Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/198 E. 2026/1139 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/198
Karar No
2026/1139
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/198 - 2026/1139 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/198 KARAR NO : 2026/1139

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :21/09/2023 NUMARASI :2022/440 Esas - 2023/482 Karar

DAVACI :FLOGAZ KİMYEVİ MADDE MAKİNA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ... DAVALI :MARBEYAZ MAKİNA SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ... DAVA :İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :02/09/2022

KARAR TARİHİ :12/06/2026 KR. YAZIM TARİHİ :06/07/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin, davacı ile arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı davacıdan aldığı ürün/hizmet karşılığında davacıya 15.600-USD+KDV borcunun bulunduğunu, bu kapsamda davalı şirkete ödeme tarihindeki kur üzerinden 15/01/2021 tarih 136.252,33-TL tutarındaki fatura kesilerek gönderildiğini ancak davalı şirketin söz konusu fatura ve tüm bildirimlere rağmen ödemeyi yapmadığını, davalı tarafa 13/09/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile borcunu ödemesi aksi halde tüm yasal haklarının kullanılacağı ihtar edilmiş ancak yapılan ihtara rağmen ödeme alınmadığını, fatura alacağının ödenmesi için aleyhine İstanbul 3. İcra Dairesinin 2021/24216 Esas sayılı icra takibi yapıldığını, borçlu tarafın borcu bulunmadığından bahisle takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalının itirazı üzerine takip durduğunu belirterek davalının icra takibine haksız itirazının iptali ile takibin devamına, borçlunun takip konusu borcu takip tarihinden itibaren işleyecek faiziyle ödemesine, davalıların haksız ve kötü niyetli itirazdan kaynaklanan %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında adi bir fatura ilişkisinin olduğunu, davacı tarafça düzenlenen 15/01/2021 tarihli fatura bedeli 136.252,33-TL olduğunu, davacı tarafça TL olarak düzenlenen faturaya kur farkı talep edilerek dayanaksız bir şekilde alacağa konu edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında bu duruma ilişkin herhangi bir sözleşme veyahut cari kayıt bulunmadığını, davaya konu fatura alacağı TL cinsinden olmasına rağmen davacı tarafın 15.600-USD+KDV'nin alacak talebinde bulunduğunu ve davalı firma tarafından haksız ve kötü niyetli başlatılan takibe itiraz etme zaruretinin doğduğunu, davacının iddialarının aksine taraflar arasında fatura dışında başkaca bir anlaşma bulunmadığını, davacının icra takibi ile talep ettiği alacak iddiasının aydınlanmasının ancak ticari defter ve belgelerinin incelenmesi ile ortaya çıkacağından yani ortada likit, belirlenebilir ve muaccel bir alacak söz konusu olmadığını belirterek davacı tarafın açmış olduğu haksız vem mesnetsiz davanın reddine, %20'den az olmamak kaydı ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... 1-Davanın KISMEN KABUL VE KISMEN REDDİNE, 2-Davalının İstanbul 3. İcra Müdürlüğü'nün 2021/24216 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 136.252,33 TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işletilecek avans faizi ile birlikte devamına, 3-Alacak likit olduğundan İİK 67/2. Madde uyarınca 136.252,33 TL üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatına davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, 4-Fazlaya yönelik talebin reddine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının seçimlik hakkını USD'den yana kullandığını, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesi doğru bir karar olmakla birlikte takibin TL üzerinden devamı ve TL üzerinden icra inkar tazminatı kararının hatalı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça talep edilen alacağın mesnetsiz olup, fahiş olduğunu, taraflar arasında alacağa konu sözleşme, taahhüt veya mutabakat bulunmadığını belirterek; davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/09/2023 tarih, 2022/440 Esas - 2023/482 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; faturadan kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafça davalı şirketin, davacı ile arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı davacıdan aldığı ürün/hizmet karşılığında 15.600-USD+Kdv davacıya borcunun bulunduğunu, bu kapsamda davalı şirkete ödeme tarihindeki kur üzerinden 15/01/2021 tarih 136.252,33-TL tutarındaki fatura kesilerek gönderildiğini, ancak davalı şirketin söz konusu fatura ve tüm bildirimlere rağmen ödemeyi yapmadığını, fatura alacağının ödenmesi için aleyhine İstanbul 3. İcra Dairesinin 2021/24216 Esas sayılı icra takibi yapıldığını, borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı, davalı tarafça taraflar arasında adi bir fatura ilişkisinin olduğunu, davacı tarafça düzenlenen 15/01/2021 tarihli fatura bedeli 136.252,33-TL olduğunu, davacı tarafça TL olarak düzenlenen faturaya kur farkı talep edilerek dayanaksız bir şekilde alacağa konu edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında bu duruma ilişkin herhangi bir sözleşme veyahut cari kayıt bulunmadığını, davaya konu fatura alacağı TL cinsinden olmasına rağmen davacı tarafın 15.600-USD+Kdv'nin alacak talebinde bulunduğunu ve davacı firma tarafından haksız ve kötü niyetli başlatılan takibe itiraz etme zaruretinin doğduğunu belirterek davanın reddini talep ettiği, Mahkemece davacı ve davalının ticari defterleri incelendiğinde her ikisinde de 136.252,33-TL'lik faturanın kayıtlı olması nedeniyle davanın 136.252,33-TL asıl alacak bedeli üzerinden kısmen kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; TL cinsinden düzenlenen dava konusu faturanın döviz cinsinden yani USD olarak istenip istenemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Yargıtay 3. HD'nin 24/02/2025 tarih, 2025/297 Esas ve 2025/1081 Karar sayılı ilamı ve 12/02/2024 tarih, 2023/1440 Esas ve 2024/574 Karar sayılı ilamlarında belirtildiği üzere; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 99’uncu maddesi uyarınca; borç ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ise borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile de ödenmesini isteyebilir. Diğer bir anlatımla, borcun aslı yabancı para alacağı (döviz) ise alacaklının, borcun fiili ödeme günündeki TL karşılığı döviz veya doğrudan TL olarak talepte bulunma konusunda seçimlik hakkı bulunmaktadır. Seçimlik hakların söz konusu olması halinde seçimlik hak kullanılmak suretiyle edim tayin edilmiş olur ve seçimlik hakkı ortadan kalkar (K.Oğuzman-Öz, Borçlar Hukuku-Genel, s.227). Dolayısıyla, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklıya tanınan seçimlik bir hak söz konusu olup hakkın kullanılması yenilik doğurucu nitelikte olduğundan talep hakkını kullanan alacaklının artık bu tercihinden dönmesi mümkün değildir. Ayrıca, itirazın iptali davası niteliği gereği icra takibine sıkı sıkıya bağlı bir davadır ve takipte talep edilen bedelin cinsi ile mahkeme kararı uyumlu olmak zorundadır. Somut olayda; taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, faturanın TL üzerinden düzenlendiği, davacı tarafça davalıya çekilen Beyoğlu 35. Noterliğinin 13/09/2021 tarih, ... yevmiye sayılı ihtarnamesinde de fatura bedelinin 136.252,33-TL olarak talep edildiği, davacı bu ihtarname ile Türk parası cinsinden talepte bulunmakla artık seçimlik hakkını ülke para birimi olan TL'den yana kullandığı, takiple bu tercihinden dönerek borcun yabancı para üzerinden tahsilini de talep edemeyeceği, yukarıda aktarılan yüksek mahkeme kararına göre yenilik doğurucu haklardan olan seçimlik hakkın kullanılmasından sonradan dönülemeyeceği, zira seçimlik hakkın kullanılmasına yönelik irade beyanının karşı tarafa ulaştığı, Mahkemece davacının seçimlik hakkını TL'den yana kullandığına ilişkin tespiti yerinde ise de itirazın iptali davası niteliği gereği icra takibine sıkı sıkıya bağlı bir davadır ve takipte talep edilen bedelin cinsi ile mahkeme kararı uyumlu olmak zorunda olmasına rağmen davanın asıl alacak bedeli olan 136.252,33-TL üzerinden karar verilmesi isabetli olmamıştır. Davacının seçimlik hakkını TL'den yana kullandığı dikkate alındığında TL olarak doğan borcun yabancı para olarak istenilmesi mümkün değildir. Davacı tarafından usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinden bahsedilemeyeceğinden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, yerel mahkemenin kararının kamu düzeni gereğince kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ; 1-Davacının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle ESASTAN REDDİNE, 2-Kamu düzeni yönünden Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/09/2023 tarih, 2022/440 Esas ve 2023/482 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA, YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA, a)Açılan davanın HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, b)Alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 5.498,05-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 4.766,05-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, c)Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, ç)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, d)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, e)Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, f)6325 sayılı HUAK'ın 18/A-11 maddesi uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları; a)İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, b)Alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 2.327,00-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 1.595,00-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, c)İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, ç)İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, d)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, e)Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine, İlişkin; dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/06/2026

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/198, K. 2026/1139, T. 12.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-198-e-2026-1139-k-55cc4fd84373