Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/261 E. 2026/805 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/261
- Karar No
- 2026/805
- Karar Tarihi
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/261 KARAR NO : 2026/805 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/02/2023 (Dava), 05/12/2024 (Karar) NUMARASI : 2024/550 Esas, 2024/512 Karar DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 22/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 22/05/2026 Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ... Tekstil Ve Canlı Hayvancılık İth. İhr. Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin 1203/... hissesi oranında ortakları arasında yer aldığını, şirketin kuyumculuk, tekstil, hayvancılık ağırlıklı olmak üzere birçok iş kolunda faaliyet gösterdiğini, şirketin müvekkilinin babası ve beş kardeş olmak üzere toplam altı ortaktan oluşmakta iken ... ...'nın vefatı üzerine, merhumun mirasçıları da ortak sıfatını haiz olduğunu, şirketin kuruluşundan itibaren merkez işyeri dışında çok sayıda şubesi olduğunu ve bu şubelerin büyük çoğunluğu ticaret sicil gazetesinde de tescil ve ilan edildiğini, baba henüz hayatta ve merkezdeki işyerinde çalışmakta iken diğer ortakların şirkete ait yaklaşık 13 şubede faaliyet gösterdiklerini, 2015 yılına kadar tüm şubeler aktifken bu tarihten sonra şirketin birçok şubesinin fiiliyatta kapandığını ve şu an .... merkez ve .. şube olarak ticari faaliyetlerine diğer ortaklar idaresinde devam ettiğini, ortaklardan davalı ...'nın hayvancılık işinin başında olduğunu, ... ...'nın 12/09/2021 tarihinde vefat etmesinin ardından miras intikali amacıyla ilgili vergi daireleri, sanayi odası ve ticaret sicil müdürlüğünde yapılan araştırmalarda şirket müdürünün ... ... olduğunun ortaya çıktığını, müvekkilinin bu tarihten önce ...'de ikamet etmekte iken kardeşler arasındaki soğukluk ve husumetten dolayı ve bilhassa şirket işlerini babasının yürüttüğünü düşündüğünden dolayı bu tarihe kadar herhangi bir bilgiye vakıf olamadığını, şirketin diğer ortakları tarafından 08/08/2006 tarihinde müvekkili adına sahte imza ile çağrısız Genel Kurul toplantısı düzenlenerek ... ...'nın müdür sıfatıyla görev süresinin süresiz uzatıldığına dair karar alındığını, ortaklar tarafından 2006 yılından bugüne kadar yapılan tüm işlemlerin sahte imza ve sahte genel kurul kararı ile yetkisiz olarak yapıldığını, bu kanunsuzluğun Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/...esas sayılı dosyasından açtıkları şirket müdürünün azli davasının kabulü neticesinde, dava dışı şirkete kayyım atanması ile yalnızca davalılardan ... ... açısından sona erdiğini, davalılar tarafından şirketin zarara uğratıldığı birtakım olaylara aşağıda işbu dava dilekçelerinde yer verdiklerini, bu nedenle delil listelerinde bildirmiş oldukları belgelerin celbini talep ettiklerini, davalı ... ...'nın 2007 yılında şirket müdürü olduğu dönemde gerçek şahıs işverenliği olarak ... ... adıyla et ve et ürünleri faaliyet konulu firmayı Erzurum'da kurduğunu ve bunu 22/03/2007 yılında ticaret sicil gazetesinde tescil ettirdiğini, şirket müdürünün şirket ile rekabet etmesinin TTK 613 ve 626 maddelerine göre yasak olmasına rağmen, kurmuş olduğu şahıs şirketinin halen faal olduğunu, hayvancılık işinin idaresinde bulunan davalı ... tarafından, şirket adına faaliyetler yürütülürken, birçok özel kurum, Et ve Süt Kurumu gibi resmî kurumlardan da ihale ile hayvan/et/sakatat alınmakta iken 2019/2020 yılından itibaren davalı ...'ın kendisine ait ve ortak olduğu merkezi Erzurum'da bulunan 2 adet şirket kurduğunu, bu şirketler üzerinden hayvancılık faaliyetine devam ettiğini, ihalelere bu firmalar ile katıldığının görüldüğünü, davalı ... tarafından kendi adına kurulan ve ortak olduğu şirketlerin ... Gıda Tic. San. Ltd. Şti ve ... Sakatat Et ve Et Ürünleri Tic. San. Ltd. Şti olduğunu, davalı ...'ın dava dışı şirkete ait olması gereken ancak kendi namına harcadığı paralarla son iki yılda üç adet soğuk hava deposu, iki adet şirket ve bir adet dükkân sahibi olduğunu, bu malların kazanımlarının müvekkilinin ortağı bulunduğu dava dışı şirketten alınan paraların yanı sıra, şirket adına verilen çeklerle sağlandığını, yine davalı ...'ın ortak olduğu ... isimli şirkete ait işyerinin kiraları için, dükkan sahibine dava dışı şirketin çekleri ile ödeme yapıldığını, dava dışı şirketin borçlu gösterilmesine rağmen harcamaların ...'ın kendisine ait şirkete yapıldığını, ortada herhangi bir genel kurul kararı bulunmamasına rağmen ve davacı müvekkile herhangi bir kar payı ödemesi yapılmamasına rağmen davalıların kar payı almasının hukuka aykırı olduğunu, tüm bu açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak davanın kabulü ile davalıların şirketi uğratmış oldukları zararın tespitine, şimdilik 5.000 TL'nin farklılaştırılmış teselsül ilkesi uyarınca davalılardan tahsili ile dava dışı şirkete ödenmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:
Davalı vekili, müvekkilinin dava dışı şirkette davalı gibi sadece ortak olduğunu ve hiç bir yönetim görevi almadığını, TTK 560. Maddesinde "Sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, bu fiil cezayı gerektirip, Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımı uygulanır.'' hükmüne yer verildiğini, davacı tarafından açılan davada kabul manasına gelmemek şartıyla iddia edilen eylemlere yönelik kanunda öngörülen zaman aşımı süreleri geçtiğinden davanın zaman aşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilen olay ve vakalar hiç bir gerçekliğe dayanmayan ve hiç bir delille ispat edilemeyecek vakalar olduğunu, davacı tarafça müvekkilinin sahibi olduğu ... Gıda Tic. San. Ltd. Şti ve ... Sakatat Et ve Et Ürünleri Tic. San. Ltd. Şti' ile dava dışı şirketin faaliyet konularının aynı olmadığını, dava dışı şirketin ünvanından anlaşılacağı üzere faaliyet konusunun canlı hayvancılık olduğunu ve müvekkilinin sahip olduğu şirketlerin her ikisininde faaliyet alanında canlı hayvancılık olmadığını, şirketlerden birinin gıda üzerine diğeri ise sakatat üzerine olduğunu, bu sebeple dava dışı şirket ile müvekkilinin sahibi olduğu şirketlerin faaliyet alanlarının bir birinden tamamen farklı olduğunu, ayrıca müvekkilinin dava dışı şirkette yukarıda da ayrıntısıyla izah edildiği üzere herhangi bir yönetici vasfında olmadığı için rekabet yasağı kapsamı içerisinde olmadığını, müvekkilince bu tarihe kadar şirket adına tek bir kredi çekilmediğini ve tek bir çek koçanı doldurmadığını, ayrıca şirket müdürü tarafından verilen vekaletin iddia edilen eylemeleri gerçekleştirme yetkisine haiz olmayan bir vekalet olduğunu, ayrıca söz konusu vekalete ilişkin olarak ... ... tarafından müvekkilinin 2018 yılında azlediğini, davacı tarafça buna benzer asılsız ve gerçeklikten uzak bir çok iddiada bulunulduğunu ve tüm bu açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak öncelikli olarak müvekkiline ait davanın tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmesini akabinde davanın pasif husumet yokluğundan esastan reddini, davanın zaman aşımı yönünden reddini ve mahkeme aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddini ve yargılama ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasını istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince, " ...Davanın yasal dayanağını oluşturan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 644/1-(a) bendi yollamasıyla aynı Yasa'nın 553/1. maddesi uyarınca; kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. Buna göre 6102 sayılı TTK'nın 644/1-(a) bendi yollamasıyla aynı Yasa'nın 553/1. maddesi uyarınca şirket yöneticisinin sorumluluğu nedeniyle tazminat istekli davaların ancak kanunda sayılan kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları aleyhine açılması gerekir. Somut uyuşmazlıkta ise, aşamalarda dosyaya katılan ticaret sicili kayıtlarına göre davada husumetin yöneltildiği davalı ...'nın, 1996 yılında ... ... tarafından kurulan dava dışı ... Tekstil Ve Canlı Hayvancılık İth. İhr. Tic. ve San. Ltd. Şti.'de 2001 yılından beri sadece ortak olduğu, şirketin kurulduğu günden bu yana hiçbir dönemde ne kurucu sıfatı ne de yönetici sıfatı olduğu, buna göre adı geçen davalıya husumet yöneltilmesinin kanuni bir dayanağının olmadığı anlaşılmaktadır. "Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları", 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d maddesi uyarınca bir dava şartı olup, davanın her aşamasında; ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekir (6100 sayılı HMK md. 115/1). Hâl böyle olunca, davanın konusu itibariyle kurucu ya da yönetici olmayan ortağa husumet yöneltilmesi bakımından davanın dinlenmesi hukuken mümkün olmayıp 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d maddesine aykırılık oluşturduğundan mahkememizce işin esası incelenmeksizin davanın usulden reddi cihetine gidilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle " 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın USULDEN REDDİNE, " şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava dilekçesi ve aşamalarda sundukları sözlü ve yazılı beyanlarda da ısrarla belirttikleri ve her ne kadar kağıt üzerinde şirket müdürü ... ... şirket müdürü olarak görünse de davalı ..., ... ... tarafından verilen vekaletname ile şirketin fiilen yönetim ve idaresini yürütmüş, fiilen müdürlük görevini üstlenmiş olduğunu, davalı ..., kendisine verilen vekaletname ve fiili müdürlük görevinin arkasına sığınarak dava dışı şirket aleyhine eylem ve işlemler gerçekleştirdiğini, ortakları ve şirketi zarara uğrattığını, TTK.m.644/1’in atfıyla TTK.m.553’te kusurları ile kanun ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal eden müdürlerin, şirkete ve pay sahiplerine karşı sorumlu olduğunun hükme bağlandığını, bu nedenle limited şirket müdürlerine karşı kusurlu olarak kanun ve sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal etmeleri halinde şirkete ve pay sahiplerine vermiş oldukları zarardan ötürü her bir pay sahibi sorumluluk davası açabileceğini, fiilen müdür konumunda bulunan kişiler aleyhine de sorumluluk davası açılmasının önünde engel bulunmadığını, davalı ...'nın şirketin fiilen müdürü konumunda bulunması nedeniyle kendisine husumet yöneltilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığını, Erzurum ...Noterliğinin 28/08/2006 tarih ve ...Yevmiye numaralı vekaletnamesinin içeriğinden açıkça anlaşılacağı üzere davalı ... şirket müdürünün sahip olacağı her türlü yetki ile donatıldığı, şirketin fiilen müdürlüğünü yürüttüğünü, ... ...'nın şirketin kağıt üzerindeki müdürü, davalı ... ise şirketin fiili müdürü olduğunu, bu hususun bizzat ... ... tarafından ikrar edildiği ve hatta şirketin fiili müdürü olarak ...'nın usulsüz işlemler yaptığın da beyan edildiğini, mahkeme tarafından, kanunun dar yorumlanması suretiyle şirketin fiili müdürü olan ....'nın pasif husumet ehliyetinin bulunmadığına dair tespitinin kabul edilemeyeceğini, mahkemenin yaklaşımının kabul edilmesi; şirketin fiilen müdürü olup hukuki sorumluluklardan kaçmak isteyen herkesin önünü açmak, kanunun dolanılmasına cevaz vermek anlamına geleceğini, sorumluluk davası açılabilecek kişiler her ne kadar kanunda sayılmışsa da bu sınırlandırma amacıyla yapılan bir sayım olmadığını, hükmün amacının, doktrin ve emsal yargı kararlarında izah edildiği üzere, şirketin gerek şeklen gerek fiilen müdürü olan kişilerin, şirketi uğratmış olduğu zararlardan sorumlu tutulmasını sağlamak olduğunu savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dava, şirket zararının tespiti ve tahsili talepli davadır. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Somut olayda; davacı vekili müvekkilinin dava dışı ... Tekstil ve Canlı Hayvancılık İth. İhr. Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin ortakları arasında yer aldığını, şirketin kuyumculuk, tekstil, hayvancılık ağırlıklı olmak üzere birçok iş kolunda faaliyet gösterdiğini, kağıt üzerinde şirket müdürü olarak görünen davalı ... ... ile yine ...'ın kendisine vermiş olduğu vekaletname ile şirket adına şirketin işletme konusunun gerçekleştirilmesi için birçok iş ve işlem yapan davalı ...'nın birlikte hareket ederek şirketi fiilen beraber yönettiklerini ve şirketi zarara soktuklarını, her iki davalının şirketi uğratmış oldukları zararın tespiti ile farklılaştırılmış teselsül ilkesi gereği davalılardan tahsili ile dava dışı şirkete ödenmesini talep ve dava etmiş, mahkemece dosya ... yönünden tefrik edilmiş, kurucu ya da yönetici olmayan ortağa husumet yöneltilmesi bakımından davanın dinlenmesi hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf aşamasında adli yardım kapsamında yapılan/ertelenen ve alınması gerekli 1.683,10-TL başvuru harcı, 732,00-TL karar ve ilam harcı, tebliğ ve dosya gidiş dönüş masrafı 595,00-TL istinaf yargılama gideri toplamı 3.010,10-TL'nin davacı taraftan alınarak hazineye irad kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-Kararın kesinleştirme ve varsa gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 5-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere 22/05/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.