Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1023 E. 2025/1023 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1023
- Karar No
- 2025/1023
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1023 - 2026/820 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine) ESAS NO : 2025/1023 KARAR NO : 2026/820
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/09/2025 NUMARASI : 2025/204 Esas - 2025/598 Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 17/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/09/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : Davacı vekili; davacının transit taşımacılık yapan firmalara hizmet verdiğini, ayrıca ... A.Ş ile imzalanan sözleşme kapsamında sınır kapılarında vadeli akaryakıt alımında kullanılan ... Pass Kart hizmeti verdiğini, bu hizmetin geliştirilen bir yazılım aracılığı ile müşterilerinin kullanımlarını takip ve raporlama imkanı sağladığını, müvekkil firmanın halihazır da kullandığı yazılımın güncel ihtiyaçları karşılamaması nedeniyle yeni yazılım yapılması için davalı firma ile 17.05.2024 tarihinde "..." arasındaki entegrasyon kodlanmasını ve devreye alınması" konusunda sözleşme imzalandığını, sözleşmedeki işin bedelinin KDV hariç 1.280.000,00 TL olduğu konusunda anlaşıldığını ve yine sözleşmeye göre 30.05.2024 tarihinde davalı firmaya 512.000,00 TL peşinat ödendiğini, sözleşmeye göre projenin yapım sürecinin 80 gün olarak belirlendiğini, ancak 11.09.2024 tarihinde sözleşme süresinin dolmuş olmasına rağmen davalı firmanın edimlerini yerine getirmediğini, bu nedenle sözleşmenin feshi ve ödenen bedelin iadesi için Ankara 57. Noterliğinin 31.12.2024 tarih, 34011 yevmiye nolu ihtarnamenin davalıya tebliğine rağmen davalı firmanın zararlarını karşılamadığını, bunun üzerine alacağın tahsili amacıyla davalı firma aleyhine Ankara 3. Genel İcra Dairesinin 2025/2953 Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalı firmanın yükümlülüğünü yerine getirmediği halde müvekkilinin parasını haksız yere elinde tuttuğunu, faiz başlangıcının bedelinin ödendiği tarih olması gerektiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın ödeme tarihi olan 30.05.2024 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili; somut olayda müvekkil şirkete atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, müvekkilinin sözleşme ile üstlendiği tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, davacının ise edimin ifası için gerekli olan eylemleri yerine getirmekten imtina ettiğini, davacının özellikle bankalar ile yapılacak entegrasyon konusunda eksik ve hatalı bilgi vererek sürecin uzamasına neden olduğunu ve veri aktarımı konusunda davacı kaynaklı sorunlar yaşanması nedeniyle sözleşme süresinin etkilendiğini, projenin neredeyse tamamının hazırlandığını, gecikme veya eksiklik varsa bu durumun davacının edim ifasında bulunmamasından kaynaklandığını, davacının sözleşemeye aykırı olarak gerekli bilgi ve belgelerin temini konusunda sürekli geç kaldığını, projenin ilerlemesi için yapması gereken eylemleri tam olarak yerine getirmediğini, dolayısıyla bir gecikme varsa bu gecikmenin davacıdan kaynaklandığını, müvekkili şirketin sözleşme kapsamında ek süreleri belirlemeye yetkili kılındığını, proje süresi ve içeriğine dair davalıya kusur atfedilemeyeceğini, projenin devamı ve sonlanması için gerekli eylemleri yerine getirmekten imtina eden davacının mütemerrit olduğunu, davacının avans bedeli iadesine dair talebinin sözleşmenin 12. Maddesine aykırı olduğunu, işin %50'sinden çok daha fazlası tamamlandığı için müvekkil şirketin aldığı %40 oranında ön ödeme bedelinin iadesinin istenemeyeceğini, fesih öncesinde müvekkiline bir süre verilmediğinden davacı tarafından yapılan fesih bildiriminin geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Dava, eser sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturaya dayanarak başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine açılan itirazın iptali isteğine ilişkindir. Mahkememizce görevlendirilen yazılım mühendisi..., SMMM bilirkişisi ... ve nitelikli hesaplamalar bilirkişisi ...'dan alınan 01.08.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davanın davacının Ankara 3. Genel İcra Dairesi'nin 2025/2953 sayılı dosyasından yapmış olduğu takibe yapılan itirazın iptali davası olduğu, yapılan teknik inceleme neticesinde, taraflar arasında imzalanan 17.05.2024 tarihli sözleşmeye konu yazılımın, sözleşme şartlarına uygun nitelikte tamamlanamadığı, yazılımın test aşamalarında önemli eksiklikler ve işlevsel hatalar içerdiği, sistemler arası entegrasyonların başarılı olmadığı, Davalı tarafın yüklenici sıfatıyla teknik ifayı verilen ek süre dahilinde 27.11.2024 tarihine kadar sözleşme koşulları çerçevesinde eksiksiz ve tam çalışır vaziyette yerine getiremediği, tarafların ticari defter kayıtları ve dosya kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde Davacı ticari defter kayıtlarına göre 512.000,00 TL davalıdan alacaklı davalı kayıtlarına göre 512.000,00 TL davalıya borçlu göründüğü ve kayıtların birbirini teyit ettiği, davacının ödemiş olduğu 512.000,00 TL'nın iadesini talep edebileceği, davacının ödenen bedelin iadesini için davalıya ihtar çektiği, ihtarnamede ödeme için süre verilmediği, Sayın Mahkemenin takdirine bırakmak açısından ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren işlemiş faizi talep edilebileceğinin kabul edilmesi halinde, davacının 512.000,00 TL anapara, 9.105,78 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 521.105,78 TL talep edebileceğinin tespit ve hesaplandığı bildirilmiştir. Eser sözleşmesi; yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 470; mülga BK m. 355). Eser sözleşmesinde yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğun belirlenmesinde benzer alandaki işleri yüklenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranış esas alınır. Yüklenici kararlaştırılan eseri aksine bir düzenleme yoksa kendisi veya kendi yönetimi altında başka bir kişiye yaptırabilir (TBK m. 473). Yüklenici, sözleşmede kararlaştırılan sürede işe başlamak ve bitirmek zorundadır. Yüklenici, eserdeki açık ve gizli ayıplardan dolayı iş sahibine karşı sorumludur (TBK m. 474). Sözleşmede kararlaştırılan niteliklerin veya dürüstlük kuralları gereğince bulunması gereken lüzumlu vasıfların eserde bulunmaması ayıp olarak nitelendirilir. Açık ayıp, eserin iş sahibine teslim anında kolaylıkla görülebilen ve fark edilebilen ayıplardır. Buna karşılık gizli ayıp, eserin tesliminden sonra ve kullanım sırasında ortaya çıkan ayıplardır. İş sahibi, eseri teslim alır almaz işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmesi ve varsa ayıpları yükleniciye bildirmekle yükümlüdür. Somut olaya gelindiğinde; taraflar arasında 17.05.2024 tarihli sözleşme ile "... arasındaki entegrasyon kodlanması ve devreye alınması" projesi ile davalı firma yazılım ve sistemi hazırlama, davacı firma ise sözleşmenin 11. Maddesi doğrultunda ücret ödeme yükümlülüğü altına girdiği konusunda anlaşıldığı sabittir. Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı davalının edimini yerine getirip getirmediği, davacıdan alacağı bulunup bulunmadığı, avans olarak ödenen bedelin iadesi için yapılan takibe itirazın haklı olup olmadığı konularına ilişkindir. Davacı, davaya ve takibe konu faturadaki hizmetin verilmediğini ispat etmek ile mükellef olup, ispat külfetini davacı yerine getirdiği takdirde davalı sözleşme ile üstlendiği tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini ispat etmek zorundadır. Bu bilgiler ve toplanan deliller ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; Taraflar arasında 17.05.2024 tarihinde "... arasındaki entegrasyon kodlanması ve devreye alınması" amacıyla sözleşme imzalanmış olup işin tamamlanması için davalı tarafa 80 gün süre verildiği, davalının sözleşmede tanımlanmış süre dahilinde 11.09.2024 tarihinde işi tamamlayamadığı, taraflar arasında anlaşarak davalıya 27.11.2024 tarihine kadar ek süre verildiği, davacının avans olarak davalıya 512.000,00-TL ödeme yaptığı hususnda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, nitekim tarafların ticari defter ve kayıtlarının da bu hususu doğruladığı, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin devamı sürecinde davacının elindeki tüm bilgi ve belgeleri davalıya verdiği, davalıya belirtilen sürede entegrasyonların tamamlanamaması nedeni ile ek süre verildiği, ancak verilen süre içerisinde dahi işi tamamlayamadığı, proje için verilen ek süre sonuna kadar test, geçici kabul, kesin kabul gibi bir işlemin yapılmadığı, sözleşmeye göre davalının işin minumum %50 sini tamamlamak/teslim etmek koşuluyla peşin olanak aldığı sözleşme tutarında belirtilen %40 lık ön ödeme kısmının davacı tarafından talep edilemeyeceği düzenlenmiş ise de davalının %50 oranında işi tamamlayamadığının bilirkişilerce tespit edildiği, davacının keşide ettiği 31/12/2024 tarihli ihtarnamesinin 03/01/2025 tarihinde davalıya tebliği edilerek davalının temerrüde düşürüldüğü" gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, Ankara 3. Genel İcra Dairesi'nin 2025/2953 Esas sayılı dosyasında davalının yaptığı itirazın; 512.000,00 TL asıl alacak 9.105,78 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 521.105,78 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, 104.221,15 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkilinin sözleşme kapsamındaki tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, işi hazır bir platformla kod yazmadan işlemi 4-6 ay gibi bir sürede bitirdiğini, davacıdan kaynaklı sorunlar hariç olmak üzere % 85 oranında programı hazırladığını, kalan bölümün ise sunucu ve bağlantılar ile ilgili olduğunu, sorunun davacıdan kaynaklı veri iletememe ve sunucu sorunlarının çözülmemesi nedeni ile ilgili olduğunu, bilirkişi raporu ve gerekçeli kararda yalnızca davacı beyanlarına itibar edildiğini, mahkemece alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, dosyanın yeni bir bilirkişi kuruluna tevdi edilerek yazılımın hem müvekkili şirket, hem de davacı nezdinde yerinde incelenmesi, yine yazılımın hazırlanma sürecinde taraflardan kaynaklı eksikliklerin yazılıma olan etkisi, sorumluluk aidiyetinin bu şekilde belirlenmesi ve en önemlisi yazılımın gerçekleşme oranının tespit edilmesi gerektiğini, mahkeme kararında" davalının %50 oranında işi tamamlayamadığının bilirkişilerce tespit edildiği" hususu yer aldığını, birlikte dosya içeriğinde yazılımın gerçekleşme oranına dair bir bilgi yahut belge bulunmadığını, bilirkişi raporunda da yazılımın gerçekleşme oranı hakkında bir tespite yer verilmediğini, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, bilirkişi raporunda davalının yaptığı iş kısmını davacının işine yaramadığı, sözleşmenin 12. maddesinde öngörülen işin %50'lik kısmının tamamlanması durumunun söz konusu olmadığının tespit edilmiş olmasına göre, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 35.596,74 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 + 8.999,19 = 9.614,59 TL harcın mahsubu ile bakiye 26.432,15 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine'ye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 17/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan E-imzalıdır
Üye E-imzalıdır
Üye E-imzalıdır
Katip E-imzalıdır