İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/159 E. 2025/884 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/159
Karar No
2025/884
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/159 Esas KARAR NO : 2025/884 DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 20/02/2025 KARAR TARİHİ : 19/11/2025

Mahkememizde görülen Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Bankanın --------- Şubemiz müşterisi --------Şti firması tarafından, --------.Ş lehine düzenlenen --------- nolu çek kargoda kaybolduğunu, Kargo şirketi kayıtlarından da anlaşılacağı üzere şikâyet konusu çek TÜRKİYE CUMHURİYETİ sınırları dahilinde kaybolduğunu, Bu sebeple de K.K.T.C. mevzuatı gereğince -------- Polis Müdürlüğü'ne kayıp olduğuna ilişkin bildirimde bulunulduğunu, takibe konu edilen çek evrakı ile ilgili olarak -------- soruşturma Numaralı dosyası ile de soruşturmanın devam ettiğini, bu çek ile ilgili olarak müvekkili tarafından ---------- Soruşturma numaralı dosyası ile de soruşturmanın devam ettiğini, Bunun yanında çekin lehdarı olan ---------Ş. Tarafından --------- SORUŞTURMA Numaralı dosyası ile de soruşturmanın devam ettiğini, bu çek için --------- Tarafından -------- SORUŞTURMA Numaralı dosyası ile de soruşturma devam ettiğini, Özetle aynı çek yaprağı bakımından 4 farklı savcılık şikayeti olduğunu, --------- İCRA MÜDÜRLÜĞÜ --------- Esas numaralı dosyası ile Müvekkili aleyhinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibin yapıldığını, ödeme emrinin gönderilmiş olduğunu, Kambiyo senedine özgü haciz yoluyla yapılan takiplerde, icra mahkemesine yapılan itirazlar kendiliğinden takibin durdurulması sonucu doğurmadığından Müvekkili aleyhinde icra takibi kesinleşmiş olduğunu, Bu durumda Müvekkili banka borçlu olmadığı bir kambiyo senedi ( kambiyo senedi vasfı taşıyıp taşımadığı dahi tartışmalı bir evrak ) bakımından haciz baskısı altına girmekte olduğunu, Bu sebeple huzurdaki davayı ikame etmek Müvekkili kamu bankası tarafından bir zorunluluk halini aldığını, alacaklı olduğunu iddia eden tarafa Müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, söz konusu dosyadaki senet üzerinde müvekkilinin imzasının olmadığını, ciro silsilesinin de bulunmadığını, dolayısı ile icra takibinde borçlu olarak yer alması hukuka aykırı olduğunu, takibe konu çek ------ Çeki olup ------- Ticaret Kanunu'na tabi olduğunu, dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti sınırlarında örnek no : 10 Kambiyo senedine özgü haciz takip yoluna konu edilerek takibe konulamayacağını, bu sebeple kambiyo vasfını taşımadığını, 24.01.2017 Tarih ve -------- Karar Sayılı Kararnamenin ekinde yer alan karar ile müvekkili Bankanın --------- aktarılmasına karar verildiğini, Bu sebeple 19.08.2016 tarihli ve 6741 sayılı TÜRKİYE VARLIK FONU YÖNETİMİ ANONİM ŞİRKETİNİN KURULMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN'UN Muafiyet ve istisnalar başlığı altında yer alan "MADDE 8-......(2) Şirket ve --------- ile Şirket tarafından kurulacak şirketler ve alt fonlar, elektrik ve havagazı tüketim vergisi ve yangın sigortası vergisi hariç olmak üzere 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu gereğince alınan vergi, harç, katılma payı ile tasdik ücretlerinden, sahip olduğu taşınmazlar dolayısıyla emlak vergisinden, satın alınan ve satılan taşınmazlar ile ilgili olarak tapu ve kadastro döner sermaye bedellerinden ve her türlü dava ve icra işlemlerinde teminat yatırma mükellefiyetlerinden muaftır"..... Düzenlemesinin yapıldığını, bu nedenle alacaklı vekilinin haksız olarak icra takip işlemlerine devam etmesi sebebiyle; Öncelikle ihtiyati tedbir talebinin teminatsız olarak kabulü ile, İİK 72/2 maddesi doğrultusunda icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, İhtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini, ayrıca bu aşamada 3. Şahıslardan yapılacak olası tahsilatların alacaklıya ödenmemesini ve icra dairesinde depo edilmesine karar verilmesini, dosyadan konulan hacizlerin tedbiren kaldırılmasına karar verilmesini, Menfi tespit taleplerinin kabulü ile, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla, Davacı müvekkilinin; ------- İCRA DAİRESİ -------- esas sayılı icra dosyası yönünden müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, Davalı taraf aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; 23/09/2024 tarihinde--------- İcra Müdürlüğünün --------- E. Sayılı dosyası ile davacı hakkında kambiyo senetlerine özgü yolla takip başlatıldığını, davacı işbu takibe itiraz ederek huzurdaki davayı açtığını, açılan dava haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının huzurdaki davadan önce ------ İcra Hukuk Mahkemesinin --------- E. Sayılı dosyası ile borca itiraz davası açmış olduğunu bu dava devam ederken --------- E. Sayılı dosyası ile aynı nitelikte dava açıp takibe ve borca itiraz ettiğini, Davacının açtığı haksız davalar reddedildiğini, daha sonra huzurdaki davayı açtığını, -------- Bankası --------- Şubesine ait, --------- seri nolu, 07/09/2024 keşide tarihli çekin müvekkiline ciro yoluyla gelmiş olduğunu, müvekkili --------- bu çekin yetkili ve meşru hamili olduğunu, müvekkili ticari alışveriş sonucunda işbu çeki ödeme aracı olarak aldığını, müvekkilinin kendinden önceki ciranta ile yaptığı ticaretin belgesi olan fatura da dilekçe ekinde sunduklarını, dava konusu çekin taraflarından yasal süresi içerisinde ilgili bankaya ibraz edilmiş olduğunu, Banka da yasal süresi içerisinde eğer ibraz edilen karşılığı varsa ödemekle yükümlü olduğunu, Eğer çekin karşılığı yoksa karşılıksız kaşesi vurmak zorunda olduğunu, eğer savcılık tarafından verilen bir el konulma kararı varsa ya da bir mahkeme kararıyla durdurma ya da ödemeden men kararı varsa bu kararı da çekin üzerine derc ederek bu gerekçeyi belirterek bize iade etmesi gerekirken banka hiçbir işlem yapmadığını, müvekkilinin bankaya dilekçe vererek çekin hangi gerekçe ile yazılmadığı konusunda bilgi ve beyan verilmesi talep edilmesine rağmen ilgili banka üç gün boyunca oyalayarak müvekkilini beklettiğini ve herhangi bir cevap vermediğini, Dolayısıyla burada banka bizatihi kendisi sorumlu olduğunu, müvekkilinin çeki ibraz ettiği tarihte çekin bankada karşılığı bulunmasına rağmen bankanın tamamen keyfi olarak hiçbir yasal dayanak olmadan çek bedelini müvekkiline ödemediği gibi çekle ilgili hiçbir işlem de yapmadığını, TTK ilgili hükümleri ve Çek Kanunu gereğince banka ödemekle yükümlü olduğu çekten kaynaklı olarak çekin karşılığı bulunmasına rağmen herhangi bir mahkeme kararı ve yasal bir gerekçe olmadan çek bedelini ödemediğini, bizzat sorumlunun banka olduğunu, müvekkilinin banka yetkilileri ile ilgili de şikayette bulunulduğunu, soruşturmanın--------- Soruşturma numaralı dosyasıyla ile devam ettiğini, banka bir hüküm mercii olmadığını, Banka kendi kendine hüküm vererek hak sahipliğini kendisini belirlediğini, müvekkilinin dava konusu çekin son hamili olduğunu belirtilen çek ciro yolu ile müvekkiline intikal ettiğini, müvekkiline karşı şahsi defileri öne sürme olasılığı bulunmadığını, çekin yetkili ve meşru hamili olmaması sebebiyle de herhangi bir alacak iddiasında da bulunamayacağını, çekin beyaz ciro yolu ile müvekkiline intikal etmiş olduğunu, arada başkaca cirantalar olması sebebiyle de iddia edildiği gibi çek üzerinde cirosu bulunan bir başka şahıs nezdinde iken kaybolduğu hususu müvekkillini ilgilendiren bir husus olmadığını, davacıyı ilgilendiren bir durumda olmayacağını, çek üzerinde bulunan her imza birbirinden bağımsız olduğunu, her imzanın kendi sahibini bağlayacağını, müvekkilinin çekin yetkili ve meşru hamili olduğunu, Çek muntazam ciro silsilesi ile müvekkiline geldiğini, imzaların istiklali prensibi gereği de her kişi kendi imzasından sorumlu olacağını, müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi olduğu bahse konu çek ciro yolu ile müvekkiline intikal ettiğini, TTK ilgili hükümleri ve Çek Kanunu gereğince banka ödemekle yükümlü olduğu çekten kaynaklı olarak çekin karşılığı bulunmasına rağmen herhangi bir mahkeme kararı ve yasal bir gerekçe olmadan çek bedelini ödemediğini, sorumlu olanın banka olduğunu, banka bir hüküm mercii olmadığını, Banka kendi kendine hüküm vererek hak sahipliğini kendisini belirlediğini, Halbuki burada hak sahipliğini belirleme hakkı bulunmadığını, Yasa emredici şekilde bankaya ibraz edilen çekin karşılığı varsa ödemesini eğer karşılığı yoksa da gerekçesini yazmasını emretmekte olduğunu, Banka bunlarda hiçbirini yapmadığından dolayı çekin karşılığı bulunduğu halde hiçbir gerekçe göstermeden çek bedelini müvekkiline ödemeyen bankaya karşı kambiyo hukukuna göre takip yapmalarının önünde bir engel bulunmadığını, haksız ve kötü niyetli olarak açılan işbu davanın reddi ile davacı aleyhine %25'ten az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, --------İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyasının Uyap dosya sureti.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın, davacı banka aleyhine kambiyo senetlerine özgü olarak başlatılan --------- İCRA DAİRESİ --------Esas sayılı takip nedeni ile davacı bankanın davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.Dosya içerisine alınan-------- İcra Müdürlüğünün -------- Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından 28/02/2025 tarihinde 2.031.902,30 ödeme yapıldığı anlaşılmış, davaya istirdat davası olarak devam edilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalının ------- İcra Müdürlüğünün ------- Esas sayılı dosyası ile ---------Şti'nin keşidecisi, ---------Ş'nin lehtarı olduğu -------- nolu, 07.09.2024 keşide tarihli, 1.172,308,44.-TL tutarlı çek dayanak göterilerek davacı aleyhine kambiyo senetlere özgü icra takibi başlattığı, davacının icra takibine konu senet nedeni ile borcunun bulunmadığı iddiası ile eldeki menfi tespit davasını açtığı görülmüştür.Yargılama sırasında davacı tarafça icra borcunun icra dosyasına yatırıldığı görüldüğünden davaya istirdat davası olarak devam edilmiştir.Takibe dayanak davaya konu çek incelendiğinde çekin muhatap bankasının davacı banka olduğu ancak çekte bankanın cirosunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi ile çekin bankaya ibraz edilmesine rağmen banka tarafından işlem yapılmadığı ileri sürülmüş ve takibin bu nedenle bankaya karşı da yapıldığı açıklanmıştır. Belirtmek gerekir ki; çek nedeni ile sorumlu tutulacak kişiler keşideci, lehtar ve cirantadır. Bunlar dışında yasal düzenleme uyarınca aval ve kefalet verenlerin de sorumluluğu bulunmaktadır. Çekten sorumlu tutulanlar tahdidi olarak sayıldığından muhatap banka olan davacının çek bedeli ile sorumlu tutulması mümkün değildir. Ancak bankanın şartları varsa tahsilatı geciktirmesinden dolayı sorumluluğu bulunmaktadır ki bunun da tazminat davası ile ileri sürülmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle; çek bedelinin tahsilinden davacı bankanın sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalının icra takibi başlatmasında kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden davacının kötüniyetli takip tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, harçlandırılan dava değeri üzerinden harç ve vekalet ücreti hesaplanmak sureti ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın KABULÜ İLE, davacının -------- İCRA DAİRESİNİN ---------- Esas sayılı takip nedeni ile borçlu olmadıklarının TESPİTİ İLE, yargılama sırasında davacı tarafından ödenen 2.031.902,30TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Davacının kötüniyetli takip tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine, 3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 90.145,29 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 22.536,33 TL peşin harcının mahsubu ile bakiye 67.608,96 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 22.536,33 TL peşin harcın toplamı 23.151,73 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan posta/müzekkere masrafı olan 245,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanacak olan 4.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 202.750,99 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 19/11/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/159, K. 2025/884, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-159-e-2025-884-k-b51c0ce832b0