Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/282 E. 2026/1166 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/282
Karar No
2026/1166
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/282 - 2026/1166 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/282 KARAR NO : 2026/1166

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KONYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25.12.2024 NUMARASI : 2024/65 Esas 2024/920 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av.

DAVALI : VEKİLİ : Av.

İHBAR OLUNAN : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 25.06.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 06.07.2026

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 09.06.2015 tarihinde davacının idaresindeki araç ile seyir halinde iken karşı yönden gelen plakası tespit edilemeyen aracın aniden yola çıktığını, davacının araca çarpmamak için direksiyonu sağa kırdığını ve fren yaptığını, sağ tarafta bulunan araç park yerinde kaldırıma çıkarak karşı duvara çarptığını, kazada davacının ağır yaralandığını, kazanın oluşumunda plakası belli olmayan aracın asli kusurlu olduğunu, davalı ...nın sorumlu olduğunu belirterek davanın 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belgelenemeyen tedavi ve yol masrafları ile bakıcı giderleri için 100,00 TL, çalışamadığı süre nedeniyle kazanç kaybı için 100,00 TL, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar için 300,00 TL olmak üzere toplam 500,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren faizi ile birlikte olay tarihindeki sigorta limitine kadar olan kısmı için davalı ...ndan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 08.02.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile 100,00 TL olan geçici iş göremezlik tazminatını 3.741,62 TL’ye, 50,00 TL olan belgelenemeyen giderleri 3.000,00 TL’ye, 50,00 TL olan bakıcı giderini 4.553,06 TL’ye, sürekli iş göremezlik tazminatını 127.427,52 TL olarak ıslah etmiş, 05.12.2024 tarihli dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 1.061.853,11 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili, talep edilen tazminat kalemleri arasında tedavi, yol masrafı ile bakıcı giderleri ve kazanç kaybının sayıldığını, davacı tarafından talep edilen tazminat talebine ilişkin olarak herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını, davalının sorumluluğunun olay tarihinde zorunlu trafik poliçesi bulunmayan motorlu araca atfedilen kusur oranı ile kaza tarihindeki teminat limiti ile sınırlı olduğunu, maluliyet oranının belgelenmesinin gerektiğini, davalının sorumluluğunun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 93.maddesi ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.1. maddesi gereğince kaza tarihinde geçerli teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, davalının haksız fiil faili olmadığını, haksız fiillerden dolayı önce haksız fiil failinin sorumlu tutulmasının gerektiğini, kanunen sorumlu tutanların en son sırada yer alacağının 6098 sayılı TBK'nın 43.maddesi gereği olduğunu, davanın açılmasına sebep olmayan davalının temerrüdü söz konusu olmadığından dilekçede belirtilen faizin başlangıç tarihi ve faiz talebinin kabul edilemeyeceğinden belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, 24.02.2021 tarihli ve 2018/441 Esas, 2021/114 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne ilişkin hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla Dairenin 15.12.2023 tarihli ve 2021/1153 Esas, 2023/1046 Karar sayılı kararı ile hükmün kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonunda davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri taleplerine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 08.01.2019 tarihli rapor ile üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 23.12.2019 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün %60 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücünün %40 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Necmettin Erbakan Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 30.09.2024 tarihli raporda davacının özür oranının %21 olduğu, iyileşme süresinin 2 ay olduğu ve 2 ay bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen rapor ve ek rapordaki hesaplamalar ile 24.02.2021 tarihli hükme karşı yalnız davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğundan kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle davanın kısmen kabulü ile davacının 3.741,62 TL geçici iş göremezlik, 127.427,52 TL sürekli iş göremezlik, 4.553,06 TL bakıcı gideri ve 3.000,00 TL tedavi giderleri olmak üzere toplam 138.722,22 TL tazminatının dava tarihi olan 30.12.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada alınan maluliyet raporunda davacının sürekli iş göremezlik tazminatı artmış olmasına rağmen ilk karara karşı istinaf başvurusunda bulunmamış olması nedeniyle kazanılmış hak nedeniyle kaldırma sonrasında artırılan miktar yönünden davanın reddine karar verildiğini, taraflarınca istinaf başvurusunda bulunulmama nedeninin kararın tamamen lehlerine olması ve istinaf başvurusunu gerektirir bir sebep bulunmaması olduğunu, kamu düzenine ilişki hususlar hakkında aleyhe bozma yasağından bahsedilemeyeceğini, ayrıca kaldırma kararında uzman doktor bilirkişiden tedavi giderleri konusunda rapor alınması gerektiğinin belirtildiğini, mahkemece bu eksiklik giderilmediğini, tedavi giderleri konusunda gerekli araştırma yapılmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, dava konusu kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın varlığının somut delillerle ispatlanamadığını, dosya kapsamında davacının iddialarını kanıtlayıcı delil mevcut olmadığını, kazaya kusuru ile sebebiyet veren aracın varlığını ispata yönelik somut delil bulunmadığını, kusur oranları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, davacının maluliyetine ilişkin Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, usuli kazanılmış hak kurallarına aykırı şekilde ve eksik inceleme ile hüküm verildiğini, hükme esas alınan raporun yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını, davalı ...nın geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi gideri yönünden sorumluluğu bulunmadığını, ancak tazminata hükmedildiğini, ayrıca bakıcı giderinin brüt ücret üzerinden hesaplanması için bakıcı tutulduğunun ispatı gerektiğini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda teknik faiz uygulanmamasının doğru olmadığını, TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz uygulanarak tazminatın belirlenmesi gerektiğini, davacı tarafın iki kez talebini artırım yoluna gittiğini, ıslah tarihinde zamanaşımının dolduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili, 09.06.2015 tarihinde davacının idaresindeki araç ile seyir halinde iken karşı yönden gelen ve plakası tespit edilemeyen aracın neden olduğu kazada davacının ağır şekilde yaralandığını belirterek geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri taleplerinde bulunmuş, davanın reddine ilişkin verilen 19.04.2017 tarihli kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 11.04.2018 tarihli ve 2017/1531 Esas, 2018/515 Karar sayılı kararı ile hükmün kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada 24.02.2021 tarihli ve 2018/441 Esas, 2021/114 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar, davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine son olarak Dairenin 15.12.2023 tarihli ve 2021/1153 Esas, 2023/1046 Karar sayılı kararı ile kaldırılmış, mahkemece anılan kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 1-2918 sayılı KTK'nın 109 maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar, Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda yaralamalı trafik kazasının 09.06.2015 tarihinde meydana geldiği, zamanaşımı süresinin kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89/4. ve 66/1-e maddelerine göre 8 yıl olduğu, yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemli davanın 30.12.2015 tarihinde zamanaşımı süresinde açıldığı, 08.12.2021 tarihinde ıslah dilekçesi ibraz edildiği anlaşıldığından davalı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. 2-Dosya içeriğinden 09.05.2015 tarihinde davacının idaresindeki araç ile plakası tespit edilemeyen aracın karıştığı kaza sonucunda davacının yaralandığı ve ... aleyhine maddi tazminat talebiyle dava açıldığı, yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 08.01.2019 tarihli rapor ile üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 23.12.2019 ve 10.10.2020 tarihli raporlarda kazanın meydana gelmesinde plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün %60 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücünün %40 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, kusur durumunun dosya kapsamına uygun olarak düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilinin kusur ve sorumluluğa ilişkin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. 3-Somut olayda trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemiyle açılan davada, Daire kaldırma kararı uyarınca yapılan araştırma ve inceleme sonucunda Necmettin Erbakan Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 30.09.2024 tarihli raporda davacının özür oranının %21 olduğu, iyileşme süresinin 2 ay olduğu ve 2 ay bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği, raporun Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılmıştır. Mahkemece alınan gerekçeli ve denetime elverişli rapor ve ek rapordaki hesaplamalar ile davacının zararının belirlendiği, mahkemenin 24.01.2021 tarihli hükmüne karşı yalnız davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmadığı gözetilerek davalı lehine oluşan kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekili ve davalı vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 9.476,11 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 2.369,05 TL'nin mahsubu ile kalan 7.107,06 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf maktu karar harcından başvuru sırasında peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 4-Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 25.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. n

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/282, K. 2026/1166, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-282-e-2026-1166-k-72f98d7bd43d