İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/29 E. 2025/1016 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/29
Karar No
2025/1016
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/29 Esas KARAR NO : 2025/1016

DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 17/09/2014 KARAR TARİHİ : 26/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalılardan ... Şti' nin diğer davalı-karşı davacı ... Ticaret A.Ş.'nin kefaleti ile alacağı teminat mektubu karşılığında 320 ton ve 240 ton olmak üzere toplam 560 ton buğdayın alım satımı konusunda anlaşmış olduklarını, anlaşma sonucunda alınacak malların teminatı olarak davalı ... tarafından diğer davalı-karşı davacı ... ...A.Ş.'nin kefaleti ile aldığı ... Bankası ... Şubesine ait ... tarih 154 mektup,1094 özel, 345 genel sayılı 16/10/2004 tarihine kadar geçerli 120.000,00 TL'lik, Türkiye ... Bankası ... Şubesine ait, ... tarih seri E No: ... sayılı, 25/10/2004 tarihine kadar geçerli 90.000,00 TL'lik iki adet teminat mektubunun müvekkili şirkete verilmiş olduğunu, teminat mektupları konusunda banka şubelerinden teyit alınmış olduğunu, teyit üzerine ... ile sözleşmelerin yapıldığını, sözleşme gereğince müvekkili tarafından teslim edilmesi gereken buğdayların davalı ... Gıdaya teslim edilmiş olduğunu, bunların karşılığı olarak ... tarihli, ... seri nolu, 119.120,612 TL tutarlı, ... tarihli, ... seri nolu, 77.901,502 TL tutarlı,... tarihli, ... seri nolu, 11.330,594 TL tutarlı üç adet faturanın düzenlenerek davalı ... Gıdaya verildiğini, 01/09/2004 tarihinde ... Bankası ... Şubesi yetkililerinin müvekkilini aradıklarını, bu şekilde müvekkilinin verilen teminat mektuplarının asıllarından ayırt edilemeyecek şekilde fotokopi veya scanner vasıtası ile düzenlenip müvekkiline verildiğini, gerçek teminat mektuplarının davalılarda kaldığını, bu teminat mektuplarının davalılar tarafından bankaya iade edildiğini, teminat mektupları karşılığında bankaya bloke ettikleri nakit teminatların da bankadan alındığını öğrendiğini, davalıların müvekkilinden başka 4 veya 5 ayrı kişi/firmaya daha aynı şeyi yapmış olduklarını, davalıların bu olayda hileli/kasıtlı davranışlar ile müvekkilinin hataya düşürülmesi bakımından danışıklı ve aynı amaca yönelik olarak hareket ettiklerini, olayı ilk anladığını iddia eden davalı ... Bankası ... şubesi'nce 1 ve 2 numaralı davalılar hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... Hz.Sayılı evrakı ile suç duyurusunda bulunulmuş olduğunu, müvekkiline verilen teminat mektuplarının geçersiz olmasının üzerine ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D. iş ve ...D. iş sayılı dosyaları ile 1 ve 2 numaralı davalılar aleyhine ihtiyati tedbir kararı alınmış olduğunu, müvekkiline verilen teminat mektuplarının asıllarından ayırt edilemeyecek kadar profesyonelce ve kasıtlı şekilde hazırlandığını, belgelerin iğfal kabiliyetinin olduğunu, sahtecilik konusunda uzman olmayan bir kişinin çıplak gözle belgelerin gerçek olmadıklarını anlamasının mümkün olmadığını, müvekkilinin bu şekilde zarara uğratıldığını, davalıların ise haksız kazanç elde ettiklerini, ilgili bankaların kendilerinden beklenen sorumlu ve özenli davranışı göstermemiş olduklarını, basiretli bir iş adamı gibi davranmadıklarını, 3 aylık süre için verilmiş teminat mektuplarını bir kaç gün sonra herhangi bir araştırma yapmaksızın iade ettiklerini, iade esnasında müvekkilini aramadıklarını, müvekkilinden hile ve dolandırıcılıkla alınan buğday bedeli olan 208.352,698 TL alacağının davalı ... Bankası A.Ş.'nin sorumluluğu 120.000,00 TL, diğer davalı ...'nun sorumluluğu 90.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı-karşı davacı ...vekili davaya cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket temsilcilerinin davacı şirket yetkililerini tanımamakta olduğunu ve müvekkilinin davacı-karşı davalı şirket ile hiçbir ticari münasebetinin bulunmadığını, müvekkili şirketin yönetim kurulu başkanı ...'in üniversite öğretim üyeliğinden ayrılarak şirket kurduğunu, diğer davalı ... yetkilisi ...'nu birlikte görev yaptıkları bir dernek üyeliği sebebiyle tanımakta olduğunu, bu şahsın ricası üzerine ... üçüncü şahıslardan alacağı mal karşılığı kendisine teminat mektubu verilmesi sırasında kredi kefili olmayı kabul etmiş olduğunu, ... Bankası ... Şubesi ile ... arasında yapılan Genel Ticari Kredi Sözleşmesi'ne kefil olmuş olduğunu, aynı banka ile bu şirket arasında aynı anda düzenlenen "menkul teminat, nakit, vadeli mevduat sertifikası ve her türlü tevdiat karşılığında verilecek avans ve teminat mektupları sözleşmesi" başlıklı sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzalamış olduğunu, bu sözleşmeler kapsamında ilgili banka tarafından düzenlenen teminat mektuplarının adı geçen diğer davalı şirkete verilmiş olduğunu, müvekkilinin olayla alakasının yukarıda yazılı hususlardan ibaret olduğunu, davalı banka tarafından her bir teminat mektubu için müvekkilinden talimat ve istem mektubu alınmayarak imzalanan sözleşmeye aykırı davranıldığını, müvekkilinin kefaletinin sadece ve münhasıran ... ile banka arasında yapılan kredi ve teminat mektubu sözleşmesine kefil olmaktan ibaret olduğunu, dava konusu olayda gerek davacı-karşı davalıya gerekse diğer şahıslara verilen mektupların, paraya çevrilmeden ilgili bankaya vadesinden önce iade edilmiş olmakla müvekkilinin kredi sözleşmesinden ve teminat mektuplarından dolayı hiçbir kişi veya kuruluşa karşı sorumluluğunun kalmadığını, kredi sözleşmesinden doğan kefaletin bu şekilde son bulmuş olduğunu, dava dilekçesinde sözü geçen teminat mektuplarının bir kısmını kefil oldukları davalı ... doğrudan doğruya ilgili bankaya iade etmiş olduğunu, bir kısım mektupların müvekkili firmaya geri verilmiş olduğunu, bankaya iade işleminin müvekkili tarafından yapıldığını, müvekkilinin taraflar arasında yapılan buğday alım satım sözleşmelerine taraf olmadığını, borca kefil olmadığını, davacı-karşı davalı tarafın ileri sürdüğü gibi bir takım hileler var ise müvekkilinin bundan haberinin olmadığını, bankaya iade edilen mektupların sahte olmadığını, davacı-karşı davalı tarafça ileri sürülen hususların tamamının müvekkili firma açısından iftira mahiyetinde, uydurma beyanlardan ibaret olduğunu, bu beyanların esas alınarak oluşturulan ihtiyati tedbir kararının son derece haksız, yersiz olduğunu, müvekkilinin ünvanı ve ana sözleşmedeki şirket amaçları kapsamı, fiilen yapmakta olduğu işlerden de anlaşılacağı üzere kendi alanında uluslararası önemli işler yapan bir firma olduğunu, davacı-karşı davalı ve ... Bankası ... şubesinin Mahkemeye ve Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı asılsız, uydurma ve iftiraların yanında önemli ölçüde ekonomik sıkıntılara da uğramış olduğunu, davacı-karşı davalı tarafça alınan, uygulanan ihtiyati tedbir kararı sebebi ile hesaplarının bloke edildiğini, müvekkilinin transfer yapamadığını, taahhütlerini yerine getiremez olduğunu, uğramış olduğu kar mahrumiyetinin yanında lüzumsuz yere hesaplarına uygulanan ihtiyati tedbir kararından dolayı maddi anlamda çok zarara uğramış olduğunu, müvekkilinin hesapları üzerine konulan ihtiyati tedbir kararı nedeniyle uluslararası ticaret yaptığı firmalara ödeme yapamadığını ve bu sebeple de taşıyanlara cezai şart ve navlun bedeli ödemekte olduğunu, bunun haksiz yere şirketin içinin boşalmasına sebebiyet verdiğini beyanla davanın müvekkili yönünden reddine, karşı dava olarak fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla davacı-karşı davalıdan olan hak ve alacaklarının şimdilik 30.000,00 USD tutarındaki miktarın Merkez Bankası'nca vadeli döviz hesabına uygulanan en yüksek ticari faizi ile birlikte ödeme günündeki kur bedeli üzerinde tahsiline, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı-karşı davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...Bankası A,Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalılardan... A. Ş. arasında 18/06/2004 tarihli Menkul Teminat Nakit Vadeli Mevduat Sertifikası ve Her Türlü Tevdiat karşılığında verilecek avans ve teminat mektupları sözleşmesi, 18/06/2004 tarihli davalı ...Ş.'nin müşterek borçlu müteselsil kefili diğer davalı ... borçlusu olduğu genel ticari kredi sözleşmesi imzalanmış olduğunu, mezkur sözleşmeler uyarınca lehtarı davalı ..., muhatabı davacı olan 120.000,00 TL'lik 15/07/2004 tarihli, ... nolu...sayılı teminat mektubunun düzenlenerek lehtar davalı ... Gıdaya teslim edilmiş olduğunu, aynı anda lehtarın talebi doğrultusunda aynı tarih ve aynı sayılı lehtara teminat mektubu verildiğine ilişkin yazının düzenlenmiş ve bu yazının da lehtara teslim edilmiş olduğunu, lehtar davalı ...'nın 19/07/2004 tarihinde teminat mektubu aslı ve teminat mektubu verildiğine ilişkin mezkur yazı aslını müvekkili bankaya iade ettiğini, müvekkili tarafından davalıdan teminat mektubunun çok kısa süre içerisinde iade gerekçesinin sorulduğunu, davalının, mektup muhatabı davacı ile anlaşmanın sağlanamadığını, mal alım satımı işinden vazgeçildiğini, teminat mektubuna ihtiyacın kalmadığını, bu sebeple iade edildiğini belirtmiş olduğunu, dava konusu olayda müvekkili Banka yetkililerince düzenlenen teminat mektubu aslının muhataba ulaşmadığını, asıl teminat mektubunun Bankalarında bulunduğunu, geçerli bir icaptan söz etmenin mümkün olmadığını, davacı ile müvekkili arasında Garanti Sözleşmesinin kurulmamış olduğunu, davacı tarafından da dava dilekçesinde asıl olmadığı kabul edilen sahte/fotokopi teminat mektubundan ötürü müvekkili Bankanın sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davanın reddinin gerektiğini, Bankacılık uygulamasında bankalarca düzenlenen teminat mektuplarının muhataba değil lehtara teslim edildiğini ve bankaya iadesinin de ister kullanılsın ister kullanılmasın lehtar tarafından gerçekleştirildiğini, dava konusu olayda teminat mektubu ve belge aslının teslim ve iadesinin mutad Bankacılık uygulaması doğrultusunda gerçekleştirildiğini, gerek mektup gerek yazının aslının bankaya iade edilmesi sebebiyle bu konuda müvekkili Bankanın üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmiş olduğunu, müvekkili Bankaya herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini, davacının iddiasının aksine müvekkili Bankaca muhatabın talebi ile teminat mektubu üzerine verilen herhangi bir teyit bulunmamakta olduğunu, muhatabın talebi ile teminat mektubundan sonraki bir tarihi taşıyan teyit yazısının da muhataba verilmediğini, davalı ... teslim edilen ve müvekkiline iade edilen yazının bu anlamda bir teyit olduğunun söylenemeyeceğini, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, sahte teminat mektuplarını hiç bir özen ve dikkat göstermeksizin davalı ... aldığını, davacının kendisine teslim edilen teminat mektubu üzerine müvekkilinden teyit alması gerekirken almadığını, bir an için müvekkilinin sorumlu olduğu düşünülse dahi ödeme yükümlülüğünün tazmin talebine bağlı olması sebebiyle tazmin talebinin yazılı olmaması halinde müvekkilinin ödemeyi yapmayacağını, verilen teminat mektubunda ödeme için yazılı başvuru şartının ayrıca kararlaştırıldığını, tüm bu nedenlerle müvekkilinin davacının zararından herhangi bir sorumluluğunun olmadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; sahte teminat mektubu düzenlenmesi ile müvekkili bankanın herhangi bir eylemi ve ilgisi bulunmamakta olduğunu, davalılardan... 23/07/2004 tarihinde müvekkilinin ... Şubesinden, nakit bloke karşılığı 90.000,00 TL bedelli teminat mektubu almış olduğunu, 30/07/2004 tarihinde ise muhatap davacı ile anlaşamadıkları gerekçesi ile teminat mektubunun aslını şubelerine iade ettiğini, bu olaydan sonra 16/08/2004 tarihinde aynı şekilde davalı ... talebi üzerine nakit bloke karşılığında 164.000,00 TL bedelli teminat mektubu verildiğini, bu mektubun aslı muhatap firma olan ... ile anlaşma sağlanamadığı gerekçesi ile 18/08/2004 tarihinde şubelerine iade edilmiş olduğunu, 31/08/2004 tarihinde ...'ın Şubelerine müracaat ederek teminat mektubunu tazmin talebinde bulunmuş olduğunu, bu nedenle lehtar...sahte teminat mektupları düzenleyip asıllarını şubelerine iade ederek piyasayı dolandırdığından şüphelenilerek müvekkili tarafından davalı hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, söz konusu teminat mektubu kullandırma işleminde nakit blokenin davalı ...Ş. tarafından verilmiş olduğunu, her iki firmanın birlikte hareket ettikleri düşünülerek suç duyurusuna bu firmanın da dahil edildiğini, ... C.Savcılığı tarafından ... Haz.sayılı dosyası ile hazırlık soruşturması başlatıldığını, davacı tarafın müvekkilinden yazılı yada sözlü olarak teminat mektubuna ilişkin bir teyit almadığını, müvekkilinin gerçekten kendisinin imzalayarak verdiği gerçek bir teminat mektubu varsa sorumlu olabileceğini, dava dilekçesinde davacının elindeki mektubun sahte olduğunun davacı tarafça kabul edildiğini, teminat mektubunun sahteliği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık olmadığını, sahte bir teminat mektubundan dolayı müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, teminat mektubunun aslının muhatab davacıya ulaşmadığını, müvekkili ile muhatap davacı arasında bir garanti sözleşmesinin meydana gelmediğini, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, kendisine ibraz edilen teminat mektubu ile birlikte ilgili banka şubelerine başvurup yazılı bir teyit almasının gerektiğini, davacının kendi hatasından kaynaklanan zararını başkasına yükleyemeyeceğini, davacının muhatap olduğu davalı ... teminat mektubu verilmesi işleminin müvekkili nezdinde ilk defa olduğunu, şüphelenilecek bir durumun söz konusu olmadığını, Bozkan Ticaretin muhatap olduğu teminat mektubunun alınmış olduğunu, fakat belirttikleri gibi bu olayın sonra olduğunu, bu ikinci olayın ardından şüphelenilerek müvekkili tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu beyanla davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacıya bir borçlarının olmadığını, müvekkilinin hububat işleri ile uğraşmakta olduğunu, 14/07/2004 tarihinde şirket yetkilisi ...'nun ... almak için ...'a gittiğini, davacı şirket ile buğday alımı konusunda bir anlaşma yaptığını, davacının vadeli satış için müvekkilinden teminat istediğini, müvekkili şirket yetkilisinin 15/07/2004 tarihinde 120.000,00 TL bedelli teminat mektubunu alarak ...'a gittiğini, davacı yetkililerinin teminat mektubuna onay almak için müvekkilinden mektubu almış olduklarını, müvekkilinin mektubu davacı yetkilisine verdiğini, bir süre sonra teminat mektubunun müvekkiline teyit ettik diyerek iade edildiğini, davacı şirketin bundan sonra olumsuz bir tutuma girdiğini, anlaşmayı ifa etmek istemediğini, müvekkili şirket yetkilisinin ...'a dönmüş olduğunu, anlaşmanın olmadığını, davacıdan buğday alınmadığını, mektubun iade edildiğini, davacı ile yeniden görüşüldüğünü, yeni bir anlaşma yapıldığını, bu anlaşma için 23/07/2004 tarihli 90.0000,00 TL bedelli teminat mektubunun alındığını, müvekkili şirket yetkilisinin 26/07/2004 tarihinde tekrar ...'a gittiğini, taraflar arasında yeni bir sözleşme yapıldığını, teminat mektubunun onay için davacı şirket yetkilisine verildiğini, teyitten sonra geri alındığını, müvekkilinin ambarlara buğdayı görmeye gittiğini, orada satılacak buğdayın anlaşmadaki özellikleri haiz olmadığını, ekmeklik vasfını taşımadığını gördüğünü, bu nedenle malı almaktan vazgeçtiğini, davacının şirketlerine satıp teslim ettiği 1 KG buğdayın dahi olmadığını beyanla iş bu davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı-karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; karşı davada davalı-karşı davacının zarara uğradığını beyan ettiği olayların tamamen düzmece olduğunu, davacının cezai şart ödediğini söylediği şirketlerin gerçekte var olmadıklarını, paravan şirket olduklarını, Mahkemece verilen tedbir kararının yalnızca davalı-karşı davacı ... Bankası ... şubesindeki 67.000 USD'lik hesabı üzerine konulduğunu, diğer bankalarda hiçbir mevduatına rastlanmadığından tedbir konulmadığını, davalı-karşı davacının kendi kusurundan ileri gelen zararını müvekkiline yükleyemeyeceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 08/12/2021 tarihli bilirkişi raporu, 13/03/2024 tarihli bilirkişi raporu, 13/01/2023 tarihli ek raporu, 10/10/2025 tarihli ek raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl dava, satılan malın bedelinin tahsili talepli alacak davası, karşı dava ise; ihtiyati tedbir kararı nedeniyle uğranıldığı iddia olunan zararların tahsili talebine ilişkindir. ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas ve...Karar sayılı, 14/12/2004 tarihli kararı ile verilen görevsizlik kararı neticesinde Mahkememize gönderilmiş, mahkememizin ...esas ... karar sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde; "Asıl davada Davanın ...Şti yönünden KABULÜ ile 208.352,70 TL alacağın dava tarihi olan 10/09/2004 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Asıl davada davanın...Bankası A.Ş, ... Bankası TAO, ..A.Ş yönünden reddine, -Karşı davada davalı vekilinin 07/04/2017 tarihli duruşmadan önce vekillikten istifa ettiğine dair dilekçe sunduğu, istifanın karşı davacı asile bildirilmiş olmasına rağmen asilin duruşmaya katılmadığı, mazeret bildirmediği, bu şekilde dosyanın bu celse itibariyle işlemden kaldırılması gerektiği ve daha öncede 2 kez işlemden kaldırılmış olduğu anlaşılmakla karşı davanın açılmamış sayılmasına" karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili ve davalı- karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin ... esas ... karar sayılı kararında"...anılan düzenlemeler karşısında somut olay değerlendirildiğinde, Davalı - karşı davacı vekili ... uyap sisteminden 12/04/2017 tarihinde gönderdiği dilekçe ile;'' Vekillikten istifamı noter kanalı ile yapmış bulunmaktayım. Buna ilişkin “istifa ihtarını” Sayın Mahkemenize sunuyorum. Müvekkil istifadan haberdar olduğundan ayrıca bir tebliğe gerek olmaksızın dosyada vekil olarak kaydımın silinmesini talep ederim,'' şeklinde beyanda bulunmuş isede; ... 15 Noterliğinden çekilen ... tarih ve ... yevmiye nolu vekillik görevinden istifa konulu noter ihtarının muhatap Davalı - karşı davacı şirkete tebliğ edildiğine dair tebliğ parçasının sunulmadığı, noter ihtarında da bu yönde şerh olmadığı ve mahkemece bu yönde tebliğe ilişkin araştırma yapılmadığından 27/04/2017 tarihli duruşma tarihinde vekillik görevinin devam edip etmediğinin tesbit edilmediği gibi mahkemece, 27/04/2017 tarihli duruşma tarihinden önce de davalı-karşı davacı asile HMK. 82 Madde uyarınca HMK.nun 82/2.maddesindeki meşruhat ile duruşma gün ve saatini bildirir meşruatlı davetiyeninde tebliğe çıkartılmadığı anlaşılmakla, karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi hatalı olmuştur. Sonuç itibariyle, Davalı - karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK' nın 353/1-a5 maddesi gereğince kaldırılmasına ve yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılarak sonucuna göre karar verilmek üzere dava dosyasının mahkemesine gönderilmesine, verilen kararın mahiyetine göre davacı- karşı davalı vekilinin istinaf talebinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına.." gerekçeleri mahkememiz kararı kaldırılarak dosya yargılama yapılmak üzere mahkememize gönderilmiştir. Mahkememezce verilen önceki kararda davalı/karşı davacı vekili ... tarafından sunulan istifa dilekçesinin 27/04/2017 tarihli celsede okunduğu ve dilekçenin davalı/karşı davacı yana tebliğine karar verildiği, ilgili celse öncesinde davalı/karşı davacı yana istifa dilekçesinin ve duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin davalı/karşı davacı yana tebliğ edilmediği, yine 27/04/2017 tarihli celsede davacı/karşı davalı vekiline karşı davayı takip edip etmedikleri hususunun sorulmadığı ve karşı davaya ilişkin olarak işlemden kaldırma kararının verilmediği, 10/07/2017 tarihinde davalı/karşı davacı vekili ... tarafından dosyaya vekaletname sunulduğu, akabinde 25/09/2017 tarihinde davalı /karşı davacı vekili ... tarafından vekaletnama sunulduğu, davanın karşı davacı tarafça takip edilmeye devam ettiği anlaşılmakla mahkememizin 2014/700 Esas sayılı dosyasında karşı davanın açılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen kararının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalı .... Ltd. Şti.'nin 31/07/2013 tarihinde Ticaret Sicilden re'sen terkin edilmiş olması nedeniyle davacı ... Şti'ye davalı şirketin ihyasına ilişkin dava açmak için verilen kesin süre içerisinde ihya davası açılmış ve ... 11.Asliye Ticaret Mahkemisinin ... Esas sayılı dosyasında şirketin ihyasına karar verilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 08/12/2021 tarihli raporda özetle; "Davalı/karşı davacı ... Ticaret AŞ'nin bankada bulunan hesaplarına ihtiyatı tedbir konulmuş olduğu, 30.12.2013 tarihinde davalı/karşı davacının hesaplarında ki ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep ettiği, Sayın Mahkeme tarafından davalı/karşı davacı ... Ticaret AŞ. hesaplarındaki ihtiyati tedbirin kaldırılması yönünde hüküm kurması halinde aleyhine tedbir kararı alınan şirketin hesaplarına uygulanacak faize göre maddi zararın alternatifli olarak şu şekilde hesaplanmış olduğu, ¸"rapor edilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 13/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.05.2018 tarihli Kararında (sayfa 8'de, 2'nci paragrafta) belirtildiği üzere; Ceza Yargılamasında verilen kararda, davalı/Bilgi Şirketi'nin davadışı/...Şirketi üzerinden davalı/... Şirketi ile alışveriş yaparak işbirliği içersinde hareket ettiği kabul edilmiştir. Buna göre; davalı/Bilgi Şirketi (karşı davacı), davalı/... Şirketi hareket etmek (davalı/... Şirketi ile birlikte Haksız Fiil'de bulunmak) suretiyle davacı/...'nun (karşı davalının) satım bedelini tahsil edememesine ve zarara uğramasını sebebiyet vermiştir. Bu sebeple, kanaatimizce, davacı/... (karşı davalı) tamamen haklı olarak davalı/Bilgi (karşı davacı) aleyhine ihtiyati tedbir talebi kararı verilmesini Mahkemeden talep etmiştir. Davacı/... Şirketi (karşı davalı) tamamen haklı olarak davalı/Bilgi Şirketi (karşı davacı) aleyhine ihtiyati tedbir talebi kararı verilmesini Mahkemeden talep etmiş olduğundan; davalı/Bilgi Şirketi'nin (karşı davacının) Mahkemenin verdiği İhtiyati Tedbir Kararı sebebiyle uğramış olduğunu iddia ettiği zararların tazminini davacı/... Şirketi'nden (karşı davalıdan) talebe hak kazanamamış olduğu..." rapor edilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 13/01/2023 tarihli ek raporda özetle; "Davalı/karşı davacı ... Ticaret AŞ'nin bankada bulunan hesaplarına ihtiyatı tedbir konulmuş olduğu, 30.12.2013 tarihinde davalı/karşı davacının hesaplarında ki ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep ettiği, Sayın Mahkeme tarafından davalı/karşı davacı ... Ticaret AŞ. hesaplarındaki ihtiyati tedbirin kaldırılması yönünde hüküm kurması halinde aleyhine tedbir kararı alınan şirketin hesaplarına uygulanacak faize göre maddi zararın alternatifli olarak şu şekilde hesaplanmış olduğu,¸ "...rapor edilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 10/10/2025 tarihli ek raporda özetle; "Davalı/karşı davacı ...Ş. nin karşı dava dilekçesindeki beyan ve talepler doğrultusunda yapılan ödemelerde Banka dekontlarında komisyon ifadesi yer aldığı ceza ifadesine tediye makbuzlarında yer verildiği tediye makbuzların her şekilde düzenlenebilecek bir belge olması ,iddia edildiği üzere dava dışı ...firmasının 20.09.2004 tarihli ödeme uyarı yazısı dosya muhteviyatında yer almadığından, yazının bulunması durumunda dahi karşı taraftan teyidi olması gerektiğinden ihtiyati tedbir kararı ile dava dışı Fors İnternatıonal firmasına yapılan ödemeler arasında İlliyet bağı kurulamamıştır. Aynı şekilde karşı dava dilekçesi doğrultusunda... firmasına yapılan ödemeler de, 01.09.2004 tarihinde konulan ihtiyati tedbir kararı ile Kherson (Ukrayna) limanında malın 13 gün 10 saat 18 dakikalık sürede yüklenmiş olması (zaman çizelgesindeki son tarih14.09.2004) ve geminin tekrar kiralanması konusunda ,dava dışı ... firmasına sözleşme tutarı 164.000 USD lık ödemenin ne zaman yapıldığı ,yüklemedeki gecikmenin ödemedeki gecikmeden mi ya da başka bir sebepten mi kaynaklandığına dair dosya muhteviyatında bir yazışma v.s. bir belge olmaması sebebiyle gecikmenin neden kaynaklandığı tespit edilememesinden dolayı ihtiyati tedbir kararı ile ... firmasına yapılan ödemeler arasında da İlliyet bağı kurulamamıştır . Yine karşı dava dilekçesi kapsamında dava dışı firmalara cari hesaptan kaynaklı olarak yapılan ödemeler nedeniyle şirket ortağı ve yönetim kurulu başkanı ... den banka havalesi olmayan her şekilde düzenlenebilecek bir makbuz ile yapılan 19.900.000.000 TL tahsilata ilişkin ticari defter ve belgelerde de bir tespit yapılamadığından ve ... in bu çekimlere ilişkin bankalara ödediği faiz ile ilgili makbuz veya bir belge dosya muhteviyatında olmadığından dolayı 22.09.2004 tarihinde bankalardan yapılan çekimlerle ihtiyati tedbir ile arasında bir bağlantı kurulamamıştır. Dosya muhteviyatında yapılan inceleme sonucu ... Bankası ... Şubesinden Sayın Mahkemenin müzekkeresine gelen cevapta 23.03.2005 tarihinde 68.835 USD hesaba para yatırıldığı ve vadeli hesap açıldığı bilgisi yer almaktadır .İhtiyati tedbir tarihi 01.09.2004 tarihinden sonra yatırılan meblağ için ...Bankasından verilen davalı /karşı davacının tasarrufu ile vadeli mevduat açıldığı bilgisi dikkate alınarak davalı/karşı davacının tedbirden kaynaklı bir zararı olmadığı, ... Ltd.Şti ne hitaben bankalarca tanzim edilen teminat mektuplarının iadesinde muhataptan teyit almayan davalı ...Bankası ... Şubesi ile ...Şubesi de bankacılık mesleğinin kendilerine yüklediği ağırlaştırılmış sorumluluk gereği dikkat ve özen yükümüne uymadıklarından mektubun iadesi hususunda ... Ltd.Şti'nin onayını almamış olmalarından dolayı her iki bankanın da davacı Şirketin uğradığı zarardan dolayı müteselsilen sorumlulukları bulunduğu..." rapor edilmiştir. HMK'nın 399. maddesinde ;"(1) Lehine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf, ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu anda haksız olduğu anlaşılır yahut tedbir kararı kendiliğinden kalkar ya da itiraz üzerine kaldırılır ise haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararı tazminle yükümlüdür. (2) Haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan tazminat davası, esas hakkındaki davanın karara bağlandığı mahkemede açılır. (3) Tazminat davası açma hakkı, hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren, bir yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar" düzenlemesi yer almaktadır . Buna göre, haksız ihtiyati tedbir nedeniyle tazminat talep edilebilmesi için öncelikle ihtiyatî tedbir kararının icra edilmiş olması gerekir. Tazminat davasının açılabilmesi için ihtiyatî tedbire karar verilmiş olması yeterli olmayıp tedbirin infaz edilmesi de gereklidir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı-karşı davalı ile davalı ... arasında 16/07/2004 tarihli buğday alım satım sözleşmesinin akdedildiği, bu sözleşmede; davalının, davacıdan 370.000,00 TL + kdv karşılığında 320 ton buğday satın aldığının, bedellerin 10/10/2004 tarihine kadar ödeneceğinin, buğdayların tesliminin depodan olmak üzere davalıya ait olduğunun, bu alım satım karşılığında davalının davacıya, davalı ... Bankasına ait 15/07/2004 tarihli ve 120.000,00 TL bedelli teminat mektubunu verdiğinin kabul edildiği, yine taraflar arasında akdedilen 26/07/2004 tarihli buğday alım satım sözleşmesi ile; davalının 370.000,00 TL+kdv karşılığında davacıdan 240 ton buğday aldığının, bedellerin 20/10/2004 tarihine kadar ödeneceğinin, buğdayların tesliminin depodan olmak üzere davalıya ait olduğunun, bu alım satım karşılığında davalının davacıya, davalı ...'na ait 23/07/2004 tarihli ve 90.000,00 TL bedelli teminat mektubunu verdiğinin kabul edildiği, davalı bankalar tarafından söz konusu teminat mektuplarının davalı-karşı davacı ... Ticaret Şirketinin kefaleti ile düzenlenerek davalı ... verildiği, aynı tarihli teyit yazılarının da davalıya verildiği, davalı ... tarafından bir kaç gün sonra davacı-karşı davalı ile mal alım satımından vazgeçildiği beyan edilerek teminat mektuplarının iade edildiği, her ne kadar davalı ... tarafından taraflarına davacı-karşı davalı tarafından teslim edilmiş buğday olmadığı, buğdayların şirket temsilcisi tarafından istenilen nitelikte olmadıklarının farkedilmesi nedeniyle alınmasından vazgeçildiği iddia edilmiş ise de alınan bilirkişi raporlarında da açıklandığı üzere, sözleşmelerde mal tesliminin davalı ... tarafından depodan yapılacağının kabul edildiği ve davacı-karşı davalının sunduğu sevk irsaliyeleri ile kantar fişlerinde gerek davalının kaşesinin gerekse ... tescil kaşesinin olması karşısında teslimin gerçekleşmiş olduğu, her ne kadar davacı-karşı davalının defterlerine göre davalı ... alacaklı değilse de defterlerin usulüne uygun olarak tutulmamış oldukları, kaldı ki davalı tarafından ödeme iddiasında bulunulmadığı, bu nedenle davacı-karşı davalının davalı ... talep edilen miktar kadar alacaklı olduğu, ceza yargılamasında verilen kararda, davalı/...A.Ş'nin dava dışı/Besiyem Şirketi üzerinden davalı/... Şirketi ile alışveriş yaparak işbirliği içersinde hareket ettiği, buna göre; davalı/Bilgi Dış Ticaret A.Ş'nin davalı/... Şirketi ile birlikte hareket ederek davacı yanın satım bedelini tahsil edememesine ve zarara uğramasını sebebiyet verdiği, dolayısıyla davalı ... Ticaret A.Ş'nin de alacak miktarından sorumlu olduğu; davacı ...Şti ne hitaben bankalarca tanzim edilen teminat mektuplarının iadesinde muhataptan teyit almayan davalı ... Şubesi ile ... T.A.Ş ... Şubesi'nin de bankacılık mesleğinin kendilerine yüklediği ağırlaştırılmış sorumluluk gereği dikkat ve özen yükümüne uymadıklarından mektubun iadesi hususunda ... Ltd.Şti'nin onayını almamış olmalarından dolayı her iki bankanın da davacı şirketin uğradığı zarardan dolayı müteselsilen sorumlulukları anlaşılmakla asıl davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Karşı dava yönünden yapılan değerlendirmede ise; mahkememizce hükme esas alınan ve denetlenebilir 10/10/2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporuna göre; ihtiyati tedbir kararı ile dava dışı ... firmasına yapılan ödemeler arasında illiyet bağı bulunmadığı, yine ihtiyati tedbir kararı ile dava dışı ... firmasına yapılan ödemeler ve 22.09.2004 tarihinde bankalardan yapılan ödemeler arasında illiyet bağı kurulamadığı, ... Bankası ... Şubesine 23.03.2005 tarihinde 68.835 USD para yatırıldığı ve vadeli hesap açıldığı, ihtiyati tedbir tarihi 01.09.2004 tarihinden sonra yatırılan meblağa ilişkin olarak da tedbirden kaynaklı bir zararın bulunmadığı, dolayısıyla HMK 399. Madde koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla karşı davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davanın KABULÜ ile 208.352,70TL alacağın dava tarihi olan 10/09/2004 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen ( davalı bankaların teminat mektuplarındaki miktarlarla (...'nın 120.000,00TL, ... Bankası'nın 90.000,00TL ile ) sorumlu olmaları kaydıyla ) alınarak davacıya verilmesine, 2-Karşı davanın reddine, 3-Asıl davada karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 14.232,57TL harçtan peşin alınan 2.812,766TL'nin mahsup edilerek bakiye 11.419,804TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 4-Asıl davada davacı tarafından yatırılan 2.812,766TL peşin harç, 10,10TL başvuru harcı gideri toplamı olan 2.822,866TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Asıl davada davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 208.352,70TL üzerinden hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 1,80TL vekalet harcı gideri, 3.020,00TL tebligat, posta gideri ile 14.450,0TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 17.471,80TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Karşı davada karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL harçtan peşin alınan 6.075,00TL'nin mahsup edilerek bakiye 5.459,6TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı-karşı davacı ...ye iadesine 8-Davalı-karşı davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerine bırakılmasına, 9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; davalı ...'nın yokluğunda diğer taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.26/11/2025

Katip ... ¸e-imza

Hakim ... ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/29, K. 2025/1016, T. 26.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-29-e-2025-1016-k-ad4ae62a0e42