Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2079 E. 2026/1061 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/2079
Karar No
2026/1061
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2025/2079

KARAR NO : 2026/1061

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 04/06/2025

NUMARASI : 2024/464(E) - 2025/483 (K)

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 02/07/2026

Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı davacıya ait ... plakalı aracın tek taraflı trafik kazasında pert olduğunu, davalı şirket tarafından araç pert bedeli olarak aracın değerinin yaklaşık yarısının teklif edildiğini, uzlaşma görüşmelerinin sonuçsuz kalması üzerine İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğü'nün ... (E) numaralı dosyasıyla icra takibi başlattıklarını, itirazın iptali ile takibin devamına, temerrüt tarihinden itibaren alacağa ticari temerrüt faizi işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.

İlk derece mahkemesince; açılan davanın kısmen kabulü ile, İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası yönünden 34.002,40 TL asıl alacak, 1.135,35 TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 35.137,75 TL için takibin devamına, takip tarihinden tahsil tarihine kadar asıl alacak miktarı olan 34.002,40 TL için yıllık değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı tarafın kötüniyet tazminatının reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuş; Dairemizin 02/03/2022 tarihli 2019/4112 Esas 2022/353 Karar sayılı karar ilamı ile HMK 353/1-a/6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.

Yeniden yapılan yargılama neticesinde ilk derece mahkemesince; açılan davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası yönünden 34.002,40 TL asıl alacak, 1.135,35 TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 35.137,75 TL için takibin devamına , takip tarihinden tahsil tarihine kadar asıl alacak miktarı olan 34.002,40 TL için yıllık % 10,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı tarafın kötüniyet tazminatının reddine, karar verilmiştir.

Bu karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuş; Dairemizce 24/02/2024 tarihli 2023/2363 Esas 2024/323 Karar numaralı karar ilamı ile HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.

Son olarak yapılan yargılama neticesinde ilk derece mahkemesince; açılan davanın kısmen kabulü ile, İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası yönünden 34.002,40 TL asıl alacak, 1.135,35 TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 35.137,75 TL için takibin devamına, takip tarihinden tahsil tarihine kadar asıl alacak miktarı olan 34.002,40 TL için yıllık değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı tarafın kötüniyet tazminatının reddine, karar verilmiştir.

Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili firmaya ait aracın tek taraflı kaza ile hasar gördüğünü, davalı kasko firmasına başvurduklarını, davalı tarafın dava konusu aracı perte ayırmayı ve araç bedelinin tamamını ödemeyi teklif ettiğini, müvekkili firmanın ise bu teklifi kabul ettiğini, taraflar arasında ibraname hazırlandığını, ibranamede araç değeri olarak 650.000 TL takdir edildiğini, davacı taraf olarak aracın 1.049.000 TL değerinde olduğunu, zaten bu rakamı daha önce davalı tarafın bildirdiğini beyan ettiklerini, takdir olunan araç değerine itiraz ettiklerini, yapılacak ödemeyi de makbuz sayarak kısmen ibra edeceklerini kasko şirketine yazılı olarak beyan ettiklerini, söz konusu kazayla ilgili bilirkişi raporu hazırlandığını, bu rapora itiraz ettiklerini, sigorta uzmanı bilirkişinin sorumluluk hususunda görüş sunması gerekirken ayrık raporunda kıymet takdiri yapmaya kalktığını, asıl kıymet takdiri yapacak olan bilirkişilerin ise sayfalarca tamir masrafı hesap ettiklerini, davalı sigorta şirketiyle aralarında zaten aracın perte ayrılması ve araç bedelinin ödenmesi noktasında anlaşmaya vardıklarını ancak bilirkişi raporunun aracın tamir masrafıyla ilgili raporlar hazırlamasının doğru olmadığını, yerel mahkemenin de bilirkişi raporlarını hükme esas aldığını, söz konusu raporda aracın kıymet takdirine ilişkin ve tespitlerinin 1.149.000 TL olduğunu, davalı tarafın bu rakama süresi içinde itiraz etmediğini ve rakamın kesinleştiğini, lakin rapora dava ile ilgisi olmayan tamirat masraflarına yönelik birçok kanaat eklendiğini, mahkemenin bu durumu değerlendirdiğini, ancak ne davalı tarafın ne da davacı tarafın talep etmediği bir gerekçeli kararın çıktığını, sadece pert olduğu taraflarca mutabakatla kabul edilen aracın değerinin tespitinden ibaret olan hukuki ihtilafın doğru tespit edilemediğini, taleple bağlılık, ispatın konusu başlıklı HMK ilkelerinin hiçe sayıldığını, talepleriyle ilgisi olmayan bir konuda hüküm kurulmuş olması sebebiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:

Dava itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece alınan 21/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda ve Dairemizin kaldırma kararı sonrasında alınan 17/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda aracın rayiç değeri belirlenirken aracın kaza tarihindeki kasko değeri güncel kasko değerine oranlanarak, kaza tarihideki değeri de güncel rayiç değer oranlanıp 672.600 TL bulunmuş, sonuç olarak sigorta şirketi yönünden doğrultulmuş rayiç değer kabul edilerek ...marka tipi 2012 model otomobilin kaza tarihi itibariyle piyasa rayiç değerinin 160.000 Euro karşılığı 664.928 TL olduğu belirtilmiştir. Ek raporda aracın rayiç değerinin tespiti bakımından grey market otomobillerde kasko değerlerinin rayiç bedel olarak alınamayacağı, 28/01/2017 tarihinde, yaklaşık 5 yaşındaki grey market otomobil ile ilgili Ocak 2017 ayına ait 2.el rayiç değer listelerinin, Şubat 2025 ayında temin edilmesinin mümkün olmadığı (kök raporda da kök rapor tarihi itibariyle temin edilemeyeceği belirtilmiştir), ancak güncel fiyat listeleri ve kasko değerleri kullanılarak kıyaslama yoluyla kaza tarihindeki rayiç fiyatın belirlenebileceği belirtilmiştir.

Bu durumda, rayiç değerin belirlenmesi için alınan bilirkişi kök ve ek raporunda aracın rayiç değerinin tespiti açısından kaza tarihi, rapor tarihleri ve aracın niteliği gereği sadece kullanılan yöntemle tespitinin yapılabileceğinin anlaşılması karşısında bilirkişi raporunun konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığına göre Mahkemece bu raporun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından istinaf itirazları yerinde değildir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,

2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/2079, K. 2026/1061, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-2079-e-2026-1061-k-cc91c1104b67