Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/267 E. 2026/1063 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/267
Karar No
2026/1063
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

53.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/267

KARAR NO : 2026/1063

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: (KAPATILAN)BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 28/11/2024

NUMARASI: 2023/1125 Esas, 2024/1182 Karar

DAVANIN KONUSU: Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)

KARAR TARİHİ : 24/09/2026

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :

I- DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı arasında ...Bölgesi, ... Bulvarı No: Başakşehir - İstanbul adresinde bulunan Altınhan Akaryakıt satış istasyonu inşaatının yapımı için anahtar teslim götürü bedel üzerinden 2012 yılının 11. Ayında sözlü olarak anlaştıklarını ve hemen işe başladıklarını, işyeri ruhsatına işi yapan taşeron firma olarak müvekkilinin adının yazıldığını, ancak davalı işverenin ruhsatın onaylanması ile ilgili karşılaştığı problemleri ve eksiklikleri bir türlü halledememesi nedeniyle hem işin ... açılışının yapılamadığını, hemde işe başlanmasından bir süre sonra inşaat ruhsatının belediyece geçersiz sayıldığını ve ruhsatın iptal edildiğini, istasyonun belediyece mühürlenerek tüm faaliyetlerin durdurulduğunu, ayrıca ...Yönetimi tarafından inşaatın durdurulup şantiyeyi boşaltması için müvekkiline yazı gönderildiğini, davalı tarafından belediyenin işleminin iptali için Danıştay'a dava açıldığını, bu nedenle yazılı sözleşmenin mahkeme süreci netleşinceye kadar askıya alındığından, taraflarca imzalanamadığını, davalının uzun zaman sonra açtığı davayı kazandığını ve ruhsatını aldığını, fakat inşaata kaldığı yerden müvekkili ile değil bu kez ... ile anlaşarak kendisinin devam ettiğini, bununla birlikte inşaatın belediyece mühürlendiği tarihe kadar müvekkilinin bir dizi imalat yaptığını, yapılan bu imalatların EK:1 deki keşif listesinde görüldüğünü, gerçekleşen imalatların müvekkiline maliyetinin KDV Dahil 285.730,76TL olduğunu, müvekkilinin işe kendisi ile devam edilmeyeceğini anladıktan sonra davalıya gerçekleştirdiği imalatların bedeli için 2 adet fatura kestiğini, davalının bu faturalardan birini kabul etmeyerek iade ettiğini, dava konusu ettikleri 121527 sıra no'lu faturayı ise itiraz etmeyerek altını kaşeleyip onayladığını (kabul etmiş) ve resmi kayıtlarına geçirdiğini, müvekkilinin o tarihte fatura fotokopisi üzerine davalı şirketin kaşe ve yetkili imzasını alarak durumu belgelediğini, söz konusu onaylı ve itiraz edilmemiş faturanın davalı ile müvekkili arasında yapılan sözlü ticari anlaşma çerçevesinde düzenlendiğini, yeni Türk Ticaret Kanunu'nun 21/3 maddesinde belirtildiği üzere telefonla, telgrafla, herhangi bir iletişim veya bilişim aracıyla veya diğer bir teknik araçla yada sözlü olarak kurulan sözleşmelerle yapılan açıklamaların içeriğini doğrulayan bir yazıyı alan kişi, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde bir itirazda bulunmamışsa söz konusu teyit mektubunun yapılan sözleşmeye veya açıklamalara uygun olduğunu kabul etmiş sayılacağını, davalının faturasını onaylayarak kabul ettiği ve kayıtlarına aldığı bir borcu 2014 yılının sonundan bu yana ödemediğini belirterek davalı tarafından kaşe ve onaylanan 24.12.2014 tarih 121527 sıra no'lu faturaya ilişkin olarak doğmuş olan KDV dahil 141.600,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II-CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dosyaya sunmuş olduğu belgelerin tümünde muhatap olarak görülen ... ürün... Ltd. Şti. olduğunu, dolayısı ile müvekkili şirketin işbu davanın tarafı olmadığını, müvekkili şirketin davacı ile herhangi bir inşaat anlaşması bulunmadığını, davacının da, dava dilekçesinde taraflar arasında bir sözleşmenin imzalanmadığını ikrar ettiğini, bir an için taraflar arasında anlaşma yapıldığını varsayılsa dahi, hayali anlaşmanın taraflarını, taahhütlerini, edimlerini bilmenin mümkün olmadığını, davacının söz konusu faturanın müvekkili şirketin talebi üzerine dava dışı ... .... Ltd. Şti. üzerinden ödeme yapılacağının beyan edildiğini iddia ettiğini, müvekkili şirket ile ... Ltd. Şti. arasında herhangi bir organik bağ bulunmadığını, İstanbul Ticaret Odası kayıtlarından da anlaşıldığı üzere müvekkili şirket ile ... Ltd. Şti.'nin tamamen farklı kişilerin yetkili olduğu iki farklı tüzel kişi olduğunu, her iki tüzel kişinin imzaya yetkili olanlarının yazılı onayı olmadan aralarında davacının iddia ettiği gibi birbirleri üzerinden borç alacak ilişkisi kurmasının mümkün olmadığını, davacının dosyaya sunmuş olduğu fatura fotokopisinde bulunan imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, bir an için imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olduğunu düşünülse dahi ekte sunulu Ticaret Odası kayıtlarından da anlaşılacağı üzere şirket yetkililerinin ...ve ... olduğunu, şirket adına yapılacak ve yapılmış olan tüm işlemler için her iki şirket yetkilisinin imzası gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacının, mal sahibi olarak Altınhan İnşaat'a ait sözü edilen taşınmazda inşaata başladığı ve belirli bir seviyeye kadar imalatta bulunduğu yönünde kanaat oluştuğu (her ne kadar yapılan iş bedeli olarak 24.12.2014 tarih 121527 no'lu 141.600 TL faturanın dava dışı ....A.Ş ye kesildiği belirtilmiş ve bu nedenle davalı tarafın husumeti kabul etmemiş ise de), davacının talebinin faturaya dayalı alacak olmadığı, yaptığı imalat bedelini talep ettiği, geçerli bir sebebe dayanmaksızın bir kişinin mal varlığından diğerinin mal varlığına kayan değerin iadesinin denkleştirici adalet düşüncesine dayandığı, denkleştirici adalet ilkesinin ise haklı bir sebep olmaksızın başkasının mal varlığından istifade ederek kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği bu kazanımı geri verme zorunda olduğu ve gerçek bir eski hale getirme yükümlülüğü bulunduğunu ifade ettiği, davacının, davalı tarafın mal sahibi olarak gösterildiği yapı tespit tutanağında belirtildiği gibi bir kısım imalat işlerini yaptığı, hatta ruhsat iptal edilmesi nedeniyle davacı firmaya hitaben inşaatın durdurulmasının ihtar edildiği, bu nedenle geçersiz sözleşmelerin sebepsiz zenginleşme kuralları uyarınca tasfiyesinde denkleştirici adalet ilkesinin uygulanmasının hakkaniyet ve adaletin gereği olduğu, davacının, yaptığı işlerin karşılığında 141.600 TL'lik faturayı dava dışı -aynı adreste bulunduğu söylenen- ...A.Ş.'ye kesmiş olsa da somut talebin imalat bedeli alacağı olduğundan, 583 ada, 7 parselde bulunan 4338,94 m2 alanda taşınmaza ait metraj listesi toplam saha inşaat işlerinin 59.429,83 TL, toplam akaryakıt tesisatı inşaat işinin 26.852,99 TL olduğu, muhtelif işlerin 155.861,89 TL olduğu, toplam olarak KDV ile birlikte 285.730,76 TL olarak söylendiği, bilirkişi raporunun inşaat seviyesi ve durumu başlıklı bölümde işin seviyesinin "akaryakıt tanıklarının konulacağı alanın perde duvarlarının yapılmış olduğu", ancak inşaat işleri ile ilgili sözleşme bulunmadığından proje de görülemediğinden analizlerin yapılamadığı, yapılan işin teknik anlamda denetlenemediği, bu nedenle de alacağın kesin olarak belirlenememesi halinde hakimin işin oluş şekli, hakkaniyet, BK. 43, 44 (TBK 51, 52) maddelerini kıyas metodu ile uygulanmak suretiyle, gereğine uygun miktarda indirim yapılarak cümlesinden hareketle basiretli tacir gibi davranmayan davacının da yazılı sözleşme bulunmadan inşaat işine giriştiği, metrajların hak edişlerin denetlenemediği, bu nedenle oluşan zararının kesin olarak hesap edilememesi sonucuna katlanmak zorunda bulunduğundan denkleştirici adalet ilkesi uyarınca takdiren talep edilen 141.600 TL'den %50 tenkis ile 70.800 TL alacağın kabulünün hakkaniyet gereği olduğu gerekçesi ile; Davanın kısmen kabulüne, sebepsiz zenginleşme hükümleri ve denkleştirici adalet ilkesi gereğince hayatın olağan akışı, dosyaya yansıyan delillerin değerlendirilmesi ve hakkaniyet gereği 70.800TL alacağın davalı taraftan alınarak dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiz ile birlikte davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. Yerel mahkeme kararı taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

Dairemizin istinaf incelemesi sonucunda vermiş olduğu kararında, dosya içinde bulunan belgelerden davacı yüklenici tarafından davalının maliki olduğu taşınmaz üzerine bir kısım inşaat işlerinin yapıldığının mahkemece kabulü ile iş bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edilebileceğine ilişkin mahkeme gerekçesi de dosya içeriği ile uyumlu olup usul ve yasaya uygun olduğu, Davalı tarafın bu yönlere ilişkin istinaf sebebi yerinde olmadığı, ancak mahkemece mahallinde keşif yapılmadan sadece davacı faturasından hakkaniyet indirimi yapılarak karar verilmesi hatalı olduğu, Mahkemece yapılacak iş mahallinde tarafların da katılımı ile konusunda uzman bilirkişi ve/veya bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılarak dosya içinde bulunan belgeler incelenmek suretiyle, taraflardan yapılan işe ilişkin açıklama ve dosyada bulunan belgeler davacı faturası hep birlikte değerlendirilerek, davaya konu yerde davacı tarafından yapılan imalat olup olmadığı, imalat yapılmış ise yapılan işin miktarının tespiti ile yapılan bu işlerin davalı iş sahibi yararına olması halinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre yüklenici, iş sahibinin yararına yaptığı işler bedelini talep edebileceğinden yapılan işler bedelinin yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayicine göre bedellerinin tespiti ile oluşacak sonuç dairesinde karar vermek gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Mahkemece İstinaf kararından sonra verilen kararda, İstinaf İlamı doğrultusunda keşif yapılarak bilirkişi raporu aldırıldığı, keşif kararı doğrultusunda 29.04.2024 tarihinde, ...Bölgesi, ... Bulvarı No: ...adresinde bulunan Akaryakıt İstasyonunda gerekli incelemeler yapılmıştır. Taşınmaz üzerinde halen faal durumda olan, zemin kat+ 1 normal kattan müteşekkil, zemin katında market, WC- Lavabo, personel odaları, 1.katında idari bürolar bulunan işletme binası, işletme binasının her iki yanında kanopi ile bir tarafta altı adet pompa adası, diğer tarafta dört adet pompa adası ve yakıt tankları bulunduğu, yapıların dışında kalan kısımda zemini beton kaplama şeklinde olduğu, çevre tanziminin tamamlanmış olduğu ve akaryakıt istasyonunun faal durumda olduğu tespit edilmiştir. Taşınmaz üzerinde yapılan incelemede, söz konusu akaryakıt istasyonuna ait inşaatın yaklaşık sekiz yıl kadar önce tamamlanarak faal duruma getirildiğinin beyan edildiği, taraflar arasında eser sözleşmesinin yapıldığının ispatlanamadığı ancak dosyada bulunan belgelerden davacı yüklenici tarafından davalının maliki olduğu taşınmaz üzerine bir kısım inşaat işlerinin yapıldığının mahkememizce kabul edilerek iş bedelinin davacı tarafından sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edilebileceği, mahkememizin önceki kararında BK. 43, 44 (TBK 51, 52) maddeleri kıyas metodu ile uygulanmak suretiyle hakkaniyet indiriminin yapıldığı, İstinaf İlamında belirtildiği üzere usuli kazanılmış hak gözetilerek mahkememizce İstinaf İlamından sonra aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; yapıldığı iddia edilen imalatlara ait metrajlarda belirtilen inşaat işleri ile ilgili 141.600,00.-TL bedelin, yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine uyumlu olduğunun tespit edilmesi gerekçesiyle, %50 hakkaniyet indirimi yapılarak davanın kısmen kabulü ile, sebepsiz zenginleşme hükümlerinin ve denkleştirici adalet ilkesi gereğince hayatın olağan akışı dosyaya yansıyan delillerin değerlendirilmesi ve hakkaniyet gereği 70.800,00-TL alacağın davalı taraftan alınarak dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.

III-İSTİNAF

Davacı vekili istinafında, davalının kazanılmış usuli hakkı olmadığını, istinaf dilekçelerinin sehven değerlendirilmediğini, davanın tamamıyla kabulü gerektiğini, davalının her halükarda 141.600,00TL. sebepsiz zenginleştiğini, %50 hakkaniyet indiriminin yasal gerekçesi bulunmadığını, taraflar arasındaki eser sözleşmesinin delil ile ispatlandığını, müvekkili tarafından yapılan imalatların maliyetinin 285.730,76 TL. Olduğunu, 141.600,00TL. Tutarlı faturayı davalının itirazsız imzaladığını, faturadaki unvanın davalı tarafından yanıltıcı bilgi verilmesi sebebiyle yazıldığını, davalı ile faturada gözüken şirket arasında organik bağın mevcut olduğunu, inşaat durdurma yazısında müteahhit davacı, iş yeri sahibinin davalı olarak gözüktüğünü, organik bağın tespit edildiğini, davanın kabulünün gerektiğini, Davalı ile organik bağ bulunduğunu, Mahkemece yapılan tenzilatın hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili istinafında, davacının mal ve hizmet verdiğini ispatlayamadığını, bilirkişi raporunda kesin kabul olmadığından 8 yıl geçtiğinden davacının yaptığı bir imalat olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığı yönündeki tespitlerinin yerinde olduğunu, ancak raporda bu kısmın değil müvekkil aleyhine olan kısmın kabul edildiğini, yapı tespit ve inceleme tutanağı ve bu tutanaktaki resme bilirkişi raporunun ve Mahkeme kararının dayandığını, davacı ile müvekkili ve ... şirketi arasında sözleşme imzalanmadığını, davacının muhatabını ... şirketi olduğunu, davacı imalat yapmışsa bile bundan ... şirketinin mesul olduğunu, eser sözleşmesinin yazılı olması gerektiğini, davacının faturayı müvekkiline kesmediğini, imzanın müvekkil şirketin yetkililerine ait olmadığını, kaşenin sahte olduğunu, bilirkişilerin organik bağ konusunda ehil olmadıklarını, davacı defterlerine dahi müvekkilini kaydetmediğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Tamamıyla kabulü gerektiğini, davalının her halükarda 141.600,00TL. sebepsiz zenginleştiğini, %50 hakkaniyet indiriminin yasal gerekçesi bulunmadığını, taraflar arasındaki eser sözleşmesinin delil ile ispatlandığını, müvekkili tarafından yapılan imalatların maliyetinin 285.730,76 TL olduğunu, 141.600,00TL. tutarlı faturayı davalının itirazsız imzaladığını, faturadaki unvanın davalı tarafından yanıltıcı bilgi verilmesi sebebiyle yazıldığını, davalı ile faturada gözüken şirket arasında organik bağın mevcut olduğunu, inşaat durdurma yazısında müteahhit davacı, iş yeri sahibinin davalı olarak gözüktüğünü, organik bağın tespit edildiğini, davanın kabulünün gerektiğini, Davalı ile organik bağ bulunduğunu, Mahkemece yapılan tenzilatın hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

IV-DEĞERLENDİRME

Dava eser sözleşmesi kapsamında yapıldığı iddia olunan iş bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, davacı yüklenici davalı iş sahibidir.

Davacı taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi bulunduğunu, davalıya ait akaryakıt istasyonunda bir kısım işlerin yapıldığını ruhsatın idare mahkemesince iptali üzerine işlerin durduğunu, davalının idare mahkemesi kararına itirazı üzerine iptal kararının kaldırıldığını, davalı iş sahibinin işe başka firma ile devam ettiğini, yapılan işlere ilişkin faturanın davalının isteği üzerine dava dışı firma adına düzenlendiğini, faturanın davalıya teslim edildiğini, faturaya itiraz edilmediğini alacaklarının da ödenmediğini bildirerek alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı sözleşme ilişkisini reddetmiştir.

Mahkemece, taraflar arasında eser sözleşmesinin yapıldığının ispatlanamadığı ancak dosyada bulunan belgelerden davacı yüklenici tarafından davalının maliki olduğu taşınmaz üzerine bir kısım inşaat işlerinin yapıldığının mahkememizce kabul edilerek iş bedelinin davacı tarafından sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edilebileceği, mahkememizin önceki kararında BK. 43, 44 (TBK 51, 52) maddeleri kıyas metodu ile uygulanmak suretiyle hakkaniyet indiriminin yapıldığı, İstinaf İlamında belirtildiği üzere usuli kazanılmış hak gözetilerek mahkememizce İstinaf İlamından sonra aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; yapıldığı iddia edilen imalatlara ait metrajlarda belirtilen inşaat işleri ile ilgili 141.600,00.-TL bedelin, yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine uyumlu olduğunun tespit edilmesi gerekçesiyle, %50 hakkaniyet indirimi yapılarak davanın kısmen kabulü ile, sebepsiz zenginleşme hükümlerinin ve denkleştirici adalet ilkesi gereğince hayatın olağan akışı dosyaya yansıyan delillerin değerlendirilmesi ve hakkaniyet gereği 70.800,00-TL alacağın davalı taraftan alınarak dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.

Dosya kapsamındaki 26.11.2012 tarihli Yapı Tespit Tutanağına göre davacını yüklenici, davalının mal sahibi olduğu bellidir. Ayrıca 27.11.2012 tarihli işi durdurma yazısının da davacıya gönderildiği anlaşılmaktadır. 26.11.2012 tarihli Yapı Tespit Tutanağı ve bu tutanaktaki yapıldığı gözüken işin müteahhidinin yüklenici olduğu anlaşılmaktadır.

Yerel mahkemece verilen ilk kararın davacı tarafça da istinaf edildiği, bu istinafın sehven atlanarak incelenmediği anlaşılmıştır. Söz konusu olan bu durum davalı yana bir kazanılmış müktesep hak sağlamaz. Bu sebeple davacının vekilinin ilk Mahkeme kararına karşı yapmış olduğu istinaf talepleri de incelenerek, Mahkemece yeniden karar verilmelidir. Mahkemece bu inceleme yapılırken davacı vekilinin ilk mahkeme kararına yaptığı istinaf talepleri ile bağlantılı olan karşı taraf istinaflarını da dikkate alarak, yerel mahkemece tekrar esas hakkında karar verilmesi için, taraf istinafları incelenmeksizin, Mahkeme kararının usulden kaldırılmasına karar verilmiştir.

Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerince istinaf taleplerinin incelenmeksizin usulden kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan incelenmeksizin usulden KABULÜNE,

2-(KAPATILAN)BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 28/11/2024 tarih, 2023/1125 Esas, 2024/1182 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-Taraf vekilleri tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,

5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,

6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 24/09/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/267, K. 2026/1063, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-267-e-2026-1063-k-ed300861d3d5