Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/2368 E. 2026/1210 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/2368
Karar No
2026/1210
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/2368 KARAR NO : 2026/1210

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/213 KARAR NO : 2024/421 DAVA TARİHİ : 09/03/2023 KARAR TARİHİ : 14/05/2024 BİRLEŞEN 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2013/214 ESAS - 2023/530 KARAR SAYILI DOSYASI DAVA TARİHİ : 09/03/2023 KARAR TARİHİ : 14/05/2024 DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali DAİRE KARAR TARİHİ : 11/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/06/2026

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/05/2024 Tarih ve 2023/213 Esas 2024/421 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; .... Şirketi ("..") ile 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu, Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine ilişkin Yönetmelik (“Yönetmelik”) ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun (“YEK Kanunu”) uyarınca “Görevli Tedarik Şirketi” sıfatıyla faaliyet gösteren davalı .... A.Ş. (“....") arasında Lisanssız Üreticiler İçin Dağıtım Sistemine Bağlantı Anlaşması (“Bağlantı Anlaşması”) imza altına alındığını, söz konusu Bağlantı Anlaşması’na göre, şirket tarafından üretilen elektrik, görevli tedarik şirketi sıfatıyla davalı şirket tarafından satın alındığını, davacı tarafından üretilmiş ve ..... tarafından Yekdem kapsamında satın alınmış olan elektrik alım/satım bedeline karşılık olan tahakkuk eden Aralık 2021 döneminde üretilen elektrik bedeline ilişkin alacak tutarı ..... tarafından davalıya aktarılmış olmasına rağmen, söz konusu tutar şirkete ödenmediğini, Aralık 2021 dönemine ilişkin işbu güneş enerjisi elektrik üretim bedeline istinaden 12.01.2022 tarihli AGA2022000000001, AGA2022000000002 ve AGA2022000000003 numaralı olmak üzere toplam 476.766,84 TL tutarında fatura düzenlenmiş ve borçluya iletildiğini, fatura vadesi 07.02.2022 tarihinde gelmiş olmasına rağmen asıl alacak üzerinden gecikme faizi işlemeye başladığını, gecikme faizine ilişkin olarak da gecikme faizi faturası düzenlenmiş olup şirket tarafından yapılan tüm şifahi bildirimlere rağmen davalı tarafından gerek elektrik üretim bedeli faturası gerekse gecikme faizi faturası tutarı zamanında ödenmediğini gelinen noktada, Aralık ayı üretim bedeli alacaklarının vadesinin gelmesi ve talep edilen ödemelerin yapılmamış olması sebebiyle alacakların tahsili amacıyla İzmir 5. İcra Dairesi’nin 2022/2559 Esas sayılı dosyasında 24.02.2022 tarihinde icra takibi başlatılarak davalı/borçluya ödeme emri gönderildiğini borçlu/davalı tarafından dosya borcunun bir kısmı olan elektrik üretim bedeli ana para tutarı olan 476.766,84 TL, 08.03.2022 tarihinde henüz ödeme emri kendisine tebliğ olmadan önce haricen ödenmiş ve haricen ödeme beyanı davacı tarafça dosyasına sunulduğnu ödeme emri, icra müdürlüğünden kaynaklanan gecikme sebebiyle 23.03.2022 tarihinde tebliğe çıkmış ve borçluya 28.03.2022 tarihinde tebliğ olduğunu, davalı elektrik üretim bedelini taraflarından icra takibine geçilmesinden sonraki bir tarihte haricen ödediğini, itiraz edilmiş ve haksız olarak takip durdurulmuş olmasını müteakiben 26.04.2022 tarihinde hukuka ve kanuna aykırı olacak şekilde ödemeleri yapmayan davalıyı EPDK nezdinde şikayet etmemiz akabinde davalı 29.04.2022 tarihinde gecikme zammı tutarını da davacıya haricen ödendiğini, davalı tarafından icra takibi tutarında yer alan geriye kalan kalemlere ilişkin miktarlar (vekalet ücreti alacağı ve masraflar) dosyaya ya da haricen ödenmediğini, davalı borçlu tarafından her ne kadar borca itiraz edilmiş olsa da kendileri tarafından yapılan haricen ödemeler de borcun varlığının davalı tarafça kabul edildiğini ortaya koyduğunu davalı/borçlu tarafın icra takibine haksız itirazı sonucu takibin durması sebebiyle arabulucuya müracaat edildiğini arabuluculuk görüşmesi neticesinde tarafların anlaşma sağlayamaması nedeniyle davalı/borçlu tarafın icra takibine haksız itirazının iptalini talep ettiklerini,şirketin lisansız olarak güneş enerjisine dayalı elektrik üretimi yapan bir şirket olup, YEKDEM’den yararlandığını, davacı ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu nezdinde faaliyet gösteren .....A.Ş. ....Şubesi (“Banka”) arasında bahse konu güneş enerjisi yatırımın finansmanının sağlanması amacıyla 18 Kasım 2016 tarihinde kredi sözleşmesi (“Kredi Sözleşmesi”) imzalanmış ve Kredi Sözleşmesi’nin bir teminatı olarak devir alan sıfatıyla Banka ile devir eden sıfatıyla davacı arasında imzalanan 22 Kasım 2016 tarihli Alacak Devir Sözleşmesi (“Alacak Devir Sözleşmesi”) akdedildiğini, şirket tarafından davalı /borçlu .....’in Ekim ve Kasım ayına ilişkin elektrik üretim bedeli ve gecikme faizlerinin ödenmemiş olması sebebiyle faturalardan kaynaklanan bedellerin tahsili talebi ile talep yazısı ve devamında söz konusu talep yazısına yanıt verilmemesi üzerine 1113 yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek Ekim- Kasım aylarına ilişkin elektrik üretim bedeli fatura ve gecikme zammı alacakları talep edildiğini, .... tarafından, bahsi geçen ihtarnameye de yanıt verilmemiş ve ödeme de yapılmadığını, ödemelerin bilahare haricen ve gecikmeli olarak ödendiğini, davalı tarafından, Aralık 2021, Ocak 2022 dönemlerinde üretilen ve Yekdem kapsamında satın alınan elektrik bedelinin yasal süresi içerisinde şirkete ödenmemesi kredi ödemelerinde temerrüde düşmemek adına Banka ile görüşmeler sürdürülerek Alacak Devir Sözleşmesi’nde yer alan hüküm ve koşullar uyarınca, söz konusu fatura dönemlerine ilişkin olarak alacakların tahsil edilebilmesi adına 21.02.2022 tarihinde tarafımıza izin verilmesi ve alacakların geri temlik yoluyla geri devredilmesi talep edildiğini, Aralık 2021 ve Ocak 2022 dönemleri elektrik üretim bedelleri ve gecikme faizlerinin talep edilebilmesi adına ayrı ayrı olacak şekilde 23.02.2022 tarihinde Banka’dan geri temlik yazısı alındığını, geri temlik yazısının içeriğinden de anlaşılacağı üzere, işbu davaya konu icra takibinin başlatılması ve alacağın tahsil edilmesi adına Banka tarafından geri temlik hususunda şirkete yetki verildiğini, davaya konu icra takibi bakımından şirket, alacağın geri temliki ile yeniden tam takip ve tahsil yetkisine sahip olduğunu, ayrıca, davalıya bildirim yapılmamış olsaydı dahi (ki mevcut durumda borçluya şifahen bildirim yapılmıştır), aynı hesaba ödeme yapacağı için davalı açısından hiçbir değişiklik olmayacak iken davalı tarafından vadesinde ödeme yapılmadığını, davalı tarafından borca itiraz dilekçesinde yer verilmiş olan, şirketin alacaklarını temlik etmesinden hareketle takip ve dava yetkisine sahip olmadığı şeklindeki itirazının haklı bir dayanağının olmadığını, davalı tarafından sadece 485.412,21 TL ana para ve gecikme zammı tutarında ödeme yapılmış olup icra harç ve masrafları ve kanundan doğan hak olan vekalet ücreti alacağına ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalının haksız ve hukuki mesnetten yoksun şekilde kötü niyetli olarak müvekkil şirket tarafından başlatılan icra dosyasına yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ederiz. Haklı davamızın Kabulüne, İzmir 5. İcra Müdürlüğünün 2022/2559 Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın genel yetkili mahkeme olan asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, alacak temlik sözleşmesi ile devredilmiş olup huzurdaki davanın ikamesinden önce temlik alan tarafa iddia edilen meblağın ödendiğini, davacı yan ile .... A.Ş. arasında "Alacağın Temliki Sözleşmesi" akdedildiğini, Beşiktaş 26. Noterliği'nin 07.05.2018 tarihli, 30306 yevmiye numaralı Temlik Sözleşmesine ilişkin ihbarname ve teyit mektubuna (EK-1) istinaden davacı taraf, şirket nezdinde doğmuş ve doğacak alacaklarını fer'ileri ve teminatları ile birlikte ..... A.Ş.'ye devir ve temlik ettiğini, temlik edilen tutar üzerinde herhangi bir hakkının kalmadığını ve temlik edilen tutarla ilgili talep, tahsil ve ahzu kabz yetkisinin ..... A.Ş.'ye geçtiğini kabul ve taahhüt ettiğini, davacı yan, bankadan geri temlik yazısı alındığı ve bu kapsamda alacağın tahsiline yetkili oldukları şeklinde iddialarda bulunulmuşsa da, ne davacı ne de .... A.Ş. tarafından müvekkil şirkete herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, davacı yan her ne kadar İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2022/680 esas sayılı dosyasına .... A.Ş. tarafından sunulan beyan yazısının haklılıklarını teyit ettiğini iddia etmekteyse de, mezkur dava dosyasında (İzmir 1. ATM. 2022/680 E.) davacı tarafın .... A.Ş. olduğu, dolayısıyla tarafların farklı olduğu bahse konu dava dosyasına sunulan beyan dilekçesinin huzurdaki davaya bir etkisinin olamayacağını, mahkemece ilgili beyan dilekçesi incelense dahi, İzmir 1. ATM. 2022/680 E. sayılı dosyası özelinde de .....A.Ş. Tarafından şirkete geri temlik yazısına ilişkin hiçbir bildirim yapılmadığını, hiçbir bildirim yapılmadığı gözetildiğinde şirketin temlik sözleşmesi ile bağlı olduğunu, İnkar tazminatı asıl alacağa bağlı olarak talep edilebilen feri nitelikli bir talep olup, (davacının takip yetkisi bulunmadığı bir yana) ödenmiş tutarlar göz önüne alındığında, takip toplamı üzerinden talep edilemeyeceğini, temlik sözleşmesi uyarınca alacaklı sıfatı dahi bulunmayan davacı tarafın huzurdaki davanın ikamesinde hukuki yararı olmaması bir yana, aktif husumet ehliyeti de bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Asıl davada ihbar olunan..... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafından haricen ödeme yapılmış, akabinde icra masrafları yönünden itirazın iptali davası kendisine karşı ikame edildiğini, Mezkûr davanın, davalı tarafından kaybedilmesi durumunda ödeme yapmaları gerekecek tutarın Banka’ya rücu edilmesi hukuken mümkün olmadığını, bankanın gerek taraflar arasındaki sözleşmenin gerekse de elektrik alım-satım ilişkisinin tarafı olmadığını, dava incelendiğinde davacı ile davalı arasındaki ilişkiye Banka taraf olmadığından ihbar bu yönüyle de hukuki anlamda hatalı olduğunu, banka’nın işbu dava konusu uyuşmazlık ile bir bağlantısının bulunmadığının ortada olduğunu davacı yanın icra takibinden kaynaklı olarak bir alacak hakkı olup olmadığı hususunda bankanın bilgisinin mevcut olmadığını belirtmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; ..... A. Ş. ("....") ile 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu, Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine ilişkin Yönetmelik (“Yönetmelik”) ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun (“YEK Kanunu”) uyarınca “Görevli Tedarik Şirketi” sıfatıyla faaliyet gösteren davalı .... A.Ş. (“....") arasında Lisanssız Üreticiler İçin Dağıtım Sistemine Bağlantı Anlaşması (“Bağlantı Anlaşması”) imza altına alındığını, söz konusu Bağlantı Anlaşması’na göre, müvekkili şirket tarafından üretilen elektrik, görevli tedarik şirketi sıfatıyla davalı şirket tarafından satın alındığını, bu bağlamda, müvekkili tarafından üretildiğini ve ..... tarafından Yekdem kapsamında satın alınmış olan elektrik alım/satım bedeline karşılık olan tahakkuk eden Ocak 2022 döneminde üretilen elektrik bedeline ilişkin alacak tutarı.... tarafından davalıya aktarılmış olmasına rağmen, söz konusu tutar müvekkili şirkete ödenmediğini, Ocak 2022 dönemine ilişkin işbu güneş enerjisi elektrik üretim bedeline istinaden 12.02.2022 tarihli AGA2022000000010, AGA2022000000011 ve AGA2022000000012 numaralı olmak üzere toplam 638.861,42 TL tutarında fatura düzenlendiğini ve borçluya iletildiğini, faturanın vadesinin 07.03.2022 tarihinde gelmiş olmasına rağmen ödenmediğini, gelinen noktada, Ocak ayı üretim bedeli alacaklarının vadesinin gelmesi ve talep edilen ödemelerin yapılmamış olması sebebiyle alacakların tahsili amacıyla İzmir 21. İcra Dairesi’nin 2022/3332 Esas sayılı dosyasında 10.03.2022 tarihinde icra takibi başlatılarak davalı/borçluya ödeme emri gönderildiğini, Borçlu/davalı tarafından dosya borcunun bir kısmı olan elektrik üretim bedeli ana para tutarı olan 638.861,42 TL, 22.04.2022 tarihinde ödeme emri kendisine tebliğ olduktan sonra haricen ödendiğini, ödeme emrinin, icra müdürlüğünden kaynaklanan gecikme sebebiyle 26.03.2022 tarihinde tebliğe çıktığını ve borçluya 31.03.2022 tarihinde tebliğ olunduğunu, dolayısıyla davalı elektrik üretim bedelinin icra takibine geçilmesinden ve ödeme emrinin tebliğinden sonraki bir tarihte haricen ödendiğini, öte yandan, davalı tarafından borç ödenmemiş olmasına rağmen 06.04.2022 tarihinde borcun varlığına haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğini, beraberinde davalı tarafından icra takibi tutarında yer alan geriye kalan kalemlere ilişkin miktarların (vekalet ücreti alacağı ve masraflar) dosyaya ya da haricen müvekkiline ödenmediğini, davalı borçlu tarafından her ne kadar borca itiraz edilmiş olsa da kendileri tarafından yapılan haricen ödemelerin borcun varlığının davalı tarafça kabul edildiğini ortaya koyduğunu, haklı davanın kabulü ile İzmir 21. İcra Müdürlüğünün 2022/3332 Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe itirazın iptali ile takibin devamına, davalının haksız itirazı nedeniyle takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın genel yetkili mahkeme olan asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, alacak temlik sözleşmesi ile devredilmiş olup huzurdaki davanın ikamesinden önce temlik alan tarafa iddia edilen meblağın ödendiğini, davacı yan ile .... A.Ş. arasında "Alacağın Temliki Sözleşmesi" akdedildiğini, Beşiktaş 26. Noterliği'nin 07.05.2018 tarihli, 30306 yevmiye numaralı Temlik Sözleşmesine ilişkin ihbarname ve teyit mektubuna (EK-1) istinaden davacı taraf, şirket nezdinde doğmuş ve doğacak alacaklarını fer'ileri ve teminatları ile birlikte ..... A.Ş.'ye devir ve temlik ettiğini, temlik edilen tutar üzerinde herhangi bir hakkının kalmadığını ve temlik edilen tutarla ilgili talep, tahsil ve ahzu kabz yetkisinin .... A.Ş.'ye geçtiğini kabul ve taahhüt ettiğini, davacı yan, bankadan geri temlik yazısı alındığı ve bu kapsamda alacağın tahsiline yetkili oldukları şeklinde iddialarda bulunulmuşsa da, ne davacı ne de ..... A.Ş. tarafından müvekkil şirkete herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, davacı yan her ne kadar İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2022/680 esas sayılı dosyasına ....A.Ş. tarafından sunulan beyan yazısının haklılıklarını teyit ettiğini iddia etmekteyse de, mezkur dava dosyasında (İzmir 1. ATM. 2022/680 E.) davacı tarafın .....A.Ş. olduğu, dolayısıyla tarafların farklı olduğu bahse konu dava dosyasına sunulan beyan dilekçesinin huzurdaki davaya bir etkisinin olamayacağını, mahkemece ilgili beyan dilekçesi incelense dahi, İzmir 1. ATM. 2022/680 E. sayılı dosyası özelinde de .... A.Ş. Tarafından şirkete geri temlik yazısına ilişkin hiçbir bildirim yapılmadığını, hiçbir bildirim yapılmadığı gözetildiğinde şirketin temlik sözleşmesi ile bağlı olduğunu, İnkar tazminatı asıl alacağa bağlı olarak talep edilebilen feri nitelikli bir talep olup, (davacının takip yetkisi bulunmadığı bir yana) ödenmiş tutarlar göz önüne alındığında, takip toplamı üzerinden talep edilemeyeceğini, temlik sözleşmesi uyarınca alacaklı sıfatı dahi bulunmayan davacı tarafın huzurdaki davanın ikamesinde hukuki yararı olmaması bir yana, aktif husumet ehliyeti de bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; ASIL DAVA YÖNÜNDEN Davanın kabulü ile; davalı/borçlunun İzmir 5. İcra Müdürlüğünün 2022/2559 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın, icra vekalet ücreti, icra tahsil ve peşin harç, başvurma harcı, vekalet harcı ve icra tebligat masrafı yönünden iptali ile takibin devamına, BİRLEŞEN 2023/214 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN Davanın kabulü ile; davalı/borçlunun İzmir 21. İcra Müdürlüğünün 2022/3332 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın, icra vekalet ücreti, icra tahsil ve peşin harç, başvurma harcı, vekalet harcı ve icra tebligat masrafı yönünden iptali ile takibin devamına, dair karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı avukatı tarafından verilen istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; -davaya konu alacağın temlikli olduğu hususu göz ardı edildiğini, - geçerli bir icra takibi için alacaklı görünen tarafın, alacaklı sıfatı taşıması ve alacağı takip yetkisinin bulunması gerektiğini, -davacı yan, bankadan geri temlik yazısı alındığı ve bu kapsamda alacağın tahsiline yetkili oldukları şeklinde iddialarda bulunulmuşsa da, ne davacı ne de .... a.ş. tarafından şirkete herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, - İzmir 1. ATM. 2022/680 E. sayılı dosyası özelinde de..... A.Ş. tarafından şirkete geri temlik yazısına ilişkin hiçbir bildirim yapılmadığını, -davacının icra takibine konu ettiği faturalar nedeni ile temlik sözleşmesinde belirlenen ödeme yerine, takip konusu yapılan alacağın tamamının ödendiğini, yapılan ödemelere ilişkin banka dekontlarının dosyada mevcut olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE Asıl ve birleşen dava, takip tarihinden sonra ödenen ana para ve faiz nedeniyle icra vekalet ücreti, icra tahsil ve peşin harç, başvurma harcı, vekalet harcı ve icra tebligat masrafı yönünden itirazın iptali istemine ilişkindir. Asıl davaya konu İzmir 5. İcra Müdürlüğü' nün 2022/2559 esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine aralık elektrik tüketim bedeli dayanak gösterilerek toplam 485.412,21-TL'nin talep edildiği, ödeme emrinin borçlu davalıya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu; Birleşen davaya konu İzmir 21 .İcra Müdürlüğü' nün 2022/3332 esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine ocak elektrik tüketim bedeli dayanak gösterilerek toplam 638.861,42-TL'nin talep edildiği, ödeme emrinin borçlu davalıya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür. Taraflar arasında Lisanssız Üreticiler İçin Dağıtım Sistemine Bağlantı Anlaşması bulunmaktadır. Anlaşma kapsamında asıl ve birleşen davanın davacı tarafından üretilen elektrik enerjisinin davalı birleşen davada davalı tarafa satımının yapılacağı buna karşılık da davalı yanca ödemenin yapılacağı sabittir. Taraflar arasında takibe konu edilen dönemlere ilişkin elektrik enerjisinin üretiminde ve davalıya tesliminde bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı yanın savunmasına esas teşkil eden husus, üretilen ve teslim edilen enerji karşılığında davacı ile dava dışı .... A.Ş.' nin imzaladıkları alacağın temliki sözleşmesine göre ödemenin dava dışı bankaya yapılması gerektiğidir. Davacı ve davalı arasındaki sözleşme incelendiğinde, 12. Madde de üretici/davacı tarafça anlaşma kapsamındaki hakların ve yükümlülüklerin başkalarına devir, temlik ve rehnedilemeyeceği açıkça yazılıdır. Buna karşılık davacı tarafın iş bu sözleşme kapsamında kendisine ödenmesi gereken bedelleri dava dışı ...... A.Ş. ' ye temlik ettiği görülmektedir. Her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmede temlik yasağı mevcut ise de; Davacı tarafça temlik işlemi yapılmış ve bu durumda davalı tarafından kabul edilmiştir. Davacı ile dava dışı banka arasında yapılan temlikin geçersizliğinden bahsetmek bu yönde iddia ve savunma bulunmadığından ayrıca bu husus tarafça kabul edilerek işlemler yapıldığından mümkün görülmemektedir. Alacağın temlik edildiği sabit olduğundan dava dışı bankanın geri temlik işlemi yapması ve yapmaması davacının taraf ehliyetini etkilemektedir. Asıl dava yönünden; ihbar olunan .... A.Ş.' nin 05/07/2023 tarihli beyan dilekçesinin ekinde yer alan ve takip tarihinden (24/02/2022) önce düzenlenmiş 23/02/2022 tarihli yazısına ve ekli listeye göre davacı tarafça düzenlenen aralık ayına ilişkin ödenmesi gereken faturalara konu bedellerin davacı tarafa geri temlik edildiği görülmektedir. Birleşen dava yönünden; davacı tarafa verilen kesin süre sonucu sunulan 27/02/2024 tarihli dilekçenin ekinde yer alan ve takip tarihinden (10/03/2022) önce ihbar olunan banka tarafından düzenlenmiş 08/03/2022 tarihli yazıya ve ekli listeye göre davacı tarafça ocak ayına ilişkin düzenlenen faturalara konu bedellerin davacıya geri temlik edildiği anlaşılmakla, davalının bu yöndeki istinaf talerplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olayda; taraflar arasında 31/03/2020 tarihli Lisanssız Üreticiler İçin Dağıtım Sistemine Bağlantı Anlaşması Sözleşmesinin akdedildiği, sözleşme kapsamında davacı tarafça Aralık ve Ocak aylarında üretilip teslim edilen elektrik enerjisi kapsamında faturların düzenlendiği, süresinde ödeme yapılmadığından davacı tarafça davalı aleyhine her dönem için ayrı ayrı takiplerin başlatıldığı, akabinde asıl alacak ile birlikte faiz yönünden davalı tarafça dava tarihinden önce ödemenin yapıldığı ve her iki takip dosyasında da ödeme emrine itiraz edildiği sabittir. KoNuya ilişkin yargıtay 19.Hukuk dairesinin 19. H.D.' nin 2018/2427 Esas, 2019/4563 Karar sayılı ilamında aynen; '...davalı borçlu, asıl alacağı davadan önce tamamen ödediği için itirazın iptali davasında aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru değildir. Ayrıca, davalı-borçlu sadece asıl alacak, asıl alacağa takip tarihinden ödeme tarihine kadar tahakkuk edecek faiz, vekalet ücreti, icra masrafı ve bu bağlamda tahsil harcı ile borçludur. Davacı alacaklı takip talebinde, asıl alacağa takip tarihinden itibaren tahakkuk edecek faiz istemişse de, açtığı itirazın iptali davasında faiz talebinde bulunmamıştır. Mahkemece herhangi bir rakam zikredilmeksizin, davalının itirazının davacının talebiyle sınırlı olarak, vekalet ücreti, icra masrafı ve tahsil harcı yönünden iptaliyle takibin devamına karar vermekle yetinilmeli, müddeabih söz konusu olmadığından maktu vekalet ücreti ve maktu karar harcıyla sorumlu tutmalıdır...'şeklinde açıklamalara yer verilmiştir. Yukarıda belirtilen emsal nitelikli Yargıtay 19. H.D.' nin 2018/2427 Esas, 2019/4563 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi davacı alacaklı takip talebinde, asıl alacağa takip tarihinden itibaren tahakkuk edecek faiz istemişse de, açtığı itirazın iptali davasında faiz talebinde bulunmamış, takibin devamını talep etmiştir. Herhangi bir rakam zikredilmeksizin, davalının itirazının davacının talebiyle sınırlı olarak, icra vekalet ücreti, icra tahsil ve peşin harç, başvurma harcı, vekalet harcı ve icra tebligat masrafı yönünden iptaliyle takibin devamına karar verilmesi gerektiği, bu haliyle müddeabih söz konusu olmadığından maktu vekalet ücreti ve maktu karar harcıyla davalı birleşen davada davalı sorumlu tutularak karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, davalının asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf taleplerinin 6100 sayılı hmk 353-1-b-1 maddesi reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/05/2024 Tarih ve 2023/213 Esas 2024/421 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olmakla davalı vekilinin asıl ve birleşen dosyaya yönelik istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından asıl dosya için alınması gereken 3.696,28 TL istinaf karar harcından davalı tarafından 925,00 TL'nin mahsubu ile kalan 2.771,28 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından birleşen dosya için alınması gereken 6.030,04 TL istinaf karar harcından davalı tarafından 1.508,00 TL'nin mahsubu ile kalan 4.522,04 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğinden itibaren yasal iki haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere olmak üzere 11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/2368, K. 2026/1210, T. 14.05.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-2368-e-2026-1210-k-ce0c62498f0f