Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/406 E. 2025/1882 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/406
- Karar No
- 2025/1882
- Karar Tarihi
T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
1. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/406
KARAR NO : 2025/1882
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/12/2023
NUMARASI : 2022/255 Esas - 2023/884 Karar
DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili İddia ve Beyanlarında Özetle; Müvekkiline ait ... plakalı aracın arızalanması nedeniyle davalı ... .. A.Ş.'nin servisine servis bakımı için götürüldüğünü, arızanın giderilemediğini, aracın tamiri yapıldı denilerek teslim edildiğini ancak aracın arıza vermeye devam ettiğini, süreç bu şekilde devam ederken son arıza nedeniyle aracın 57 gün serviste kaldığını, bu süreç zarfında müvekkilinin ticari faaliyette bulunamadığını, iş kaybı yaşadığını, sözünde duramadığı için de ticari itibarının zedelendiğini, ticari faaliyette bulunamadığından işçi aylığı ve sigorta giderleri ödemesi nedeniyle ekonomik olarak zor durumda kaldığını, manevi yönden ızdırap çektiğini, tazminata konu zararın giderilmesi için ihtarname gönderildiğini ancak bir sonuç alınamadığını ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL maddi 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline, alacak miktarına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ve diğer davalı bakımından mahkemenin yetkili olmadığını, davacı taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacı tarafından dava konusu araçta şikayete vakıf olması sonrasında müvekkiline usulüne uygun şekilde bir ayıp ihbarında bulunmadığını, davacı tarafından gönderilen ihtarnamede müvekkilinin yer almadığını, aracın servise giriş tarihi ile ihtarname tarihlerinin farklı olduğunu, araçta dava dilekçesinde iddia edildiği gibi bir arıza yada imalattan kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, şikayet kullanıcı kaynaklı meydana geldiğini, müşteri memnuniyeti kapsamında şikayetin giderilerek aracın davacıya sorunsuz teslim edildiğini, talep edilen maddi tazminatın maddi ve hukuki bir dayanağı bulunmadığını, aracın makul sürelerde işlemlerinin tamamlanarak davacı taraf sorunsuz teslim edildiğini, davacının zararının yazılı deliller ile ispat etmesi gerektiğini, dosyaya buna dair bir delil sunulmadığını, manevi tazminat talebinin de yersiz olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Otomotiv San. Ve Tic. A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının 21/10/2021 günü ... yol yardım hattını arayarak müvekkili tarafından yol yardım hizmeti verilerek aracın servise çekici vasıtasıyla giriş yaptığını, 22/10/2021 günü araç üzerinde inceleme başlatıldığını, yapılan değerlendirme sonucunda kumanda kutusunun değişmesi gerektiği kanaatine varıldığını, yedek parça stoklarında parçanın müvekkilinde bulunmadığını, yapılan piyasa araştırmasında parçanın tedavülde bulunamadığını, 25/10/2021 günü diğer davalı ...'e parçanın siparişinin verildiğini, sipariş üzerine parçanın Almanya'dan diğer davalı ...'e geldiğini ve müvekkiline gönderilmek üzere 10/12/2021 tarihinde kargoya verildiğini, parçanın 12/12/2021 günü müvekkiline ulaştığını ve 13/12/2021 günü parçanın araca takıldığını, 14/12/2021 tarihinde test sürüşü yapılarak herhangi bir arıza kalmadığından aracın davacıya teslim edildiğini, aracın 54 gün müvekkilinin servisinde kaldığını, teslim tarihinden sonra davacının aynı şikayet ile müvekkiline başvurmadığını, 02/03/2022 tarihinde davacı tarafından müvekkiline gönderilen ihtarname ile 135.000,00 TL gelir kaybı ve sigorta masrafı talep edildiğini, yürütülen arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin işlemleri günü gününe yaptığını, bir kusurlarının bulunmadığını, dava konusu uyuşmazlığın vuku bulduğu dönemde çip üretimi ve tedarikinde kriz yaşandığını, Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliğinde diğer motorlu araçlarda azami tamir süresinin 45 iş günü olarak belirlendiğini, davaya konu aracın müvekkilinin servisinde tam da 45 iş günü kaldığını, yetkili servis olarak müvekkilinin yedek parça bulundurma zorunluluğunun bulunmadığını, manevi tazminata hükmedilmesinin şartlarının oluşmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
YEREL MAHKEME KARARI; Mahkemece davalı tarafın söz konusu tamir sürecinde bir kusurunun bulunup bulunmadığı hususunda ve davacının bu sürede ortaya çıkması muhtemel zararı hususunda alanında uzman bilirkişilerden rapor alındığı, bilirkişi raporunda aracın arızasının kumanda kutusundan kaynaklandığı ve arızanın giderilmesi için bu parçanın değiştirilmesi gerektiği, parçanın stoklarda bulunmaması nedeniyle davalı ... Otomotiv Firmasının diğer davalı ... A.Ş ile irtibata geçtiği, Covid-19 pandemisi nedeniyle parça tedariği zincirlerinde meydana gelen aksama nedeniyle parçanın temininin geciktiğini, bu parçanın pandemi nedeniyle küresel çaptaki çip tedariğindeki sorunlar nedeniyle de gecikmiş olabileceğini, parça temin edildikten sonra davalının tamiratı derhal gerçekleştirip aracı sorunsuz şekilde davacıya teslim ettiği, aracın 57 gün süreyle serviste kaldığı ancak bu sürenin büyük kısmının parça temininin beklenmesi nedeniyle geçtiği nazara alındığında davalılara atfedilebilecek bir kusurun olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ;
Davacı vekili istinaf Dilekçesinde Özetle; Davalıların arıza veya şikayet durumlarında yedek parça ve servis hizmetlerini doğru, çabuk ve makul fiyatla sunma yükümlülüğünün göz ardı edildiğini, davalıların satış sonrası hizmetler ve yedek parçayı zamanında temin etme borcunun ayıba karşı tekeffül hükümleri çerçevesinde onarım borcu kavramı içerisinde olduğunun göz ardı edildiğini, satış sonrası hizmetleri hakkında yönetmelik değişikliği ile üretici veya ithalatçılara, tüketicilerin talebi olduğu sürece yedek parça satışı yapmak zorunluluğu getirildiğini, bilirkişi raporuna atıf ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Covid-19 dan kaynaklı tüm sorumluluğun müvekkiline yüklenmesinin adalet ilkeleri ile bağdaşmadığını, aracın tekrar tekrar arıza vermesi, 57 gün serviste kalması, bu sürede ticari faaliyet yapılamaması nedeniyle hem iş yapılamaması hem işçi aylığı ve sigorta giderleri ödemesi nedeniyle ekonomik olarak zor durumda kalındığını, bu yüzden manevi olarak müvekkilinin ızdırap çektiğini, bu durumun mahkemece göz ardı edilerek manevi tazminat talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Dava, eser sözleşmesi niteliğinde araç tamiri nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Somut olayda; taraflar arasında aracın bakım ve tamiratı hususunda eser sözleşmesi bulunduğu noktasında bir ihtilaf bulunmadığı, davacının aracın tamir süresinin uzun olması nedeniyle ticaret yapamadığından bahisle maddi ve manevi tazminat talep ettiği, davalıların kusurlarının bulunmadığından bahisle davanın reddini savunduğu, 01/06/2023 tarihli rapor ile aracın tamirde kalma süresinde davalıların kusurunun bulunmadığının belirtildiği, bu yönden mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara göre, ilk derece mahkemesi kararında, tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1.maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/255 Esas 2023/884 Karar sayılı kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunun, HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar harcından başta peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile eksik bakiye kalan 187,80-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Karar tebliğinin Dairemizce, kesinleştirme, harç ve gider avansın ikmal ve iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK 'nun 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 28/11/2025