Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2121 E. 2026/1568 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/2121
Karar No
2026/1568
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/2121

KARAR NO : 2026/1568

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 18/06/2025

NUMARASI : 2022/1110 E - 2025/610 K

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 02/06/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davalı şirket tarafından, müvekkili adına 29/11/2022 tarihli usulsüz elektrik tespit tutanağı kapsamında ... tesisat nolu sayaca ait olamak üzere 12/12/2022 tarihli iki adet fatura kapsamında toplam 1.678.139,75-TL kaçak elektrik bedeli tahakkuk ettirildiğini, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmasının söz konusu olmadığını, bu nedenlerle düzenlenen faturalar kapsamında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen dava ;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle , müvekkili şirket personelince yapılan kontrolde "kayıtlı-sözleşmeli sayacın ön kısmında 'neodyum mıknatıs' koyularak yüksek manyetik alana maruz bırakılmak suretiyle sayacın eksik kayıt yapar hale getirildiğinin tespit edildiğini, kullanılan kaçak elektrik nedeniyle tutulan tutanak kapsamında davalı aleyhine İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasıyla toplam 1.706.192,66-TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi yaptıklarını, davalı tarafın haklı bir neden olmaksızın takibe itiraz ettiğini, bu nedenlerle davalının haksız itirazının iptaliyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

İstinaf Konusu Mahkeme Kararı ;

Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; " davacı ...'e ait iş yerinde 29/11/2022 tarihinde tutulan kaçak elektrik tutanağı kapsamında düzenlenen iki adet faturadan dolayı asıl dava yönünden bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda belirtildiği üzere 442.413,99-TL fazla tahakkukun söz konusu olduğu; birleşen dava yönünden icra takip tarihi itibariyle davacı ...'ın talep edebileceği alacak miktarının ise fer'ileriyle birlikte toplam 1.242.287,47-TL olduğu" gerekçesiyle ;

1- Asıl dava yönünden davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davacı adına ... tesisat nolu abone yönünden düzenlenen 12/12/2022 tarihli 2 adet faturadan dolayı davalı tarafın 442.413,99-TL'lik kısım için borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2-Birleşen dava yönünden davacının davasının KISMEN KABULÜNE;

a) davalının İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 1.235.725,76-TL asıl alacak, 5.560,77-TL gecikme faizi, 1.000,94-TL KDV olmak üzere toplam 1.242.287,47-TL devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz ve faize %18 KDV uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,

b)hükmedilen alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 248.457-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, şeklinde hüküm kurulmuştur.

İstinaf Başvurusu ;

Mahkemece verilen kararı, davalı-davacı ... vekili her iki dava yönünden istinaf etmiştir.

Davalı-davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; Hükme esas alınan bilirkişi raporunda kaçak ve ek kaçak tüketim süresinin yanlış belirlenmiş olduğu,kaçak tüketim süresinin zabıt tarihinde cari olan EPTHY nin 45/1-b,c,ç.1 maddesi gereği belirlenecek olup müvekkili şirketçe bu süre kaçak tüketim hesabında 90, kaçak ek tüketim hesabında 275 gün olarak belirlenmiş olduğundan mevzuata aykırı olarak 29 gün ile 85 gün olarak belirlenmiş ve bu süreler üzerinden kaçak ve kaçak ek tüketim hesabı yapılmış olduğu, ilgili tüketim noktasında 10.10.2022 tarihinde davacı adına sözleşme olduğu, önceki sözleşme sahibinin de aynı isim- soyisime sahip olduğu belirtilerek sunulmuş olan kira kontratının ilgili adresin kullanım başlangıç tarihini göstermesi için yeterli olmadığı, hükme dayanak alınan ek raporda kaçak kullanım süresi son sayaç okuma tarihinden itibaren 29 gün hesaplanmış ise de, bu okumanın OSOS okuma olduğundan süre hesabında nazara alınmasının mümkün olmadığı,zira EPTHY 45-1-c maddesi uyarınca kaçak kalemi hesaplanırken, hesaplama aralığının zabıt tarihi ile son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla, kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketlerinde gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süre kaçak kalemi tarih çarpanını hesaplamalı,kalan kısmı da kaçak ek tarifesinden tahakkuk ettirilmekte olduğu, hatalı mevzuat yorumu sebebiyle; kaçak kullanım süresinin hesabında OSOS sisteminde uzaktan yapılan okuma işlem tarihinin mi yoksa mahallinde personel tarafından yapılan işlem tarihinin mi esas alınması gerektiği hususunda Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumu'ndan alınan görüş yazısında özetle, sayaç mahallinde yapılan en son işlem tarihinin esas alınması gerektiği, uzaktan okuma yapılan tarihlerin maddenin düzenleme alanında olmadığı belirtilmiş olduğu, EPDK görüş yazısı gereği kaçak elektrik hesabının, son okuma tarihi dikkate alınarak 29 gün üzerinden yapılması hatalı olduğundan ve Yönetmelik gereği 90 gün üzerinden yeniden yapılması gerektiği, “Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süreMADDE 45 – (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır;c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. Hükmü bulunduğu, kuma işlemi sayaç yerinde yapılmadığından ve öncesinde de herhangi bir sebeple son 3 ay içinde kesme, açma, mühürleme, sayaç değişikliği gibi işlem yapılmadığından kaçak tüketim süresinin 90 gün olarak belirlenmesi gerektiğinin açık olduğu, hükme dayanak bilirkişi raporunun müvekkili şirketçe alınan uzman görüşü ile de çelişik olup, bilirkişi raporunun bu hali ile hükme dayanak alınmasının hatalı olduğu, eksik enerji bedeline dayalı olarak eksik BTV ve KDV hesabı da hatalı olduğu, gecikme zammı talebine rağmen davacının tacir olduğu da göz ardı edilerek yasal faize hükmolunması hatalı olduğu,bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.

HMK.nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;

Asıl dava ; menfi tesbit ,birleşen dava itirazın iptali talebine ilişkindir.

Davanın dayanağı olan İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasında toplam 1.706.192,66-TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi yapılmış, davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur.

Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporuna itiraz edildiğinden ,alınan bilirkişi kurulu raporunda özetle; asıl dava yönünden kaçak elektrik tutanağı kapsamında tutanak tarihiyle kira başlangıç tarihi arasındaki dönem itibariyle tahakkuk etmesi gereken kaçak elektrik bedelinin 1.235.725,76-TL olduğunu, bu bağlamda ... tarafından 442.413,99-TL fazla tahakkuk ettirildiğini; birleşen dava yönünden icra takip dosyası yönünden, davacı tarafın talep edebileceği alacak miktarının; 1.235.725,76-TL asıl alacak, 5.560,77-TL gecikme faizi, 1.000,94-TL KDV olmak üzere toplam 1.242.287,47-TL olduğu görüşü beyan edilmiştir.

Mahkemece ve bilirkişi kurulunca ,Yönetmelik 42/1-c maddesine göre " Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi " kaçak elektrik kullanımı olarak kabul edilmesi ve buna göre değerlendirme yapılması hukuka uygundur.

Kaçak tahakkukunun başlangıcına ilişkin istinaf sebepleri yönünden ; Yönetmeliğin 45.maddesi 1/c fıkrasında kaçak kullanım süresinin; sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süre olduğu hüküm altına alınmıştır. Davalı-davacı ... tarafından davalıya ait sayacın OSOS sistemi ile uzaktan okuma yapıldığı, mahale gidilmediği belirtilmiştir. Bu durumun aksi yönde davacı-davalı tarafından bilgi ve belgenin sunulmadığı görülmüştür.Davalı şirket tarafından OSOS sistemi ile sayacın uzaktan okuması yapıldığı, okumanın sayaç mahallinde yapılmadığı hususu dikkate alındığında kaçak kullanım süresinin 90 gün olarak alınması gerektiği sonucuna varılmıştır.Bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.

Ek tüketim yönünden ,dosyaya sunulan kira sözleşmesi yanında , ayrıca mevcut Vergi Dairesi yoklama belgelerinin birbirini doğruladığı anlaşıldığından ,ek tüketim yönünden doğru bulgu ve belge olarak kabul edilmesinde ve buna göre hesaplama yapılmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Gecikme zammı yönünden ; sözleşmelerde kararlaştırılan gecikme zammı, hukuki niteliği itibariyle bir borcun gününde ödenmemesi halinde alacaklının gecikme zammı süresince borçluya tanıdığı vade karşılığı belirli bir oranda borca yapılan ilave niteliğindedir. Gecikme zammı, gecikme faizi değildir. Gecikme zammında da bir para borcunun geç ödenmesi bahis konusudur. Gecikme faiz talebinde bulunabilmek için borçluyu temerrüde düşürmek gerektiği halde, gecikme zammında buna lüzum yoktur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ve Yargıtay 3. H.D'nin kararlılık kazanmış içtihatlarına göre; abonelik sözleşmesinden kaynaklı ödemelerde gecikme olması halinde, 6183 sayılı Yasada belirtilen gecikme zammının istenebilmesi için, sözleşmede gecikme zammı uygulanacağına dair açık ve anlaşılır bir ifadeye yer verilmesi gerekir. Abonelik (elektrik, su, atık su ve doğalgaz) sözleşmesinde, 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı oranının uygulanacağına yönelik bir hüküm yoksa, normal tüketim bedeline 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı değil, abonenin sıfatına göre (mesken ise yasal faiz, ticarî ise ticarî faiz, diğer aboneler için yasal faiz) faiz uygulanacaktır. (HGK'nın 28.11.2012 tarih ve 2012/13-624 E., 2012/915 K., 3. HD’nin 27/02/2014 tarih, 2013/18346 Esas, 2014/3079 Karar sayılı ilâmlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.)Somut olayda;taraflar arasındaki abonelik sözleşmesinde bu yönde bir kayıt bulunduğu ispatlanamadığından , mahkemece 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı değil, abonenin sıfatına göre ticarî faiz işletilmesinde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Bu durumda açıklanan nedenlerle; kaçak tahakkukunun başlangıcının bilirkişi kurulunca hatalı olarak tesbit edildiği, bu yönden bilirkişi kurulundan 90 gün üzerinden kaçak hesabı içeren ek rapor alınması gerektiğinden ,birleşen dosyada davacı / davalı ...'ın istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yukarıda açıklanan şekilde yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davalı-birleşen dosya davacısı ...'ın istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

Peşin alınan istinaf karar harçlarının istinaf edene isteği halinde iadesine,

İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,

Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.02/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/2121, K. 2026/1568, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-2121-e-2026-1568-k-32d503562053