Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1358 E. 2025/1800 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1358
- Karar No
- 2025/1800
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1358
KARAR NO : 2025/1800
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/03/2022
NUMARASI: 2018/747 Esas - 2022/246 Karar
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/06/2018
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin davalının eski sahibi olduğu ... ... Ltd. Şti.'ye sattığı mallar için 17/11/2017 tarihli 101.598,87-TL, 24/11/2017 tarihli 6.547,44-TL 14/12/2017 tarihli 179.189,32-TL, 10/01/2018 tarihli 7.900,41-TL, 01/01/2018 tarihli 3.009,68-TL bedelli 5 adet fatura kesildiğini, ilk üçünün satış, diğerlerinin vade farkı faturası olduğunu; satış bedeli için şirketin 09/03/2018 tarihli 109.800-TL, 02/03/2018 tarihli 120.000-TL, 16/03/2018 tarihli 125.000-TL ve 30/03/2018 tarihli 130.000-TL bedelli müşteri çeklerini ciroyla 17/11/2017 ve 14/12/2017 tarihlerinde verdiğini; müvekkilinin 02/03/2018 tarihli ... çekini tahsil için bankaya verdiğini, fakat çekin karşılıksız çıkacağı anlaşıldığından ... ile görüşülerek 08/01/2018 tarihinde müvekkilinin çeki bankadan iade alarak ...'a geri verdiğini, geri verilirken cironun iptalinin unutulduğunu, aynı tarihte ...'ın 30/03/2018 keşide tarihli keşidecisi ... Ltd. Şti. olan 86.700-TL bedelli çeki ciro ederek müvekkiline verdiğini; ...'a geri verilen çeke istinaden davalının müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu 8. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı kambiyo takibi başlattığını, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davaya konu takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, çek ödenmeyince takibe konulduğunu ve müvekkilinin alacaklı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, bilirkişi incelemesinde sunulmadığından dava dışı ...'ın defterlerinin incelenmediği, davacının defterlerine göre adı geçen şirketten 30/03/2018 tarihi itibariyle 298.245,72-TL alacaklı göründüğü; davaya konu çekin davacının sattığı mallar karşılığında ... tarafından verildiği, çekin 09/01/2018 tarihinde takas için verildiği bankadan alınarak ...'a iade edildiği; bu işlemler sırasında davalının ...'ın ortağı ve tek yetkilisi olduğu, davalının 27/02/2018 tarihinde şirketteki hisselerini başkasına devrettiği ve ortaklık ile görevlerinin sona erdiği; davacı çalışanının bankadan geri aldıktan sonra çekteki davacıı imzasını iptal etmediği; davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunmadığı, davalının da davacıyla aralarındaki ilişkiyi ispat edemediği; davacının sunduğu whatsapp kayıtlarından iddialarının tasdik edildiği, davalı lehine olan ciro geçersiz olduğundan davalının çekin meşru hamili sıfatını kazanamadığı ve davalının kötüniyetli olarak davacı aleyhine icra takibi yaptığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının davaya konu icra takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine ve alacağın %20'si oranındaki 24.314,02-TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili, kararın bilirkişi raporuna dayandığını; borcun takas sebebiyle sona erdiği iddiasının ispat edilmesi gerektiğini ve çekin bankadan geri aldıktan sonra cirosunun iptalinin unutulması savunmasına itibar edilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, İİK'nın 72 maddesine dayanılarak açılmış icra takibine konu çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Bu bakımdan çekin şirketin rızası hilafına davalının eline geçtiği ve aradaki anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasıyla açılan menfi tespit davasında, ispat külfeti davacı borçluya düşer. Diğer taraftan hamilin çeki elinde bulundurma nedenini açıklama ve bu hususu ispatlama yükümlülüğü bulunmamaktadır. Aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır. Bununla birlikte gerek doktrinde, gerek yargı uygulamasında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir (HMK md.190). Somut olayda davalı, davacıya ve dava dışı ... ... Ltd. Şti. ve ... ... Ltd. Şti.'ye karşı İstanbul Anadolu 8. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla ...'ın 9091351 seri nolu 02/03/2018 tarihli 109.800-TL bedelli çeke dayanarak asıl alacak ve ferileriyle beraber toplam 121.570,11-TL'nin tahsili için 18/05/2018 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatmıştır.Çekin incelenmesinde keşidecinin ... ... Ltd. Şti., lehtarın Yılsızlar ... Ltd. olduğu ilk cironun lehtara, ikinci (beyaz) cironun davacıya ait olduğu, davacının cirosunun altında ... Bankası Bakkalköy Şubesi'nin kaşesi bulunduğu ancak üzerine "İptal" kaydı düşüldüğü, onun altındaki son cironun ise davalıya ait olduğu, ciroda davalının TC kimlik nosunun ve telefon numarasının belirtildiği ve 02/03/2018 tarihinde ... Örnek Mah. şubesine ibraz edilen çek için karşılıksız kaydı düşüldüğü görülmüştür.Dosyadaki ticaret sicil kayıtlarına göre, davalının ... şirketinin tek ortağı iken davalının tüm hisselerini 27/02/2018 tarihli sözleşmeyle dava dışı ...'ya devrederek ortaklıktan ayrıldığı, 05/03/2018 tarihli ortaklar kurulu kararıyla davalının şirketteki müdürlük görevinin de sona erdiği anlaşılmaktadır.Eldeki davada, davacının ... ... Ltd. Şti'ye 17/11/2017 tarihli 101.598,87-TL, 24/11/2017 tarihli 6.547,44-TL, 14/12/2017 tarihli 179.189,32-TL bedelli faturalarla satış yaptığı,faturaların toplam tutarının 298.245,72-TL olduğu,davacının adı geçen şirketle son olarak 05/03/2018 tarihlerinde hesap mutabakatı yaptığı;... şirketi, davacıya bu satım nedeniyle 17/11/2017 tarihinde 02/03/2018 tarihli 109.800-TL,14/12/2017 tarihinde 02/03/2018 tarihli 120.000-TL, 16/03/2018 tarihli 125.000-TL ve 30/03/2018 tarihli 130.000-TL bedelli keşidecisi ... Reklam olan toplam 484.800-TL bedelli çekleri verdiği belirlenmiştir.Davacı davaya konu çeki, tahsil için 21/11/2017 tarihinde ... Bankası Küçükbakkalköy şubesine teslim etmiş ve vade tarihinde tahsile alınarak bankanın Kısıklı Caddesi şubesindeki hesaplarına aktarılmasını istemiştir. Fakat; davacı sonradan yaptığı araştırmada keşidecinin çeklerinde sorun olduğu öğrenildiğinden ve ... ... Ltd. Şti. ile görüştüğünü belirterek adı geçen şirkete iade etmek amacıyla, çeki 08/01/2018 tarihinde bankadan geri istemiş ve 1 gün sonra çeki bankadan geri almıştır. Çek, ilk olarak bankaya teslim edilirken davacının cirosu altında ... Bakkalköy şubesi kaşesi vurulmuş, sonrasında çek banka tarafından davacıya iade edilirken kaşenin üzerine "İptal" kaydı düşülmüştür. Davacı çeki bankadan aldıktan sonra, ... ... Ltd. Şti.'ye geri verdiğini ve yerine ... Bankası'nın 30/08/2018 tarihli 86.700-TL bedelli çekin ciroyla kendisine verildiğini ve o çekin de ödenmediğini beyan etmektedir.Dava dilekçesi ekinde sunulan, davacının ... ... Ltd. Şti.'ye ilişkin cari hesap ekstresinde, 109/800-TL bedelli çekin 17/11/2017 tarihinde davacı kayıtlarına işlendiği, 09/01/2018 tarihinde çekin takastan geri çekildiği ve yine aynı tarihte o çek karşılığında 86.700-TL bedelli çekin kayıtlara alındığı tesbit edilmiştir.Davacı şirket ve çalışanı 10/05/2018 tarihli şikayet dilekçesiyle, davalı ile beraber diğer 8 kişi hakkında İstanbul Anadolu CBS'nin 2019/222638 soruşturma sayılı dosyasıyla şikayetçi olmuşlardır.Davalının soruşturmada alınan ifadesinde, ... isimli şirketi 2018 yılı Şubat ayında devrettiğini, kendisine sorulan 02/03/2018 tarihli 120.000-TL bedelli çeki almadığını, çekteki isimleri geçen ... Reklam ve davacı ... Barkod isimli şirketleri bilmediğini, ticari ilişkisi bulunduğu şirketler olmadığını, kaşesi ve imzası taklit edilerek böyle bir cirolama işlemi yapıldığını düşündüğünü ve sahte olan çekle ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir. Soruşturma sonucunda, bilirkişi incelemesinde çekler üzerinde sahtecilik yapılmadığı, imzaların adı geçen keşideci ve cirantalara ait olduğu, çeklerin orijinal olduğu şikayetin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu gerekçesiyle, 08/11/2021 tarihinde takipsizlik kararı verilmiştir.Davacının sunduğu davacının çalışanı ile davalının cep telefonundan yapılan 15/03/2018-28/03/2018 tarihlerindeki whatsapp yazışmalarında, davacı çalışanının davalıya mutabakat ve ödeme hususunda bir kısım sorular sorduğu, davalının bakiye mutabakatının ... isimli kişiyle yapılmasını söylediği; yine davacı çalışanı ...'nın ... isimli kişiyle yaptığı 02/03/2018-12/06/2018 tarihleri arasındaki whatsapp yazışmalarında, davacı çalışanının ödeme taleplerinde bulunduğu, vadesi gelmemiş ... çekini verip ... çekini değiştirmek istediklerini söylediği, ...'ın da 16 Mart tarihli ... çeki olup olmadığını, 2 Mart tarihli olanı da değiştirip değiştirmeyeceklerini sorduğu, ...'nın da "evet 16 Mart" şeklinde cevap verdiği, 5 Mayıs'ta ...'nın parayı alamadıklarını söylediği ve ...'ın özür dilediği; ...'nın davalıyla yaptığı 02/03/2018- 21/03/2018 tarihleri arasındaki yazışmalarda, ...'nın davalıya 20 Mart'taki ödemenin banka kanalıyla olup olmayacağını sorduğu, 20 Mart'taki yazışmalarda da ...'nın davacı alacak bakiyesinin 298.245-TL olduğunu, ödemeden sonra 331.700-TL bedelli çekleri vereceklerini, vade farkları düşüldükten sonra davalıya 280.000-TL'den hesabı kapatmayı teklif ettiğini fakat ödeme yapılmadığından ...'nın davalıya bir çok cevapsız kalan mesajlar gönderdiği; yine ... ile davalı çalışanı ...'ın 02/03//2018-12/03/2018 tarihlerindeki yazışmalarda, ...'ın ...'nin kendilerine birkaç müşteri çeki teklif ettiğini, isterlerse bu çekleri onlara yönlendirebileceğini , ...'ın da çeklerle ilgili bilgileri sorgulamak için ...'ya gönderdiği görülmüştür .Yargılama aşamasında alınan bilirkişi heyet raporunda, davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinin incelendiği, ... şirketi hesabında davaya konu çekin 17/11/2017 tarihinde alacak olarak kaydedildiği, aynı tarihte çek iadesi açıklamasıyla bu sefer borç olarak kaydedildiği, yine 14/12/2017 tarihinde dava dilekçesinde belirtilen 120.000-TL, 125.000-TL ve 130.000-TL'lik çeklerin alacak olarak yazıldığı, 09/01/2018 tarihinde 130.000-TL'lik çek için "çek iadesi" açıklamasıyla borç kaydı yazıldığı, aynı tarihte davaya konu çekle değiştirildiği bildirilen 86.700-TL çekin "iade çek karşılık konuk deri çeki" açıklamasıyla yazıldığı, 120.000-TL bedelli çek için 08/03/2018, 125.000-TL bedelli çek için 16/03/2018 tarihinde ve 30/03/2018 tarihinde 86.700-TL bedelli çek için de borç kaydı yazıldığı; 30/03/2018 tarihi itibariyle ... ... Ltd. Şti.'den 298.245,72-TL alacaklı göründüğü tesbit edilmiştir. ... şirketinin ticari defterleri incelenememiştir.Eldeki davada davacının, davaya dayanak teşkil eden icra takibine konu çekin davalı ...i üzerine çekin bankadan 09/01/2018 tarihinde geri alındığı, sonrasında o çekin iade edilip yerine 86.700-TL'lik çekin alındığı, davacının usulüne uygun ticari defterlerinden tespit edilmektedir. Davalı adı geçen şirketteki hisselerinin tamamını 27/02/2018 tarihinde satmış, 05/03/2018 tarihli ortaklar kurulu kararıyla müdürlük görevinden ayrılmış ve davacı ile diğer ilgililere karşı 18/05/2018 tarihinde çek için kambiyo takibi başlatmıştır. Davacı, davalının çeki kötüniyetli olarak ele geçirdiğini, ... ... Ltd. Şti.'ye geri verilmeden cironun iptal edilmemesinden istifade ederek takibe koyduğunu ileri sürmüştür.Davalı ise soyut olarak çekten dolayı alacaklı olduğunu savunmuş ise de; CBS dosyasındaki ifadesinde ise, davacıyı bilmediğini ve ticari ilişkisi bulunmadığını,çek borçlularını tanımadığını söylemiştir. Buna göre davacının çeki ... ... Ltd. Şti.'ye teslim ettiği sabit olup ,çekin adı geçen şirketin geçerli bir cirosuyla davalıya geçmediği ve yukarıda ortaya konulmuş maddi olgular dikkate alındığında davalının çekte yetkili hamil olmadığı, çekin davalı tarafından ele geçirildiği anlaşıldığından, davacının davaya dayanak icra takibinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 8.304,45-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.076,13-TL harcın mahsubu ile kalan 6.228,32-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 06/11/2025