Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1848 E. 2025/1604 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1848
Karar No
2025/1604
Karar Tarihi

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/1848

KARAR NO : 2025/1604

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 02/09/2025 ARA KARAR

ESAS NO: 2025/772

DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/09/2025

İSTİNAF KARAR

YAZIM TARİHİ: 25/09/2025

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde: ortaklıktan çıkma davasının devamı süresince şirkete ait mal varlığını azaltacak, çıkma sonrası istenecek olan ayrılma akçesinin hesaplanmasını ve ödenmesini güçleştirecek nitelikteki işlemlerin önlenmesi adına mahkemece re'sen gerekli görülebilecek tedbirlerin alınmasına, davalı ...Limited Şirketinde halen müdürlük görevini devam ettiren ...'ın müdürlük görevinden tensip ile tedbiren alınmasına, işlem yetkisinin kısıtlanmasına, şirket faaliyetlerinin aksamaması için tensiple birlikte şirket adına alım-satım ve şirketi temsil yetkilerinin bulunduğu kayyım tayinine, şirkete ait ... Bankası, ...Bank, ... Bankası ve ...bank olmak üzere bankalardaki hesaplara tedbir konulmasına, şirkete kayıtlı araçların ve taşınmazların üzerine devri önleyici tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmektedir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İddia ve savunmalar, yapılan yargılama, toplanan deliller, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyet raporu ve tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "... somut talep nedeniyle yapılan değerlendirmede, davalı şirkette organ boşluğu olduğuna dair bu aşamada delil bulunmadığı gibi mevcut dosya kapsamı itibarı ile ihtiyati tedbir isteğinin haklılığı konusunda yaklaşık ölçüde kanaat verici delil bulunmadığı, yine davalı şirketin banka hesaplarına bloke konulması ve adına kayıtlı araç ve taşınmazların devrinin önlenmesi istemi açısından da yaklaşık ispata elverişli delil sunulmadığı, ihtiyati tedbirin yasal koşullarının bulunmadığı değerlendirilmekle davacının ihtiyati tedbir taleplerinin reddine..." şeklinde karar verilmiştir.

Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/ 772 Sayılı dosyasından verilen ara kararın itirazımız doğrultusunda kaldırılmasına, dava dilekçesinde talep ettiği tedbir taleplerinin aynı şekilde uygulanmasına olmadığı takdirde 638/2- son cümle gereği müvekkilin haklarının teminat altına alınması adına diğer tedbirlere karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacının haksız ve mesnetsiz istinaf dilekçesinin reddi ile yerel mahkemenin tedbir taleplerinin reddine dair kararının onanmasına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.

Yapılan inceleme sonunda derdest dava;"....SONUÇ VE TALEP: Yukarıda açıkladığımız nedenler ile birlikte davamızın KABULÜNE;

1-) Ortaklıktan çıkma davasının devamı süresince şirkete ait mal varlığını azaltacak, çıkma sonrası istenecek olan ayrılma akçesinin hesaplanmasını ve ödenmesini güçleştirecek nitelikteki işlemlerin önlenmesi adına, mahkemenizce re'sen gerekli görülebilecek tedbirlerin alınmasına, ayrıca;

Davalı ...Limited Şirketinde halen müdürlük görevini devam ettiren ...'IN, MÜDÜRLÜK GÖREVİNDEN TENSİP İLE TEDBİREN ALINMASINA, İŞLEM YETKİSİNİN KISITLANMASINA,

Şirket faaliyetlerinin aksamaması için tensiple birlikte şirket adına alım- satım ve şirketi temsil yetkilerinin bulunduğu KAYYIM TAYİNİNE,

Şirkete ait başta,... Bankası, ... Bank, ... Bankası ve ...bank olmak üzere diğer hesabı bulunan bankaların mahkemenizce sorgulanarak anılan BANKALARDAKİ HESAPLARA TEDBİR KONULMASINA,

Şirkete kayıtlı araçların ve taşınmazların üzerine DEVRİ ÖNLEYİCİ TEDBİR KONULMASINA,

2-) Müvekkilin haklı sebeple davalı firmadan ÇIKMASINA ve ticaret sicilinde İLANINA,

3-) Müvekkilin davalı şirketteki esas sermaye pay oranının karar tarihine en yakın tarihten AYRILIK AKÇESİNİN hesaplanarak TESPİTİNE,

4-) Yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar..." verilmesine ilişkindir.

Davacı vekili dava dilekçesinde: ortaklıktan çıkma davasının devamı süresince şirkete ait mal varlığını azaltacak, çıkma sonrası istenecek olan ayrılma akçesinin hesaplanmasını ve ödenmesini güçleştirecek nitelikteki işlemlerin önlenmesi adına mahkemece re'sen gerekli görülebilecek tedbirlerin alınmasına, davalı ...Limited Şirketinde halen müdürlük görevini devam ettiren ...'ın müdürlük görevinden tensip ile tedbiren alınmasına, işlem yetkisinin kısıtlanmasına, şirket faaliyetlerinin aksamaması için tensiple birlikte şirket adına alım- satım ve şirketi temsil yetkilerinin bulunduğu kayyım tayinine, şirkete ait ... Bankası, ... Bank, ... Bankası ve ...bank olmak üzere bankalardaki hesaplara tedbir konulmasına, şirkete kayıtlı araçların ve taşınmazların üzerine devri önleyici tedbir konulmasına karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme 02/09/2025 tarihli gerekçeli ara kararıyla:

"...Talep, HMK 389 maddesi uyarınca bir kısım ihtiyati tedbir istemlerine ilişkindir.

Davacı 01/09/2025 tarihinde ihtiyati tedbir harcı 1.013,90-TL'yi yatırmıştır.

HMK'nun 389/1 maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zarlaşacak yada tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallarendi uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

HMK'nun 390/2. maddesi uyarınca talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde hakim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. HMK'nun 390/3 maddesine göre tedbir talep eden taraf dilekçesinde ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.

İhtiyati tedbir, kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumlarında meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte hukuki korumadır.

İhtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi için yaklaşık ispat yeterli olup çekişmeli olan vakıanın gerçeğe yakın bir derecede ispatlanması gerekir. Mahkeme tarafından mevcut delillere göre tedbir isteyen tarafın hakkını muhtemel görmeli ve tedrbir verilmesini gerektirir sebeplari de varit görmelidir. HMK'nun 390/3 maddesinde ihtiyati tedbir talebinin haklılığı konusunda tam bir kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir ispatın yeterli olacağı öngörülmüştür.

TMK'nun 403/2. maddesine göre kayyım belirli işlemi görmek ve mal varlığını yönetmek için atanır. Kayyım tayinini gerektiren haller başlıklı TMK'nun 426/3. maddesine göre "yasal temsilcisinin görevini yerine getirmesine engel olmaz."

TMK'nun 427/4. maddesinde de "bir tüzel kişi gerekli organlarından yoksun kalırsa ve yönetim başka yoldan sağlanamazsa" kayyım atanabilir.

Organlar iş başında olduğu sürece TMK'nun 403. maddenin uygulama alanı yoktur. Zira bu durumda TMK'nun 427/4. hükmü uygulanacaktır. Şirket organları (genel kurul, yönetim kurulu, denetçiler) TMK'nun 426/3. kapsamında olmadığından madde hükmü bu organları kapsamaz. Çünkü bu organlar temsilci değil şirketin bir parçasıdırlar. Şirketin zorunlu organlarından yoksun kalması, TTK'nun 435. maddesi uyarınca fesih nedenidir. Şirket ortakları arasındaki ihtilaflar nedeniyle yönetim kurulunun karar alamaması hususu "organsızlık" olarak nitelendirilebilmesi için bu durumun uzun sürmesi ve şirketin çalışamaz hale gelmesi gerekir. Dava dilekçesinde davalı şirkette organ boşluğu olduğuna ilişkin iddia bulunmadığı görülmüştür. Dolayısı ile davalı şirkette organ boşluğu söz konusu olmadığından TTK'nun 530. maddesinde yazılı organ boşluğu halinde uygulanması gereken usulün uygulanmasına ve kayyım tayinine gerek bulunmamaktadır.

Öte yandan eldeki dava şirket ortaklığından çıkma istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde davacı vekili tarafından kayyım tayin edilmesini istenilmektedir. İhtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi için yaklaşık ispat yeterli olup çekişmeli olan vakıanın gerçeğe yakın bir derecede ispatlanması gerekir. Mahkeme tarafından mevcut delillere göre tedbir isteyen tarafın hakkını muhtemel görmeli ve tedbir verilmesini gerektirir sebepleri de varit görmelidir. HMK'nun 390/3. maddesinde ihtiyati tedbir talebinin haklılığı konusunda tam bir kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir ispatın yeterli olacağı öngörülmüştür. Bu açıklamalara, yasa maddelerine, dava dilekçesi ve ekinde sunulan delillere göre; dava dilekçesi ve ekinde sunulan delillerin az yukarıda değinilen davacıların iddiaları hakkında davanın esası yönünden yaklaşık ölçüde de olsa ispata elverişli olmadığı görülmektedir.

Yukarıda açıklamalar ışığında, somut talep nedeniyle yapılan değerlendirmede, davalı şirkette organ boşluğu olduğuna dair bu aşamada delil bulunmadığı gibi mevcut dosya kapsamı itibarı ile ihtiyati tedbir isteğinin haklılığı konusunda yaklaşık ölçüde kanaat verici delil bulunmadığı, yine davalı şirketin banka hesaplarına bloke konulması ve adına kayıtlı araç ve taşınmazların devrinin önlenmesi istemi açısından da yaklaşık ispata elverişli delil sunulmadığı, ihtiyati tedbirin yasal koşullarının bulunmadığı değerlendirilmekle davacının ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaati hasıl olmuştur.

KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,

2-Karardan bir suretin tensip tutanağı ile birlikte taraflara tebliğine,

Dair, işbu kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere..." şeklinde karar vermiştir.

Davacı vekili işbu ara kararını 03/09/2025 tarihli istinaf dilekçesiyle süresinde istinaf etmiştir.Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından,davacı vekilince ileri sürülen istinaf sebepleri yönünden esastan inceleme yapılmıştır.

İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkemece verilmiş ve istinaf edilmiş olan gerekçeli ara kararda yazılı ayrıntılı açıklamalar, yasal sebep ve gerekçeler ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde ; derdest işbu TTK 638.madde gereğince haklı sebeplerle davalı şirket ortaklığından çıkmaya izin /karar verilmesi, ayrılık akçesinin tespiti taleplerine ilişkin davada , davacı tarafça dava dilekçesiyle istenen sözkonusu ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü için gerek TTK 632 VD. , TMK 403 VD.,gerekse HMK 389 vd mdleri. gereğince aranan gerekli yasal ve ayrıca yaklaşık ispata dair yeterli koşulların ,bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulunmadığından, söz konusu ihtiyati tedbir taleplerinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile davacı tarafın söz konusu ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen gerekçeli ara kararda usul, yasa ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı, ara kararının hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;

1-YSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2025/772 Esas sayılı 02/09/2025 tarihli ara kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken istinaf karar harcı istinaf eden davacı taraftan peşin olarak alındığından harçla ilgili yeniden bir karar verilmesine yer olmadığına,

3-Davacı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,

4-İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ile 391/3 bendi uyarınca KESİN olarak oybirliğiyle karar verildi. 25/09/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/1848, K. 2025/1604, T. 25.09.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1848-e-2025-1604-k-792867f0c272