Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2309 E. 2026/2442 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/2309
- Karar No
- 2026/2442
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/2309
KARAR NO : 2026/2442
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/04/2025
NUMARASI : 2024/621 Esas - 2025/380 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/05/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilin davalıdan alacağı tekstil ürünlerinin teminatını teşkil etmek üzere davalıya 50.000-USD bedelli bonoyu imzalayıp teminat olarak verdiğini, davalının aradaki anlaşmaya aykırı olarak hiç mal teslim etmemesine rağmen teminat olarak elinde bulunan senede dayanarak müvekkil aleyhine haksız ve kötü niyetle yasal takip başlattığını, bu amaçla davalının Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/407 D.İş ve 2018/K. İle 04/10/2018 tarihinde ihtiyati haciz kararı aldığını, ihtiyati haciz kararının Bakırköy 9. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası ile uygulandığını, müvekkile ait çok sayıda gayrimenkul ve aracını ihtiyaten haczettirdiğini, ayrıca müdürlüğün talimatıyla İstanbul 2. İcra Müdürlüğü'nün ... T. Sayılı dosyası ile 08/10/2018 günü müvekkile ait iş yerlerine ve işlettiği otele ihtiyati hacze gelinerek müşterilerin önünde mal kaldırma tehdidinde bulunulması üzerine mal kaldırılmasını önlemek için komşusu döviz büfesinden dolar borçlandığını, dosya borcunu tüm ferileri ile birlikte 107.115,00-TL olarak 08/10/2018 günü bütün itiraz ve dava hakları saklı kalmak üzere talimat dosyasına ödemek zorunda kaldığını, müvekkil tarafından davalı aleyhine Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/958 esas dosyası ile açtığı menfi tespit davasıyla borçlu bulunmadığını ve aleyhindeki icra takibinin iptaliyle birlikte tedbiren icra veznesine yatırdığı paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmesini talep ettiğini, Mahkemece icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine tedbiren karar verilerek yapılan yargılama neticesinde davanın kabulü ile davacının senet ve icra takibinden dolayı borçlu bulunmadığının tespiti ile senet ve Bakırköy 9. İcra Müdürlüğünün dosyasındaki takibin iptaline, İcra İflas Kanunu 72/5 maddesi gereğince dava konusu alacağın %20'si olan 15.057,13TL tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine 29/09/2020 tarihinde karar verildiğini, bu karara karşı davalının istinafa başvurduğunu, İstanbul BAM 44 HD 2020/2590 esas 2024/228 karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunu 09/02/2024 tarihinde esastan reddine karar verildiğini, böylece davalının takipte haksız ve kötü niyetli olduğunun yargı kararı ile sabit olduğunu ve kararın kesinleştiğini, müvekkilinin bu haksız ve kötü niyetli takip sebebiyle maddi ve manevi zarara uğradığını ve mal varlığında eksilme meydana geldiğini, bu sebeple uğranılan zararların giderilmesini talep etmiştir.
Davalı süresinde cevap dilekçesi vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "Maddi tazminatın talebinin reddine, 40.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.
Verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Haksız haczi önlemek için ödenen paranın menfi tespit davasından sonra müvekkiline iade edildiğini, tacir olan müvekkilinin söz konusu parayı kullanamaması sebebiyle maddi zararının karşılanması gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesinin müvekkiline yasaya uygun tebliğ edilmediğini, reddolunan dava yönünden ıslah olunan değere göre nispi vekalet ücretine hükmolunması gerektiğini, manevi tazminat koşullarının bulunmadığını ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; Haksız hacizden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Davalı vekili her ne kadar eski hale getirme dilekçesinde müvekkilinin tebliğ adresinde ikamet etmesine rağmen taşındığından bahisle muhtara tebliğ yapıldığı bu sebeple tebligatın usulsüz olduğunu ileri sürmüş ise de iddianın tebliğ mazbatasının sahte tanzim edildiği mahiyetinde olduğu, tebligat sahteliğine yönelik davası açılmadığı anlaşılmakla bu husustaki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4 maddesine göre tamamen reddolunan maddi tazminat davasında davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmolunması tarifeye uygun olup bu yöndeki istinaf talebi yerinde değildir.
2004 sayılı İİK’nın 259/1. maddesinde, ihtiyati haczin haksız çıkması halinde, borçlunun ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğradıkları bütün zararlardan alacaklının sorumlu olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati haciz haksız ve bundan maddi zarar doğmuşsa, alacaklı kusurlu olmasa dahi, zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür. Buna karşılık, haksız ihtiyati haciz koyduran alacaklının kusursuz sorumluluğu sadece maddi tazminat bakımından olup, manevi tazminat yönünden 818 sayılı BK’nın 49. maddesindeki (6098 sayılı TBK'nın 58.maddesi) koşulların oluşması gerekir. Bu maddeye dayalı sorumluluk ise, kusura dayalıdır. Bu itibarla, alacaklının kötüniyetli veya iyiniyetli olup olmadığı da sonuca etkili olup, ağır olmasa da kusurlu olması da gerekmektedir (Bkz. Prof. B. Kuru, İcra ve İflas Hukuku, Ankara, 1993, Cilt 3, Sh.2583 v.d). (Emsal Yargıtay 4. HD nin 24.10.2018 gün ve 2016/9599 E - 2018/6494 K. Sayılı ilamı).
Taraflar arasında Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/09/2020 tarih ve 2018/958 E., 2020/624 K. Sayılı dosyasında görülen menfi tespit davasında; ihtiyati hacze konu edilen senedin teminat senedi olduğu tespit edilmiş ve "Davanın kabulü ile; davacının senet ve icra takibinden dolayı borçlu bulunmadığının tespiti ile senet ve Bakırköy 9. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında takibin iptaline, İcra İflas Kanunu 72/5 maddesi gereğince dava konusu alacağın %20'si olan 15.057,13 TL tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," karar verilmiştir. Bu kararın istinaf edilmesi sonunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 2020/2590 esas 2024/228 karar sayılı ve 09/02/2024 tarihli ilamı ile davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, karar verilerek hüküm 09/02/2024 tarihinde kesinleşmiştir. Buna göre iş bu davaya sebep ihtiyati haczin haksız olduğu, maddi ve manevi tazminat koşullarının bulunduğu anlaşılmıştır.
Haksız haciz haksız eylem niteliğinde olup talep edilebilecek maddi zarar davacının gerçek zararıdır. Gerçek zarar ise haksız eylem olmasa idi davacının mal varlığındaki durum ile haksız eylem sonrası davacının mal varlığı arasındaki farktır. Somut olayda, davacının gerçek zararı icra dosyasına yatırdığı paranın iade alabileceği tarihe kadar mahrum kaldığı nemasından ibarettir.
Dosya arasında bulunan bilirkişi raporunun gerçek zarar ilkesine göre hazırlanmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece maddi tazminat davası yönünden; Davaya konu, icra dosyasına yatırılan paranın nemalandırılıp nemalandırılmadığı icra müdürlüğünden sorularak, paranın icra dosyasına ödendiği tarihten, yasal olarak iadesinin mümkün olduğu tarihe kadar - tarafların tacir olduğu gözetilerek - avans faizinin bilirkişi marifeti ile hesaplanıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan hususlar gereğince sair yönler incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıdaki eksiklikler gereğince yargılama yapılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf talebinin yukarıda açıklanan sebeplerle KABULÜ ile, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/621 Esas 2025/380 Karar sayılı, 17/04/2025 günlü kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
7- Bakırköy 4. İcra Dairesi'nin ... esas icra takip dosyasına yatırmış olduğu 120.088,43 TL teminatın 2004 Sayılı İİK'nın 36/5. maddesi gereğince yatıran davalı tarafa talebi halinde İADESİNE,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. ve 362/1/g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 13/05/2026