Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1778 E. 2026/732 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1778
Karar No
2026/732
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2025/1778

KARAR NO:2026/732

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:18/09/2025

NUMARASI:2022/102 Esas, 2025/764 Karar

DAVA:Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:07/02/2022

BİRLEŞEN İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2022/291-453 E.K. SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN

DAVA:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ:03/06/2026

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl dava, yüklenici tarafından iş sahibine karşı açılan, sözleşmenin iş sahibinin kusuru nedeniyle taraflarınca feshedilmek zorunda kalındığı iddiasına dayalı tazminat; birleşen dava, iş sahibi tarafından yükleniciye karşı açılan ve cezai şart, tazminat ve alacak istemlerine ilişkin olup, asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın reddine dair karar birleşen dava davacısı (asıl dava davalısı) tarafından istinaf edilmiştir.Asıl davada davacı vekili, ... Müdürlüğü ile .... A.Ş. arasında imzalanan ana sözleşme uyarınca; davacı şirket ile davalı .... A.Ş. arasında, ... - ... Döşenmesi işlerini yapılması amacı ile 18.06.2020 tarihli alt yüklenici sözleşmesi imzalandığını, Sözleşme hükümleri uyarınca müvekkili şirket tarafından işin yapımına başlanarak 01.04.2021 tarihi itibari ile 8.500 metre uzunluğunda, 2500 mm boru imalatının sözleşmeye uygun olarak tam ve eksiksiz şekilde gerçekleştirildiğini, davalı şirket tarafından sadece Temmuz/2020 ile Ağustos/2020 tarihlerine ait hak edişler düzenlendiğini ve bu hak ediş tutarlarının müvekkili şirkete ödendiği, tamamlanan diğer işlerle ilgili olarak ise davalı şirket tarafından kötü niyetli olarak hak ediş düzenlettirilmediğini ve ödeme yapılmadığını, karşı tarafın süreç içerisindeki tutumları nedeniyle sözleşmenin feshine sebep olduğunu, müvekkili şirketin taraflar arasında imzalanan sözleşmeye uygun bir şekilde edimini ifa ettiğini, edimini ifa etmek amacı ile birçok masraf yaptığını, davalı şirketin düzenlediği hak ediş faturalarının tamamının ...'den kabul görmesine ve imalatlar ile ilgili ödemeler ... tarafından davalı şirkete ödenmesine rağmen müvekkili şirkete kötü niyetli bir şekilde ödeme yapılmadığını ve bu nedenle müvekkili şirket bünyesinde önemli derecede zarar meydana geldiğini belirterek davanın kabulü ile 100.000,00-₺ tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davacı (birleşen davada davalı) vekili 14.04.2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle, 17.202.271,28 TL'nin davalı/karşı davacıya gönderilen ihtarname tarihi olan 05.04.2021 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı (birleşen davada davacı) vekilinden tahsiline karar verilmesini talep ve ıslah etmiştir.Asıl davada davalı vekili, davacının davasının konusunu somutlaştırmasının yasal zorundalık olduğunu, sözleşmenin haklı nedenle feshedilip edilmediğinin tespiti gerektiğini, bu aşamada tazminat taleplerinin değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, karşı tarafın sözleşme konusu edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğini, bu durumun tutanak altına alındığını, davacı tarafın 30/03/2021 tarihinde işçilerinin şantiye sahasında çalışma yapmaması ve işe devam etmemeleri ile alakalı olarak edimi yerine getirmek için taahhütname vererek işi tamamlayacağını taahhüt ettiğini, ancak bu tahhüdünü yerine getirmediğini, bu sebeple Beşiktaş ... Noterliğinin 21/04/2021 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacı yana iş yerini terk etmeleri , iş programına göre imalatların gerisinde olduklarının yeniden ihtar edildiğini ve işin 3. bir kişiye yaptırılacağının bildirildiğini, davacının edimlerine aykırılıkları ve yapmadığı işlerin Gaziosmanpaşa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/40 değişik iş sayılı dosyası ile de tespit ettirildiğini, davacının ikame ettiği davada tazminat taleplerinin hukuken dinlenemeyeceğini, davacı yanın kendi beyanı ile 18/06/2020 tarihli sözleşmeyi fesih ettiğinin beyan edildiğini, sözleşme feshinden kaynaklanan zararlarını tazmin etmesinin mümkün olmadığını, yüksek mahkeme kararlarının bu yönde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen davada davacı (asıl davada davalı) vekili, müvekkili ile davalı arasında 18.06.2020 tarihli "...- ..." kapsamında, "... Döşenmesi İşleri'nin (birim fiyat cetvellerinde ve analizlerde belirtilen) malzeme/genel giderler ve işçilik, dahil olarak ilgili kanun, mevzuat ve yönetmeliklere göre çevreye, kişilere herhangi bir zarar vermeyecek şekilde planlanması ve yürütülmesini ve tüm bu işler süresince gerekli iş emniyeti çevre temizliği tedbirlerinin vs. her türlü tedbirin alınması konusunu içeren bir sözleşme yapıldığı, sözleşme kapsamında davacı yana 22/06/2020 tarihinde iş yerinin teslim edildiğini, bu tutanakta davalı yana "çelik boru birleşim yerlerinde kullanılan sargı bandında ...standardına uygun kalınlıkta olmadığı ve yapılan uygulamada görüldüğü üzere ... çelik boruların saha sargısı teknik şartnamesine uygun şekilde yapılmadığı tespit edildiğini bildirdiğini, taraflarca imzalanan 18/06/2020 tarihli sözleşmenin 9. maddesinin ilgili hükümleri ve 23/11/2020 tarihli .... yevmiye nolu ihtarnamesi işin 25/12/2020 tarihinde tarafımıza teslim edilmemesi halinde gecikilen her gün için 3.000 TL+ KDV gecikme cezasını %30 (yüzde otuz) fazlasıyla ilave bir gecikme cezasının ifaya ekli cezai şart olarak talep edileceğinin davalıya ihtar edilmiş olması nedeniyle, her türlü hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100.000 TL ifaya ekli cezai şart bedeli olan gecikme cezasının avans faizi ile davalıdan tahsilini, 18/06/2020 tarihli sözleşmenin sözleşmenin 10. maddesi ve devamı maddeleri uyarınca ödenen toplamda 1.539.525,27 TL'lik personel maaş ödemeleri için 986.500,00 TL, ihtarname ve arabuluculuk bedelleri 439.129,48 TL, arabuluculuk ödemeleri 113.895,79 TL bedellerin her türlü haklar saklı kaydı ile şimdilik toplam 1.539.525,27 TL bedelinin 150.000 TL'sinin ticari faizi ile davalıdan tahsilini, 18/06/2020 tarihli sözleşmenin 32.maddesi kapsamında ödenen damga vergisi bedelinden kalan 125.070,00 TL bedelin şimdilik her türlü haklar saklı kalmak üzere 20.000 TL bedelinin ticari faizleri ile davalıdan tahsilini, 18/06/2020 tarihli sözleşmenin 5. maddesi ve 27. maddesi kapsamında vekil eden şirketçe davalı yan adına toplamda 272.126,39 TL SGK ödemesi ve yansıtması bedellerinin şimdilik 27.000 TL bedelin ticari faizi ile davalıdan tahsilini, 18/06/2020 tarihli sözleşmenin 9.4 maddesi ve 10.8 fıkrası kapsamında davalının edimlerinin 3.bir kişiye yaptırılması nedeniyle şimdilik 100.000 TL ve kar kaybı talebimiz olarak 100.000 TL toplamda 200.000 TL bedelin ticari faiz ile davalıdan tahsilini, 18/06/2020 tarihli sözleşmenin 18. maddesinde, 19. maddesinde ve 21. maddesi kapsamında davalının personelleri olan kişilerin şantiye sahasında baret takmadığı görülmekle şimdilik kişi başı 750 TL'den 750*4 = 3000 TL bedelin ihtarname tarihi olan 23/11/2020 tarihinden şantiye alanını terk ettikleri Gaziosmanpaşa 2. Sulh Hukuk mahkemesinin tespit yaptığı 29/04/2022 tarihine kadar olan itibaren işleyecek ticari faizi ile 3.000 TL ticari faizi ile davalıdan tahsilini, davalı yanın personelleri olan bu kişilerin şantiye sahasında reflektörlü yelek giyilmemesi görülmekle şimdilik kişi başı 750 TL’den 750*4 = 3000 TL bedelin ihtarname tarihi olan 23/11/2020 tarihinden şantiye alanını terk ettikleri tarih Gaziosmanpaşa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin tespit yaptığı 29/04/2022 tarihine kadar olan işleyecek ticari faizi ile 3.000 TL ticari faizi ile davalıdan tahsilini, davalı yanın yeterli sayıda sertifikalı ilk yardımcı bulunmaması nedeniyle ihtarname tarihi olan 23/11/2020 tarihinden şantiye alanını terk ettikleri tarih Gaziosmanpaşa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin tespit yaptığı 29/04/2022 tarihine kadar olan itibaren işleyecek ticari faizi ile şimdilik her türlü haklarımız saklı kalmak kaydıyla 3.000 TL ticari faizi ile davalıdan tahsilini, davalı yanın sahada acil durum toplanma alanı/kabini bulunmaması nedeniyle ihtarname tarihi olan 23/11/2020 tarihinden şantiye alanını terk ettikleri tarih Gaziosmanpaşa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin tespit yaptığı 29/04/2022 tarihine kadar olan işleyecek ticari faizi ile 3.000 TL ticari faizi ile davalıdan tahsilini, toplamda bu madde kapsamında 12.000 TL bedelin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Birleşen davada davalı (asıl davada davacı) vekili, birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde, işin süresinin 186 gün, bedelinin 21.989.200,00 TL, kesin kabul süresinin geçici kabulden itibaren 12 ay olduğunun kararlaştırıldığı, asıl davanın davacısının, hak edişlerini tahsil edemediği gerekçesiyle sözleşmeyi ileriye etkili olarak ihtar göndermek suretiyle feshettiğini, birleşen davanın davacısının da sözleşmeye aykırılık nedeniyle alacaklı olduğuna dair karşı bildirimde bulunduğu, taraf delilleri ve asıl iş sahibi olan İstanbul Su ve Kanalizasyon İşleri Genel Müdürlüğünden (...) ilgili ihale dosyası celp edildikten sonra İnşaat Mühendisi, Mali Müşavir ve Borçlar Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplama uzmanından oluşan heyet aracılığıyla hak ediş belgeleri, iş teslim tutanakları ve ilk iki hak ediş ödemelerine ilişkin kayıtların incelendiği, hükme elverişli olduğu değerlendirilen raporlara göre, asıl davanın davacısının sözleşme kapsamında yaptığı işlere ilişkin olarak düzenlediği faturaları davalı yana düzenli olarak gönderdiği, davalının söz konusu faturaları ...'ye bildirdiği, anılan idare tarafından faturaların işleme alındığı ve ödemelerinin davalı yükleniciye yapıldığı, dolayısıyla, asıl davanın davacısının hak ediş belgelerinin düzenlenmemesi ve ücretini tahsil edememesi nedeniyle sözleşmeyi feshetmesinin haklı görüldüğü, bu durumda asıl dava yönünden davacının sözleşmenin başlangıcından feshine kadar geçen süre zarfındaki geriye dönük bakiye alacağının ve ileriye dönük kâr kaybının belirlendiğini, bu çerçevede asıl davada davacının 14.131.816,75 + KDV tutarında (16.675.543,76 TL) bakiye iş bedeli alacağı ve 446.379,26 + KDV tutarında (526.727,52 TL) kar mahrumiyeti (tazminat) alacağı olduğu sonucuna varıldığı, yüklenicinin kendisine iletilen faturaları idareye iletip bedelini tahsil etmesine rağmen alt yükleniciden sözleşmeye aykırılık nedeniyle cezai şart isteminde bulunmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçeleriyle asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.Birleşen dava davacısı (asıl dava davalısı) istinaf dilekçesinde, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, iddialarını ispata yarayan belgelerin bilirkişi heyeti tarafından dikkate alınmadığını, 2021 yılı Mart ayı itibariyle işçilerin işyerini terk ettiklerini, dava dosyasına sunulmayan belgelerin bilirkişi raporuna eklenerek rapor tanzim edildiğini, müvekkilinin davacıya gönderdiği ihtarname ile davacı tarafından bizzat imzalanan belgelerin dikkate alınmadığını, 30.3.2021 tarihinde davacının işe çıkmadığını, bunun üzerine 05.04.2021 tarihinde tutanak tutulduğunu ve edimlere aykırılıkların bildirildiğini, bunun üzerine davacının edimleri yerine getireceğine dair taahhüt verdiğini, buna rağmen 06.04.2021 tarihli ihtarname ile davacının sözleşmeyi feshettiğini, ...'ye hakediş ödemelerinin ne zaman yapıldığının sorulması gerektiğini, sözleşmeye göre işin bitmesi gereken tarihin 25.12.2020 olduğu, davacının talebi ile bilirkişi raporundaki tespitlerin sözleşmedeki hakediş düzenlenmesine ve ödemelerin nasıl yapılacağına ilişkin hükümlere aykırı olduğunu, davacının damga vergisi ödeme yükümlülüğünü dahi yerine getirmediği belirtilerek kararın kaldırılması talep edilmiştir.

DEĞERLENDİRME,Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Asıl dava davacısı (birleşen dava davalısı) yüklenici, birleşen dava davacısı (asıl dava davalısı) iş sahibidir.Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmaktadır.Asıl davada davacı vekili özetle, ... - ... Döşenmesi işlerini yapılması amacı ile 18.06.2020 tarihli alt yüklenici sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini, ancak davalı tarafın sadece 2020 yılı Temmuz ve Ağustos ayına ilişkin hakedişleri ve ödemeleri yaptığı, sonrası döneme ilişkin hakedişlerin yapılmasını engellediği gibi ödemeleri de yapmadığını, bu nedenle ciddi zarara uğradıklarını ve sözleşmeyi feshetmek zorunda kaldıklarını beyan ederek tazminat talebinde bulunmuştur.Birleşen davada davacı vekili özetle, asıl dava davacısı olan yüklenicinin edimini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğini, yükleniciye ihtar çekilerek iş programının gerisinde oldukları bildirilerek işi bırakmalarının istenildiği ve işin 3.şahsa yaptırılacağının ihtar edildiğini, yüklenicinin eksik bıraktığı işlere ilişkin delil tespiti yaptırdıklarını beyan ederek cezai şart tutarını, ayrıca personel maaş ödemelerini, ihtarname ve arabuluculuk bedellerini, damga vergisi bedelinden kalan bedeli, SGK ödemesi ve yansıtması bedellerini, sözleşmenin 9.4 maddesi ve 10.8 fıkrası kapsamında davalının edimlerinin 3.bir kişiye yaptırılması nedeniyle 3.şahsa ödenen tutarın ve ayrıca kar kaybı tutarının, yüklenicinin personelleri olan kişilerin şantiye sahasında baret takmaması ve şantiye sahasında reflektörlü yelek giymemeleri, yüklenicinin yeterli sayıda sertifikalı ilk yardımcı bulundurmaması, yüklenicinin sahada acil durum toplanma alanı/kabini bulundurmaması nedenleriyle ve bunların her biri için ayrı ayrı olmak üzere sözleşmede kararlaştırılan cezanın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece özetle, hükme elverişli olduğu değerlendirilen raporlara göre, asıl davanın davacısının hak ediş belgelerinin düzenlenmemesi ve ücretini tahsil edememesi nedeniyle sözleşmeyi feshetmesinin haklı görüldüğü, asıl davada davacının 14.131.816,75 + KDV tutarında (16.675.543,76 TL) bakiye iş bedeli alacağı ve 446.379,26 + KDV tutarında (526.727,52 TL) kar mahrumiyeti (tazminat) alacağı olduğu sonucuna varıldığı, yüklenicinin kendisine iletilen faturaları idareye iletip bedelini tahsil etmesine rağmen alt yükleniciden sözleşmeye aykırılık nedeniyle cezai şart isteminde bulunmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçeleriyle asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.Dosya içerisindeki mevcut deliller ele alındığında; Davacı alt yüklenici ... Şirketi ile davalı yüklenici .... A.Ş. arasında, ... - ... Döşenmesi işlerini yapılması amacıyla 18.06.2020 tarihli alt yüklenici sözleşmesi imzalandığı, uyuşmazlığa konu asıl sözleşmenin (ihale) iş sahibinin İstanbul Su ve Kanalizasyon İşleri Genel Müdürlüğü olduğu görülmüştür.19.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle, "...Asıl Dava bakımından, davacının davalıdan 14.131.816,75 KDV tutarında bakiye iş bedeli alacağı ve 446.379,26 tutarında tazminat alacağı bulunduğu; Şimdilik bu alacaklarının 100.000 TL'lik kısmının tahsilini talep ettiği taleple bağlı olduğu; işbu 100.000 TL'lik alacak kısmının, talep gibi, dava ibaren işleyecek ticari faizi (kanaatimizce avanz faizi) ile birlikte tahsili gerektiği...Birleşen Dava bakımından, davacı/yüklenicinin davalı/alt yükleniciden iddia ve talep ettiği gibi alacaklarının bulunmadığı..." şeklinde görüş belirtilmiştir.

25.08.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle, "...Asıl dava bakımından; davacının davalıdan 14.131.816,75 + KDV = 16.675.543,76 TL tutarında bakiye iş bedeli alacağı ve 446.379,26 tutarında tazminat alacağı bulunduğu; Şimdilik bu alacaklarının 100.000 TL'lik kısmının tahsilini talep ettiği için bu talebi ile bağlı olduğu; işbu 100.000 TL'lik alacak kısmının, talep gibi, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi (kanaatimizce avans faizi) ile birlikte tahsili gerektiği...Birleşen dava bakımından kök rapordaki kanaatlerin değişmediği..." yönünde görüş belirtilmiştir. 29.11.2024 tarihli bilirkişi 2. ek raporunda, "...Asıl Dava bakımından, davacının davalıdan 14.131.816,75 + KDV tutarında bakiye iş bedeli alacağı ve 446.379,26 tutarında Kar mahrumiyeti (tazminat) alacağı inden itibaren işleyecek ticari faizi (kanaatimizce avans faizi) ile birlikte tahsili gerektiği; Kanaatine varılmış olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir. Takdir mahkemeye ait olmak üzere, dosyaya sunulan bilirkişi heyeti raporları sunulduktan sonra farklı görüş ve kanaate varılmasını haklı kılacak, yeni ve farklı bir delilin dosyaya sunulmaması, davalı/karşı davacının dava dosyasına iddialarını ortaya koyan ve ispata yarar hiçbir somut belgenin dosyada mevcut olmaması, davacı/karşı davalının sunduğu belgelerin hukuka uygun ve üçüncü kişi/kurumlar tarafından onaylanmış olması, müzekkere cevapları, taraflara ait ticari defter ile kayıtlar, iddiasını ileri süren tarafın bu iddiasını somut olarak ortaya koymasının hukuken zorunlu olması ile gelinen aşamadaki dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; kök ve ek raporda yaptığımız tespitlerimizin değişmeyeceği..." şeklinde görüş belirtilmiştir.Uyuşmazlık konusu hususlar ele alındığında;Mahkemece asıl davada bakiye iş bedeli alacağı ile kar mahrumiyetine hükmedilmiştir. Ancak dava dilekçesinde bakiye iş bedeli alacağı talep edilip edilmediği kesin olarak anlaşılamamaktadır. Dava dilekçesinin 3.sayfasında 9.maddenin üçüncü paragrafında bu anlama gelebilecek ifadeler mevcut ise de, dilekçenin sonuç ve istem kısmında açıkça bu yönde bir talep yer almamaktadır.Diğer yandan tazminat taleplerinin tam olarak neden kaynaklandığı da dava dilekçesinden anlaşılamamaktadır.Davacı vekili, araç kiralama ve benzeri masraflardan ve ayrıca sözleşmeye aykırılık nedeniyle yapılan ilave harcamalardan bahsetmiş, ayrıca olayların izahında çeklerin karşılıksız çıktığı ve akaryakıt dahi alamadıklarını belirtmiştir. Ancak dava dilekçesinde mahrum kalınan kar talebi olmadığı gibi bu anlama gelebilecek bir anlatı da yoktur. Bu nedenlerle davacı vekiline sorularak talebin tam olarak neleri kapsadığının izah ettirilmesi, dava dilekçesinde yer verilmeyen talepler yönünden ise ret kararı verilmesi gerekirken dava dilekçesindeki söz konusu belirsizlikler giderilmeden hüküm tesisi yoluna gidilmesi hatalı bulunmuştur.Birleşen davada cezai şart talebi yönünden davanın reddi gerekçesi yer almaktadır. Ancak bu gerekçe diğer tazminat taleplerinin hepsini karşılamamaktadır. Özellikle işçilerin kurallara uymamasından kaynaklanan tutanaklar ile -bu talepler yönünden feshin haklı ya da haklı olmamasının bir önemi bulunmadığı dikkate alınarak- bunlara ilişkin talep edilen cezaların neden reddedildiği gerekçede yer almamaktadır.Ayrıca mahkemenin gerekçesinde, kar mahrumiyetinin nasıl hesaplandığı da belirtilmemiştir. Dolayısıyla gerekçenin bu yönünle de eksik olduğu anlaşılmaktadır.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

2-İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 18/09/2025 tarih, 2022/102 Esas, 2025/764 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,

5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,

6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 03/06/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1778, K. 2026/732, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1778-e-2026-732-k-f35f0a378fb8