Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/650 E. 2025/1017 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/650
Karar No
2025/1017
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/650 Esas KARAR NO : 2025/1017 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/01/2023 NUMARASI : 2022/493 Esas-2023/10 Karar

DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 25/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/12/2025

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM; Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, bunun ... ilçesinde ... Amb. San. ve Tic. A.Ş.'ye ait kağıt fabrikasında bulunan mevcut kazının revize işlemleriyle ilgili olarak genel ve imalat projelerinin hazırlanması işine dayandığını, müvekkilinin faturadan kaynaklı alacağını tahsil etmek amacıyla davalıya Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2021/38261 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, anılan takibin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Uyuşmazlıkların Ankara mahkemelerinde çözümleneceği yönünde yetki sözleşmesi yapıldığını, işbu sözleşmenin geçerli olduğunu, istemin zamanaşımına uğradığını, davanın esastan da yerinde olmadığını açıklayarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/01/2023 tarihli 2022/493 Esas 2023/10 Karar sayılı kararında özetle; Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında 2019 yılı içinde genel imalat ve inşaat sözleşmesi imzalandığı, davacının yüklenici, davalının işveren sıfatının bulunduğu, davacının edimlerini yerine getirdiğini, imalat bedeline ilişkin düzenlenen faturaların bir kısmının ödenmediğini, tahsili için icra takibi başlatıldığını, anılan takibin itirazla durduğunu ileri sürdüğü, davalının zamanaşımı def'iyle birlikte davanın esastan da reddini savunduğu hususları uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki çekişme, takip ve dava tarihi itibariyle davacının, eser sözleşmesinden kaynaklı olarak davalıdan bir alacağının olup olmadığı ve varsa miktarı yönlerinde toplanmaktadır. Davalı zamanaşımı def'inde bulunmuş ise de uyuşmazlığın taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklandığı, sözleşmenin 2019 yılı tarihli olduğu, 5 yıllık süre içinde icra takibinin başlatıldığı dikkate alındığında bu def'e itibar edilmemiş, işin esası incelenmiştir. İddia, savunma, toplanan kanıtlar, taraflar arasındaki sözleşme, faturalar, BA-BS formları ve benimsenen bilirkişi raporu içeriğinden, taraflar arasında yazılı eser sözleşmesi bulunduğu, davacının yüklenici olarak davalıya edimlerini yerine getirdiği, imalat bedeline ilişkin faturalar düzenlediği, faturaları vergi dairesine bildirdiği, usulüne uygun tutulan defterlerine kaydını yaptığı, davalının da anılan faturaları kayıtlarına aldığı, bu kayıtların da usulüne uygun tutulduğu, kendi kayıtlarında da davacının alacağının göründüğü, edimlerin ifa edilmediğini savunmadığı, ödemeyi de kanıtlamadığı, davacının alacağının subuta erdiği, bu alacağın belli ve bilinebilir nitelikte bulunduğu, başka bir ifadeyle alacağın likit olduğu, inkar tazminatı koşullarının da bulunduğu, icra takibinde başka emredici kurallara aykırılık tespit edilmediği sonucuna varılarak davanın kabulüne dair karar verildiği görülmüştür. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından verilen 05/04/2023 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve eksik incelemeye dayalı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı itirazları gözetilmeden ve yeniden rapor alınmadan hüküm kurulmasının isabetsiz olduğunu, cevap dilekçelerinde de belirttikleri gibi davacının esasen müvekkili şirkette herhangi bir alacağa hak kazanamamış olması karşısında itirazın iptaline karar verilmesinin yerinde olmadığını, bu iddiaları çerçevesinde bilirkişi raporuna karşı ileri sürdükleri itirazları dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu ve bu hususların karar gerekçesinde hukuki denetime elverişli bir şekilde ele alınmadığını, bu nedenle savunma ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, hatalı yapılan hesaplamalara dayanılarak müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin takibe itirazda haksız ve kötüniyetli olduğu hususlarının sabit olmadığını, bu nedenle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; Dava, taraflar arasındaki konusu, "davalı iş sahibinin ... ilçesindeki ... ... San ve Tic A.Ş.'ye ait kağıt fabrikasında bulunan mevcut kazının revize işlemleri" olan eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı yüklenici bu sözleşme kapsamında işi zamanında yerine getirerek davalı yana teslim ettiğini, ancak iş bedeli karşılığı olarak düzenlenen 5 adet fatura karşılığı olarak yapılan ödemelerden sonra kalan iş bedeli alacağının ödenmediğini belirterek bakiye 28.060,00 TL'lik iş bedeli alacağının tahsili amacıyla davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptalini ve davalının takibe konu alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Mahkemece dosya kapsamında yapılan yargılama ve taraf ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda, davacının düzenlemiş olduğu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu ve taraf ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulmuş olup, sahibi lehine delil teşkil ettiği, bu faturaların Vergi Dairesine de davalı yanca bildirilmiş olduğu, buna göre davacının takip tarihi itibari ile davalıdan 28.060,00 TL tutarında alacağı bulunduğu ve ticari defterlere kayıtlı faturalardan kaynaklanan alacağın likit bir alacak niteliğinde olduğu kabul edilmek suretiyle davanın ve davacının icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurmuştur. Mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/01/2023 tarihli 2022/493 Esas 2023/10 Karar sayılı kararı usul ve yasa hükümlerine uygun olduğundan davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan davalıdan alınması gerekli 1.916,78 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan toplam 480,09 TL'nin mahsubu ile kalan 1.436,69 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 25/11/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/650, K. 2025/1017, T. 25.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-650-e-2025-1017-k-420d5e0a1422