Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/407 E. 2025/1424 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/407
- Karar No
- 2025/1424
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/407 Esas
KARAR NO: 2025/1424
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/04/2021
NUMARASI: 2018/407 Esas, 2021/317 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 13/11/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... İşletmeleri San. Tic. A.Ş.'nin diğer müvekkili ... ... 'ın sahibi olduğu mermer basamak döşenmiş oteline ... Carrara model mermer temin ettiğini, müvekkillerinin aralarındaki bu ticari ilişkiyi tevsik eder fatura ve çek dökümünü sunduklarını, bu ticaret neticesindeki ödeme dava konusu çek vasıtasıyla yapıldığını, çek bedeli ... ... tarafından ... İşletmeleri San. Tic. A.Ş'ye ödendiğini, müvekkili ... İşletmeleri San. ve Tic. A.Ş'nin lehdarı olduğu, keşidecisi ... ... olan, ... Bankası Aksaray Şubesi'nin 2031995 seri numaralı, 30.08.2018 keşide tarihli, 40.000,00 TL bedelli dava konusu çekin müvekkili ... İşletmeleri A.Ş yetkilisinin elinden rızası hilafına çıktığını, dava konusu çek ve yine aynı dönemde kaybolduğu düşünülen; keşidecisi ...Ltd. Şti olan Türkiye ... Bankası T. A.O Ceyhan Şubesi'nin 0036677 Seri numaralı, 26.09.2018 keşide tarihli, 75.000,00 TL bedelli çeki sebebiyle İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/731 Esas sayılı dosyası ile hasımsız çek zayi ve iptali davası açıldığını, ilanların yaptırıldığını, haricen yapılan araştırma neticesinde, 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde iptali istenen çeklerin ...ve... isimli şahıslar tarafından çalındığını öğrendiklerini, şahıslar hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturmanın 2018/147631 Soruşturma numarası ile devam ettiğini, müvekkili şirket ve diğer müvekkili keşideci ... ... aleyhinde İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasında davalı ... Pazarlama Ltd. Şti. tarafından kambiyo takibine girişildiğini, müvekkil ... İşletmeleri San. ve Tic. A.Ş'den sonra gözüken imzanın kime ait olduğu bilinmediğini, daha sonra ciro edilen ... ... Naturel Sağlık Kozmetik ... isimli şahısla müvekkillerin hiçbir ticari ilişkileri bulunmadığını, çekin kendisine ne şekilde geçtiği, kim/kimler tarafından, hangi ticari ilişki hasebiyle verildiğinin sorulması gerektiğini, çekin ... tarafından takip alacaklısı ... Pazarlama Ltd. Şti'ne ciro edildiğini, bu şirket tarafından müvekkiller aleyhinde kambiyo takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin hiçbir şekilde İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyaya müstenid çek ile ilgili davalı ... Pazarlama Ltd. Şti'ne ve önceki ciranta ...'na borcu/borç doğuracak hukuki ilişkisi bulunmadığını, çekin keşidecisi olan müvekkili ... ...'ın çekin kaybolduğunu öğrendikten sonra, kötü niyetli 3. şahısların çeki ele geçirme tehlikesi karşısında çek hesabında para bulundurmadığını ancak diğer müvekkili şirkete otelinde kullanılan mermerlerin karşılığı olan çek bedelini ödendiğini belirterek menfi tespit davasının kabulüne, takibin her iki müvekkili bakımından ayrı ayrı durdurulmasına ve iptaline, çekin müvekkiline iadesine, bu mümkün değilse iptali ile müvekkillerin davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar, ödeme nedeni ile davayı kısmen ıslah ederek talep sonucunu 56.066,07 TL'ye artırmışlardır.
CEVAP:
Davalı ... Vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın, davacı ... ... yönünden husumetten reddi gerektiğini, davacı ... ...'ın çeki keşide ederek diğer davacıya verdiğini yani ciro ettiğini çek üzerinde tüm tasarrufunu kaybettiğini, söz konusu çeklerin müvekkili şirket tarafından çalındığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin çekleri fatura, irsaliye ve cari ilişki kapsamında ...'ndan aldığını, müvekkilinin çeklerinin kayıp yada çalıntı olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin çeklerin yasal hamili olduğunu beyanla haksız davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:"...Kambiyo senetleri illetten mücerret olup çeki elinde bulunduran son hamil olan davalının çeki ne şekilde iktisap ettiği,çeki önceki cirantadan hangi ticari ilişkiye istinaden iktisap ettiği konusunda herhangi bir ispat yükümlülüğü bulunmamaktadır.Aksine ,borcun lehdara karşı ifa edildiğini ileri süren keşidecinin iş bu iddiası şahsi defi olup yalnızca doğrudan ilişkide bulunanlara karşı ileri sürülebilirler.Eldeki dosyaya konu çekte araya birden çok cirantanın girmesi akabinde çeki elinde bulunduran sonraki ciranta olan davalıya karşı şahsi defilerin ileri sürülebilmesi TTK 659/2 ve 825/2.maddeleri uyarınca bilerek borçlunun zararına hareket etme şartına bağlıdır.İŞ bu hususta ispat külfeti davacı üzerinde olup bu yönde de herhangi bir ispat faaliyetinin gerçekleşmediği görülmüştür.Davacılardan lehdar olarak yer alan şirketin cirosu olan çek arkasındaki ilk ciroda yer alan imzanın şirket yetkilisine ait olduğu ve şahsi defi ileri süren keşideci olan davacı ... ...'ın ise bilerek aleyhine hareket edildiği ve çekin bedelsiz olduğu iddiasını ispat edememesi üzerine davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar davanın reddine karar verilmiş ise de dava sırasında yapılan ödeme nedeniyle istirdat davasına dönüşen eldeki davada alınan tedbir kararının alındığı gün borcun ödenmiş olması nedeniyle tedbirin uygulanmadığı anlaşılmakla İİK 72/4.maddesi uyarınca uygulanmış bir tedbir kararı bulunmadğından kötü niyet tazminatına hükmedilmemiştir" şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacılar vekili istinaf isteminde özetle;
Müvekkilleri aralarındaki ticari ilişkiyi tevsik eder fatura ve çek dökümü dava dosyasında yer aldığını, malzeme ve işçilik bedelinin dava konusu çek vasıtasıyla ... ... tarafından ... İşletmeleri San. Tic. A.Ş'ye ödendiğini, çekin müvekkili şirketin rızası hilafına elinden çıktığını, çekin ihbar olunan ...ve... adlı şahıslar tarafından çalındığını ve ... İşletmeleri San. Ve Tic. A.Ş. Yetkilisi ... ... 'in imzası taklit edilmek suretiyle beyaz ciro ile 3. Şahıslara ciro edildiğini, davalı basiretli bir tacir gibi davranmadığını, ağır kusurlu, kötüniyetli olduğunu ve bilerek borçlunun aleyhine davrandığını, bu sebeple müvekkili keşidecinin "çekin bedelini ödediğine" dair sunduğu def'i davalı tarafa karşı da ileri sürülebildiğini, çekin bedelsiz olduğunu, hukuki dinlenilme hakkının alt başlığı olan "açıklama ve ispat hakkının ihlali" söz konusu olduğunu, çeklerin ...ve... isimli şahıslar tarafından çalındığını öğrendiklerini ve suç duyurusunda bulunduklarını, şahıslar hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/147631 Soruşturma numarası ile devam eden dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, somut olayda ihbar olunan ...ve...'ın ifade veya beyanın alınması beklenilmeden karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, hala şüphelilerin ifadesi alınmamış olup ilgili soruşturma dosyası derdest olduğunu, Ciro silsilesinde kopukluk olduğunu, müvekkilinden sonra gözüken imzanın kime ait olduğu bilinmediğini ve isim/ ünvan bulunmadığını, Beyaz ciro ile bir sonraki kişiye teslim edilen çekin ... ..., ... ... isimli şahıslara ait olma ihtimali bulunduğu gibi başka bir şahsın eline geçtikten sonra da ...'NA ciro edilmiş olabileceğini, 11.07.2019 tarihli duruşmada dinlenen ihbar olunan ...'NUN beyanında kendisine dava konusu çeki ... isimli şahısın ciro ettiğini beyan ettiğini, müvekkilinin böyle bir şahıs tanımadığını, ticari ilişkide de bulunmadığını, rızası dışında çıkan çekin, kötüniyetli yetkisiz kişilerce ciro edilmiş olduğundan geçersiz olduğunu, yetkisiz kişilerce yapılan beyaz ciro geçersiz olduğundan daha sonrasında yapılan diğer cirolar da geçersiz olduğunu, davalının yetkili hamil olmadığını, senede dayalı hak talep edemeyeceğini, ...'nun beyanına başvurulan duruşmada belirtilen şahıslar tarafından kendisinin ve eşinin telefonla aranarak ölümle tehdit edildiklerini, ... ile aslında 10.000 TL civarında bir ticari ilişki bulunduğunu beyan ettiğini, beyanın dikkate alınmadığını, Çek üzerindeki imzanın halen müvekkili ... ...'e ait olduğunu kabul etmemekle beraber; imza kendisine bile ait olsa bu durum çekin müvekkili şirketin elinden rızası hilafına çıktığı gerçeğini değiştirmediğini belirterek kararın kaldırılmasını davanın kabulünü talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacı-keşidecinin imzasını inkar etmediği, davacı şirket yönünden ise çekte atılı imzanın şirket yetkilisinin eli ürünü olduğunun ATK raporu ile tespit edildiği, davacılardan keşidecinin şahsi defi olan ödeme defini davalı hamile karşı ileri süremeyeceği, davalının kötüniyetli hamil yahut çeki iktisapta ağır kusurlu olduğuna dair dosyaya somut bir delil ibraz edilmediği, bekletici mesele yapılması talep edilen İstanbul CBS 2018/147631 soruşturma sayılı dosyada davalının şüpheli sıfatı olmadığı gibi neticeten KYOK verildiği, davalının düzgün ciro silsilesine göre yetkili hamil konumunda olduğu dikkate alındığında mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davacılar vekilinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 59,30TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10TL harcın davacılardan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.13/11/2025