Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2730 E. 2026/2480 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/2730
- Karar No
- 2026/2480
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/2730
KARAR NO : 2026/2480
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/04/2025
NUMARASI : 2022/673 Esas - 2025/346 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Sebebiyle )
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/05/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı/borçlu aleyhine, müvekkili davalı şirkete ait kabloları koparmış olması sebebiyle meydana gelen hasar bedeli için icra takibi başlattıklarını, takibe itiraz edildiğini, davalının müvekkilinin alt yapısına verdiği hasar bedelinden sorumlu olduğunu ileri sürerek İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile icra takibine itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; "Tarafların kusur oranlarına ilişkin bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmede; 45 ayrı adreste oluşan kablo hasarlarının tutanakları tek tek fotoğrafları ile birlikte incelenmiş, davalının bütün kazıları ...Makinası ile 40 cm derinliğinde yaptığı, davacının ise ... ve ... Kablo Montaj Uygulama Usul ve Esasları kapsamında 80 cm derinliğinde tesis etmesi gerektiği, ancak kabloların uygun derinlikte tesis edilmemesiyle birlikte yüzdenden geçtiği, dolayısıyla ... kablo montaj uygulama usul esasları kapsamında ...Makinası 80 cm derinliğe zaten ulaşılmayacağından hasar oluşan kabloların işin tekniğine uygun tesis edilip kontrolü sağlanmadığı tespit edildiğinden davalı tarafın söz konusu hasarlarda sorumluluğu bulunmayacağı teknik olarak değerlendirilmiştir. Mahkememizce alınan denetime elverişli, açıklayıcı, ayrıntılı olup hükme esas alınan bilirkişi raporu da nazara alınarak davanın reddine," karar verilmiştir.
Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Hasarın meydana gelmesinde davalının kusur ve sorumluluğunun bulunduğunu, bilirkişi raporunda her ne kadar teknik olarak kazı aletinin ancak 40 cm e kadar inebileceği belirtilmiş ise de internetten yaptıkları araştırmada söz konusu cihazın 60 ila 120 cm derinlikte kazı yapma kabiliyeti bulunduğunu, mahkemenin eksik inceleme ve hatalı değerlendirme yaptığını, davalının kazı çalışmasından önce gerekli koordinasyonu sağlamayarak da kusurunun bulunduğunu davanın kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; Haksız eylemden kaynaklanan alacak takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.
Dosyanın incelenmesinde hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun denetime elverişli olduğu, bilirkişi tarafından raporda yer verilen kazı görsellerinden ve davalının kazı tekniğinde kullandığı asfalt kesme makinesi modelinden anlaşıldığı, meydana gelen hasara davacının kendi kusurunun sebep olduğu 6098 sayılı yasanın 52. maddesi kapsamında davanın reddine karar verilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/673 Esas 2025/346 Karar sayılı 30/04/2025 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 615,40 TL'nin mahsubuyla bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,
5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/05/2026