İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/279 E. 2025/705 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/279
Karar No
2025/705
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/279 KARAR NO : 2025/705

DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 18/04/2023 KARAR TARİHİ : 06/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan alacak ve birleşeni menfi tespit davalarının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl dosyada davacı/birleşen dosyada davalı vekili, asıl dosyada dava dilekçesi ile; ... Şirketi'nin, İflas Nedeniyle Tasfiye Halinde ... Bankası Anonim Şirketi ile aralarında akdedilen ... 21. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayısı ile onaylanan temlik sözleşmesi ve beyan ekinde belirtilen takip ve davalara ilişkin olarak alacağın tahsiline yönelik her türlü resmi merciye ve yasal yollara başvurma hakları da dahil olmak üzere devir ve temlik aldığını, müvekkili ... Şirketi'nin ise, ... Şirketi ile 17/09/2018 tarihli birleşmenin kabulüne ilişkin genel kurul kararı ile birleştiğini, ... Adi Ortaklığı ile alacağı temlik eden ... Bankası Anonim Şirketi arasında 17/11/2008 tarihli ve 40.000.000,00-USD limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiğini ve kredi kullandırımının sağlandığını, ancak kredi borçlarının ödenmesi hususunda temerrüde düşülmesi üzerine borçlu şirket ve kefillerine, ... 18. Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesi gönderilerek kredi hesabının kat edildiğini ve 13/03/2013 tarihi itibariyle toplam 15.027.701,00-TL nakit kredi alacağının ödenmesinin ihtar edildiğini, temlik eden banka tarafından 30/04/2013 tarihinde ... 19. İcra Müdürlüğü'nün...esas sayılı dosyası ile davalı şirketin de aralarında bulunduğu borçlu ve kefiller aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak borçluların itirazı üzerine takibin durduğunu, temlik eden banka tarafından itirazın iptali davası açılmadığını ve adi ortaklığı oluşturan şirketler tarafından yıllardır borcun ödenmediğini, bu hususta arabuluculuğa başvurulduğunu ve fakat anlaşma sağlanamadığını, borçlu şirketlerin, müvekkili şirketin yasal takip işlemleri başlatacağının farkında olması nedeniyle mallarını devredip kaçırma risklerinin bulunduğunu, tüm bu nedenlerle öncelikle makul bir teminat mukabilinde fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ihtarnamede belirtilen 15.027.701,00-TL için ihtiyati haciz kararı verilmesini; yapılacak yargılama sonunda fazlaya ilişkin tüm talep hakları saklı kalmak kaydıyla 11.758.295,86-TL asıl alacak ve 8.241.704,14-TL işlemiş faiz ve BSMV olmak üzere toplam 20.000.00,00-TL'nin, asıl alacağa dava tarihinden itibaren işleyecek %50 oranında temerrüt faizi ve BSMV ile birlikte davalı şirketten tahsilini talep etmiştir. Asıl dosyada davalı/birleşen dosyada davacı vekili, asıl davada cevap dilekçesi ile; eldeki dava açılmadan arabuluculuk şartının yerine getirilmemiş olduğunu, eldeki davanın genel nitelikli bir alacak davası olarak açılmış olduğunu, fakat tüm açıklamaların, itirazın iptali davasına yönelik yapılmış olduğunu ve dayanak olarak da ... 19. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının gösterildiğini, bu nedenle dava dilekçesindeki anlatım ile talep sonucu arasında bir hukuki teşevvüş bulunmakta olduğunu, eldeki davanın genel zamanaşımı süresi olan 5 yıla tabi olduğunu, bu nedenle zamanaşımı def'ilerinin bulunduğunu, gerek icra dosyasında taraf olmaları ve gerekse söz konusu kredi sözleşmelerinde öncelikle asıl borçluya gidilmemesi nedeniyle tek başına böyle bir davada pasif husumetlerinin bulunduğunun söylenemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, asıl borçluların ve adi ortaklığı oluşturan diğer tarafların eldeki davada yöntemince taraf haline getirilmelerinin gerekmekte olduğunu, en azından davanın onlara ihbarının gerektiğini, müvekkili şirkete hesap kat ihtarı ve hesap özeti bilgilerinin gönderilmemiş olduğunu, temerrüde düşülmediğinden ötürü davanın usulden reddinin gerekmekte olduğunu, hesap kat ihtarnamesinin adi şirkete tebliğ edilmiş olduğunu ve fakat müvekkili şirketin ayrı bir tüzel kişiliğinin olması nedeniyle tebliğin herhangi hukuki bağlayıcılığının bulunmadığını, bu hususun daha önceden yargılama konusu olduğunu ve ... 7. İcra Hukuk Mahkemesinin...esas sayılı dosyasında verilen kesinleşmiş karar ile davalıya bir ihtarname gönderilmediğinin sabit hale geldiğini, adı geçen kredide müvekkili şirketin kefil olarak imzası bulunmadığı için, sorumluluğunun da bulunmamakta olduğunu, tüm bu nedenlerle öncelikle usuli itirazlarının, başta zamanaşımı olmak üzere ön inceleme aşamasında değerlendirilmesini, devamında açılan davanın öncelikle usulden reddini; aksi takdirde esastan ayrı gerekçeler ile reddini ve taraflarına en az %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Asıl dosyada davalı/birleşen dosyada davacı vekili, birleşen dosyada dava dilekçesi ile; ... Bankası Anonim Şirketinin temlik alanı olan davalı tarafça, müvekkili aleyhine ... 19. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile kredi sözleşmesine dayanılarak bir icra takibi yapıldığını, söz konusu bu icra takibine dayanak olarak davacı müvekkili şirket ile davalı ... Bankası Anonim Şirketi arasında düzenlenen bir kredi sözleşmesinin dayanak gösterildiğini, bu kredi sözleşmesinin ... Bankası Anonim Şirketi ile ... Adi Ortaklığı arasında 17.11.2008 tarihinde 40.000.000,00-USD limitli olarak imzalandığını ve ... 18. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kat edilerek takibe geçildiğinin gözükmekte olduğunu, söz konusu bu icra takibi ayakta durmakta iken bu kez temlik alacaklısı olarak kendileri tarafından aleyhlerine mahkememizin 2023/279 esas sayılı dosyasında bir alacak davası açılmış olduğunu ve bu davanın halen derdest olarak devam etmekte olduğunu, adı geçen adi ortaklığının müstakil bir tüzel kişiliğinin bulunmamakta olduğunu, her bir şirketin kendisinin tüzel kişiliği ve temsil gücü bulunmakta olduğunu, dolayısıyla her bir ortağın, kendini borçlandırıcı işlemi yapması için kendisinin yöntemine ve usulüne uygun olarak temsil ve ilzam ettirmesinin gerekmekte olduğunu, dava konusu genel kredi sözleşmesinde, müvekkili şirketin yetkili organlarınca yetki verilmiş bir temsilcisi, müdür ya da ortağının imza ve onayının bulunmamakta olduğunu, yani müvekkili şirketin bu sözleşmeyi imzalamadığını, kendisinin bu sözleşme ve içeriğinden ötürü de bir hukuki sorumluluğu ve borcunun bulunmamakta olduğunu, söz konusu kredi sözleşmesini ortaklık adına imzalayan...'nun müvekkili şirket yönünden kendisini bağlayıcı bir temsil ve ilzam yetkisi olmadığı gibi, belirtilen kredi sözleşmesinde müvekkili şirketi borçlandırıcı bir imzasını da bulunmamakta olduğunu, bu hususta taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunun, ancak olumlu bir sonuç alınamadığını, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile 17/11/2008 tarihli genel kredi sözleşmesinden ötürü davalı tarafa borçlu olmadıklarının tespitini davalı aleyhine asıl alacağın %20'si üzerinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Asıl dosyada davacı/birleşen dosyada davalı vekili, birleşen dosyada cevap dilekçesi ile; menfi tespit davası açan borçlu şirket aleyhine devam eden alacak davasında, alacak iddiaları sebebiyle fazlaya ilişkin her türlü talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davaya konu miktar üzerinden borcun olup olmadığı ve aynı zamanda borçlu şirketin borçlu olup olmadığı iddiası bu davada araştırıldığından, menfi tespit davasının açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, genel kredi sözleşmesini ortaklık adına imzalayan dava dışı ...'nun davacı şirket yönünden bağlayıcı bir temsil ve ilzam yetkisinin olmadığı iddiasının doğru olmadığı hususunun, davacının kendi dava dilekçesi ekleri ile sabit olduğunu, ... 10. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye sayısı ile tanzim ve tasdikli ... Adi Ortaklığı sözleşmesinin işin finansmanı ve finansman ihtiyacının karşılanması başlıklı 7. maddesinde, iş için temin edilecek krediler ile ilgili olarak, sözleşmede aksi belirtilmedikçe, ortaklık ile ilgili olarak meydana gelecek bütün borçlara iştirak edileceği, adi ortaklığı oluşturan şirketler tarafından kabul edildiğinin görülmekte olduğunu, davacı şirketin dava dilekçesinde adi ortaklığın projesi nedeniyle finansman sağlamak kullandırıldığını açıkça ikrar ettiği dava konusu kredi ilişkisinden de doğan borçtan sorumlu olacağı ve adi ortaklığın icra kurulu tarafından idare edileceğinin açıkça düzenlendiğini, ...'nun, ... 23. Noterliğinin tanzim ve tasdikli...tarihli ve .... yevmiye sayılı adi ortaklık ek Sözleşmesi doğrultusunda, davacı şirketin yönetim kurulu başkanı... tarafından bizzat icra kurulu asil üyesi olarak atandığını ve genel kredi sözleşmesinin akdedildiği tarih itibarıyla dava dışı ...'nun icra kurulu tüm vazife ve selahiyetlerine haiz olduğunu, yine ... 10. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye sayılı ... Adi Ortaklığı sözleşmesi incelendiğinde, ortaklığın idaresi başlıklı 8. madde incelendiğinde, 8.1.b. maddesinde işlerin icrası için gerekli nakit ve teminat kredilerini sağlamanın icra kurulunun yetki ve görevleri arasında olduğunun açıkça düzenlendiğini, sözleşmenin işin finansmanı ve finansman ihtiyacının karşılanması başlıklı 7. maddesinde, İş için temin edilecek krediler ile ilgili olarak, sözleşmede aksi belirtilmedikçe ortaklık ile ilgili olarak meydana gelecek bütün borçlara iştirak payları oranında iştirak edileceğinin de ayrıca düzenlenmiş olduğu, iki veya daha fazla gerçek veya tüzel kişinin belli bir amaca ulaşmak için katkılarını birleştirdikleri adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehliyetinin olmadığını, ancak ortakları, ortaklık borçlarından dolayı alacaklılara karşı doğrudan doğruya ve sınırsız olarak tüm varlıklarıyla sorumlu olduklarını, çünkü sadece gerçek ve tüzel kişilerin taraf ehliyeti ve/veya sorumluluklarının olduğunu, tüm bu nedenlerle öncelikle açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddini; aksi takdirde davacı şirketin borçlu olduğunun tespiti ile davanın reddini talep etmiştir. Uyuşmazlık, ... Adi Ortaklığı ile alacağını Final Varlık Yönetim Şirketine temlik eden (İflas Nedeniyle) Tasfliye Halinde ... Bankası Anonim Şirketi arasında akdedilen 17/11/2008 tarihli ve 40.000.000,00-USD limitli genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla, müflis banka tarafından ... 19. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine itiraz edilerek takibin durdurulmuş olması nedeniyle, asıl davada; temlik alacaklısı ... Şirketi ile birleşen davacı/birleşen dosyada davalı tarafından alacağın tahsili, birleşen davada ise; davalı/birleşen dosyada davacı tarafın borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkin bulunmaktadır. Mahkememiz asıl dava dosyası öncelikle ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sırasına tevzi edilmiş olup, mahkemenin 25/04/2023 tarihli, 2023/276 esas ve 2023/324 karar sayılı kararıyla, dava dosyasının konusu itibariyle İstanbul 6., 7., 8., ve 9. Asliye Ticaret Finans İhtisas Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmiş olup, ve dosya mahkememizin 2023/279 esas sırasına tevzi edilmiş; Birleşen dava dosyası öncelikle İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/729 esas sırasına tevzi edilmiş olup, mahkemenin 22/11/2023 tarihli, 2023/729 esas ve 2023/814 karar sayılı kararıyla, mahkemeleri dosyası ile mahkememiz dosyası arasındaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle mahkemeleri dosyasının, mahkememizin 2023/279 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş ve her iki davanın yargılamasına mahkememizce devam olunmuştur. Mahkememizce (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde ... Bankası Anonim Şirketi Boğaziçi Kurumsal Şube'si ile ... Adi Ortaklığı arasında akdedilen 17/11/2008 tarihli ve 40.000.000,00-USD bedelli genel kredi sözleşmesi ile ekleri, ... 18. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesi ile tebliğ mazbataları, ... 44. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesi ile tebliğ mazbataları, hesap özetleri, ... 21. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye sayılı tahsili gecikmiş alacak devir sözleşmesi, ... 7. İcra Hukuk Mahkemesinin... esas sayılı dosyası, ... 19. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanakları vs. dosyamız arasına alınmış, bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişiden rapor ve ek rapor, farklı bir bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişiden rapor, bankacılık işlemleri uzmanı, bankacılık ve sigortacılık enstitüsü öğretim üyesi ve bankacılık işlemleri uzmanı iktisat-ekonometri öğretim üyesi bilirkişilerden oluşan heyetten rapor ve ek rapor temin edilmiştir. ... 19. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden, alacaklı ... Bankası Anonim Şirketi tarafından, 30/04/2013 tarihinde borçlular ... Şirketi, ... ve ... aleyhine genel kredi sözleşmesi ve hesap kat ihtarnamelerine dayalı 13.615.139,00-TL asıl alacak, 1.414.719,00-TL işlemiş gecikme zammı ve 21.435,00-USD işlemiş mektup komisyonu olmak üzere toplam 15.068.576,00-TL nakit alacağın; asıl alacağın aynen veya fiili günündeki TCMB efektif satış kuru karşılığı TL olarak, takipten sonra asıl alacağa işleyecek yıllık %6 gecikme zammı, takip masrafları, avukatlık ücreti ile birlikte, BK'nun 84. maddesine göre ödemelerin öncelikle ferilerine mahsup edilmek üzere, 20.413.553,10-USD teminat mektubu + 3.255,00-TL çek yaprağı bedeli olan gayri nakdi kredi borçlarının, borçluların alacaklı bankadaki hesaplarına depo edilmesi, nakde dönüşmesi halinde bu tarihten itibaren yıllık yasal gecikmesi ve diğer masraf, avukatlık ücreti ve ferileriyle birlikte, tahsilde tekerrür etmemek, fazlaya, işleyecek komisyonlara, oranlardaki değişmelerden doğacak farka ve BK'nun 113. maddesindeki faiz ve diğer ferilere ilişkin hakları saklı kalmak ve 26/04/2013 tarihi itibariyle TCMB efektif satış kuruna göre 1,00-USD'nin 1,8063-TL olduğu kaydıyla tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, 09/05/2013 tarihinde borçlu ... Anonim Şirketi vekili tarafından, takibe konu miktarda borçları bulunmadığı gerekçesiyle takibe konu alacağa, ferilerine ve talep edilen faize itiraz edilmesi üzerine takibin bu borçlu yönünden durdurulduğu, alacaklı ... Bankası Anonim Şirketi tarafından, 31/07/2013 tarihinde, borçlu ... Şirketinin itirazının kaldırılması talebiyle dava açıldığı, ... 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 25/03/2014 tarihli, ... esas ve... karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, verilen kararın temlik alan ... Şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 30/09/2014 tarihli, ...esas ve ... karar sayılı kararıyla kararın onanmasına karar düzeltme yolu açık olmak üzere karar verildiği, kararın davalı ...Şirketi vekiline 15/06/2025 tarihinde tebliğ edildiği, 10 günlük süre içerisinde karar düzeltme talep edilmemiş olduğu, kararın ... Şirketine 24/09/2025 tarihinde tebliğ edildiği, ... Şirketi vekili tarafından sunulan 25/09/2025 tarihli dilekçe ile karar düzeltme yolundan feragat edildiğinden, kararın 25/09/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. ... 21. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye sayılı tahsili gecikmiş alacak devir sözleşmesinin incelenmesinden, ... Bankası Anonim Şirketi tarafından, borçlu ... Adi Ortaklığı ile ilgili ... 19. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasına ilişkin olarak, alacağın tahsiline yönelik her türlü resmi merciye ve yasal yollara başvurma hakları da dahil olmak üzere alacağın, ... Şirketine devir ve temlik edildiği anlaşılmıştır. Bankacılık işlemleri uzmanı ..., bankacılık ve sigortacılık enstitüsü öğretim üyesi ... ve bankacılık işlemleri uzmanı iktisat-ekonometri öğretim üyesi ...'dan oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenerek mahkememiz dosyasına sunulan 24/03/2025 tarihli rapor ve 05/07/2025 tarihli ek rapor ile; esas alacak davası yönünden, davacı tarafın, davalı taraftan dava tarihi olan 18/04/2023 tarihi itibariyle 13.615.139,00-TL asıl alacak, 8.259.851,00-TL gecikme zammı ve gecikme zammının %5'i 412.992,54-TL BSMV olmak üzere toplam 22.287.982,54-TL alacağının bulunduğu, dava tarihinden ödeninceye kadar 13.615.139,00-TL asıl alacak üzerinden %6 gecikme payı oranı ve %5'i gider vergisi ile birlikte istenebileceği, davacı vekilinin temerrüt faizine ilişkin itirazının benimsenmesi durumunda ise davacı tarafın, davalı taraftan dava tarihi olan 18/04/2023 tarihi itibariyle 13.615.139,00-Tl asıl alacak, 59.926.536,36-TL gecikme zammı ve gecikme zammının %5'i 2.996.327,12-TL BSMV olmak üzere toplam 76.538.002,48-TL alacağı hesaplandığı; birleşen menfi tespit davası yönünden ise, davacı borçlunun, 17/11/2008 tarihli genel kredi sözleşmesinden borçlu olmadığına ilişkin beyanının,... tarihli ve ... adli ortaklık sözleşmesinde kredi borçlusu ... Adi Ortaklığı'nı sözleşmenin 8.2.A maddesinde yer alan dava dışı kredi borçlusunu temsil ve ilzama yetkili olan icra kurulu asıl üyeleri olarak atanan... Şirketi adına ... ve ... Şirketi ... tarafından imzalanmaları sonucunda, dava dışı adi ortaklığın borçlarından müteselsilen sorumlu olacakları kanaati, esas dosyadaki tespitler kapsamında da borçlu olduklarının tespiti sonucu, borçlu olmadıkları yönündeki taleplerinin değerlemesinin mahkememiz muhtariyetinde olduğu tespit edilmiştir. Davalı/birleşen dosyada davacı tarafça, asıl dava dosyası kapsamında her ne kadar icra müdürlüğünün yetkisine karşı itiraz edilmiş ise de, kredi sözleşmesinin 23.1. maddesi ile İstanbul mahkeme ve icra müdürlüklerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı anlaşıldığından, davalı tarafın yetki itirazına itibar edilmemiştir. Davalı/birleşen dosyada davacı tarafça, asıl dava dosyası kapsamında her ne kadar zamanaşımı def'inde bulunulmuş ise de, kredi sözleşmesinin tarihi, icra takip tarihi ve 5411 Bankacılık Kanunu'nun 16 ve 141 maddeleri dikkate alınarak, davalı tarafın zamanaşımı def'ine itibar edilmemiştir. Yine davalı/birleşen dosyada davacı tarafça, asıl dava dosyası kapsamında her ne kadar pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı yönünde itirazda bulunulmuş ise de, davalı şirketin, adi ortaklığın bir üyesi olarak davaya konu kredi sözleşmesini ayrıca imzalamış olması dikkate alınarak, davalı tarafın bu yöndeki itirazına da itibar edilmemiştir. Davalı/birleşen dosyada davacı tarafça, asıl dava dosyası kapsamında her ne kadar arabuluculuk şartının usulüne uygun olarak yerine getirilmediği itirazında bulunulmuş ise de, arabuluculuk son tutanağında, ... 19. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına karşı yapılan itirazın iptali dışında, alacak istemine ilişkin olarak da arabuluculuk faaliyeti yapıldığı ve tarafların anlaşmaya varamadıklarının belirtilmiş olması karşısında, davalı tarafın bu yöndeki itirazına da itibar edilmemiştir. Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre; ... Şirketi'nin, İflas Nedeniyle Tasfiye Halinde ... Bankası Anonim Şirketi ile aralarında düzenlenen ... 21. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayısı ile onaylanan temlik sözleşmesi ve beyan ekinde belirtilen takip ve davalara ilişkin olarak alacağın tahsiline yönelik her türlü resmi merciye ve yasal yollara başvurma hakları da dahil olmak üzere devir ve temlik aldığı, ... Anonim Şirketi'nin ise, ... Şirketi ile 17/09/2018 tarihli birleşmenin kabulüne ilişkin genel kurul kararı ile birleştiği, ... Adi Ortaklığı ile alacağı temlik eden ...Bankası Anonim Şirketi arasında 17/11/2008 tarihli ve 40.000.000,00-USD limitli genel kredi sözleşmesi düzenlendiği, kredi borçlarının ödenmesi hususunda temerrüde düşülmesi üzerine borçlu şirket ve kefillerine, ... 18. Noterliği'nin... tarihli ve ... yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesi gönderilerek kredi hesabının kat edildiği ve 13/03/2013 tarihi itibariyle toplam 15.027.701,00-TL nakit kredi alacağının ödenmesinin ihtar edildiği, temlik eden banka tarafından 30/04/2013 tarihinde ... 19. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyası ile davalı şirketin de aralarında bulunduğu borçlu ve kefiller aleyhine icra takibi başlatıldığı, borçluların itirazı üzerine takibin durduğu, alacağı temlik alan varlık yönetim şirketince alacağın tahsili amacıyla eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Alacağı temlik eden ... Bankası Anonim Şirketi ile genel kredi sözleşmesini imzalayan ... Adi Ortaklığı bir adi ortaklıktır. 6098 Sayılı TBK'nın 620 (mülga 818 sayılı TBK 520) maddesi uyarınca; adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. Yine TBK’nınn 638. ((mülga 818 sayılı TBK 534) maddesine göre; ortaklık için edinilen veya ortaklığa devredilen şeyler, alacaklar ve ayni haklar, ortaklık sözleşmesi çerçevesinde elbirliği halinde bütün ortaklara ait olur. Ortaklık sözleşmesinde aksine bir hüküm bulunmadıkça, bir ortağın alacaklıları, haklarını ancak o ortağın tasfiyedeki payı üzerinde kullanabilirler. Ortaklar, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile, bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumlu olurlar. İki veya daha fazla işletmenin belli bir amaca ulaşmak için katkılarını birleştirdikleri ortaklığın (Joint Venture'nin) tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehliyeti yoktur. Ortaklar, ortaklık borçlarından dolayı alacaklılara karşı doğrudan doğruya ve sınırsız olarak tüm varlıklarıyla sorumludurlar. Ancak gerçek ve tüzel kişilerin taraf ehliyeti vardır (Prof. Dr. Baki Kuru İcra ve İflas Hukuku EI Kitabı 2004 Bas. Sahife 137; HGK.nun 08.10.2003 tarih ve ... E. ....K. sayılı içtihadı). (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi... esas ve ... karar sayılı ilamı). Adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Bu tür dava arkadaşlığında, dava arkadaşları birlikte hareket etmek zorundadır. HMK’nın 60/1. maddesine uyarınca mecburi dava arkadaşları, ancak birlikte dava açabilir. Adi ortaklık tarafından açılacak davaların elbirliği halinde mülkiyet hükümleri gereği bütün ortaklar tarafından birlikte açılması gerekir. Adi ortaklığa karşı açılacak davalar yönünden ise; ikili bir ayrım yapmak gerekecektir. Davanın konusu paradan başka bir şey ise davanın bütün ortaklara karşı birlikte açılması (mecburi dava arkadaşlığı), davanın konusu para ise; ortaklar bu borçtan müteselsil sorumlu bulunduklarından ortaklardan biri, bazıları yada tümüne karşı (ihtiyari dava arkadaşlığı) dava açılabilecektir. (Prof. Dr. Baki Kuru Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı 2021 bası sahife 111-112) Bu açıklamalar ışığında dava ve talebe konu genel kredi sözleşmesi davalının da aralarında bulunduğu ...Adi Ortaklıklığı tarafından akdedilmiş olduğu görülmektedir. ve her bir ortak tarafından imzalanmıştır. Dosya kapsamına sunulan adi ortaklığa ilişkin bilgi ve belgeler, genel kredi sözleşmeleri ve ekleri, noter ihtarnameleri, imza sirkülerlerine göre, ... 10. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayısı ile tanzim ve tasdikli ... Adi Ortaklığı sözleşmesinin işin finansmanı ve finansman ihtiyacının karşılanması başlıklı 7. maddesinde, iş için temin edilecek krediler ile ilgili olarak, sözleşmede aksi belirtilmedikçe, ortaklık ile ilgili olarak meydana gelecek bütün borçlara iştirak edileceğinin adi ortaklığı oluşturan şirketler tarafından kabul edildiği, dava konusu kredinin adi ortaklığın projesi nedeniyle finansman sağlamak amacıyla kullanıldığı, adi ortaklığın icra kurulu tarafından idare edileceğinin açıkça düzenlendiği, ...'nun, ... 23. Noterliği'nin tanzim ve tasdikli ... tarihli ve ... yevmiye sayılı adi ortaklık ek Sözleşmesi doğrultusunda, ...A. Ş.'nin yönetim kurulu başkanı İshak Süha ÜNÜVAR tarafından bizzat icra kurulu asil üyesi olarak atandığı ve genel kredi sözleşmesinin akdedildiği tarih itibarıyla dava dışı ...'nun icra kurulunun tüm vazife ve selahiyetlerini haiz olduğu, yine ... 10. Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye sayılı ...Adi Ortaklığı sözleşmesinin ortaklığın idaresi başlıklı 8. maddesi, 8.1.b. maddesinde işlerin icrası için gerekli nakit ve teminat kredilerini sağlamanın icra kurulunun yetki ve görevleri arasında sayıldığı, sözleşmenin işin finansmanı ve finansman ihtiyacının karşılanması başlıklı 7. maddesinde, iş için temin edilecek krediler ile ilgili olarak, sözleşmede aksi belirtilmedikçe ortaklık ile ilgili olarak meydana gelecek bütün borçlara iştirak payları oranında iştirak edileceğinin düzenlenmiş olduğu görülmektedir. Söz konusu bilgi ve belgeler kapsamında, ... Şirketi'nin, adi ortaklığı oluşturan şirketlerden biri olarak, ortaklık borçlarından dolayı alacaklılara karşı doğrudan doğruya ve sınırsız olarak tüm varlığı ile sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Dosya kapsamında temin edilen 24/03/2025 tarihli rapor ve 05/07/2025 tarihli ek bilirkişi raporu ile, asıl davadaki alacak davası yönünden, davacı tarafın, davalı taraftan dava tarihi olan 18/04/2023 tarihi itibariyle 13.615.139,00-TL asıl alacak, 8.259.851,00-TL gecikme zammı ve gecikme zammının %5'i 412.992,54-TL BSMV olmak üzere toplam 22.287.982,54-TL alacağının bulunduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafça, söz konusu borcu ödendiği veya başka bir nedenle sona erdiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmuş değildir. Bu itibarla, davacı tarafın, dava dilekçesi ile 11.758.295,86-TL asıl alacak talep etmiş olması da dikkate alınarak, bu alacağın faizi ve faizin BSMV'si ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir. Davacı tarafça, temerrüt faiz oranının daha yüksek olduğu ileri sürülmüş ise de, kredi sözleşmesinin tarafı ve alacağı temlik eden ...Bankası A. Ş. tarafından, ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde % 6 oranında temerrüt faizi talep edilmiş olması, alacağın, icra takibi başlatıldıktan sonra icra müdürlüğü dosya numarası belirtilmek suretiyle temlik edilmiş olması dikkate alınarak, davacı tarafın % 6 oranında temerrüt faizi ile bağlı olduğu değerlendirilerek, alacağın % 6 oranında temerrüt faizi ve bu faizin BSMV'si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Birleşen ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E., ... K. Sayılı dosyası kapsamında yapılan değerlendirmede; birleşen davada davacı ...A. Ş. tarafından, bir takım sebepler belirtilerek, 17/11/2008 tarihli genel kredi sözleşmesinden ötürü davalı tarafa borçlu olmadıklarının tespiti talebiyle dava açıldığı görülmektedir. 6100 Sayılı HMK'nin 114/1-h maddesinde hukuki yarar dava şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemenin, her dava açıldığında davacının dava açmakta hukuki yarar bulunup bulunmadığını kendiliğinden incelemesi gerekir. Medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemeden hukuksal korunma istemi ile bir davanın açılabilmesi için davacının bu davayı açmakta (veya mahkemeden hukuksal korunma istemekte) bir çıkarının bulunmasıdır. Davacının, dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan (korunan) bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalı ve davacı mahkemeyi gereksiz yere uğraştırmamalıdır. Bu ilkeden hareketle, dava şartı olarak hukuki yararın varlığının mahkemece, taraflarca dava dosyasına sunulmuş deliller, olay veya olgular çerçevesinde, kural olarak davanın açıldığı tarihe göre, kendiliğinden ve yargılamanın her aşamasında gözetilmesi gerekir. Dava açmaktaki hukuki yarar; hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olmalı, bu yarar dava açan hak sahibi ile ilgili olmalı ve dava açıldığı sırada halen mevcut bulunmalıdır. Ayrıca açılacak davanın ortaya çıkacak tehlikeyi bertaraf edecek nitelikte olması gerekir. Bir kimsenin hakkına ulaşmak için mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararın olduğundan söz edilebilir. Bir mahkeme kararına ihtiyaç yoksa hukuki yarardan söz edilemez. Bu sayede, iç hukukumuzun bir parçası olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme)'nin 6.maddesi ve 1982 Anayasası'nın 36. maddesinde düzenlenen “hak arama özgürlüğü” nün dürüstlük kuralına uygun kullanılması sağlanabilecek; bu durum, haksız davalar açmak suretiyle, dava hakkının kötüye kullanılmasına karşı bir güvence oluşturacaktır. Dava açmaktaki hukuki yarar; hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olmalı, bu yarar dava açan hak sahibi ile ilgili olmalı ve dava açıldığı sırada halen mevcut bulunmalıdır. Ayrıca açılacak davanın, ortaya çıkacak tehlikeyi bertaraf edecek nitelikte olması gerekir. Bir kimsenin hakkına ulaşmak için mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararın olduğundan söz edilebilir. Bir mahkeme kararına ihtiyaç yoksa hukuki yarardan söz edilemez.(Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 10/06/2021 tarih ve... E., ... K. Sayılı kararı). Birleşen davada davacı, belirtmiş olduğu sebeplerle 17/11/2008 tarihli genel kredi sözleşmesi nedeniyle davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmektedir. Yukarıda belirtildiği üzere Mahkememizin 2023/279 E. Sayılı asıl dava dosyası kapsamında 17/11/2008 tarihli genel kredi sözleşmesi nedeniyle birleşen dosya davacısı aleyhine açılmış bir dava bulunmakta olup, esasın asıl dosya kapsamında davalı konumunda bulunan şirket tarafından, birleşen dosyada ileri sürülen iddia ve savunmalar, asıl dosya kapsamında zaten ileri sürülmüş ve bu kapsamda yargılama yapılmaya devam edilmektedir. Bu nedenle, birleşen dosya kapsamında, davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi şeklinde yeniden menfi tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Tüm bu nedenlerle, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın, hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK’nın 114/1-h ve 115/2. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davada, davacı tarafça davalı hakkında açılan davanın KABULÜ ile, 20.000.000,00-TL alacağın, alacağın 11.758.295,86-TL'sine, dava tarihi 18/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek % 6 oranında temerrüt faizi ve faizin BSMV'si ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 1/1-Harçlar Kanunu gereğince asıl davada alınması gerekli 1.366.200,00-TL karar ve ilam harcından, asıl davada davacı tarafça peşin olarak yatırılan 341.550,00-TL'den mahsubu ile bakiyle 1.024.650-TL harcın, asıl davada davalı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına; asıl davada davacı tarafça yatırılan 341.550,00-TL harcın, asıl davada davalı taraftan alınarak asıl davada davacı tarafa verilmesine, 1/2-Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan ....(...)'e 3.120,00-TL ödeme yapılmasına karar verildiği, ödemenin suçüstü ödeneğinden karşılandığı anlaşıldığından 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-13'e göre asıl davada davalı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına, 1/3-Asıl davada davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 1.256.000,00 TL vekâlet ücretinin, asıl davada davalıdan alınarak asıl davada davacı tarafa verilmesine, 2-Birleşen ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E., ... K. Sayılı dosyasında, davacı tarafça davalı hakkında açılan davanın 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-h, 115/2 maddeleri gereğince hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2/1-Harçlar Kanunu gereğince birleşen davada alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcının, birleşen davada davacı tarafça peşin olarak yatırılan 341.550,00-TL'den mahsubu ile, fazladan yatan 340.934,60-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde birleşen davada davacı tarafa iadesine, 2/2-Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan ...(...)'1 3.120,00-TL ödeme yapılmasına karar verildiği, ödemenin suçüstü ödeneğinden karşılandığı anlaşıldığından 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-13'e göre birleşen davada davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına, 2/3-Birleşen davada davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 45.000,00 TL vekâlet ücretinin, birleşen davada davacıdan alınarak birleşen davada davalı tarafa verilmesine, 3-Asıl ve birleşen davada, davacı/birleşen dosyada davalı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 36.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 458,00-TL posta ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 36885,60-TL yargılama giderinin, davalı/birleşen dosyada davacıdan alınarak davacı/birleşen dosyada davalı tarafa verilmesine, 4-Asıl ve birleşen davada, davalı/birleşen dosyada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 5-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avanslarının, kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine, Dair, hazır olan tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.06/11/2025

Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/279, K. 2025/705, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-279-e-2025-705-k-bc38860f9f6c