Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1924 E. 2026/1665 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1924
- Karar No
- 2026/1665
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1924 KARAR NO : 2026/1665
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/11/2025 NUMARASI : 2024/393 Esas 2025/897 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 02/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/07/2026
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasındaki ticari iş nedeniyle düzenlenen faturadan dolayı davalıya karşı Konya İcra Müdürlüğü'nün 2024/1787 Esas sayılı icra takip dosyasıyla icra takibi başlatıldığı, yetki itirazı kabul edilerek dosyanın İzmir 9.İcra Dairesi'nin 2024/2310 Esas sayılı dosyası ile takibe devam edildiği, ancak davalı tarafça haksız şekilde icra takibine itiraz edildiğinden bahisle davalının itirazının iptaline, icra takibinin devamına ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: davalıya usulüne uygun olarak tebligat yapılmasına rağmen davalı tarafça esasa cevap süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. MAHKEMECE: "...Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, davacı tarafça davalı hakkında ilk olarak Konya İcra Müdürlüğü'nün 2024/1787 Esas sayılı icra takip dosyası ile 21.02.2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, İcra Dairesinin yetkisine itiraz kapsamında verilen yetkisizlik kararı ile dosyanın İzmir 9.İcra Dairesi'nin 2024/2310 Esas sırasına kaydedildiği, 28.02.2024 tarihinde toplam 24.117,41 Euro üzerinden ödeme emrinin düzenlendiği, davalı tarafça icra takibinden sonra ve iş bu itirazın iptali davası açılmadan önce davacı tarafa 23.02.2024 tarihinde 743.461,91 TL ödeme yapıldığı, davacı taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen rapor ile de sabit olduğu üzere icra takibine ve davaya konu edilen 4 adet faturanın davacının ticari defter ve kayıtlarında "TL" karşılığının toplam 743.461,91 TL olarak kayıtlı olduğu, bu kapsamda davalı tarafça icra takibinden sonra ve işbu davadan önce yapılan ödeme icra takibine ve davaya konu edilen 4 adet fatura bedellerine ilişkin alacağın ödenmesi kapsamında davacı tarafça bakiye borç bulunduğu iddiasıyla icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra takibinin devamına karar verilmesine ilişkin olarak iş bu dava açılmış ise de, icra takibinden sonra itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından asıl alacak tutarının ödenmesi karşısında alacaklının yapması gerekenin icra müdürlüğünden kapak hesabı alarak bakiye alacağı bulunması halinde bakiye alacağı üzerinden itirazın iptali davasının açılmasının gerektiği, ancak davacı tarafça bakiye kaldığı iddia olunan asıl alacak tutarı için itirazın iptali davası açıldığı, ayrıca davalı tarafından kendi özgür iradesi ile davadan önce asıl borcun ödendiği, bu nedenle icra inkar tazminatının şartlarının da oluşmadığı, yine hukuki yarar yokluğu nedeniyle de kötüniyet tazminatı şartlarının da oluşmadığı, bu nedenlerle davacının iş bu itirazın iptali davası açmasında hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/19-910 Esas, 2018/1111 Karar ve 23.05.2018 tarihli kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/19-822 Esas, 2018/1754 Karar ve 29.06.2022 tarihli kararı da bu yöndedir.) Her ne kadar davacı vekili tarafından sunulan 18.11.2025 tarihli dilekçe ile icra takibinden sonra ancak davadan önce yapılan ödemenin borcun tamamı olmadığı ve bakiyesi bulunduğundan dolayı davayı açmakta hukuki yararlarının olduğu ve ödeme emrinin memur hatası nedeniyle iptal edildiğinden dolayı konusuz kalma kararı verilmesinin gerektiğinden bahisle hükmün tashihini talep etmiş olmakla, yukarıda açıklanan gerekçelerle davacı vekilinin bu yöndeki talebinin reddine karar verme gereği doğmuştur," gerekçesi ile; "Davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle REDDİNE, Her iki tarafın icra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,"şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe konu asıl alacağın tamamının ödenmediğini, dosya kapsamında bilirkişi raporu aldırılmışsa da tamamen hatalı tespitler içeren bir rapor olduğunu, bilirkişi tarafından Konya 9. icra dairesinde başlatılan takibin hiç göz önüne alınmadan sadece İzmir 9. İcra dairesinde başlatılan takibin dikkate alındığını, Euro kuru üzerinden bir değerlendirme yapılmadığını ve yine icra harç, masraf ve vekalet ücreti dikkate alınmadan bir rapor düzenlendiğini, bu rapora karşı gerekçeli itirazlarının giderilmeden karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, her ne kadar taraflarınca takip talebinin yabancı para takiplerine ilişkin tüm unsurları taşımakta ise de İzmir 9. İcra Müdürlüğü tarafından ödeme emrinin hatalı bir şekilde TL'ye çevrilmeden sadece Euro üzerinden düzenlendiğini ve tebliğe çıkarıldığını, davalının ise takibe itirazında bu hususlardan bahsetmediğini, huzurdaki dava açıldıktan uzun zaman sonra ödeme emrinin iptali için dava açtığını beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, faturadan kaynaklı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. 6100 Sayılı HMK'nın 344.maddesine göre istinaf dilekçesi verilirken istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve tebliğ giderleri de dahil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği ya da eksik ödendiği sonradan anlaşılırsa, karar veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde Mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurması halinde HMK'nın 346. maddenin 2. fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır. Davacı vekilinin istinaf talepli dilekçesinin davalı tarafa tebliği sonrası davalı tarafça cevap dilekçesi verildiği anlaşılmaktadır. Davalı vekilinin davacının istinafına cevap dilekçesinde kararın kaldırılmasına ilişkin talebi bulunduğu görülmekle; Davalı tarafa "kararı katılma yoluyla veya katılma yoluyla olmaksızın istinaf edip etmedikleri" açıklatılarak, katılma yoluyla veya katılma yoluyla olmaksızın istinaf talebinde bulunduklarını beyan etmeleri halinde; istinaf harcının yatırılması için 6100 sayılı HMK'nın 344.maddesi gereğince işlem yapılarak dairemize gönderilmesi gerekmektedir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Yukarıda açıklanan eksiklikler giderildikten sonra dairemize gönderilmesi için dosyanın mahalli mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE; yapılan inceleme neticesinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. 02/07/2026