Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/188 E. 2026/1040 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/188
- Karar No
- 2026/1040
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/188 - 2026/1040 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/188 KARAR NO : 2026/1040
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :21/11/2024 NUMARASI :2023/889 Esas - 2024/868 Karar
DAVACI :MAY AGRO TOHUMCULUK SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ- ... VEKİLİ :Av. ... DAVALI :HEKTAŞ TİCARET TÜRK ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ... DAVA :Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :11/11/2014
KARAR TARİHİ :22/05/2026 KR. YAZIM TARİHİ :19/06/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin tohum üretip satan ve tohum hususunda Türkiye'nin Türk sermayeli en önemli sanayi kuruluşlarından biri olduğunu, davacı şirketin piyasaya sunduğu ayçiçek tohumlarının topraktaki mantarı patojenlere karşı dirençli olması için davalı firmanın bu hususta kullanıldığını söyleyip piyasaya arz ettiği ... isimli ilaçtan satın aldığını ve bu ilaçla, piyasaya arz etmek için elinde bulunan 184.316 kg ayçiçek tohumundan 102.917 kg ayçiçek tohumunu davalıdan satın alınan ilaçla ilaçladığını, davacı elindeki diğer 81.399 kg ayçiçek tohumunu farklı ilaçlarla ilaçladığını ve piyasaya sunduğunu, davalı şirketten satın alınan ... isimli ilaçla ilaçlanan ürünlerin bir kısmının derhal satıldığını, bu satılan ürünle ilgili herhangi bir şikayetin davacıya ulaşmadığını, ancak ilaçlandıktan sonra satılmayıp depoda kalan 60.430 kg üründen 59.006 kg'nın üzerinde normal denetleme süreçlerinde yapılan stok taramasında çimleme konusunda ciddi sorunların ortaya çıktığının görüldüğünü, bunun sebebinin araştırılmaya başlandığını, Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/326 D.İş sayılı dosyası ile tohumların üzerinde bilirkişi ile gerekli tespit ve incelemelerin yapıldığını, bilirkişi raporunda tohumlar üzerinde davalı şirketten alınan tarım ilacının etkisi ile zarar oluştuğunun ve pazarlama değerinin kalmadığının tespit edildiğini, davalı şirkete tespit edilen zararın tazminine ilişkin Bursa 6. Noterliği'nin 24/09/2014 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini, davalı şirketin herhangi bir ödeme yapmadığı gibi ihtarnameye de bir cevap vermediğini, davalı şirketten alınan ilaç nedeniyle tohumların bozulduğunun alınan numunelerle tespit edildiğini, bu nedenlerle 59.006 kg ayçiçek tohumunda meydana gelen üretim zararı olarak hesaplanan 492.700,10-TL, söz konusu tohumların imhası için yapılacak nakliye ve imha bedeli olarak 15.651,50-TL, tohumların satılamaması nedeniyle davacı şirketin kar kaybı nedeniyle uğranılan 10.000,00-TL olmak üzere toplam 518.351,60-TL maddi zararın fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 24/09/2014 ihtar tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, davalı şirketin ticaret merkezinin Gebze olduğundan davada Gebze Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi) yetkili olduğunu, esas yönden; açılan dava haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı şirketin Tarım Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme ile uygun bulunan spesifikasyon neticesinde verilen ruhsat kapsamında satışa sunduğu ... isimli ilacın ruhsat tarihi olan 11/11/2008 tarihinden itibaren yıllardır satılmakta olan bir ürün olduğunu, çeşitli ayçiçeği tohumlarında pek çok firma tarafından alımı yapılarak uygulandığını ve bugüne kadar ... 200 LS ilaç kaynaklı herhangi bir çimlenme şikayeti ile karşılaşılmadığını, davacının bir zararı varsa bile bu zarara sebep olduğunu iddia ettiği ... isimli ilacın münhasıran bu zarara sebep verdiğini ispat etmek zorunda olduğunu, zarara ... isimli ilacın sebep olduğu hususunda kesin bir tespit bulunmadığını, davacının zararın doğmasında kusuru olup olmadığı, ilacın dozajında ve uygulamasında hata yapıp yapmadığı, daha önce Reyna çeşidi ayçiçek tohumuna uygulama yapmadı ise küçük miktarlarda deneme uygulaması yapıp yapmadığının belirlenmesinin gerektiğini, davacının uygulama hatası varsa davacının kendi kusurundan doğan zarara katlanmak zorunda olduğunu, davacının Reyna çeşidi ayçiçek tohumu çimlenme sorunu sebebi ile zararı varsa bile bu zarara davalı şirketin ... 200 LS isimli ilacın sebep olmadığını, bu nedenlerle mahkemenin yetkisizliğine, haksız ve mesnetsiz olan zarar tazmini ile faiz talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Davanın REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/326 D.İş sayılı dosyası ile davacı tarafından delil tespiti talebinde bulunulduğunu ve tohumların üzerinde akademik kariyer sahibi ve alanlarında uzman bilirkişilerden oluşan bir heyet ile gerekli tespit ve incelemelerin yapıldığını, alanlarında uzman akademisyen bilirkişiler tarafından hazırlanan tespit dosyasındaki raporda, davacı şirketin davalı şirketten alınan ilaç nedeniyle tohumlarının bozulduğunun tespit edildiğini, bahsi geçen tohumların bozulması sebebiyle davacı şirketin zarara uğradığını, yerel mahkemenin ise bu ayrıntılı tespit dosyası bilirkişi raporunu ve yargılama sırasında hazırlanan 18/02/2020 ve 10/02/2021 tarihli bilirkişi raporlarını hükmüne esas almazken, hiçbir bilimsel inceleme ve tespit içermeyen bilirkişi raporunu hükmüne esas aldığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Sakarya BAM 7. Hukuk Dairesi kadırma kararı ile dosyada eksik belgeler bulunduğu ve bilirkişiden ek rapor alınması gerektiği belirtilerek yerel mahkeme kararının kaldırıldığını, eksikliklerin tamamlandığını, BAM kaldırma kararı sonrasında Prof. Dr. ... (Ziraat Müh. Çevre Yüksek Mühendisi), Prof. Dr. ... (Kimya Mühendisi), Doç. Dr. ... (Hukukçu), ... (Ziraat Mühendisi)den oluşan heyete dosyanın tevdi edildiğini, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 10.09.2024 tarihli bilirkişi ek raporuna göre davacı tarafın davasının haksız ve mesnetsiz olduğu, ürün sorumluluğundan dolayı üreticinin sorumlu tutulabilmesi için ürünün hatalı olması ile zarar arasında uygun nedensellik bağının bulunması gerektiği, dosyadaki mevcut bilgiler, bilirkişilik kapsamında yapılan araştırmalar ve bilimsel tecrübeler çerçevesinde reyna tohumlarının çimlenme veriminin düşmesine, ... isimli ilacın sebep olduğuna dair anlamlı, doğru ve bilimsel bir değerlendirme yapılamadığı, tohumların çimlenmesini etkileyen pek çok faktörün olduğu ancak çimlenmeyi etkileyen faktörlerin tek tek elimine edilmesi durumunda ... ilacının Reyna ayçiçeği çeşidinin çimlenmesini engellediğinin ortaya çıkabileceği, dosyadaki verilere göre böyle bir sonuç çıkarmanın mümkün olmadığı, davalının söz konusu zarardan sorumlu tutulmasına yeter veri bulunmadığı sonucuna varıldığını, hükme esas tüm bilirkişi raporlarının bilim ve fenne, objektif ve bilimsel verilere göre düzenlendiğini belirterek; davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/11/2024 tarih, 2023/889 Esas - 2024/868 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; ticari satım sözleşmesi gereği ayıplı mal satıldığı iddiası ile maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacının davalıdan satın aldığı ... 200 LS isimli ilacı, Reyna tipi Ayçiçek tohumlarında kullandığı, ilaçlanan 102.917 kg ayçiçeği tohumundan satılanlar dışında 60.430 kg tohumun depoda kaldığı, davacı tarafından ilaçlanan tohumların depoda beklediği esnada yapılan kontrollerde çimlenmesini olumsuz etkilediği ve bu azalma nedeniyle satılamaz hale geldiğinden bahisle zararlarının ayçiçeği üretim zararlarının, zarar gören tohumların imha masraflarının, kar kaybının tahsili için eldeki davayı açtığı, mahkemece davanın reddine karar verildiği, davacının istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 26/10/2023 tarih, 2022/1727 Esas ve 2023/1713 Karar sayılı ilamı ile; "...Bu durumda mahkemece yapılacak iş; öncelikle davalının cevap dilekçesinde bildirdiği ancak fiziken dosyada bulunmayan davacının gönderdiği tohumlara ait analiz raporunun davalıdan temini ile davacının kar kaybı talebi hususundaki bildirdiği tüm delillerin toplanarak kar kaybı talebi hususunda ve yukarıda bahsedilen raporlardaki çimlenmenin azalması yönündeki tespitlerin ayıp olup olmadığı, ayıp ise gizli ayıp mı açık ayıp mı olduğu hususlarında ek rapor almak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir. " gerekçesiyle kaldırıldığı, kaldırma ilamımız doğrultusunda davalı tarafça cevap dilekçesinin ekinde bulunan ve taraflarınca yapılan analiz sonuçlarının sunulduğu, Mahkemece yine kaldırma ilamımız doğrultusunda ek rapor alınarak davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Eldeki davada; kaldırma ilamımız doğrultusunda davalı tarafça cevap dilekçesinin ekinde bulunan ve taraflarınca yapılan analiz sonuçlarının sunulduğu, yine kaldırma ilamımız doğrultusunda alınan 10/09/2024 tarihli ek raporlarında özetle, "...Ürün sorumluluğundan dolayı üreticinin sorumlu tutulabilmesi zarar arasında uygun nedensellik bağı bulunmalıdır. Dosyadaki mevcut bilgiler, bilirkişilik kapsamında yaptığımız araştırmalar ve bilimsel tecrübelerimiz çerçevesinde, bahsi geçen Reyna tohumlarının çimlenme veriminin düşmesine, ... isimli ilacın sebep olduğuna dair, anlamlı, doğru ve bilimsel bir değerlendirme yapılamamıştır. Tohumların çimlenebilmesini etkileyen birçok faktör vardır. Dava konusu ... ilacı da bu sebeplerden biridir. Ancak çimlenmeyi etkileyen faktörlerin tek tek elimine edilmesi durumunda, kullanılan ... isimli ilacın Reyna ayçiçeği çeşidinin çimlenmesinin engellediği ortaya çıkacaktır. Dosyadaki veriler, böyle bir sonuç çıkarmak için yeterli değildir. Takdir, bütünüyle Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davalının söz konusu zarardan sorumlu tutulmasına yeter veri bulunmadığı sonucuna varıldığı" tespit edilmiştir. Bu haliyle tüm dosya kapsamından alınan bilirkişi raporlarına göre; tohumların çimlenebilmesini etkileyen birçok faktör olouğu, dava konusu ... ilacının da bu sebeplerden biri olduğu, Reyna tohumlarının çimlenme veriminin düşmesine, ... isimli ilacın sebep olduğuna dair, anlamlı, doğru ve bilimsel bir değerlendirme yapılamadığı, delil tespiti raporunda da ... isimli ilacın sebep olduğuna dair kuvvetle muhtemel olarak değerlendirme yapıldığından hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, davacının uğradığını iddia ettiği zararın davalının ürettiği ... isimli ilaçtan kaynaklandığı ispat edilememiş olmakla davanın reddine dair Mahkeme kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile kalan 304,40-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın dairemizce taraflara tebliğine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/05/2026
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*