Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1024 E. 2025/1104 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1024
- Karar No
- 2025/1104
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/1024 - Karar No:2025/1104 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Dosyanın Mahkemesine Gönderilmesi HMK 353/1-a.6 md)
ESAS NO : 2025/1024 KARAR NO : 2025/1104
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/06/2025 NUMARASI : 2024/22 E-2025/513 K
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ :18/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/12/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, Müvekkili ... ile davalı firma ... Ltd. Şti. Arasında "... Parsel 1 Nolu Bağımsız Bölümde yer alan 1 adet iş yerinin malzeme dahil tadilatlarının yapılması" amacıyla 05.10.2022 tarihli anahtar teslim götürü bedel mahiyetindeki tadilat sözleşmesi(EK-1) imzalandığını, Sözleşmeye konu işin bedeli 670.000,00TL olarak belirlendiğini, Sözleşme bedeli ve yapılması konusunda anlaşılan fazladan işlerin bedeli olan toplam 705.000,00TL, iş henüz tamamlanmadan yükleniciye duyulan güven sebebiyle müvekkil tarafından ödendiğini, müvekkil tarafından yapılan kontrol ve denetlemeler sırasında bir takım imalatların eksik, hatalı ve sözleşme hükümlerine ve yapılacak olan yapıya ait projelere aykırı olarak ifa edildiği tespit edildiğini, Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/203 D.İş dosyası ile yüklenici firmanın sözleşmeye aykırı, hatalı, eksik ve ayıplı imalatları tespit edilmesi talep edilmiş olup bu kapsamda 08.12.2022 tarihinde uzman bilirkişi eşliğinde keşif yapıldığını, eksik, hatalı ve ayıplı işlerin bir kısmı müvekkil tarafından yapılmış, bir kısmı 3. Kişilere tamamlattırıldığını, Müvekkil tarafından işin tamamlanması kapsamında fazladan yapılan masrafların, keşif ve uzman bilirkişi marifetiyle alınacak raporla tespiti ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000,00-TL tazminatın, Gecikmeye ilişkin olarak cezai şartın gecikile gün ve toplamı bilirkişi marifetiyle tespit edildikten sonra fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL'nin, Davalı firmanın aldığı ücret karşılığında müvekkile hitaben fatura düzenlememesi nedeniyle müvekkilin uğradığı zararın bilirkişi marifetiyle tespiti ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL'nin dava dava tarihinde itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; Davacının binaya ait onaylı bir montaj projesi, ayrıca da ruhsatı olmadığını, davacı her ne kadar müvekkille anahtar teslim olacak şekilde anlaşmış ise de müvekkilin vermiş olduğu çatı ve cephe panellerinin siparişlerini kendi planladığı şekilde panel kalınlıklarını değiştirmek suretiyle sözleşmeye aykırı davrandığını, dış cephe panellerinin kalınlığı 0,4 mm olacak şekilde kararlaştırılmış iken davacı müvekkilin panel aldığı "..." firmasından siparişleri kendi dileğine göre 0,5mm olarak değiştirfiğini, çatıda kullanılacak panellerin de tamamının siparişi davacı tarafından 0,3 mm olacak şekilde kendi talebi doğrultusunda değiştirildiğini, ayrıca müvekkilin binanın iç çelik konstrüksiyonu ile ilgili bir taahüdü ve edim yükümü olmamasına rağmen davacı tarafından binanın içinin de yapılması talep edilmiş, ve işin bittiği davacıya bildirilmesine rağmen davacı montajlanan bir cephenin sökümü ile iç 2 kat konstrüksiyonun yapılması istenildiğini, binanın Cephe ve çatı montajları müvekkilim tarafından tam ve eksiksiz olarak montajlanmış ancak davacının daha sonra binanın iç iki katının da ekstra olarak yapılmasını istemesi üzerine müvekkil tarafından binanın bir cephesindeki paneller sökülmek zorunda kalındığını, bina içerisine vinç girememesi sebebiyle forkliftle çalışılarak 1.ve 2.kat demirleri döşendiğini, favacı tarafından gecikme tazminatına ilişkin talepleri abesle iştigal olup davacı tarafından 3 kere bina içindeki plan değiştirilmiş ayrıca bir okadar da sipariş edilen çatı ve cephe panelleri siparişleri değiştirildiğini, bu sebeple davacının gecikmelere kendisinin sebebiyet verdiğini, davacı tarafından müvekkile geçerli bir şekilde yer teslimi de sağlanmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; "Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında yapılan işin, eksik, ayıplı, sözleşme hükümlerine aykırı, geç yapılmış olması ve fatura kesilmemesi sebebiyle iş sahibinin yükleniciden istediği tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasında 05.10.2022 tarihinde İŞYERİ TADİLAT SÖZLEŞMESİ yapıldığı görülmüştür. Sözleşmede ...'in İŞVEREN, ...'nin YÜKLENİCİ olduğu anlaşılmıştır. Taraf delilleri toplandıktan sonra alınan 27/06/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; Davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında davacı ... firması adına herhangi bir muhasebe kaydının mevcut olmadığı, Davacının davalı şirketten 440.660.- TL alacağı olabileceği bildirilmiştir. Tarafların itirazı üzerine aynı heyetten alınmış olan 04.11.2024 tarihli 1. Ek raporda özetle; Davacının davalıdan 440.660.- TL alacağı olabileceği, Dava konusu yapılan işe ilişkin fatura düzenlememesi nedeniyle, davacı firmanın Geçici Vergi Beyannamesinde %15 Gelir Vergi indirimi ve KDV Beyannamesinde %20 KDV İndirim hususlarından yararlanamadığı, Hesaplanan KDV 264.340,-TL X %20. 52.868,00 TL olabileceği, Hesaplanan Geçici Vergi.. 39.651,00 TL olabileceği, bildirilmiştir. Tarafların itirazı üzerine aynı heyetten alınan 16/01/2025 tarihli 2. Ek raporda özetle; Taraflar arasındaki 05.10.2022 tarihli 670.000.- TL bedelli anahtar teslimi sözleşmeye göre dava konusu yapılacak işin süresinin belirtilmediği, davalının da işi ne zaman bıraktığı dosya kapsamında bilinmediğinden günlük 10.000,00 TL hesabı yapılamadığı, Ancak davacı tarafından yaptırılan 08.12.2022 tarihli keşifte yapılan imalatların eksik ve ayıplı olduğunun tespit edildiği, davalının çalışmadığı ve iş yerini terk etmesi nedeni ile sözleşmenin fesih edildiği kabulü ile 670.000.- TL sözleşme bedelinin %10 olan 67.000.-TL'nin tazminat bedeli olduğunun hesaplandığı, Davalının getirdiğini beyan ettiği 4934 kg demire ait bir tespit bulunmadığı, Mahkemenizce kabul edilmesi halinde demir bedelinin Dava tarihi itibarı ile (Mayıs 2023) 4.934kgX 16,50 TL/kg- 81.411.-TL olabileceği, Rapor tarihi itibari ile (Ocak 2025) 4.934 kg X 25,3TL/kg- 124.830,20 TL olabileceği bildirilmiştir. Yeni bir bilirkişi heyetinden alınan 05/05/2025 tarihli raporda ise özetle; 1- Taraflar arasında 05.10.2022 tarihinde imzalanmış sözleşme bedelinin KDV Dâhil 670.000,00 TL olarak belirlenmiş olduğu, huzurda görülmekte olan davanın davacısı ...'in taraflar arasındaki sözleşmenin akdedildiği 2022 yılında İşletme Defteri mükellefi olması nedeniyle, Davalı firmaya yaptığını belirttiği ödemeleri İşletme Defterine işlememiş olmakla birlikte, dosyasına sunulmuş banka dekontlarının tetkikinde, ...'in, davalı ... Maden. İnş...Ltd.Şti.'ne avans dâhil toplam 705.000,00 TL ödemiş olduğu, 08/04/2025 tarihinde mahallinde yapılan incelemede, davaya konu adreste yapıldığı tespit edilen işlerin hangi kısmının davalı/karşı davacı, hangi kısmının davacı/karşı davalı tarafından yapıldığını tespit edebilmek mümkün olamadığından, hesaplamanın Ankara 10 Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/203 D.İş sayılı dosyasına sunulmuş olan 31.01.2023 tarihli Bilirkişi Tespit Raporundaki değerler esas alınarak yapıldığı, ilgili raporda eksik ve ayıplı iş bedelinin 405.660,00 TL olarak belirlenmiş olduğu, Asıl Davada, Taraflar arasında akdedilmiş sözleşmede, sözleşme kapsamında yapılacak imalatlar nedeniyle hakediş düzenleneceği belirtilmiş olmasına rağmen, dava dosyasında yapılmış işlerle ilgili herhangi bir hakedişin mevcut olmadığı, davalı/karşı davacı şirket tarafından yapılmış imalatlar toplamının Ankara 10 Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/203 D.İş dosyasına sunulmuş i raporunda 264.340,00 TL olarak belirlenmiş olduğu, davacı/karşı davalı şirket tarafından ... Madencilik Ltd. Şti.'ne avans dâhil toplam 705.000,00 TL ödenmiş olduğu, bu tutardan davalı/karşı davacı şirket tarafından yapılmış imalat toplamı 264.340,00 TL'nın tenzili sonucunda Davacı ...'in, davalı ... Madencilik İnşaat Turizm San.ve Ticaret Limited Şirketi'nden 440.660,00 TL alacaklı olduğu, Dava dosyasına sunulmuş ...'e ait 2022 yılı Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesinin tetkikinde, firmanın 2022 yılı faaliyetlerinin 107.000,00 TL zararla sonuçlanmış olması nedeniyle fazladan vergi yükümlülüğü altına girdiğinin söylenemeyeceği, bu nedenle düzenlenmemiş fatura nedeniyle herhangi bir zararın mevcut olmadığı, Davalı firma tarafından yapılmış imalatlar nedeniyle fatura düzenlenmemiş olmasına bağlı olarak Davacı firmanın KDV yönünden de herhangi bir vergi kaybının söz konusu olamayacağı, Taraflar arasında düzenlenmiş 05/10/2022 tarihli sözleşme Davalı/karşı davacı ... Met.Mad. İnş. Tur. San. Ve Tic, Ltd. Şti. asıl işin, çelik konstrüksiyon, çelik imalatları, demir işleri, cephe ve çatı kaplama işleri ile yağmur oluklarını kapsayan işlerin alt yüklenicisi olarak işe başladığı, sözleşmede işin süresinin 10/10/2022 tarihinde sona ereceği belirtilmiş olmakla birlikte, teknik olarak anılan işlerin 5 günlük sürede tamamlanmasının mümkün olamayacağı, bununla edildiğinin tespit edilememesi nedeniyle gecikme cezası yönünden bir hesaplama yapılamadığı bildirilmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi sunmuş olup bu dilekçe davalıya tebliğ edilmiştir. Bu bağlamda, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi niteliği itibariyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 v.d. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi olup davacı iş sahibi, davalı ise; yüklenici konumundadır. Eser sözleşmesinde yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için eserin sözleşme ve ekleri, fen ve tekniği ile iş sahibinin ondan beklediği amaca uygun olarak tamamlayıp iş sahibine teslim etmiş olması gerekir. Eser sözleşmelerinde ayıplı imalât halinde iş sahibi, 6098 sayılı TBK'nın 474/I. maddesi uyarınca açık ayıplarda, eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek, gizli ayıplarda ise aynı Kanun'un 477/son maddesi uyarınca, ortaya çıkması üzerine gecikmeksizin ayıp ihbarında bulunmak zorundadır. İş sahibi gözden geçirmeyi ve ihbarda bulunmayı ihmâl etmişse eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılır. Eser sözleşmelerinde ayıp, eserin sözleşme ile işin niteliğine göre bulunması gereken bazı vasıfların bulunmaması ya da olmaması gereken bazı bozuklukların bulunması olarak tanımlanır. Ayıp ihbarının yapılması ve eserin teslim ya da iadesi, maddi vakıa niteliğinde olduğundan bunların yerleşik Yargıtay Kapatılan 15. Hukuk Dairesinin uygulama ve içtihatlarında her türlü delil ve tanık beyanı ile ispatlanabileceği kabul edilmektedir. Bu bağlamda, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ise; davacı ile davalı arasındaki eser sözleşmesiyle ilgili olarak davalının yaptığı işin ayıplı olup olmadığı ve buna göre davacının bir zararının oluşup oluşmadığı, davalının işi geç teslim edip etmediği, davalının süresinde fatura düzenlememesinden kaynaklı davacının alacak isteyip isteyemeyeceği konusunda yapılan yargılamada dosyamıza sunulan ve Mahkememiz’ce de benimsenen alınan 05/05/2025 tarihli bilirkişi raporu ile Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/203 değişik iş sayılı dosyası dikkate alındığında; davalı yüklenicinin işi ayıplı teslim ettiği sabit olup bu neden Davacı ...'in, davalı ... Madencilik İnşaat Turizm San.ve Ticaret Limited Şirketi'nden 440.660,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmış, diğer taraftan gecikme tazminatı talebi yönünden ise eserin geç teslim edilip edilmediği dosya kapsamından anlaşılamadığından davacının geç teslim iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmış, ilaveten düzenlenmeyen fatura nedeniyle Davacı firmanın KDV yönünden herhangi bir vergi kaybının olmadığı ve zararının da bulunmadığı anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabulü ile 405.660,00-TL alacağın (davadan önce davalının temerrüde düşürülmemesi nedeniyle), 25.000-TL’sinin dava tarihi olan 25/05/2023 tarihinden, 380.660,00-TL’sinin ise ıslah tarihi olan 30/01/2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, gecikme tazminatı talebi ile faturanın düzenlenmemesinden kaynaklanan tazminat talebinin reddine " karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 27/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda davalının fatura kesmemesi nedeniyle davacının uğradığı zararın belirtildiğini, mahkemece bu rapora neden itibar edilmediğinin açıklanmadığını, sözleşme ve taraflar arasındaki süreç dikkate alındığında davalının gecikme tazminatı ödemesi gerektiğini, faiz başlangıçları yönünden 17/03/2023 tarihli arabuluculuk anlaşamama tutanağının dikkate alınması gerektiğini, tespit raporunun tebliğ ve arabuluculuk başvurusu ile davalının tazminat talebini öğrendiğini ve bu şekilde temerrüde düştüğünü belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin yokluğunda alınan tespit raporuna dayanılarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayıp ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, tüm imalatların davacının isteği ile yapıldığını, mahkemece ayıplı imalatın kimden kaynaklandığının açıklanmadığını, tespit raporu kesin bir delilmiş gibi değerlendirilerek hesaplama yapıldığını, eksik iş olsaydı davacının ödeme yapmayacağını, müvekkilinin sadece binanın dış kısmının yapılması ile sorumlu olduğunu, yemin deliline başvurdukları halde yemin hakkının hatırlatılmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davalı yüklenici tarafça dosyaya sunulan cevap dilekçesinde, dava konusu binanın ruhsatsız olduğunu, davacı iş sahibince ruhsata aykırı imalatlar yaptırıldığını belirtmiştir. Eser sözleşmelerinde, yüklenicinin temel borcu, eseri sözleşmeye, fen ve sanat kurallarına uygun şekilde meydana getirerek iş sahibine teslim etmek; iş sahibinin borcu ise, iş bedelinin yükleniciye ödenmesidir. Yüklenici, iş bedelini alma hakkını, yukarıda açıklanan yükümlülüğünü yerine getirmesi halinde kazanır, iş sahibinin de eksik ve kusurlu işler bedilini talep edebilmesi için eserin yasal olması, kamu düzenine aykırı şekilde imal edilmemiş olması gereklidir. (Yargıtay 15. HD. 2021/3838 E., 2021/1561 K). Somut olayda; taraflar arasındaki sözleşmeye konu inşaatın bir kısmının ruhsat ve ruhsat eki projesine aykırı olarak yapıldığı ileri sürüldüğüne göre; mahkemece, belediyeden inşaatın ruhsatının bulunup bulunmadığı, varsa mevcut onaylı projeye aykırı olarak yapılan imalatların aykırılıklarının giderilip giderilemeyeceği, giderilebilecek nitelikteyse hangi iş ve işlemlerin yapılması gerektiğinin sorulması, davacı tarafa projeye aykırılıkları gidermesi için makul süre verilmesi, bu süre sonunda aykırılıklar giderildiği takdirde, davacı iş sahibinin eksik ve kusurlu işler bedelinin talep edebileceğinin kabulü ile buna uygun hüküm kurulması; verilen süre ve yetki sonucunda aykırılıklar giderilmediği takdirde veya davalı yüklenici tarafından yapılan ve projeye aykırı olduğu ileri sürülen imalatların yasal hale getirilemeyeceğini belirlenmesi halinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu hususta hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının diğer nedenler incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE, 2-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/06/2025 gün ve 2024/22 Esas 2025/513 sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Taraflarca yatırılan peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 5-Taraflarca ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa ilgili icra dairesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 18/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır