Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/659 E. 2025/1376 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/659
- Karar No
- 2025/1376
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/659
KARAR NO : 2025/1376
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/03/2023
NUMARASI: 2022/597 Esas, 2023/153 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 28/11/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili özetle, taraflar arasında akdedilen 02.05.2014 tarihli sözleşme ile davalıya ait işyerinin sözleşmede belirtilen elektrik işlerinin yapımının müvekkilince üstlenildiğini, müvekkili tarafından üstlenilen tüm işlerin sözleşme ve ekindeki teknik ve idari şartnameye uygun şekilde tamamlandığını, hakedişlerin yapılıp faturaların kesilerek davalıya gönderildiğini, ancak müvekkilinin cari hesaptan bakiye 86.785,00 EURO alacağının kaldığını, bu alacağın tahsili amacıyla İstanbul 20. İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasında davalıya karşı yapılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, zira davalının müvekkilince kesilen tüm faturaları ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin defterlerine kaydettiğini belirterek anılan icra dosyasındaki haksız itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatını davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştirDavalı vekili özetle, taraflar arasında 02.05.2014 tarihinde imzalanan eser sözleşmesi uyarınca Sultanahmette bulunun ... Otel inşaatının mekanik ve elektrik işlerinin 5 yıldızlı olan otele uygun şekilde birinci sınıf malzeme kullanılarak imali işinin davacı firmaya verildiğini, davacının sözleşmedeki yükümlülüklerini belirlenen süre içinde yerine getirmediği için ek süre tanınarak işin bitirilmesinin istendiğini, fakat davacının ayıplı ve eksik bir şekilde imalat yaptığını, ayıplı ve eksik işlerin tamamlanması ve kesin kabul işlemlerinin yapılması konusunda görüşmeler devam ederken aleyhine icra takibi yapılarak huzurdaki davanın açıldığını, müvekkil firmanın son hakediş esnasında davacı tarafından temin edilen su tanklarının, soğutma sistemi için yanlış ölçümleme neticesinde temin edilen rooftop soğutma sistemi iadelerinin, asansör sisteminde yapılan ayıplar neticesinde asansör revizyon bedelinin ve bunlar için yapılan fazladan masraf ve doğan zarar kesintilerinin yapılması gerektiğinin davacıya yazılı olarak bildirildiğini, ancak bu taleplerinin sonuçsuz kaldığını, kullanılan malzemelerin sözleşmeye uygun olmadığını, işin kesin kabulünün yapılmadığını, bir an için yapıldığı düşünülse dahi garanti hükmünü kapsayan 17. madde çerçevesinde davacının arıza, hasar, ayıp vb. durumlarında işçilik hataları da dahil olmak üzere kabul tarihinden itibaren iki yıl süreyle sorumluluğunun devam ettiğini, işin gecikmesi nedeniyle 23. maddede cezai şartın düzenlediğini, gecikmeden kaynaklı olarak cezai şart alacağının da doğduğunu belirterek haksız davanın reddine ve alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 17/05/2018 tarihli karar ile, geçici kabul tutanağında belirtilen eksikliklerin ve ayıplı işlerin giderilmesi bakımından davacı alacağından toplam 7.581,39 Euro kesinti yapılması gerektiği, buna göre davacının takip tarihi itibariyle 79.203,96 Euro asıl alacak ve 171,60 Euro işlemiş faiz talebinde haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece tahkikatın bittiği tefhim edilmeden ve sözlü yargılama davetiyesi tebliğ edilmeden karar verilmesinin doğru olmadığını, itirazlarının değerlendirilmediğini ve esasla ilgili son savunmalarının yapılmasına izin verilmediğini, zarar kalemlerinin ve sözleşmede yer alan cezai hükümlerin tam olarak değerlendirilmediğini, yeni heyetten rapor alınması gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.Dairemizin 22/03/2021 tarihli 2018/1664 Esas ve 2021/598 Karar sayılı ilamı ile, davalı vekilinin yokluğunda görülen 17/05/2018 tarihli duruşmada, açıkça tahkikatın bitirildiği belirtilerek, HMK’nun 186/1. maddesine göre davalı tarafa sözlü yargılama için duruşma gününün usulüne uygun tebliği ve sözlü yargılama için tayin edilen günde davalı katılmasa dahi davanın sonuçlandırılıp hüküm tesis edilmesi gerekirken; adil yargılama hakkının en önemli unsuru olan ve HMK 27. madde de düzenlenen hukuki dinlenilme hakkına aykırı şekilde savunma hakkı kısıtlanarak esastan hüküm kurulması doğru olmamıştır gerekçesiyle kaldırma kararı verilmiştir.Mahkemece 23/12/2021 tarihli karar ile, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davacının üstlendiği elektrik işleri ve mekanik tesisat işlerini yerine getirdiği, otelin hali hazırda çalışır vaziyette olduğu, ancak 27.07.2016 tarihli geçici kabul tutanağında belirtilen eksikliklerin 15.08.2016 tarihine kadar giderilmesi konusunda davacıya süre tanındığı, mahallinde yapılan keşifte bu eksikliklerin bir kısmının giderilip bir kısmının halen ayıplı ve eksik olduğunun tespit edildiği, yukarıda izah edildiği şekilde davacının eksik iş sebebiyle KDV dahil toplam 7.581,39 EURO bedelden sorumlu olduğu, taraf defterlerinin cari hesap yönünden birbirini teyit ettiği ve defterlere göre davacının bakiye alacağının cari hesaptan 86.785,35 EURO'ya tekabül ettiği, eksik ve ayıplı işler sebebiyle davacının hakedişinden 7.581,39 EURO'nun tenzili gerektiği, zira taraflar arasında kesin kabul veya kesin hesabın yapılmadığı, bu durumda tespitin mahkememizce yapılarak neticeye ulaşılması gerektiği, 86.785,35 EURO davacı alacağından 7.581,39 EURO'nun tenzili sonucunda davacının takip tarihi itibariyle istenebilir alacağının 79.203,96 EURO olduğu, davacı tarafından takip konusu alacağın ödenmesi amacıyla icra takibinden evvel davalı tarafa Kadıköy 26. Noterliğinden 21.10.2016 tarihli ihtarnamenin keşide edildiği ve ödeme için 3 günlük süre tanındığı, anılan ihtarın davalı şirkete 31.10.2016 tarihinde tebliğinin sağlandığı, ödeme için verilen 3 günlük süre de dikkate alındığında davalının 04.11.2016 tarihinde temerrüde düştüğü, icra takibinin 30.11.2016 tarihinde yapıldığı, aradaki 26 günlük süre için işlemiş faiz hesabının mahkemece yapıldığı, anılan dönemde 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca Kamu Bankaları tarafından EURO cinsi bir yıla kadar vadeli mevduata uygulanan faizin yıllık %3 oranına tekabül ettiği, buna göre 79.203,96 EURO X 26 gün X 3 / 36000 formülüne göre hesaplama yapıldığında işlemiş faizin 171,60 EURO olup, asıl alacak 79.203,96 EURO'yla birlikte davacının takip tarihindeki toplam alacağın 79.375,56 EURO olduğu, davalının icra dosyasındaki itirazının bu miktar için haksız olup iptali gerektiği, davalının itirazının kısmen haksızlığı tespit edilmiş ise de takip konusu alacağın eser sözleşmesinden kaynaklı imalat alacağına ilişkin olduğu, likit olarak kabul edilemeyeceği, zira yargılama neticesinde belirlendiği açık olduğundan davacının icra inkar tazminat isteminin yerinde olmadığı, aynı şekilde reddedilen kısım yönünden de alacak likit olmadığı gibi davacının icra takibi yapmakta kötüniyetli olduğu davalı tarafından ayrıca ve açıkça kanıtlanamadığından davalının da icra inkar tazminatı istemi yerinde görülmediği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davacı iflas nedeni ile tasfiye halinde ... Elektrik A.Ş. vekili istinaf dilekçesi ile; kararın fazla istemin reddine dair kısmına ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve davanın tamamen kabulü ile davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; yerel mahkemece, duruşma saatinde mahkeme önünde hazır bulunmasına rağmen, dosyada davacı vekiline ait mazeret dilekçesi tarafına aitmiş gibi, ismi hiç okunup duruşmaya davetinin sağlanmadan dosya hakkında karar verildiğini, dosyada mevcut mazeret dilekçesinin kendileri tarafından verilmediğini, istinaf mahkemesince bu durumun gözönünde bulundurulmasını, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaların eksik ve hatalı inceleme içeren raporunun aynen kabul edilerek karara dayanak yapıldığını, cevap dilekçesinde ve önceki istinaf dilekçesinde yazılı olan zarar kalemleri ve taraflar arasındaki eser sözleşmesinde yer alan cezai hükümlerin tam olarak değerlendirilmediğini, yapılan bilirkişi incelemesinde bu yönden eksik değerlendirme yapıldığını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmesi için yeni bir inceleme yaptırılmasına karar verilmesi gerekirken eksik hususlar nazara alınmadan dosya üzerinden bu haliyle karar verildiğini belirterek kararın kaldırılarak, yeniden yapılacak yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dairemizin 28/06/2022 tarihli ...Esas ve 2021/1325 Karar sayılı ilamı ile, 25/11/2021 tarihli duruşmada, davacı iflas masası vekili Av. Berzehan Kozanlıoğlu'nun mazeretinin kabulü ile duruşma gün ve saatinin UYAP'tan öğrenilmesine karar verilerek duruşmanın atılı olduğu 23/12/2021 tarihli celsede davalı vekili Av. ...'nın mazeret dilekçesinin reddine karar verilerek hükmün açıklandığı, dosya kapsamında bulunan mazeret dilekçesinin davalı vekilinin Ürgüp adliyesine hitaben verdiği mazeret dilekçesi olup, eldeki dosya için mazeret dilekçesinin verilmediği ve duruşma zaptı kapsamına göre davalı vekilinin usulüne uygun şekilde duruşmaya çağrılmadığı, bu şekilde mahkemece mazeret verilmediği halde, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle davalı vekilinin yokluğunda hüküm kurulduğu, ayrıca, Dairemiz kararından sonra yapılan duruşmada, davacı vekilinin, iflas masası vekili olarak duruşma zaptına geçirildiği ve davacı istinaf dilekçesinde de davacı iflas nedeni ile tasfiye halinde ... Elektrik A.Ş. vekili olarak tanımlanmasına rağmen, dosyada davacı şirketin iflasına dair bilgi bulunmadığı, Uyap sistemden yapılan sorgulamada, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/12/2017 tarih ve 2017/427 Esas, 2017/1220 Karar sayılı kararı ile davacı şirketin iflasının açılmasına dair verilen kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 10/01/2019 tarih ve 2018/1205 Esas, 2019/26 Karar sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verildiğinin tespit edildiği, mahkemece bu husus araştırılarak Müflis ... Elektrik A.Ş. iflas masasını temsilen iflas idare memuru... tarafından verildiği belirtilen dayanak Beşiktaş 25. Noterliği'nin 29.07.2020 tarihli ... yevmiye numaralı vekaletnamesinin dosyaya eklenmesi ve mahkemece İİK 194.maddenin uygulanma koşullarının varlığının araştırılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır gerekçesiyle kaldırma kararı verilmiştir.Mahkemece 09/03/2023 tarihli karar ile, 19.03.2018 tarihli bilirkişi raporundan, davacı tarafından düzenlenen tüm faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının taraf defterlerine göre cari hesaptan takip tarihi itibariyle bakiye alacağının 285.222,11 TL miktarında bulunduğu ve bunun karşılığının 86.785,35 EURO olduğu, kesin kabul aşamasındayken cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla icra takibinin yapıldığı, öncesinde 29.07.2016 tarihli geçici kabul tutanağının düzenlendiği, geçici kabul tutanağında elektrik ve mekanik işler bakımından eksik ve ayıplı olan imalatların tek tek belirlendiği, bunların 15.08.2016 tarihine kadar yüklenici olan davacı tarafından tamamlanması gerektiği ve bunların giderilmesinden sonra kesin kabul işleminin başlatılacağı, mahallinde yapılan keşifte 25.07.2016 tarihli geçici kabul tutanağında belirtilen eksikliklerin tamamlanıp tamamlanmadığının incelendiği, buna göre geçici kabul tutanağında belirtilen eksikliklerin ve ayıplı işlerin giderilmesi bakımından davacının alacağından toplam 6.424,91 EURO + KDV kesintisinin yapılması gerektiği, %18 KDV ile birlikte bu bedelin 7.581,39 EURO olduğu, davalı taraf işin gecikmeli olarak yapıldığını ve sözleşmeye göre cezai şart alacağının doğduğunu belirterek bu miktarın da davacı alacağından kesilmesi gerektiğini, ayrıca bir kısım eksik işleri başka firmalara yaptırdığını, bundan kaynaklı zararının doğduğunu ileri sürmüş ise de, bilirkişi raporunda açıklandığı üzere taraflar arasındaki sözleşmede işin 25.12.2014 tarihinde teslim edileceğinin kararlaştırıldığı ancak işin devamı sırasında davalı tarafından gecikme nedeniyle davacıya gönderdiği herhangi bir ihtarname veya bir yazılı belgenin olmadığı, gecikmenin davacının kusurundan kaynaklandığının kanıtlanamadığı, kaldı ki sözleşmenin 26. maddesinde yüklenicinin ihmal ve kusurundan dolayı gecikmenin yaşanması durumunda iş sahibi davalı tarafından sözleşmenin feshedilebileceğinin belirtildiği ancak davalı tarafından sözleşmenin feshedilmeyerek bu durumun benimsendiği, imalata ilişkin olarak davacı tarafından düzenlenen tüm faturaların davalının ticari defterlerine kayıtlı bulunduğu, hakedişlerin yapıldığı ve davalı tarafın da imzasına havi olduğu, geçici kabul tutanağının dahi sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihinden çok sonraki bir tarih olan 29.07.2016 tarihini içerdiği, ayrıca bir kısım gecikmenin çalışma ruhsatının alınamamasından kaynaklandığı, davacının herhangi bir kusurundan kaynaklı bir gecikmeden sözedilemeyeceği anlaşılmakla davalının bu iddiasının yerinde görülmediği, ayrıca bir kısım işlerin 3. kişilere yaptırıldığı ileri sürülmüş ise de, davacı dışında 3. kişilere yaptırılan işlerin sözleşme kapsamında bulunmadığı, sözleşme harici işler olduğu mahallinde yapılan keşifle tespit edildiği, dosyadaki tüm delillere göre, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davacının üstlendiği elektrik işleri ve mekanik tesisat işlerini yerine getirdiği, otelin hali hazırda çalışır vaziyette olduğu, ancak 27.07.2016 tarihli geçici kabul tutanağında belirtilen eksikliklerin 15.08.2016 tarihine kadar giderilmesi konusunda davacıya süre tanındığı, mahallinde yapılan keşifte bu eksikliklerin bir kısmının giderilip bir kısmının halen ayıplı ve eksik olduğunun tespit edildiği, yukarıda izah edildiği şekilde davacının eksik iş sebebiyle KDV dahil toplam 7.581,39 EURO bedelden sorumlu olduğu, taraf defterlerinin cari hesap yönünden birbirini teyit ettiği ve defterlere göre davacının bakiye alacağının cari hesaptan 86.785,35 EURO'ya tekabül ettiği, eksik ve ayıplı işler sebebiyle davacının hakedişinden 7.581,39 EURO'nun tenzili gerektiği, zira taraflar arasında kesin kabul veya kesin hesabın yapılmadığı, bu durumda tespitin mahkememizce yapılarak neticeye ulaşılması gerektiği, 86.785,35 EURO davacı alacağından 7.581,39 EURO'nun tenzili sonucunda davacının takip tarihi itibariyle istenebilir alacağının 79.203,96 EURO olduğu sonucuna varıldığı, davacı tarafından takip konusu alacağın ödenmesi amacıyla icra takibinden evvel davalı tarafa Kadıköy 26. Noterliğinden 21.10.2016 tarihli ihtarnamenin keşide edildiği ve ödeme için 3 günlük süre tanındığı, anılan ihtarın davalı şirkete 31.10.2016 tarihinde tebliğinin sağlandığı, ödeme için verilen 3 günlük süre de dikkate alındığında davalının 04.11.2016 tarihinde temerrüde düştüğünün görüldüğü, icra takibinin 30.11.2016 tarihinde yapıldığı, aradaki 26 günlük süre için işlemiş faiz hesabının mahkemece yapıldığı, anılan dönemde 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca Kamu Bankaları tarafından EURO cinsi bir yıla kadar vadeli mevduata uygulanan faizin yıllık %3 oranına tekabül ettiği, buna göre 79.203,96 EURO X 26 gün X 3 / 36000 formülüne göre hesaplama yapıldığında işlemiş faizin 171,60 EURO olup, asıl alacak 79.203,96 EURO'yla birlikte davacının takip tarihindeki toplam alacağın 79.375,56 EURO olduğu anlaşılmakla, davalının icra dosyasındaki itirazının bu miktar için haksız olup iptali gerektiği sonucuna varıldığı, davalının itirazının kısmen haksızlığı tespit edilmiş ise de takip konusu alacağın eser sözleşmesinden kaynaklı imalat alacağına ilişkin olduğu, likit olarak kabul edilemeyeceği, zira yargılama neticesinde belirlendiği açık olduğundan davacının icra inkar tazminat istemi yerinde görülmediği, aynı şekilde reddedilen kısım yönünden de alacak likit olmadığı gibi davacının icra takibi yapmakta kötüniyetli olduğu davalı tarafından ayrıca ve açıkça kanıtlanamadığından davalının da icra inkar tazminatı istemi yerinde görülmediği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacının sözleşme konusu işi, eksik ve ayıplı olarak, kendisine verilen süreyi aşarak ve yine gizli ayıplar nedeniyle müvekkili zarara uğratarak yarım bıraktığını, bu nedenle davacının sözleşme gereğince kendisine ödenen sözleşme bedelini faiziyle birlikte müvekkile iade etmekle yükümlü olduğunu, müvekkil firma son hak ediş esnasında davacının temin ettiği su tanklarının, soğutma sistemi için yanlış ölçümleme yapan davacının temin ettiği rooftop soğutma sisteminin amaca uygun olarak soğutma yapamadığı için iadelerinin, asansör sistemlerinde yapılan ayıplar neticesinde asansör revizyon bedellerinin, bunlar için yapılan fazladan masraf ve doğan zararların kesintilerinin yapılması gerektiğini davacı firmaya yazılı olarak bildirdiğini ancak bu zararların davacı tarafından giderilmediğini, müvekkilinin bu taleplerinin bilirkişilerce de gözardı edildiğini, müvekkilinin teknik bir inceleme yaptırdığını, bu inceleme sonucunda davacının sözleşme gereği yüklenmiş olduğu yükümlülüklerini sözleşmeye uygun şekilde yerine getirmediğini 31/01/2017 tarihli rapor neticesinde öğrendiğini, müvekkilinin sözleşmede yazılı hak ve yetkilerini kullanarak ödeme yapmaktan imtina ettiğini, zira müvekkilinin işbu ayıplı ve eksik işler nedeniyle davacıdan alacaklı durumda olduğunu, öte yandan mevcut birtakım ayıplar için “ayıp mevcuttur ama davacıya gönderilmiş bir ihtarname bulunmadığından davacının sorumluluğuna gidilemez” gibi hukuki değerlendirmelerin sözleşmeye aykırı olduğunu, zira sözleşme ile ayıp halinde müvekkilinin davacıya bildirim yapmaksızın sözleşmeyi feshedebileceği ve davacının bakiye alacağı mevcut ise bu alacaktan uğramış olduğu zarar, ziyanı hiçbir mahkeme kararına gerek kalmaksızın mahsup edebileceğinin düzenlendiğini, bilirkişi raporunda asansör ile ilgili ayıplar nedeniyle uğranılan zararların taşeron firma tarafından giderilmesi gerektiğinin belirtildiği, oysa sözleşme gereğince meydana gelen tüm zararlardan davacı firmanın sorumlu olacağının, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini hiçbir taşeron firmaya devredemeyeceğinin açıkça düzenlendiği, yine hesaplamaların tek booster üzerinden yapıldığını, oysa iki tane booster olduğunun gözardı edildiğini, bu nedenle de eksik hesaplama yapıldığını, bilirkişi raporunda rooftop ile ilgili olarak mevcut cihaza yapılacak ilavelerle durumun çözülebileceğinin belirtildiği, oysa ki cihazların durumunu inceleyen yetkili servislerin böyle bir müdahalenin cihazı garanti kapsamı dışına çıkaracağını ve hiçbir şekilde mevcut sorunların çözülemeyeceğini belirttiği, bu nedenle sistemin tamamiyle değiştirilmek zorunda kalındığını, bu durumun yetkili servislerden sorulması gerektiğini, bunlarla ilgili faturalar sunulmuş olmasına rağmen hiçbir şekilde değerlendirmeye alınmadığını, yine bilirkişi raporunda paslı gönderilen sıcak su akümülasyon tankları ile ilgili hatalı değerlendirme yapılaak gerçek bedelin altında değer hesaplandığını, tek cihaz için hesaplama yapılmış olunabileceğini, raporda belirtilen zarar kalemlerine ve miktarlarına itiraz ettiklerini belirterek mahkeme kararının kaldırılması talep edilmiştir. İflas nedeni ile tasfiye halinde ... Elektrik A.Ş. vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde, müflis şirket tarafından yapılan imalata dair dosyada evraktan anlaşılacağı üzere, iki konuda başvuru yapıldığını, bu iki eksik/ayıplı ürünün müvekkili tarafından hızlıca telafi edildiğini, işin eksik bırakıldığına dair bir tek talep ya da bunu ortaya koyan belge olmadığı gibi dosyadaki formlardan da görüleceği üzere Elektrik/Su/Kanal/Doğalgaz aboneliklerinin müflis şirket tarafından yapıldığını, bitmeyen veya eksik bir işin aboneliğinin kurumlar tarafından yapılmasının söz konusu olamayacağını, ilgili projelerin ve teknik hesaplamaların onaylı mimari projeye göre yapıldığını, mimari yapıda işveren tarafından müflis şirkete bilgi verilmeden yapılan oda revizyonlarından kaynaklanan imalatların müvekkilinin sorumluluğunda olmayacağını, müvekkilin yapmış olduğu imalatların dosyaya sunulan ekte görüleceği üzere tedarikçi firmalar tarafından çalışır durumda tutanağı ile tesliminin yapıldığını, davalının istinaf dilekçesiyle ilk derece mahkemesindeki yargılama esnasında ileri sürmediği vakıaları ve savunmaları ileri sürdüğünü, buna muvafakatlarının bulunmadığını, davalının "...su tanklarının paslı olması nedeniyle sistemin tamamı zarar görmüş..." şeklindeki beyanlarının doğru olmadığını, kullanılan su tankının teknik şartnamelere uygun olduğunu, şebekedeki su paslı akmış ise bu durum otelin uzun süre kapalı kalmasından, suyun uzun süre devir daim olmamasından, kullanılan suyun kalitesinden ve İSKİ ana beslemesinden gelen hattın değişmemesinden kaynaklandığını, bu durumun müvekkil müflis şirketle hiçbir bağının olmadığını, yargılama aşamasında dosya içeriğine giren Fatih Belediye Başkanlığından gelen yazıdan da görüleceği üzere, davalının işyeri inşaat ruhsatındaki sorun sebebiyle yapı tatil tutanağı düzenlendiğinin ispatlandığını belirterek davalı tarafça yapılan istinaf başvurusunun reddi ile, kendileri tarafından açılan davanın tamamen kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME
Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklı olup, davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmaktadır.19.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacının üstlendiği edim karşılığında düzenlediği tüm faturaların davalı defterlerinde olduğu, tarafların imzasına havi geçici kabul tutanağı ve davalı tarafından dosyaya ibraz edilen mekanik tesisat öneri raporu içeriğinde belirtilen ve keşfen yapılan incelemeye göre tespit edilen eksik ve ayıplı işlerin toplam bedelinin 6.424,91 EURO ve %18 KDV'siyle birlikte 7.581,39 EURO olup davacının cari hesaptan kaynaklanan bakiye 86.785,35 EURO'dan eksik ve ayıplı iş bedeli olan 7.581,39 EURO'nun tenzili ile davacının istenebilir alacağının 79.203,96 EURO olup takip tarihi itibariyle bu bedelin 287.510,37 TL'ye tekabül ettiği, cari hesap yönünden taraf defterlerinin birbirini teyit ettiği açıklanmıştır. 23.3.2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle, yapılan teknik incelemelere göre asansördeki tüm aksaklıkların dava dışı asansör taşeron firması tatafından giderilmesi gerektiği, diğer taraftan her iki raporda belirtilen diğer elektrik eksikliklerinin de, henüz kesin kabul yapılmadığına göre, bunların da davacı şirket taraftan giderilmesi gerektiği, mekanik tesisatta eksiklerin ve ayıpların tespit edildiği, bu eksik ve ayıpların giderilmesi için gerekli bedelin ise toplam 6.424,91 € + KDV olup (6.424.91 € + %18 KDV=1.156,48)=7.581,39 € olduğu, davacı ait 2014, 2015 ve 2016 yılları ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin ve yine 2014, 2015 ve 2016 yıllarına ait yevmiye defteri kapanış tasdikinin süresi içerisinde yapıldığı, dolayısıyla davacının ticari defterlerinin T.T.K (ETK Md.66-72/3) hükümlerine göre usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içerisinde yapılması nedeni ile kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, davalıya ait 2014 ve 2015 yılları ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin ve yine 2014 ve 2015 yıllarına ait yevmiye defteri kapanış tasdikinin süresi içerisinde yapıldığı, dolayısıyla davalının ticari defterlerinin T.T.K. (TTK Md.66-72/3) hükümlerine göre usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içerisinde yapılması nedeni ile kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, tarafların ticari defterlerine göre davalı ile davacı tutmuş oldukları C/H'lara göre 29.11.2016 icra takip tarihi itibari ile toplam 285.222,11 TL davacı yan davalı yandan alacaklı olduğu, C/H birbirini teyit ettiğinin tespit edildiği, davacı tarafından 29.11.2016 tarihinde İstanbul 20, İcra Müdürlüğünün ... E.Sayılı dosyasında 86.785,35 € üzerinden davalı adına takip başlattığı, sonuç olarak tarafların cari hesaplarının birbirini teyit ettiği görülmekle, davacının yapmış olduğu takipte 86.785,35 € alacaklı olduğu, ancak teknik bilirkişiler tarafından yerinde yapılan incelemeye göre davacı 7.581,39 € (KDV dahil) sözleşmeye göre eksik ve ayıplar tespit edildiği görülmekle, davacının 86.785,35 €-7.581,39 €= 79.203,96 € (takip tarihi 79.203,96*(1€- 3,63 TL)= 287.510,37 TL davalıdan alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.Uyuşmazlık konusu olay incelendiğinde,23.3.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre, keşif tarihi itibariyle otelde dava konusu elektrik-mekanik sistemlerinin çalışır vaziyette olduğu, otelin müşteri kabul ettiği dosyadaki bilgi ve belgeler ile keşif/yerinde inceleme esnasındaki tespitler ışığında elektriksel açıdan dava konusu değerlendirildiğinde davalı kurumun söz konusu işte elektriksel konularda koordinatörlük yapan Elektrik Mühendisi hem Geçici Kabul Tutanağı'ndaki tespitleri hem de keşif esnasında belirttikleri hususlar yanında davalı kurum tarafından hazırlatılan 31.01.2017 tarihli teknik raporda belirtilen hususlar göz önüne alındığında, bunların elektriksel açıdan sistemin çalışmasında, geçici kabul tanımı da göz önüne alındığında, etkinliğinin olmadığının anlaşıldığı, önemli aksaklığın tesis edilen asansörlerde ortaya çıktığı, asansörü tesis eden taşeron firma ile taraflar arasından yapılan 15.04.2014 tarihli teklif sözleşme ekinde, kurulacak asansörün Garanti ayrıtında “Montajın ikmalinden işler vaziyette tesliminden itibaren 24 aylık bir müddet için tesisat, işçilik ve malzeme bakımından asansör şirketimizin garantisi altında olacaktır. Bu zaman zarfinda, malzemenin imalat hatasından veya montajın kötü yapılmış olmasından ileri geldiği tespit edilen hususları derhal ve bedelsiz olarak düzetecektir...” maddesi uyarınca asansördeki tüm aksaklıkların taşeron tarafından giderilmesi gerektiği, diğer taraftan her iki raporda belirtilen diğer elektrik eksikliklerin de, henüz kesin kabul yapılmadığına göre, bunların da davacı şirket tarafından giderilmesi gerektiği, yapılan inceleme sonucunda davacı ... firmasının yaptığı işin, sözleşme ve eki keşfe geçici kabul tutanağında ve bilahare yapılan incelemelerde tespit edilen hususlar hariç, uygun olduğu, bu eksiklerin ve ayıpların giderilmesi için gerekli bedelin ise toplamda 6.424,91 € +KDV olduğunun tespit edildiği belirtildiği, mahkemece de bu hususların dikkate alınarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.Bununla birlikte, söz konusu bilirkişi raporunda esas sorunun asansörden kaynaklandığı, asansörün davacı yüklenici tarafından değil de, dava dışı taşeron tarafından yapıldığı, asansördeki sorunun bu nedenle yüklenicinin sorumluluğunda olmadığı, taşeron firmanın sorumluluğunda olduğu belirtilerek davalının asansörün ayıplı yapıldığına dair iddiaları kabul edilmemiştir.Eser sözleşmelerinde aksi taraflarca kabul edilmediği sürece, yüklenici 3.şahıslara yaptırdığı işlerden sorumludur. Taraflar arasındaki yazılı sözleşme incelendiğinde bu kuralın aksine bir hükmün sözleşmede yer almadığı görülmektedir. Dolayısıyla, yüklenicinin sözleşme ile üstlendiği asansör işini başka bir taşeron firmaya yaptırmasının kendisini sorumluluktan kurtarmayacağı dikkate alınarak bilirkişi tarafından bu konuda da hesaplama yapılması gerekirken aksi yönde düzenlenen rapor hatalı olmuştur.Diğer yandan davalı taraf bilirkişi hesaplamasını booster ve rooftop cihazları yönünden de kabul etmemiştir. Davalı, rooftop ile ilgili olarak mevcut cihaza yapılacak ilavelerle durumun çözülebileceğinin belirtildiği, oysa ki cihazların durumunu inceleyen yetkili servislerin böyle bir müdahalenin cihazı garanti kapsamı dışına çıkaracağını ve hiçbir şekilde mevcut sorunların çözülemeyeceğini belirtmiştir. Booster yönünden ise, tek bir booster cihazı için mi yoksa iki adet booster için mi hesaplama yapıldığının net olmadığını, şayet iki ayrı booster için hesaplama yapılmışsa rapordaki tutarın gerçeği yansıtmadığı belirtilmiştir. Davalı tarafın bu hususlardaki itirazlarının da değerlendirilmesi ve bilirkişiden ek rapor alınması gerektiği anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin usul yönünden KABULÜNE,2-İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 09/03/2023 tarih, 2022/597 Esas, 2023/153 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 28/11/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.