunu’ nun 33. Maddesi“malın üçüncü kişilere satılması hâlinde sözleşmede aksi bir değer kararlaştırılmadıkça satış bedelinin, vadesi gelmemiş finansal kiralama bedelleri ile varsa kiralayanın bunu aşan zararı toplamından düşük olması durumunda aradaki fark kiracı tarafından kiralayana ödenir. Sözleşmede aksi bir değer kararlaştırılmadıkça iade edilen malın satış bedelinin, vadesi gelmemiş finansal kiralama bedelleri ile varsa kiralayanın bunu aşan zararı toplamından yüksek olması durumunda aradaki fark kiralayan tarafından kiracıya ödenir” hükmünü taşıdığını, bu itibarla mal bedeli üzerinden davalının davacıdan alacağının oluştuğunu, Borçlar Kanununu 97. Maddesi “Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir” hükmünü taşıdığını, bu nedenle davacının, sözleşme konusu mal bedelinden doğan borçlarını ifa etmeden veya ifasını teklif etmeden sözleşmeden doğan haklarını talep edemeyeceğini belirterek haksız ve hukuki destekten yoksun davanın reddine, %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/415 Esas 2024/803 Karar 20.11.2024 Tarihli kararı: "...Dava, taraflar arasında akdedilen FKS 'ye davalıların aykırı davranışları sebebiyle FKS'nin feshi ile ödenmeyen kira bedellerinin tahsili amacıyla davalılar hakkında başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline yönelik itirazın iptali davasıdır. Davacı davasını öncelikle itirazın iptali davası olarak açmış, bilahere sunduğu ıslah dilekçesi ile davasını alacak davasına çevirmiştir. Her ne kadar, ıslah ile itirazın iptali davasının alacak davasına çevrilmesi usulen mümkün ise de, icra takibine konu edilmemiş alacak kalemlerinin ıslah ile davaya eklenmesi mümkün olmadığından, sadece icra takibine konu edilen alacak kalemleri yönünden yapılan ıslaha itibar etmek gerekmiştir. Bu minvalde aşamalarda farklı bilirkişi heyetlerinden raporlar alınmış ise de, dosyaya sunulan son bilirkişi raporunda, taraflar arasındaki ilişkilerin ve sözleşmelerin, hesap hareketlerinin ve önceki raporlardaki tespit hatalarının ortaya konulmuş olması nazara alınarak son rapora itibar etmek gerekmiştir. Buna göre; Davacı ... A.Ş. ile davalılardan .... A.Ş. arasında 19.07.2012 tarihinde akdedilen ... sözleşme numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi, 1.205.562,00 USD + 608.937,00 USD tutara kadar müteselsil kefil/ipotek borçlusu sıfatıyla diğer davalılar ... A.Ş. ve ... tarafından imzalanmıştır. Ek-B1 ödeme planının toplamı 1.205.562,00 USD iken Ek-B2 ödeme planının toplamı 608.937,00 USD olarak belirlenmiştir...Taraflar arasında akdedilen 11.11.2016 tarihli Finansal Kiralama Tadil Sözleşmesi ile ... nolu Finansal Kiralama Sözleşmesi ödeme planı değiştirilmiştir. Bu sözleşme 1.257.940,53 USD tutara kadar müteselsil müteselsil kefil sıfatıyla diğer davalılar ... A.Ş. ve ... tarafından imzalanmıştır. ... nolu ödeme planının toplamı 831.385,52 USD iken ... nolu ödeme planının toplamı 426.555,01 USD olarak belirlenmiştir. ... Şirketinin 10.03.2021 tarihli yazısıyla, 17.02.2021 tarihli duruşma tutanağının 4. Maddesindeki traktör ve ekipmanların şirketleri tarafından ... A.Ş.’den 11.09.2018 tarihinde satın alındığı bildirilmiştir. Ekli faturaların dökümü aşağıdaki gibi olup bir önceki işgünü olan 10.09.2018 günü saat 15:30'da belirlenen gösterge niteliğindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası USD efektif satış kuruna (6,4746) göre karşılıkları toplam 185.632,93 USD olarak hesaplanmıştır. Davacı tarafından davalı lehine 6,1901 kuru kullanılmak suretiyle hesaplanan 191.906,38 USD (KDV hariç) tutarındaki satış bedeli davacı borcundan mahsup edilmiştir. Aşağıdaki listede yer alan ilk iki ürün ... nolu sözleşme ile kiralanan makineler iken diğerleri dava konusu icra takibinin dayanağı sözleşme ile kiralanan makinelerdir. Bu nedenle ilk iki ürün ... nolu sözleşme alacağından mahsup edilmişken diğer beş ürün dava konusu icra takibinin dayanağı ... nolu sözleşmeye ilişkin ödeme planlarından mahsup edilmiştir...Davacı şirketin 16.06.2020 tarihli ... ve ... nolu faturalarıyla .... Şti.’ye satılan aşağıdaki ürünlerin toplam bedeli 1.092.592, 60 TL (KDV hariç) olup bir önceki işgünü olan 15.06.2020 günü saat 15:30'da belirlenen gösterge niteliğindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası USD efektif satış kuruna (6,8445) göre karşılıkları toplam 159.630,74 USD olarak hesaplanmıştır. Listenin sonundaki iki ürünün, ilk iki ürünün bütünleyicisi olduğu ve birlikte satıldığı bilgisi verilmiştir... 02.01.2023 tarihli raporda da tespit edildiği üzere 17.02.2020 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan alacağı kira alacağı (fesihle birlikte muaccel hale gelen ve fatura düzenlenmiş olan), sigorta alacağı ve kira masraflarından oluşmaktadır. Fesihle birlikte muaccel hale gelen kira alacağı ... nolu ödeme planı için 305.776,96 USD iken ... ve ... nolu faturalarla yapılan satışların mahsup edilmesiyle 17.02.2020 takip tarihi itibarıyla 188.990,51 USD düzeyine gerilemiştir. ... nolu ödeme planı için fesihle birlikte muaccel hale gelen kira alacağı 440.290,60 USD olarak tespit edilmiştir. ... nolu ödeme planı için 200.715,02 USD iken ..., ... ve ... nolu faturalarla yapılan satışların mahsup edilmesiyle 17.02.2020 takip tarihi itibarıyla 195.868,58 USD düzeyine gerilemiştir. Fesihle birlikte muaccel hale gelen kira alacaklarının 17.02.2020 takip tarihi itibarıyla kalan faizleri de ... nolu ödeme planı için 62.181,38 USD,... nolu ödeme planı için 120.314,58 USD ve ... nolu ödeme planı için 31.335,55 USD olarak tespit edilmiştir. Fatura düzenlenmiş olan kira alacağı ise 17.02.2020 takip tarihi itibarıyla ... nolu ödeme planı için 4.040,00 USD, ... nolu ödeme planı için 28.080,00 USD ve ... nolu ödeme planı için 25.753.22 USD tespit edilmiştir. Fatura düzenlenmiş olan kira alacağının 17.02.2020 takip tarihi itibarıyla temerrüt faizi, ... nolu ödeme planı için 10.973,90 USD, ... nolu ödeme planı için 17.919,63 USD ve ... nolu ödeme planı için 11.884,11 USD hesaplanmıştır. 02.01.2023 tarihli rapordan farklı tutarlar bulunmasının nedeni temerrüt faizine KDV eklenmemesidir. Bahsi geçen temerrüt faizleri için herhangi bir fatura düzenlenmediğinden KDV eklenmesi de gerekmeyecektir. 17.02.2020 takip tarihi itibarıyla sigorta alacağı ... nolu ödeme planı için 11.088,00 USD, ... nolu ödeme planı için 11.669,60 USD ve ... nolu ödeme planı için 26.335,10 USD tespit edilmiştir. Sigorta alacağının 17.02.2020 takip tarihi itibarıyla temerrüt faizi, ... nolu ödeme planı için 6.998,53 USD, ... nolu ödeme planı için 6.038,22 USD ve ... nolu ödeme planı için 6.704,17 USD hesaplanmıştır. Son olarak kira masrafları alacağı ... nolu ödeme planı için 63.441,13 TL, ... nolu ödeme planı için 466,54 TL ve ... nolu ödeme planı için 56.618,13 TL tespit edilmiştir. Kira masrafları alacağının temerrüt faizi ise 17.02.2020 takip tarihi itibarıyla, ... nolu ödeme planı için 34.322,53 TL, ... nolu ödeme planı için 334,19 TL ve ... nolu ödeme planı için 6.637,92 TL hesaplanmıştır... Dava konusu icra takibinde ... sözleşme numaralı finansal kiralama sözleşmesinden Kaynaklanan 120.525,80 USD gecikmiş kira masraf alacağı, 46.316,74 USD gecikmiş sigorta masraf alacağı, 19.967,66 USD gecikmiş sigorta alacağına işlemiş faiz ve 40.014,20 USD gecikmiş kira masraf alacağına işlemiş faiz olmak üzere toplam 226.824,40 USD talep edilmiş olması dikkate alındığında takibin kira masraf alacağı ve sigorta alacağı ile bunların işlemiş faizlerinden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Gecikmiş kira masraf alacağı bakiyesinin de takip tarihi itibarıyla 120.525,80 TL (USD değil) olması da bu kanaati desteklemektedir. Böylece kira alacağının (fesihle birlikte muaccel hale gelen ve fatura düzenlenmiş olan) dava konusu icra takibinde talep edilen kalemlerden olmadığı değerlendirilmiştir. Davacı şirketin 16.06.2020 tarihli ... ve ... nolu faturalarıyla .... Şti.’ye satılan KDV hariç 1.092.592,60 TL (159.630,74 USD) takibe konu edilmeyen kira alacağından mahsup edilebileceğinden takip konusu alacaklara ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı Değerlendirilmektedir. İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibine konu edilen 215.130,00 USD tutarındaki kambiyo senedi de takibe konu edilmeyen kira alacağından mahsup edilebileceğinden tenzil edilmesinin gerekmediği değerlendirilmektedir. Böylece 17.02.2020 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan, dava konusu icra takibi ile talep edilen kira masraf alacağına ilişkin olarak 120.525,80 TL asıl alacak ve 41.294,64 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 161.820,44 TL; sigorta alacağına ilişkin olarak da takip talebindeki tutarla bağlı kalınmak suretiyle 46.316,74 USD asıl alacak ve 19.740,92 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 68.833,62 USD alacaklı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmede TL alacağı için yıllık %30 faiz, döviz alacakları için yıllık %20 faiz kararlaştırıldığından, temerrüd tarihinden itibaren bu minvalde faiz hükmü kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, -Davacının kira masraf alacağından kalan 120.525,80 TL'nin 26/12/2019 tarihinden itibaren yıllık %30 faiz işletilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -Davacının sigorta masraf alacağından kalan 46.316,74 USD'nin 26/12/2019 tarihinden itibaren yıllık %20 faiz işletilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,..." karar verilmiştir. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/415 Esas 2024/803 Karar 12/02/2025 Ek karar ile; "...Usulüne uygun yapılan ihtaratlı tebligata rağmen Davalı ... Tasfiye ... tarafından 6.836,87 TL İstinaf Karar Harcı, 1.683,10 TL İstinaf Yoluna Başvurma Harcı ve 250 TL İstinaf Avansı İstinaf Avansı yatırılmadığı anlaşılmakla; HMK 344.maddesi uyarınca istinaf talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Davalı ... A.Ş. İle 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman Ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında faaliyet gösteren ... A.Ş. (... A.Ş.) arasından Beyoğlu ... Noterliği'nide 19/07/2012 tarihinde ... yevmiye numaralı ... sözleşme numaralı düzenleme şeklinde Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedilmiş olup ... ve ... A.Ş.'de ilgili sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kiracı ve kefillerin hepsine Beyoğlu ... Noterliği'nden 21.02.2017 tarihli... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilmiş ve ihtarnamede yer alan borçlarını ödemezlerse sözleşmenin fesih edileceği ve tüm borcun muaccel hale geleceği ihtar edildiğini, İhtara rağmen borcun süresi içerisinde ödenmemesi üzerine sözleşme feshedildiğini, Sözleşmenin fesih edilmesi ile davalıların tüm borçları muaccel hale geldiğini, İhtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine İstanbul 11. İcra Müdürlüğü'nün ... dosyası ile haklarından takibe geçilmiş fakat borçlular tarafından 24/02/2020 tarihinde haksız bir şekilde takibe itiraz edildiğini, Borçluların itirazı üzerine İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/415 Esas sayılı dosyasından İtirazın İptali davası açıldığını, her ne kadar İtirazın İptali davası açılmışsa da Mahkemeye sunulan 14/10/2024 tarihli Islah dilekçesi ve 14/10/2024 tarihli dava dilekçesi ile dava sebebi değiştirilerek alacak davasına dönüştürüldüğünü, mahkemece yeni dava dilekçesi üzerinden karar verilmesi gerektiğini, Her ne kadar, İcra takip dosyasına yapılan itiraz nedeniyle İtirazın İptali davası açılmışsa da 14/10/2024 tarihli Islah dilekçesi ile Alacak davasına dönüştürülmüş ve 14/10/2024 tarihli dava dilekçesi ile, dosyada mevcut 18/04/2017 tarihli Bilirkişi Heyeti raporunda tespit edilen alacağımızın davalılardan tahsili talep edilmiştir. Ancak sayın Mahkemece ıslah talebimiz için "Her ne kadar, ıslah ile itirazın iptali davasının alacak davasına çevrilmesi usulen mümkün ise de, icra takibine konu edilmemiş alacak kalemlerinin ıslah ile davaya eklenmesi mümkün olmadığından, sadece icra takibine konu edilen alacak kalemleri yönünden yapılan ıslaha itibar etmek gerekmiştir." şeklindeki değerlendirme ile, davanın ıslah edildiği hususunu göz önünde tutulmadığını, dava Alacak davasına dönüştürülmüş olup yeni dava dilekçemizde yer almadığı da göz önünde tutulduğunda, İtirazın İptali davasına konu icra takip dosyasındaki alacak kalemleri üzerinden hüküm kurulması hatalı olduğunu, Mahkemeye ıslah sonrası sunulan 14/10/2024 tarihli dava dilekçemiz ile talep ettiğimiz ve 18/04/2017 tarihli Bilirkişi Heyeti raporunda da tespit edilen toplam 226.824,40 USD olan müvekkil Şirket alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesi gerektiğini, 18/07/2024 tarihli Bilirkişi Heyeti Raporunun 8/10. Sayfadaki "3.4. Hesap İncelemesi" kısmında müvekkil Şirket alacağı tüm kalemleri ile tespit edildiğini, Buna göre; ... nolu ödeme planı için 305.776,96 USD iken ... ve ... nolu faturalarla yapılan satışların mahsup edilmesiyle 17.02.2020 takip tarihi itibarıyla 188.990,51 USD, ... nolu ödeme planı için fesihle birlikte muaccel hale gelen kira alacağı 440.290,60 USD, ... nolu ödeme planı için 200.715,02 USD iken ..., ... ve ... nolu faturalarla yapılan satışların mahsup edilmesiyle 17.02.2020 takip tarihi itibarıyla 195.868,58 USD olmak üzere fesihle birlikte muaccel hale gelen kira alacağı toplam 825.149,69 USD tespit edildiğini, Bilirkişi Heyeti tarafından Finansal Kiralama Sözleşmesinin fesih tarihi itibariyle muaccel hale gelen kira alacağı toplamını 825.149,69 USD olarak tespit edilmiş olup ıslah sonrası dosyaya sunduğumuz 14/10/2024 tarihli dava dilekçesi ile dava tarihi itibariyle alacağımızın 226.824,40 USD' lik kısmı fazlaya ilişkin hakkımız saklı kalmak kaydıyla müvekkil Şirket alacağının tahsili talep edilmiş ve ıslah harcı da dosyaya yatırıldığını, dosya içerisinde alacağı tevsik eden tüm delillerin mevcut olduğunu, bilirkişiler tarafından inceleme yapılarak alacağım tam olarak tespit edildiğini, beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ... şirketleri vekili istinaf dilekçesinde ; kiralama sözleşmesi kapsamında bugüne kadar davacıya 827.800,65 USD ödeme yapıldığını, bakiye borç ise 27/12/2017 vade tarihli 215.130,USD bedelli kambiyo senedi ile ödendiğini, kambiyo senedi davacı tarafından İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, Davacı tarafından finansal kiralama sözleşmesi feshedilmiş ve 827.800,65 USD ödeme yapılmış makine ve ekipmanın iadesi talep edildiğini, İki adet biçerdöver ekte sunulan rızaen teslim belgesi ile davacıya iade edildiğini, konu ile ilgili elektronik posta yazışmaları da cevap dilekçesi ekinde dosya kapsamına sunulduğunu, yargılama sürecinde birçok bilirkişi kök ve ek raporu tanzim edildiğini, İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporu, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olmamasına rağmen itirazlarının göz ardı edilerek hüküm verildiğini, Hükme esas alınan 18/07/2024 tarihli raporda kira alacağının değil “kira masraflarının”(!) ve “sigorta alacağının” talep edilmekte olduğu belirtildiğini, Taraflar arasındaki Finansal Kirala Sözleşmesinde “kira alacağı” dışında “kira masrafı alacağı” adı altında bir düzenleme bulunmadığını, Bu nedenle sayın bilirkişilerin takibe konu alacağın “kira alacağı” değil “kira masrafı alacağı” şeklindeki değerlendirmesinin hukuki dayanağı bulunmadığını, Bilirkişi raporunda, sözleşmede yer almayan bir alacak nev’ i ihdas edilmiş, ilk derece mahkemesince de bu doğrultuda karar verildiğini, İlk derece mahkemesi kararının gerekçesinde, 18.07.2024 tarihli bilirkişi raporuna adeta 'kopyala-yapıştır' olarak yer verilmiş ve kira bedellerinin kambiyo senedi ile ödendiği dikkate alınmadığını, Müvekkil şirket ile davacı arasındaki finansal kiralama sözleşmesi kapsamında bugüne kadar davacıya 827.800,65 USD ödeme yapılmıştır. Bakiye borç ise 27/12/2017 vade tarihli 215.130,USD bedelli kambiyo senedi ile ödendiğini, Kambiyo senedi davacı tarafından İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, Bilindiği üzere kambiyo senedi bir ödeme aracı olduğunu, Kambiyo senedi ile ödenen borcun tahsili için açılan işbu dava mükerrer nitelikte olup, işbu davanın reddi gerekmekteyken kısmen kabul yönünde hüküm kurulması hatalı olduğunu, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring Ve Finansman Şirketleri Kanunu’ nun 33. Maddesi “malın üçüncü kişilere satılması hâlinde sözleşmede aksi bir değer kararlaştırılmadıkça satış bedelinin, vadesi gelmemiş finansal kiralama bedelleri ile varsa kiralayanın bunu aşan zararı toplamından düşük olması durumunda aradaki fark kiracı tarafından kiralayana ödenir. Sözleşmede aksi bir değer kararlaştırılmadıkça iade edilen malın satış bedelinin, vadesi gelmemiş finansal kiralama bedelleri ile varsa kiralayanın bunu aşan zararı toplamından yüksek olması durumunda aradaki fark kiralayan tarafından kiracıya ödenir” hükmünü taşıdığını, davacının şeffaf bir hesap sunamamasına rağmen, yukarıda belirtilen maddenin uygulanması ile tüm kira borçlarını ödeyen müvekkili şirket davacıdan alacaklı duruma geldiğini, Borçlar Kanununu 97. Maddesi “Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir” hükmünü taşıdığını, bu nedenle davacı, sözleşme konusu mal bedelinden doğan borçlarını ifa etmeden veya ifasını teklif etmeden sözleşmeden doğan haklarını talep edemeyeceğini, İlk derece mahkemesi kararında, taleple bağlılık ilkesi gözetilmeksizin, davacı tarafından talep edilmeyen, dava konusu olmayan bir alacak hükmü kurulduğunu, Davacının Türk Lirası cinsinden herhangi bir alacak talebi olmamasına rağmen tarafımızca anlamlandırılamayan ve sözleşmede yer almayan bir alacak kalemi bakımından Türk Lirası cinsinden hüküm kurulduğunu, tarafları lehine reddedilen dava değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmişse de, hatalı hesaplama yapıldığını, Davacı, davasını ıslah etmiş ve dosyaya ikinci bir dava dilekçesi sunmuştur. Dava dilekçesinden de açıkça görüleceği üzere dava değeri 226.824,40 USD olarak belirtilmiştir. İlk derece mahkemesi kararından da görüleceği üzere 46.316,74 USD ile 120.525,80-TL üzerinden hüküm kurulduğunu, -TL cinsinden kurulan hükmün davacı tarafından bildirilen kur üzerinden USD cinsine çevrildiği halde dahi yaklaşık 170.000,00 USD'lik kısım üzerinden davanın reddedildiğini, Kaldı ki, yine gerekçeli kararda yargılama giderleri bakımından yapılan oranlamada bile yaklaşık dört kat oran olduğu görüldüğünü, Hal böyle iken, davacı ve davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin aynı olması mümkün olmadığını beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava; Finansal kira sözleşmesine dayalı alacak davasıdır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı vekili 14.10.2024 tarihli dilekçesinde; "...Bilirkişi Heyeti tarafından Finansal Kiralama Sözleşmesinin fesih tarihi itibariyle muaccel hale gelen kira alacağımız toplamını 825.149,69 USD olarak tespit edilmiş olup fazlaya dair hakkımız saklı kalmak üzere dava tarihi itibariyle 226.824,40 USD olan müvekkil Şirket alacağının tespiti ile alacağa dava tarihinden itibaren işleyen faiz ve masrafları ile birlikte davalılardan tahsiline hükmedilmesini sayın Mahkemenizden talep ederiz. " talep etmiştir.1-Dosyanın incelenmesinden; Davacı tarafından davanın, öncelikle itirazın iptali davası olarak açıldığı, icra takibine konu alacak kalemlerinin sigorta alacağı ve faizi, kira masraf alacağı ve faizi olarak gösterildiği ve 226.824,40 USD takip çıkış miktarı üzerinden davasını harçlandırdığı, davacı vekilinin 14.10.2024 tarihli dilekçesi ile davasını tümden ıslah ederek alacak davasına çevirdiği görülmüştür.İlk derece mahkemesince; her ne kadar, "ıslah ile itirazın iptali davasının alacak davasına çevrilmesi usulen mümkün ise de, icra takibine konu edilmemiş alacak kalemlerinin ıslah ile davaya eklenmesi mümkün olmadığından, sadece icra takibine konu edilen alacak kalemleri yönünden yapılan ıslaha itibar etmek gerekmiştir." gerekçesi ile hüküm kurulmuş ise de, davacı vekilinin 14.10.2024 tarihli dilekçe kapsamı "tam ıslah" mahiyetinde olup, davacı tarafından yapılan "tam ıslah" ile davasını alacak davasına çevirirken, icra takibi ile bağını tamamen koparmıştır. Yapılan tam ıslahtan sonra, icra takibine bağlı olarak alacak kalemlerinin değerlendirilmesi mümkün olmadığından, davaya konu uyuşmazlığın 14.10.2024 tarihli ıslah işlemine konu "muaccel hale gelen kira alacağı" yönünden incelenmesi ve değerlendirilmesi gerektiği halde, hatalı gerekçe ile ve taleple bağlılık kuralına aykırılık da oluşturacak şekilde tam ıslahtan sonra atık talep konusu edilmediği anlaşılan "kira masraf alacağı" ve "sigorta masraf alacağı" üzerinden yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde değildir.
2-Kabule göre yapılan incelemede ise; Dosyada mübrez bilirkişi raporları incelendiğinde; Aşamalarda farklı bilirkişi heyetinden kök ve ek raporlar alındığı, alınan raporlar arasında alacak kalemlerin hesaplanmasında farklılar bulunduğu, "kira masraf alacağının" nelerden ibaret olduğunun sunulu raporlardan anlaşılamadığı, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm tesis edildiği anlaşıldığı gibi, tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla takibe konu edildiği anlaşılan İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına konu kambiyo evrakının FKS'ne bağlı olarak verilip verilmediği, buna ilişkin sözleşme kapsamında düzenleme bulunup bulunmadığı incelenmeden borçtan tenzili şartlarının değerlendirilmesinin yerinde olmadığı, alınan son bilirkişi raporu incelendiğinde ise ... nolu, ... nolu , ... nolu sair ödeme planları esas alınarak inceleme yapıldığı, ödeme planları ile tespit edilen alacaktan faturalarla yapılan satışların ilgili ödeme planlarından mahsup edildiği, bu kapsamda taraflar arasında FKS'ni tadil eden sözleşmeler de dikkate alınarak asıl borçlu yanında davalı kefiller yönünden de sorumluluklarının ayrıca incelenmesi gerekirken, hükme esas almaya elverişli olmadığı anlaşılan bilirkişi raporuna dayalı olarak eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde değildir.
Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı kabulüne, eksik inceleme ve hatalı gerekçeye dayalı ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunması için dosyanın mahkemesine iadesine, karar kaldırma sebep ve şekline göre davalılar vekillerinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olamadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraflar vekillerinin istinaf talebinin ayrı ayrı kısmen KABULÜ ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20.11.2024 Tarih, 2020/415 Esas, 2024/803 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunması için dosyanın mahkemesine İADESİNE,
3-Karar kaldırma sebep ve şekline göre , Taraflar vekillerinin sair istinaf taleplerinin bu aşmada incelenmesine yer olmadığına,
4- İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.683,100 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 420,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 2.103,10 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 10,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.693,20 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.09/07/2026